Saskia Sassen – Sürgünler (2023)

Gelir eşitsizliğinin artmasını, işsizlik rakamlarını, toprak ve su gibi kaynakların tahrip edilmesini ve sosyo-ekonomik temelli saiklere bağlı olarak yerinden edilen insanların durumunu yüzeysel düşüncelerle kavramak mümkün değil.

Özünde bu meselelerin tümü; yaşam alanlarından, hatta yaşamı mümkün kılan biyosferden bir tür kovulma olarak görülmeli ve bu bağlamda değerlendirilmeli.

Finanstan madenciliğe kadar çeşitli alanlarda sahip olunan bilgi birikimi ve teknolojik vasıtalar, günümüzün acımasız dünyasında, insanlar arasında eşitsizliğe sebep olacak şekillerde kullanılıyor.

Böyle bir güç şirketlerin, hükûmetlerin veya bireylerin tekeline geçmekten ziyade giderek sistemleşmekte ve bir düzen hâlini almaktadır.

Saskia Sassen, bu eserde, söz konusu bu sistemleşmenin ve neden olduğu sürgünlerin ardında yatan sebepleri aydınlatmak için ekonomiden finansa, bilgi teknolojilerinden şehirciliğe kadar farklı disiplinlere başvurarak çeşitli öngörüler sunuyor.

  • Künye: Saskia Sassen – Sürgünler: Küresel Ekonominin Acımasız ve Karmaşık Yapısı, çeviren: Nihan Aksoy, Albaraka Yayınları, inceleme, 280 sayfa, 2023

Eric Robertson Dodds – Antik Yunanistan’da Rasyonel ve İrrasyonel (2023)

Yunanlılar hem onları savunanlar hem de eleştirmenleri tarafından müşterek olarak varsayıldığı gibi, insanın tecrübesinde ve davranışında rasyonel olmayan etkenlerin önemine o kadar kör müydü?

Bu soruya yanıt vermek için kuşkusuz antik Yunanistan’ın bütün kültürel başarısına dair bir incelemeyi içerir.

Eric Robertson Dodds ise 1951’de yayımlanmış bu önemli çalışmasında, yalnızca Yunan dinî tecrübesinin belirli veçhelerini yeni bir gözle inceleyerek sorunu bazı açılardan aydınlatıyor.

Kitap, sadece Antik Yunanistan’ı  çalışan bilim insanları için değil, ayrıca antropologlar, sosyal psikologlar ve insan davranışlarının kökenlerini anlamak isteyen her okur için ilginç sonuçlar ortaya koyuyor.

Yunanlılara dair genel algı, onların hep akılcılığa dayandığı şeklindeydi.

Bu görüş, Yunan yaşamındaki irrasyonel olanı görmezden geldi.

Dodds ise, arkaik, klasik ve Helenistik dönemlerde, Herakleitos ve Platon gibi rasyonalist filozofların eserlerinden daha yaygın olarak kabul edilen irrasyonel dürtüleri ve kurumları göstererek bu görüşü düzeltiyor.

  • Künye: Eric Robertson Dodds – Antik Yunanistan’da Rasyonel ve İrrasyonel, çeviren: Ahmet Demirhan, Albaraka Yayınları, tarih, 352 sayfa, 2023

Rhoads Murphey ve Kristin Stapleton – Asya Tarihi (2023)

Alanın önde gelen isimlerinden biri olan Rhoads Murphey tarafından kaleme alınan ‘Asya Tarihi’, Muson Asyası olarak bilinen; Hindistan, Çin, Güneydoğu Asya, Kore ve Japonya’yı da içine alan bölgeyi kuşatıcı bir perspektiften ele alan tek metindir.

Metin kapsamlı analizleriyle, bu bölgenin karmaşık ve çeşitli siyasi, sosyal, entelektüel ve ekonomik tarihlerini ilgi çekici ve canlı bir üslupla bütünleştiriyor.

