Kolektif — At Ansiklopedisi (2026)

‘At Ansiklopedisi’, insanlık tarihinin açık ara en önemli hayvanlarından biri olan atı biyolojik, tarihsel ve kültürel boyutlarıyla ele alan kapsamlı bir başvuru kaynağı. Kitap, atların yalnızca ulaşım, savaş ya da tarım alanlarında kullanılan hayvanlar olmadığını; insan uygarlığının gelişiminde belirleyici rol oynayan canlılar olduğunu gösteriyor. At ile insan arasındaki binlerce yıllık ilişkiyi inceleyerek bu bağın toplumları, ekonomileri ve kültürleri nasıl şekillendirdiğini açıklıyor.

‘At Ansiklopedisi’ (‘The Horse Encyclopedia’), atların evrimsel kökenlerinden başlayarak günümüzdeki çeşitliliğine uzanan geniş bir perspektif sunuyor. Yabani atlardan evcilleştirme süreçlerine, farklı coğrafyalarda ortaya çıkan soy hatlarından modern yetiştiricilik uygulamalarına kadar uzanan gelişimi ayrıntılı biçimde ele alıyor. Atların çevresel koşullara uyum sağlayarak nasıl farklı özellikler kazandığını ve bunun çeşitli ırkların ortaya çıkışındaki etkisini inceliyor.

Kitabın önemli bölümlerinden biri at anatomisine ayrılıyor. İskelet yapısından kas sistemine, duyularından hareket kabiliyetine kadar birçok konu sade ve anlaşılır bir biçimde açıklanıyor. Atların hız, dayanıklılık ve çeviklik gibi özelliklerinin biyolojik temelleri gösterilirken sağlık, bakım ve beslenme konularına da geniş yer veriliyor. Böylece atların fiziksel ihtiyaçlarını anlamanın, onların refahını sağlamadaki önemine dikkat çekiliyor.

Eserde dünya genelinde tanınan 150’den fazla at ve midilli ırkı tanıtılıyor. Her ırkın kökeni, fiziksel özellikleri, karakter yapısı ve kullanım alanları ele alınıyor. Arap atından İngiliz safkanına, Shetland midillisinden ağır yük çekme amacıyla yetiştirilen büyük cinslere kadar uzanan çeşitlilik, at dünyasının ne kadar zengin olduğunu ortaya koyuyor. Irklar arasındaki farklılıklar yalnızca görünüş açısından değil, tarihsel işlevleri ve yetiştirildikleri toplumsal koşullar bakımından da değerlendiriliyor.

Kitap, atların sanat, mitoloji ve kültürdeki yerini de inceliyor. Tarih boyunca güç, özgürlük, asalet ve kahramanlık gibi kavramlarla ilişkilendirilen atların resimlerde, heykellerde, edebiyatta ve halk anlatılarında nasıl temsil edildiğini gösteriyor. Böylece atın yalnızca biyolojik bir tür değil, insan hayal gücünü ve sembolik dünyasını derinden etkileyen bir figür olduğu vurgulanıyor.

Kitap aynı zamanda spor ve binicilik dünyasına da ışık tutuyor. Yarışlardan engel atlamaya, dayanıklılık yarışlarından geleneksel binicilik uygulamalarına kadar farklı disiplinlerin gelişimini ele alıyor. Atların insanlarla kurduğu işbirliğinin zaman içinde nasıl değiştiğini ve günümüzde hangi biçimlerde sürdüğünü açıklıyor.

Alanındaki en kapsamlı eserlerden biri kabul edilen ‘At Ansiklopedisi’, atların biyolojisini, tarihini, kültürel önemini ve çeşitliliğini tek bir çatı altında birleştiriyor. Bu yönüyle kitap, yalnızca at meraklılarına değil, insan ile hayvan arasındaki uzun ve karmaşık ilişkiyi anlamak isteyen herkese geniş bir bakış açısı sunuyor.

Kolektif — At Ansiklopedisi
Çeviren: Ceren Can Aydın • Alfa Yayınları
Ansiklopedi • 360 sayfa • 2026

Bettany Hughes — Baldıran Kâsesi (2026)

Bettany Hughes, Sokrates’i yalnızca soyut fikirler üreten bir filozof olarak değil, yaşadığı dönemin siyasal, toplumsal ve kültürel gerilimleri içinde şekillenen tarihsel bir figür olarak ele alıyor. Atina’yı idealize edilmiş bir “felsefe sahnesi” olarak değil, savaşların, sınıf çatışmalarının, siyasal krizlerin ve gündelik hayatın iç içe geçtiği canlı bir şehir olarak okuyor. Sokrates’in düşüncesi bu bağlam içinde anlam kazanıyor ve felsefe, hayattan kopuk bir disiplin değil, yaşamın içinden doğan bir sorgulama pratiği olarak görülüyor.

