Vasili Grossman – Her Şey Geçip Gider (2013)

  • HER ŞEY GEÇİP GİDER, Vasili Grossman, çeviren: Ayşe Hacıhasanoğlu, Can Yayınları, roman, 256 sayfa

 HER

‘Yaşam ve Yazgı’nın yazarı Vasili Grossman, son romanı ‘Her Şey Gelip Geçer’de, Stalin sonrası Sovyetlerdeki zorunlu çalışma kamplarını anlatıyor. Romanın başkahramanı İvan Grigoryeviç, acımasız koşullarda yaşadığı çalışma kamplarında otuz yıl kaldıktan sonra Moskova’ya dönmüştür. Fakat büyük dönüşümler geçiren başkentte neredeyse hiçbir şey İvan’ın bıraktığı gibi değildir. İvan şimdi, bu yeni dünyada kendine yer bulmaya çalışırken, geçmişiyle ve değerleriyle sancılı bir yüzleşme yaşayacaktır. Grossman, farklı karakterler ve hikâyelerle beslediği romanında, dönemin Rus toplumunun zengin bir panoramasını da çiziyor.

Robert Walser – Yardımcı (2012)

  • YARDIMCI, Robert Walser, Can Yayınları, roman, 271 sayfa

 YARDIMCI

Avrupa edebiyatının önemli isimlerinden Robert Walser, 1908’de yayınlanan elimizdeki romanında, bir burjuva ailesinin çöküşü üzerinden modernizmin Batı dünyasında yarattığı çıkmazları hikâye ediyor. Walser öyküsünü, mühendis ve mucit Carl Tobler’in yanında çalışan Joseph Marti’nin gözünden anlatır. Tüm sermayesini, kimsenin ilgilenmediği icatlara yatıran Tobler, artık büyük bir iflasın eşiğindedir. Fakat bu iflas, sadece ekonomik değildir. Ortada, modern hayatın karşısında tutunmaya çalışan bir burjuva ailesinin yaşadığı büyük bir manevi çöküş söz konusudur ve Joseph Marti de, bu yıkımın içindeki bireye odaklanmaktadır.

Aydın Büke – Mozart (2012)

  • MOZART, Aydın Büke, Can Yayınları, biyografi, Can Yayınları, biyografi, 331 sayfa

 MOZART

Aydın Büke, yeni bir baskıyla yayınlanan elimizdeki çalışmasında, müzik tarihinin en çok ilgilendiği bestecilerden Mozart’ın kapsamlı bir biyografisini sunuyor. Büke, Mozart hakkında bir başvuru kitabı olarak değerlendirilebilecek çalışmasında, kabul gören Mozart yaşamöykülerinden ve Mozart ailesinin kaleminden çıkmış çok sayıda mektuptan yararlanarak, besteciyi, içinde yaşadığı toplumun bir bireyi olarak değerlendiriyor. Görsel zenginliğiyle de dikkat çeken kitapta, Mozart’ın ailesi, yaşadığı çevre, eğitim yılları, müzik çalışmalarına başlaması, yaşadığı aşklar, evlilik hayatı ve başlıca yapıtlarını yazma süreçleri anlatılıyor.

Sam Stall – Uygarlığı Değiştiren 100 Kedi (2012)

  • UYGARLIĞI DEĞİŞTİREN 100 KEDİ, Sam Stall, çeviren: Ayşen Anadol, Can Yayınları, tarih, 181 sayfa

 UYGARLIGI

Hayvan sever yazar Sam Stall, yeni bir baskıyla yayınlanan elimizdeki kitabında, tarihte yaşamış, iz bırakan kedilerin izini sürüyor. Ünlü yazar Edgar Allan Poe’nun, bir korku öyküsüne modellik etmiş kedisi Cattarina, bilimci Nikola Tesla’nın elektrik üzerine dünyayı değiştirecek olan araştırmasına başlamasını sağlayacak kedisi Macek, bir tutam tüyüyle bir katilin yakalanmasını sağlayan ve böylece adli tıp alanında devrim yaratan Kartopu adlı Kanada kedisi ve Pakistan ile ABD arasında ciddi bir diplomatik krize neden olan kedi yavrusu Amedabad, Stall’ın çalışmasında karşımıza çıkan ilgi çekici kedi öykülerinden birkaçı.

David Vann – Bir İntihar Efsanesi (2012)

  • BİR İNTİHAR EFSANESİ, David Vann, çeviren: Esra Birkan, Can Yayınları, öykü, 238 sayfa

 BIRINTIHAR

David Vann, bu yıl içinde yayınlanan ‘Caribou Adası’nda, yaşadıkları şehri geride bırakıp Alaska’nın buzul göllerinden birindeki Caribou Adası’nda yaşamaya başlayan bir çiftin, burada geriye dönülemez bir biçimde birbirinden kopuşunu anlatmıştı. Vann’ın yarı otobiyografik öykülerinden oluşan ‘Bir İntihar Efsanesi’ ise, intihar eden babasını ve bunun kendi üzerinde bıraktığı silinmez izleri konu ediniyor. Buradaki öykülerinde, intiharın yanı sıra, ailesinin trajik geçmişini de irdeleyen ve bununla yüzleşen Vann, aynı zamanda, yalnızlık içinde yaşayan, kendini dış dünyadan yalıtmış modern Amerikan bireyinin ruhuna da iniyor.