Kuşatıcılığı nedeniyle zaman içinde temel bir başvuru kaynağına dönüşen ‘Asya Tarihi’, kültürler arası karşılaştırmaları vurgulayan ve Güneydoğu Asya’yı genişletilmiş bir şekilde ele alan yegâne eserdir.

Ayrıca yazar, her bölüme bir zaman çizelgesi ve tartışma soruları da ekleyerek eseri başta öğrenciler ve akademisyenler olmak üzere, tüm ilgililer için çok daha cazip bir formata kavuşturmuş.

  • Künye: Rhoads Murphey ve Kristin Stapleton – Asya Tarihi, çeviren: Uğur Gezen, Albaraka Yayınları, tarih, 820 sayfa, 2023

Kolektif – İstanbul Art Nouveau’su (2023)

Art Nouveau üslubunun İstanbul’daki yansımalarına ilişkin günümüze dek yapılan yayınlar, özellikle mimar Raimondo D’Aronco’ya ve eserlerine odaklandı.

Bu üslubun, şehir peyzajına katkıda bulunduğu için en fazla göze çarpan etki alanı da mimari oldu.

Oysa Osmanlı payitahtında Art Nouveau’nun izlerini mimarinin yanı sıra sanatın başka dallarında da teşhis edebiliyoruz.

Mevcut yayınlara, arşiv araştırmalarına ve saha çalışmalarına dayanan makalelerin yer aldığı bu kitap, mimari eserlerle birlikte mezar tasarımı, tezhip, çini sanatı, gündelik hayat objeleri gibi farklı alanlarda da gözlemlenen etkilere dikkat çekiyor.

Çalışma, Art Nouveau’nun ne ölçüde ve ne şekilde İstanbullu olabildiğini daha iyi kavramamıza olanak sağlıyor.

  • Künye: Kolektif – İstanbul Art Nouveau’su, editör: Müjde Dila Gümüş, Albaraka Yayınları, mimari, 372 sayfa, 2023

Kolektif – Galenos Kitabı (2023)

Tıp teorisi ve pratiğini 1500 yıldan fazla süre etkilemiş Galenos üzerine kaçırılmayacak bir derleme.

‘Galenos Kitabı’, Galenos’un bir hekim ve bir filozof olarak sağlam bir portresini sunuyor.

Galenos, tıp teorisini ve pratiğini 1500 yıldan fazla bir süre boyunca etkileyecek olan, geç antik çağın en etkili hekimiydi.

Anatomi, fizyoloji, teşhis ve prognoz, nabız doktrini, farmakoloji, tedaviler ve tıp teorisi konularında üretken bir yazardı; ancak aynı zamanda felsefi konularda da kapsamlı eserler verdi, mantık ve bilim felsefesine özgün katkılarda bulundu ve bilimsel bir epistemolojinin ana hatlarını çizdi.

Diğer taraftan, güçlü bir tartışmacıydı; zamanının tıp okulları arasındaki doktrin tartışmalarına derinden dahil oldu.

Bu kitap, Galenos’un kişiliğiyle birlikte tüm bu alanlardaki başarısına bir giriş ve genel bir bakış sunarken, aynı zamanda bu başarıyı son otuz yılda Galenos araştırmalarında kaydedilen ilerlemeler ışığında değerlendiriyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: G. E. R Lloyd, Teun Tieleman, Ben Morison, Pierluigi Donini, Julius Rocca, Armelle Debru, Philip J. Van Eijk, Sabine Vogt, Rebecca Flemming ve Vivian Nutton.

  • Künye: Kolektif – Galenos Kitabı, editör: Robert J. Hankinson, çeviren: Nur Nirven, Albaraka Yayınları, felsefe, 520 sayfa, 2023

Edmund Husserl – Geometrinin Kökeni (2023)

Fenomenolojinin kurucusu Edmund Husserl, 1936 yılında başlıksız kısa bir metin kaleme alır, bu el yazması Eugen Fink tarafından ‘Geometrinin Kökeni’ başlığıyla 1939 yılında yayınlanır.

