Astra Taylor – Tedirgin Yeni Dünya (2025)

Astra Taylor’un bu kitabı, modern dünyada artan güvensizlik duygusunun bireysel bir eksiklik değil, yapısal olarak yaratılan bir toplumsal gerçeklik olduğunu savunuyor. ‘Tedirgin Yeni Dünya: Her Şey Altüst Olurken Bir Araya Gelmek’ (‘The Age of Insecurity: Coming Together as Things Fall Apart’), neoliberalizmin istikrar değil, sürekli kriz ve belirsizlik ürettiğini, bu nedenle insanların sadece maddi değil, duygusal ve sosyal olarak da güvencesiz kaldığını söylüyor. İşsizlik korkusu, sağlık sistemlerinin çöküşü, kiraların yükselmesi gibi faktörler bireyleri sürekli bir tedirginlik içinde yaşamaya zorluyor.

Güvensizlik, yalnızca ekonomik değil, politik bir araçtır. Taylor’a göre bu ortamda insanlar, sistemle yüzleşmek yerine birbirine rakip hale gelir; kolektif örgütlenme yerine bireysel kurtuluş arar. Ancak bu parçalanmışlık, aynı zamanda yeni bir dayanışma ihtiyacını da doğurur. Güvensizlik, dayanışmaya açılan bir kapı olabilir. Taylor, kırılganlığın bastırılması gereken bir zayıflık değil, dönüştürücü bir güç olduğunu vurguluyor.

Kitap, “güvenlik” gibi kavramların kimin için, ne pahasına sağlandığını da sorgular. Devletin güvenlik politikaları genellikle güçlüyü korurken, yoksulların, göçmenlerin, kadınların ve diğer dezavantajlı grupların güvensizliğini meşrulaştırır. Taylor, bu çelişkileri görünür kılarak yeni bir kolektif siyaset hayal ediyor.

Sonuç olarak kitap, korku, kırılganlık ve karşılıklı bağımlılık ekseninde yeniden şekillenen bir dayanışma kültürünü savunuyor.

  • Künye: Astra Taylor – Tedirgin Yeni Dünya: Her Şey Altüst Olurken Bir Araya Gelmek, çeviren: Gökçe Metin, Okuyanus Yayınları, inceleme, 332 sayfa, 2025

Kolektif – Her Şey Değişmeli! (2021)

Koronavirüs pandemisi, kapitalizmin hayatımızı cehenneme çevirmesi için fırsat oldu.

Çağımızın önde gelen düşünürlerinin katkıda bulunduğu bu derleme ise, bugüne yakışır devrimci bir tutumun nasıl olması gerektiği üzerine kafa yoruyor.

‘Her Şey Değişmeli!’, içinde bulunduğumuz durumun sorumlusu olan finansal kuruluşlar hızla sisteme “format atmak” peşindeyken, daha adil bir dünya için farklı alanlardan alternatif çözüm önerileri getiren isimlerin makalelerine yer veriyor.

Yazarlar, bu anlatıya kendi çözümlerimizle yanıt vermemiz gerektiğini, kapitalizmin “büyük sıfırlama” adını verdiği Truva atını yenmemiz gerektiğini hatırlatıyor bize.

Katılımcılar, teknolojinin kontrolünü elinde bulunduran az sayıdaki şirketin özelleştirdiği kamusal hayatı, siyaseti geri almak için; sağlık, eğitim, barınma ve emeğin daha az baltalandığı bir dünya için çalışan; bu uğurda benzersiz bir formül bulmaktan ziyade bilgiye dayalı önerilerin paylaşıldığı bir ortak çalışma hedefliyor.

Kitapta,

  • Koronavirüs günlerinde umut ve mizah,
  • Ölümcül bir kombinasyon olarak korona ve neo-faşizm,
  • Dijital sömürgecilik ve covid-19,
  • Kamusal insanın çöküşü 2020,
  • Pandemide enternasyonalizm,
  • Virüs sonrası dünya üzerine öngörüler,
  • Kapitalizm, Covid-19 ve ABD seçimi,
  • Pandemi günlerinde teknoloji,
  • Kapitalizmin ruh sağlığımız üzerindeki etkileri,
  • Borçlar, tırışkadan işler ve siyasi öz-örgütlenme,
  • Covid-1984 ve gözetim kapitalizmi,
  • Para ve borç yaratmaya zemin hazırlayan kârlı yalanlar,
  • Ve uyduruk reçeteler mi, sosyalizm mi? gibi, pek çok önemli konu irdeleniyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: David Adler, Tarık Ali, Gael Garcia Bernal, Larry Charles, Noam Chomsky, Daniel Ellsberg, Brian Eno, Kenneth Goldsmith, David Graeber, Johann Hari, Maja Kantar, Stephanie Kelton, Stefania Maurizi, Ivana Nenadovic, Maja Pelevic, Vijay Prashad, Angela Richter, Saskia Sassen, Saša Savanovic, Jeremy Scahill, Richard Sennett, John Shipton, Astra Taylor, Ece Temelkuran, Yanis Varoufakis, Roger Waters, Slavoj Žižek ve Shoshana Zuboff.

  • Künye: Kolektif – Her Şey Değişmeli!: Covid-19’un Ardından Dünya, hazırlayan: Renata Ávila ve Srećko Horvat, çeviren: Kemal Güleç, Metis Yayınları, siyaset, 320 sayfa, 2021