Yaşar Miraç – Trabzonlu Delikanlı (2015)

Lirik, devrimci şiirin önde gelen isimlerinden Yaşar Miraç’ın, ilk baskısı 1979’da yapılan meşhur ‘Trabzonlu Delikanlı’sı, yeni bir baskıyla karşımızda.

Miraç’ın halk kültürüne yüzünü döndüğü; yerelden, Karadeniz kıyılarından ve o kıyılarla sarmaş dolaş sisli tepelerden yükselen sesine, Mustafa Reşit Sümerkan’ın fotoğrafları da eşlik ediyor.

  • Künye: Yaşar Miraç – Trabzonlu Delikanlı, Ayrıntı Yayınları, şiir, 174 sayfa, 2015

Ziya Gül – Giresun Yol Hikâyeleri (2019)

12 Eylül darbesinin ülkenin üzerinden nasıl silindir gibi geçtiğini kavramanın en iyi yollarından biri, darbenin ülkenin taşrasındaki sonuçlarına bakmaktır.

Ziya Gül’ün bu muazzam tanıklığı da, Giresun ve çevresinde 1975-80 yılları arasında yaşanan siyasal ortamın şahane bir fotoğrafını çekmesinin yanı sıra, darbe sonucunda burada tam olarak neler yaşandığını kayda almasıyla çok önemli ve değerli.

Ziya Gül, Giresun’un Eynesil ilçesinde doğdu.

Türkçe öğretmeni olan Gül, Türkiye Öğretmenler Sendikası (TÖS) Eynesil şubesi kurucu başkanı, 1975 yılından itibaren de TÖB-DER üyesi oldu.

1977-1978 yıllarında Giresun TÖB-DER başkanlığı yapan Gül, 12 Eylül’de tutuklandı ve 5,5 yıl çeşitli cezaevlerinde tutuklu kaldı.

1990 sonrası memur sendikalarının kuruluş çalışmalarına da katılan Gül, halen Giresun-Eynesil’de yaşıyor.

Kitabını “hikâye, anı” şeklinde düzenleyen Gül, 1975-1980 arasında yaşanan siyasal, toplumsal gelişmeler ile Militan İsiin, Fatma Kadın, Japon Yılmaz ve Havva Kabadayı gibi, o dönemde mücadele içinde yer almış pek çok insanın ilginç hikâyelerini bizimle paylaşıyor.

Kitap her şeyden önce, enfes bir sözlü tarih çalışması.

  • Künye: Ziya Gül – Giresun Yol Hikâyeleri, Ayrıntı Yayınları, anı, 320 sayfa, 2019

Selina O’Grady – Ve İnsan Tanrıyı Yarattı (2019)

Dini duygu ve düşüncelerimiz tarihin en eski zamanlarında nasıl biçimlendi ve yön aldı?

Selina O’Grady burada, bilimsel bir perspektif ve eleştirel bir gözle insanoğlunun din serüveninin en çarpıcı zamanlarını izliyor.

  • Palmira’da, aşk ve savaşın, bereket ve bekâretin tanrıçası Atargatis rahipleri olmak uğruna kendilerini hadım eden erkekler,
  • Pagan dinlerin Suriyeli, Fenikeli, Babilli ve Kenanlı halklardaki özgün yansımaları,
  • İsa dönemindeki Celile’de insanların dine yaklaşımlarındaki çok yönlülük,
  • Afganistan ve Pakistan’da dağ yamaçlarına yontulmuş Buda resimlerinin işaret ettikleri,
  • Hindistan’daki brahmanlar ve keşişleri bir araya getiren dinamikler,
  • Hirodes ve Farisilerin Yahudileri nasıl radikalleştirdikleri,
  • Ve İskenderiye’nin çok tanrılı atmosferinde dinin yaşanış biçimleri, kitapta ele alınan önemli konulardan bazıları.

Künye: Selina O’Grady – Ve İnsan Tanrıyı Yarattı: İsa Zamanında Krallar, Kültler ve Fetihler, çeviren: Melih Pekdemir, Ayrıntı Yayınları, din, 400 sayfa, 2019

Wolfram Eilenberger – Küçük İnsanlar, Büyük Sorular (2019)

Wolfram Eilenberger, felsefi düşüncelerin, politika, kültür ya da spor gibi alanlara uygulanmasını ve böylece gündelik yaşamımız ile felsefe arasında sıkı ilişkiler kurulmasını tutkuyla savunan isimlerden.

Yazarın elimizdeki kitabı, tam da böylesi bir nitelik arz etmesiyle önemli.

Eilenberger burada, yirmi felsefi hikâye aracılığıyla hayata dair kendimize sıklıkla sorduğumuz sorulara yanıt veriyor.

Kitapta yanıtı aranan kimi sorular şöyle:

  • Oğlan olamaz mıydım?
  • Benim aynen böyle, olduğum gibi olmamı sağlayan nitelikler nelerdir?
  • Tanrı şu anda bize bakıyor mu?
  • Taşlar acı duyar mı?
  • Köpekler neden konuşamaz?
  • Neden özür dilemeliyim?
  • İnsan sözünü tutmak zorunda mıdır?
  • Büyükbabam şimdi nerede?

