Dawn Field ve Neil Davies – Biyokod (2021)

Dünyanın biyokodunu keşfedeceğimiz olağanüstü bir eşikteyiz.

Çünkü genombilim çağı olarak adlandırılan bu dönemde, DNA dizileme hız kazanıp ucuzladı.

Bu sayede gitgide daha fazla insan kendi genomunu, hatta evcil hayvanının genomuna diziletme imkânına kavuştu.

Sırada da, genetik yapımızın özellikleri ve hastalıklara yatkınlığını öğrenmek gibi daha zorlu bir yol var.

İşte Dawn Field ve Neil Davies de, genomlar hakkındaki son araştırmalardan yola çıkarak okurunu aydınlatıyor.

Kitap, sırf bir organizmanın ya da organizma grubunun genomlarını değil, büyük ekosistemlerin ve bölgelerin genomlarını, genom havuzlarını ve nihayetinde bütün gezegenin biyokodunu karşılaştırarak incelemesiyle büyük önem arz ediyor.

Genombilimdeki en son gelişmeleri anlatan iyi bir rehber kitap arayanlar muhakkak edinmeli.

  • Künye: Dawn Field ve Neil Davies – Biyokod: Genombilimin Yeni Çağı, çeviren: Mehmet Doğan, Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, bilim, 238 sayfa, 2021

Vyvyan Evans – Dil Miti: Dil Neden Bir İçgüdü Değildir (2020)

Dil, çaba sarf edilmeksizin, kendiliğinden mi ortaya çıkar?

Dilin doğuştan geldiği tezlerine karşı çıkan Vyvyan Evans, anadilimizi kullandığımız ölçüde inşa ettiğimizi; doğuştan gelen evrensel bir dilbilgisi olmadığını, aksine anadilimizi edinmemizi sağlayan çeşitli genel öğrenme mekanizmalarının bulunduğunu belirtiyor.

Dünyada 7.000 civarındaki dilin tümünün altyapısını meydana getiren dilbilgisinin esasen aynı olduğu yaygın inanışının bir mit olduğunu gösteren Evans, dilin başka hayvan iletişim biçimleriyle bağlantılı olduğunu, dillerin çarpıcı bir çeşitlilik sergilediğini, anadilimizi öğrenirken doğuştan gelen “evrensel” bir dilbilgisinden ziyade, insan zihninin genel özelliklerinden, becerilerinden yararlandığımızı, dilin özerk değil zihinsel evrenimizin başka özellikleriyle yakından bağlantılı olduğunu ve son olarak, dil ile aklın, insanlarla iletişim kurma biçimimizi yansıttığını gösteriyor.

Evans’a göre dil, sanıldığının aksine çaba sarf edilmeksizin, kendiliğinden ortaya çıkmaz. Öncelikle, maruz kaldığımız dil girdisinden doğar.

Son yıllarda yapılmış pek çok araştırmanın verilerinden de yararlanan kitap, dil-zihin ilişkisi üzerine çok iyi bir çalışma.

  • Künye: Vyvyan Evans – Dil Miti: Dil Neden Bir İçgüdü Değildir, çeviren: Mehmet Doğan, Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, dilbilim, 328 sayfa, 2020

Amir D. Aczel – Sıfır (2020)

Bugün kullandığımız Hint-Avrupa rakamları nereden geldi?

Amir Aczel, matematik tarihinde “sıfır”ın kaynağını keşfe çıkarak bu soruya çarpıcı yanıtlar veriyor.

Hayatı boyunca sayılara takıntılı bir şekilde ilgi duymuş Aczel, hem tozlu arşivlerde gizlenen metinleri tarayarak hem de sözde akademisyenlerin sayıların ortaya çıkışı konusundaki iddialarını karşılaştırarak antik dünyanın bir resmini çiziyor.

Bu yolculukta Hindistan’a, Tayland’a, Laos’a, Veitnam’a ve oradan da Kamboçya’nın derinliklerine uzanıyoruz.