Mario Vargas Llosa – Genç Bir Romancıya Mektuplar (2012)

  • GENÇ BİR ROMANCIYA MEKTUPLAR, Mario Vargas Llosa, çeviren: Emrah İmre, Can Yayınları, deneme, 124 sayfa

 GENC

Nobel Ödüllü Mario Vargas Llosa bu kitabında yer alan denemelerinde, roman sanatı hakkındaki düşüncelerini okurla paylaşıyor. Uzun yıllara yayılan yazma deneyimini ve edebiyata dair bilgi birikimini genç kuşaktan yazarlarla paylaşan Llosa, bunu yaparken Miguel de Cervantes, Jorge Luis Borges, Gabriel Garcia Marquez, Virginia Woolf, Herman Melville ve Franz Kafka gibi dünya edebiyatında iz bırakmış kimi yazarların eserlerini detaycı bir bakışla değerlendiriyor. Llosa burada, konu, biçim, üslup, zaman, anlatıcı, mekân ve karakter konusunda okurunu aydınlatırken, bir yandan da edebiyat ve yaşam arasındaki ilişkiyi tartışıyor.

Alan Pauls – Yalınayak Yaşamak (2012)

  • YALINAYAK YAŞAMAK, Alan Pauls, çeviren: Pınar Aslan, Can Yayınları, kültür, 77 sayfa

 

Arjantinli edebiyatçı Alan Pauls ‘Yalınayak Yaşamak’ta, dört başı mamur bir plaj güzellemesi sunuyor. Deniz kenarı ve imgeler arasındaki karmaşık ilişkinin merkezde olduğu ve bunun, yazarın yaşadıkları üzerinden ilerlediği metin, plajdaki hayata, denize, sayfiye yerlerine, buradaki insanların davranış özelliklerine, tatilin toplumlara göre farklılık gösteren icra biçimlerine, hatta arabalı açık hava sinemalarına kadar uzanıyor. Son beş yıldır tatillerini, görkemli bir doğa harikası olan Uruguay Cabo Polonio’da geçiren Pauls, küçük yaşlarından şimdiye hatırladıkları aracılığıyla, derli toplu bir plaj anlatısı kuruyor.

Alice Munro – Çocuklar Kalıyor (2012)

  • ÇOCUKLAR KALIYOR, Alice Munro, çeviren: Cem Alpan, Can Yayınları, öykü, 390 sayfa

 

‘Çocuklar Kalıyor’, 2009 Man Booker Uluslararası Ödülü sahibi Alice Munro’nun sekiz öyküsünü bir araya getiriyor. Kitapta, Kanadalı eleştirmenlerin “Bizim Çehovumuz” diye tanımladığı Munro’nun ‘İyi Kadının Sevgisi’, ‘Cakarta’, ‘Cortes Adası’, ‘Bir Tek Orakçılar’, ‘Bok Gibi Parası Var’, ‘Değişimden Önce’ ve ‘Annemin Rüyası’ adlı öyküleri yer alıyor. Yazar, kitaba adını veren ‘Çocuklar Kalıyor’ öyküsünde ise, Brian ve Pauline’in istikrarsız, bunalımlı evlilik hayatını hikâye ediyor. Kafası karışık Pauline’in ruh dünyasını merkeze alan hikâye, bir aldatma olayının ardından, evlilik kurumunun adım adım çözülüşünü anlatıyor.

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski – Ölüler Evinden Notlar (2012)

  • ÖLÜLER EVİNDEN NOTLAR, Fyodor Mihayloviç Dostoyevski, çeviren: Sabri Gürses, Can Yayınları, roman, 381 sayfa

 

1861 yılında yayımlandığında, Dostoyevski’nin küllenmiş ününü yeniden alevlendiren ‘Ölüler Evinden Notlar’, yazarın cezasını çekmek için gönderildiği Sibirya’daki Omsk şehri kıyısındaki kamptan gözlemlerine dayanıyor. Yazar, Rus sürgün kampları hakkında ilk eser olmasıyla da zamanında heyecan uyandıran romanında, buradaki mahkumların hikâyelerini, onların kişiliklerini, günlük hayatlarına dair ayrıntıları ve ruh dünyalarını keyifli gözlemler eşliğinde okurlarına sunuyor. Dostoyevski’nin kendine has psikolojik tahlilleriyle öne çıkan roman, kamptaki hayat üzerinden suç, suçlu ve adalet kavramlarını da sorguluyor.

Hermann Hesse – Gençlik Güzel Şey (2012)

  • GENÇLİK GÜZEL ŞEY, Hermann Hesse, çeviren: Behçet Necatigil ve Kâmuran Şipal, Can Yayınları, öykü, 278 sayfa

 

Alman yazar Hermann Hesse’in, melankolik-romantik bir havanın egemen olduğu yapıtlarına, yaşamın çelişkileri de eşlik eder. Yeni bir baskıyla raflardaki yerini alan ‘Gençlik Güzel Şey’ ise, yazarın sözkonusu üslunu, kendisinin ilk dönem on öyküsü üzerinden izlemek için iyi bir fırsat. Hesse, kitaba adını veren öyküsünde de, yetişkinlik çağına girmekte olan başkahramanının, gençliğinde ülkenin kırsalına doğru yaptığı yolculuğa ve yaz boyu sürecek bir tatile dair anımsayışlarına dayanıyor. Hermann’ın  burada, Anna adlı genç bir kızla yakınlaşması ve beraberinde yaşadığı ilginç olaylar, öykünün omurgasını oluşturuyor.