Husserl geometrinin kökenini ele alıyor gibi görünse de aslında bir bilimin esas anlamını ve hem ortaya çıkışının hem de geleneğinin transandantal koşullarını inceler.

Çağdaş Fransız felsefesinin sıra dışı isimlerinden Jacques Derrida ise bu kısa metni alır, diğer nüshalarla karşılaştırır ve ayrıntılı bir “Önsöz” yazar, ki bu kitabın ortaya çıkmasına vesile olan da zaten bu “Önsöz”dür.

Derrida’nın amacı, devasa sorunlarla ilgilenen ama gayet kısa olan Husserl’in bu kısa ve yoğun metnini anlaşılır kılmaktır.

Derrida, bir yandan Husserl’in tarihsel araştırma yönteminden yola çıkar, diğer yandan ise fenomenolojinin yapısökümcü eleştirisini aşamalı biçimde ortaya koyar.

Husserl’in metniyle birlikte Derrida’nın bu “Önsöz”ü, sadece filozofları değil, başta antropologlar ve matematikçiler olmak üzere çeşitli temel bilimlerden birçok araştırmacının ilgisini çekmeye devam ediyor.

  • Künye: Edmund Husserl – Geometrinin Kökeni, önsöz: Jacques Derrida, çeviren: Ayşe Meral, Albaraka Yayınları, felsefe, 208 sayfa, 2023

Galenos – Ruhun Duygulanımlarının ve Hatalarının Teşhis ve Tedavisi (2023)

İyi bir tabip filozof olmalı, aynı zamanda erdemli biri de olmalı.

Antik Roma’nın en önemli hekimlerinden olan Bergamalı Galenos bu eşsiz kitabında, bizzat kendi hayatından da yola çıkarak ideal insanın ve ideal hekim/filozofun resmini çiziyor.

Galenos, tıp ilmi ve tabip kimliğiyle felsefeye yeni bir yaklaşım geliştirmeye çalışması yanında, diğer yandan felsefe formasyonuyla tıp ilmi ve hekimliğe de yeni bir vizyon getirmeye çalışmıştı.

“İyi bir tabibin filozof olması gerektiği” şeklinde, hakkında müstakil risale de kaleme aldığı iddiası, fizik ve fizik ötesi araştırmayı birbirinin tamamlayıcısı olarak gördüğünün bir göstergesi olarak kabul edilebilir.

Galenos, bu iki veçheye son olarak ahlakı da ekler.

Ona göre filozof ve tabip, aynı zamanda erdemli de olmalıdır. Duygulanımlarına yenik düşmeyen ve kontrollü bir filozof ve tabip, Galenos’un ideal insanı gibi görünmektedir.

Bu kitapta da aslında bu ideali kendi hayatında nasıl gerçekleştiğinin ipuçlarını veriyor, tabiri caizse kendisinin söz konusu ideal insan olarak görülebileceğinin işaretlerini sunuyor.

  • Künye: Galenos – Ruhun Duygulanımlarının ve Hatalarının Teşhis ve Tedavisi, çeviren: Hümeyra Özturan, Albaraka Yayınları, felsefe, 144 sayfa, 2023

Beatrix Caner – Tanpınar’ın Başyapıtı (2022)

Türkoloji dünyasının büyük çevirmeni olan ve birçok eseri Almancaya çeviren Beatrix Caner’den Ahmet Hamdi Tanpınar’ın kült romanı ‘Huzur’ üzerine derinlemesine bir inceleme.

‘Huzur’u, Türk modernizminin zirvesi olarak tanımlayan Caner, roman okumanın aynı zamanda toplum, insan ve yaşayan tarih ruhunu okumak demek olduğunu bize bir kez daha hatırlatıyor.

Çalışma, ‘Huzur’da, muhtemelen daha önceki okuyuşlarımızda muhtemelen pek dikkatimizi çekmemiş pek çok ilginç ayrıntıyı, sembol ve simgeyi de gözler önüne seriyor.