‘Baldıran Kâsesi’ (‘The Hemlock Cup’), “iyi yaşam” fikrini yalnızca bireysel ahlak meselesi olarak değil, siyasal ve toplumsal bir sorun olarak tartışıyor. Sokrates’in sorgulama yöntemi, yurttaşlık, adalet, erdem ve sorumluluk kavramlarıyla birlikte düşünülüyor. Hughes, Sokrates’in yargılanmasını ve ölümünü yalnızca düşünsel bir çatışma olarak değil, Atina demokrasisinin iç çelişkilerinin ürünü olan tarihsel bir kırılma olarak okuyor. Böylece Sokrates, yalnızca felsefe tarihinin değil, siyasal düşüncenin de merkezî figürlerinden biri hâline geliyor.

Kitap, antik felsefeyi soyut bir düşünce geleneği olmaktan çıkarıp tarihsel bağlamına yerleştirdiği için alanında özel bir yere oturuyor. Felsefenin gündelik yaşamla, siyasetle ve toplumsal yapıyla nasıl iç içe geçtiğini gösteriyor. “İyi yaşam” sorusunu bireysel erdemle sınırlamayıp kolektif yaşamın yapısal sorunlarıyla birlikte düşündürdüğü için felsefe tarihi, siyaset düşüncesi ve antikçağ çalışmaları açısından temel bir referans metin olarak önemini koruyor.

Bettany Hughes — Baldıran Kâsesi: Sokrates, Atina ve İyi Hayat Arayışı
Çeviren: Ceren Can Aydın • Alfa Yayınları
Felsefe • 642 sayfa • 2026

 

Erwin Panofsky – Albrecht Dürer (2024)

Yirminci yüzyılın en büyük sanat tarihçilerinden Erwin Panofsky, evinden ve dilinden uzaktayken giriştiği bu inşayla, ressam ve gravürcü Albrecht Dürer’in dünyasına pek çok kapı ve pencereden giriş yapmamıza imkân tanıyor.

Panofsky’nin binbir emekle ortaya koymuş olduğu bu çalışmada, Dürer’in sanatıyla yaşamı, ilişkileriyle ticari girişimleri, seyahatleriyle sanatsal evrimi, dile ilişkin tasarruflarıyla matematiksel dehası arasında çakan kıvılcımlara tanıklık ediyoruz.

İnce elenip sık dokunmuş, büyüleyici bu çalışma Dürer literatürüne harika bir katkı.

  • Künye: Erwin Panofsky – Albrecht Dürer: Hayatı ve Sanatı, çeviren: Ceren Can Aydın, Alfa Yayınları, sanat, 664 sayfa, 2024

Amit Bein – Kemalist Türkiye ve Ortadoğu (2024)

Bugün hâlâ daha tartışma konusu olan, Osmanlı sonrası Ortadoğu’da uluslararası ilişkilerin devam eden etkisini daha iyi anlamak için Amit Bein yeni bir perspektif sunuyor.

Kasıtlı bir kopuş ve komşularıyla kopmuş bağlar dönemi olarak kabul edilen Türkiye’nin bu dönemi için Amit Bein, detaylı araştırmasıyla 1930’ların çalkantılı ortamında Türkiye’nin aslında bölgesel etkinliğini artırmaya yönelik adımlar attığını savunuyor.

Kemalist ideolojinin bıraktığı mirasın günümüz siyasetindeki yankılarını irdeleyerek, Türkiye’nin bölgesel politikalarına ve uluslararası ilişkilere katkısını derinlemesine analiz ediyor.

‘Kemalist Türkiye ve Ortadoğu’, tarih meraklılarına, siyaset bilimcilerine ve bölgesel ilişkilerin karmaşıklığını anlamak isteyen herkese sesleniyor.

Bein’in, etkileyici ve çekici bir üslupla yazılmış olan kapsamlı ve içgörülü araştırması, Ortadoğu, Türkiye ve özellikle Britanya gibi sömürge güçlerinin bölgedeki rolüne ilgi duyan herkes için okunması gereken bir eser.

  • Künye: Amit Bein – Kemalist Türkiye ve Ortadoğu: İki Dünya Savaşı Arası Dönemde Uluslararası İlişkiler, çeviren: Ceren Can Aydın, Alfa Yayınları, tarih, 408 sayfa, 2024

Erich Auerbach – Dante (2021)

Erich Auerbach’tan büyük şair Dante üzerine eşsiz bir inceleme.

Auerbach, Hıristiyan şairlerin en büyüğü olan Dante’ye, paradoksal biçimde seküler dünya kavramını borçlu olduğumuzu savunuyor.

Dante’nin, moderniteye giden yolu açan büyük bir deha olduğunu belirten Auerbach, Dante’nin şiirinin, insanın karakteri ve kaderi nosyonlarını yeniden tanımladığını; duyusal ve kavramsal ve bireysel ve evrensel olanın olağanüstü bir sentezini sunduğunu gözler önüne seriyor.

  • Künye: Erich Auerbach – Dante: Seküler Dünyanın Şairi, çeviren: Ceren Can Aydın, Alfa Yayınları, biyografi, 230 sayfa, 2021