Kamboçya’da yedinci yüzyılda inşa edilmiş bir tapınağın aşınmış duvarında en eski “sıfır”ı, yani sayı sistemimizin kilit taşını keşfeden Aczel’in “sıfır”ın kaynağına yönelik arayışı, bize matematik ve felsefe tarihine ilişkin derin düşüncelerle dolu bu kitabı armağan etmiş.

  • Künye: Amir D. Aczel – Sıfır: Sayıların Kökenine Yolculuk, çeviren: Zeynep Alpar, Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, bilim, 210 sayfa, 2020

Scott O. Lilienfeld, Steven Jay Lynn, John Ruscio ve Barry L. Beyerstein – Popüler Psikolojide 50 Büyük Mit (2020)

Psikoloji gündelik yaşamımızı tümüyle doldurduğu halde, onunla ilgili bize aktarılanların pek çok safsatadan ibarettir.

Dört yazarın ortak katkılarıyla ortaya çıkan bu çalışma da, bu safsata ve mitlerden en bilinen 50 tanesini otopsi masasına yatırıyor.

Kitap, psikoloji söz konusu olduğunda, bilimle uyuşmayan inançların ne denli yaygın olduğunu ortaya koyduğu gibi, doğru gibi görünen birçok mite karşı tartışılmaz kanıtlar sunuyor.

Bunu yaparken, insanların böyle yalan yanlış bilgilerin pençesine düşmelerinin nedenlerini de açıklayan yazarlar, insan zihni ile davranışı hakkında, özellikle bu mitleri sorgusuz sualsiz eden kişileri rahatsız edecek gerçekleri ortaya koyuyor.

‘Popüler Psikolojide 50 Büyük Mit’, yalnızca uydurma bilgilere ve yanlış inanışlara toplu bir eleştiri getirmesiyle değil, aynı zamanda insan zihni ve işleyişiyle ilgili gerçeklerin ne kadar büyülü olabileceğini göstermesiyle de çok önemli.

  • Künye: Scott O. Lilienfeld, Steven Jay Lynn, John Ruscio ve Barry L. Beyerstein – Popüler Psikolojide 50 Büyük Mit: İnsan Davranışı Hakkındaki Yerleşik Yanılgıları Yıkmak, çeviren: Zehra Cunillera, Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, bilim, 349 sayfa, 2020

Eric R. Kandel – Belleğin Peşinde (2016)

Nobel Ödüllü Eric Kandel’den, son elli yılda gerçekleştirilmiş zihin araştırmalarındaki başarıların ve meslek hayatındaki deneyimlerinin bir hikâyesi.

Sinir hücresi sistemleri, bellek depolamanın biyolojisi, snaps bağlantıları, sinir biyolojisi, bellek genleri ve buna benzer pek çok ilgi çekici konu, burada.

Anılarla tarihi, modern biyoloji ile davranış araştırmalarını ustaca bir araya getiren ‘Belleğin Peşinde’, Kandel’in Nazi işgali altındaki Viyana’da geçen çocukluk günlerinden başlıyor.

Kitap ardından, Kandel’in 20. yüzyılın önde gelen bilimcileriyle birlikte başardığı keşiflere yol alıyor.

Yazar hem bireysel hem de bilimsel hayatında belleğin izinden giderken, okuru da bilimin renkli ve sürprizli dünyasıyla buluşturuyor.

  • Künye: Eric R. Kandel – Belleğin Peşinde: Yeni Bir Zihin Biliminin Doğuşu, çeviren: Mehmet Doğan, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları

Tore Janson – Dillerin Tarihi (2016)

Dillerin nasıl doğup ortadan kaybolduğu, neden böyle farklı kaderleri olduğuyla ilgilenen bir kitap.