  • Künye: Beatrix Caner – Tanpınar’ın Başyapıtı / Türk Modernizminin Zirvesi: Huzur, çeviren: Rıza Alper, Albaraka Yayınları, inceleme, 251 sayfa, 2022

Hartmut Rosa – Dünyanın Kontrol Edilemezliği (2022)

“Modern” dediğimiz yaşam biçiminin temelinde, dünyayı kontrol edilebilir hâle getirme arzusu yatar.

Ancak dünyayı tam manasıyla deneyimlememiz, kontrol edilemeyenle karşılaştığımızda gerçekleşir; o zaman hareket ettiğimizi ve canlı olduğumuzu hissederiz.

Her şeyin kontrol altında olduğu, planlandığı ve tüm yönlerine hâkim olunan bir dünya, heyecansız bir dünya olurdu.

Hayatlarımız, kontrol edebildiklerimizle kontrolümüz dışındakiler arasındaki bir dengedir.

Ancak biz, geç modern insanlar, dünyayı her yönüyle kontrol edilebilir hâle getirmeye çalıştığımız için, dünyayı fethetmemiz, sömürmemiz veya üzerinde hâkimiyet kurmamız gereken nesneler bütünü olarak görürüz.

Tam da bu nedenle “hayat”, canlı hissetme ve dünyayla gerçekten karşılaşma deneyimi, her zaman elimizden kaçıyor gibi görünür.

Bu da hüsrana, öfkeye ve hatta umutsuzluğa yol açar.

Rosa’ya göre “rezonans”içinde olmak kontrolümüzün ötesindeki şeylere açık olmamızı gerektirir.

Rosa’nın toplumsal hızlanma ve yabancılaşma üzerine çığır açan çalışmasının devamı niteliğindeki bu kısa kitap, sosyal bilimlerle ve modern toplumsal yaşamın doğasıyla ilgilenen herkesin ilgisini çekecek nitelikte.

  • Künye: Hartmut Rosa – Dünyanın Kontrol Edilemezliği, çeviren: Mücahid Kaya, Albaraka Yayınları, inceleme, 144 sayfa, 2022

Fay Bound Alberti – Yalnızlığın Biyografisi (2022)

Muhteşem bir yalnızlık biyografisi.

Yalnızlığın modern bir duygu olduğunu savunan Fay Bound Alberti, bugünkü yalnızlık ikilemine yol açan pek çok etkenin izini sürüyor.

‘Yalnızlığın Biyografisi’, duygusal bir dil ve deneyim olarak yalnızlığın yeni bir yorumunu sunuyor.

Alberti, 18. yüzyıldan günümüze; mektuplar, günlükler, siyasi tartışmalar ve tıp literatürünü kullanarak yalnızlığın tarih dışı, evrensel bir olgu olmadığını savunuyor.

Yazara göre yalnızlık modern bir duygudur ve sınıf, cinsiyet, etnik köken ve deneyime göre farklılık gösteren, karmaşık bir duygusal durumu ifade eder. Sylvia Plath, Kraliçe Victoria ve Virginia Woolf gibi vaka hikâyelerini inceleyen ‘Yalnızlığın Biyografisi’, yalnızlığın modern ve somutlaşmış bir duygu olarak ortaya çıkışının haritasını çıkarıyor.

Alberti’nin keskin siyasal analizlerinin yanı sıra, kitabın en güçlü temalarından biri de yalnızlığın nasıl büyük bir çeşitlilik gösterdiği, hayatlarımızın ne kadar içinde olduğu, genellemelere nasıl da sığmadığı.

Yalnızlık bir 21. yüzyıl salgınıdır belki, acilen karşılık verilmesi gereken modern bir hastalıktır ama bundan çok çok daha fazlasıdır da.

  • Künye: Fay Bound Alberti – Yalnızlığın Biyografisi, çeviren: Ebru Kılıç, Albaraka Yayınları, inceleme, 304 sayfa, 2022