Eilenberger bu sorulara, felsefeden ve somut yaşamdan yola çıkarak tatmin edici yanıtlar veriyor.

  • Künye: Wolfram Eilenberger – Küçük İnsanlar, Büyük Sorular: Yarının ve Bugünün Büyükleri İçin 20 Felsefi Hikâye, çeviren: Süreyya Turhan, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 160 sayfa, 2019

Maya Angelou – Kafesteki Kuşun Şarkısı (2015)

Şair, aktivist ve siyah özgürlük hareketinin simge isimlerinden Maya Angelou’dan, canlı üsluplarıyla dikkat çeken şiirler.

Angelou’nun Afrikalı köklerine sık sık atıflarda bulunduğu ve kendisinin şiir serüveninin en iyi örneklerini barındıran kitap, şairin Türkçeye yapılmış ilk çevirisi olmasıyla da önemli.

Keskin toplumsal çelişki ve çatışmalarla örülü, birbirinden güzel blues şiirler.

  • Künye: Maya Angelou – Kafesteki Kuşun Şarkısı, çeviren: Faris Kuseyri, Ayrıntı Yayınları

Terry Eagleton – Radikal Kurban (2019)

Terry Eagleton bu çarpıcı çalışmasında kurban mefhumunu Antikçağdan günümüze, pek çok düşünür ve yazarın eserlerini kat ederek tartışmaya açıyor.

Ölüm, trajedi ve kurban gibi meseleler, kültür ve siyaset kuramcıları kadar bunları fazla teolojik bulan politik solun da pek incelemediği meselelerdir.

Eagleton’ın kitabı, tam da bu kavram ve konuları dert etmesiyle öne çıkan kitap, kurban mefhumu teolojik ve felsefi macerasının nasıl geliştiğinden kurban mefhumu ile çarmıha gerilme, tragedya, eros, ahlak ve aşırılık kavramlarıyla ilişkisine pek çok konuyu tartışıyor.

Eagleton ayrıca, kendi formülleştirdiği hâliyle “radikal kurban” fikrinin, siyaset ve devrimle nasıl ilişkilendirilebileceği üzerine de düşünüyor.

Kitap, Marksizm, göstergelim, psikanaliz ve edebiyat eleştirisi gibi farklı disiplinlerin bir araya geldiği zengin bir tartışma sunuyor.

  • Künye: Terry Eagleton – Radikal Kurban, çeviren: Aslı Önal, Ayrıntı Yayınları, inceleme, 224 sayfa, 2019

Stanley B. Alpern – Afrikalı Amazonlar (2019)

Amazonlar mitten öteye geçemese de, Afrika’nın ataerkil geleneğinde boy gösteren savaşçı Dahomey kadınları, tabiri caizse iliklerine kadar gerçekti.

Dahomey kızları, küçük yaşlardan itibaren savaşmayı, silah kullanmayı, acıyla baş etmeyi öğreniyordu.

Dahomey kızları yaşadıkları coğrafyanın zorlukları nedeniyle her şeyden önce maharetli birer savaşçıydı, fakat aynı zamanda avcılık, dans ve müzik konusunda da çok ustaydılar.

İşte Stanley Alpern’in bu önemli çalışması, bu sıra dışı kadınlar hakkında şu ana kadar yapılmış en iyi çalışmalardan biri.

Kitapta,

  • Dahomey’in kökenleri,
  • Dahomey kralları,
  • Fil avcısı, polis, saray muhafızı ve kadın askerler olarak Dahomey kadınlarının yetiştiriliş tarzı,
  • Dahomey kadınlarının askere alınışı,
  • Giyim tarzları,
  • Kullandıkları silahlar,
  • Beden ve askeri eğitimleri,
  • Danslar, müzik ve şarkıları,
  • Geçim yöntemleri,
  • Muharebe düzeni,
  • 1890 ve 1892’de Dahomeylerin Fransa’yla giriştiği savaş,
  • Ve bunun gibi birçok ilgi konu ele alınıyor.

Stanley Alpern, ABD Enformasyon Dairesi’nde beşi Afrika’da olmak üzere yirmi iki yıl çalıştıktan sonra 1977 yılında emekli oldu.

Alpern, emekli olduktan sonra tüm vaktimi Afrika’nın sömürgecilik öncesi tarihini araştırıp yazmaya ayırdı.

İşte ‘Afrikalı Amazonlar’ da bu çalışmaların en güzide meyvelerinden biri olarak karşımızda duruyor.

  • Künye: Stanley B. Alpern – Afrikalı Amazonlar: Dahomey’in Kadın Savaşçıları, çeviren: İpek Yardımcı, Ayrıntı Yayınları, tarih, 320 sayfa, 2019

Zygmunt Bauman – Özgürlük (2015)

Eğer toplumun her bir bireyi eşsizse ve özgür iradesini kullanarak kendi amaçlarının peşinde koşuyorsa, düzene uygunluk nereden geliyor?