Yazılı olmayan diller; Hint-Avrupa, Germen, Slav ve Bantu gibi büyük dil grupları; hiyeroglifler ve Mısır dili; fetih ve kültürel yollarla dillerin yayılması ve dillerin nasıl yok olduğu, Tore Janson’un ele aldığı konulardan.

  • Künye: Tore Janson – Dillerin Tarihi, çeviren: Mehmet Doğan, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları

Arzu Öztürkmen – Rakstan Oyuna (2016)

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e dans icralarını tarihsel bir perspektifle inceleyen önemli bir çalışma.

On altıncı ve on yedinci yüzyıl Osmanlı şenliklerinden Jön Türk döneminde modernleşmeye duyulan ilgiye, halk oyunlarının Cumhuriyet döneminde geçirdiği evrimden dansın Türkiye eğlence anlayışına etkilerine pek çok konu, bu ilgi çekici kitapta.

  • Künye: Arzu Öztürkmen – Rakstan Oyuna, Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi

Paul Bushkovitch – Rusya’nın Kısa Tarihi (2016)

Rusya’nın siyaset, edebiyat, sanat ve bilim alanlarındaki serüvenini 9. yüzyıldan günümüze izleyen, iyi bir çalışma.

Ülkenin farklı tarihsel aktörlerini yaşadıkları dönemden ayrıntılar paralelinde ele alan kitap, Rus toplumunun dini yapısından gündelik yaşamına pek çok konuyu aydınlatıyor.

  • Künye: Paul Bushkovitch – Rusya’nın Kısa Tarihi, çeviren: Mehmet Doğan, Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi

Christopher Duggan – İtalya’nın Kısa Tarihi (2020)

Roma İmparatorluğu’nun külleri üzerine inşa olmuş İtalya, Avrupa’nın en özgün ülkelerindendir.

Modern İtalya tarihi konusunda uzun yıllar ders vermiş, özellikle ülkenin 19. ve 20. yüzyıl tarihi konusunda bir otorite olan Christopher Duggan, İtalya’nın siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel tarihi hakkında bu enfes kitabıyla karşımızda.

Duggan, İtalya’nın tarihini Roma İmparatorluğu’nun çöküşünden günümüze uzanarak ele alıyor ve İtalya’nın iki yüzyıldır ulus devlet olma yolunda karşılaştığı zorlukları gözler önüne seriyor.

İtalya’nın Avrupa’daki yeri nedir?, İklimi, yeraltı kaynakları ve coğrafyası bu ülkenin tarihini nasıl etkiledi?, ülke tarihinde materyalistler ve idealistlerin ulus devlet yaratma programları arasındaki farklar nelerdi? gibi sorulara doyurucu yanıtlar bulmak isteyenlerin muhakkak edinmesi gereken bir kitap.

  • Künye: Christopher Duggan – İtalya’nın Kısa Tarihi, çeviren: Tuna Erkmen, Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, tarih, 332 sayfa, 2020

Steven Pinker – Boş Sayfa (2010)

Harvard Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğretim üyesi, dil ve zihin konusunda yaptığı önemli çalışmalarla bilinen Steven Pinker ‘Boş Sayfa’da, modern yaşamdaki insan doğası kavramının ahlaksal, duygusal ve siyasal boyutlarını irdeliyor.

Pinker, insan zihninin boş bir sayfa olduğu ve aile, toplum gibi faktörler tarafından şekillendirildiği egemen görüşünü, kültürün her şey olmadığı karşı teziyle yanıtlıyor.

Söz konusu egemen görüşün, insanlığın devasa boyutlardaki toplum mühendisliği projeleriyle yeniden şekillendirilebileceği gibi gaddarlıkları da beraberinde getirdiğini savunan Pinker, zihin, beyin, gen ve evrim alanlarında gerçekleştirilen keşiflerden hareketle, insan doğasını yeniden tanımlamaya koyuluyor.

  • Künye: Steven Pinker – Boş Sayfa, çeviren: Mehmet Doğan, Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, psikoloji, 581 sayfa