Bu kitap, Zygmunt Bauman’ın, özgürlüğü felsefi veya politik bir kavram olarak tanımlamak yerine, onu toplumsal bir ilişki biçimi olarak tartışma girişimi.

Bauman, özgür bireyin, insanoğlunun evrensel bir durumu olmaktan çok uzak olduğunu, özgür bireyin tarihsel ve toplumsal bir yaratım olduğunu savunuyor.

Bu bağlamda, modern toplumun çağdaş tüketici evresinde, toplum üyelerinin çoğunluğunu hedef alan “baskılama”nın yerini günümüzde “baştan çıkarma”nın aldığı, Bauman’ın temel önermesi olarak karşımıza çıkıyor.

Kitapta, toplumsal bir ilişki olarak özgürlük olgusundan özgürlüğün getiri ve bedellerine ve özgürlüğün geleceğine birçok konu tartışılıyor.

Kitaptan birkaç alıntı:

Özgür irade varsayımı toplumsal düzeni bir bilmeceye çevirmiştir. Sosyologlar da tıpkı sıradan insanlar gibi etraflarına baktıklarında insan davranışının her nasılsa düzenli, bir deseni takip eder ve genellikle tahmin edilebilir olduğunu ve bir bütün olarak toplumda düzene uygunluk gösterdiğini fark etmeden geçememiştir.

Tarihsel ve antropolojik çalışmalar, bizim bu ‘doğal’ özgür bireyimizin oldukça nadir bir tür ve yerel bir olgu olduğunu destekleyen kanıtlar sunmaya devam ediyor. Onu var etmek için birbirine bağlı çok özel bir dizi şart gerekli ve o yalnızca bu şartların sürmesi koşuluyla hayatta kalabilir.

İnsan türünün tarihinde, özgürlüğün evrensel bir insan durumu olarak belirecek kadar yaygın olmasının, modernite ve kapitalizmin ilerleyişiyle yakından bağlantılı göreceli bir yenilik olduğunu göreceğiz. Aynı zamanda özgürlüğün, ancak kapitalist toplumun hayat şartlarıyla ayrılmaz bir şekilde bağlanmış özel anlamı edindikten sonra evrensellik iddiasında bulunabildiğini ve ‘kişinin kendi kaderine hükmetmesi’ olgusunun bilhassa modern çağrışımının, ortaya çıktığı anda, modern zamanların en belirgin karakteristik özelliklerinden toplumsal düzenin yapaylığına dair kaygılarla yakından ilgili olduğunu göreceğiz.

  • Künye: Zygmunt Bauman – Özgürlük, çeviren: Kübra Eren, Ayrıntı Yayınları, inceleme, 144 sayfa, 2015

Kolektif – Modern Türkçe Şiir Antolojisi (2015)

İki cilt ve beş ana bölümde, 1920-2000 tarihleri arasında Türkçe şiirin serüveninde öne çıkmış şair ve akımlara yer veren kapsamlı bir antoloji.

Orhan Kahyaoğlu, 20. yüzyılın başlarıyla birlikte modern Türkçe şiirin bir değerlendirmesini yaptıktan sonra, 1920’den 2000’e uzanan süreçte Türkçe şiirin biçimleniş ve gelişimini kapsamlı şekilde irdeliyor.

  • Künye: Kolektif – Modern Türkçe Şiir Antolojisi, hazırlayan: Orhan Kahyaoğlu, Ayrıntı Yayınları

Adam Phillips – Öyle ve Böyle (2019)

Adam Phillips, çocuk psikoterapisti olarak uzun yıllardır çalışan, alanında tanınan isimlerden.

Phillips iyi bir doktor olduğu kadar iyi bir yazardır da.

Örneğin son kitabı ‘Öpüşme, Gıdıklanma ve Sıkılma Üzerine’, büyük övgüyle karşılanmıştı.

Phillips’in ‘Öyle ve Böyle’ adlı elimizdeki kitabı da, kendisinin hem bir uzman hem de bir insan olarak psikanalizin temel meseleleri hakkında aydınlatıcı ve keyifli denemelerini bir araya getiriyor.

Kitap, Phillips’in düşüncelerine ve özellikle de psikanalizin içinde bulunduğu duruma dair geniş bir perspektif sunmasıyla önem arz ediyor.

Phillips disiplinini, bir terapi olarak değil daha çok hayatla ve diğer insanlarla başa çıkabilme yöntemi olarak ele alıyor.

Kitapta sıkılmadan endişelenmeye, başarıdan nefrete, unutmanın faydalarından narsisizme, aileden mutluluğa, pek çok ilgi çekici konu ele alıyor.

Son olarak şunu da belirtelim ki, Phillips’in yazıları her ne kadar psikanalize içkin meselelere odaklansa da, psikanalizin kendisini de yeniden tartışmaya açmasıyla da çok önemli.

  • Künye: Adam Phillips – Öyle ve Böyle: Yeni ve Seçilmiş Denemeler, çeviren: İpek Şen, Ayrıntı Yayınları, psikanaliz, 448 sayfa, 2019