Daniel Guérin — Ne Tanrı Ne Efendi (2026)

1970’te ilk kez yayımlandığından bu yana anarşizm literatürünün temel başvuru eserlerinden biri kabul edilen bu çalışma, Daniel Guérin’in editörlüğünde anarşist düşüncenin kurucu metinlerini ve tarihsel gelişimini bir araya getiriyor. Guérin, yalnızca önemli düşünürlerin yazılarını derlemekle yetinmiyor; her metni ortaya çıktığı siyasal ve toplumsal koşullar içinde değerlendirerek anarşizmin iki yüzyıla yayılan dönüşümünü, iç tartışmalarını ve farklı yönelimlerini kapsamlı bir çerçevede ele alıyor.

‘Ne Tanrı Ne Efendi’ (‘Ni Dieu ni Maître’), anarşizmin yalnızca otorite karşıtlığına ya da bireysel özgürlük savunusuna indirgenemeyeceğini gösteriyor. Hareketin devlet, sermaye, din, mülkiyet ve hiyerarşik iktidar ilişkilerine yönelttiği eleştirileri incelerken, özgür birliktelik, öz yönetim, federasyon, dayanışma ve doğrudan demokrasi gibi temel ilkelerinin nasıl şekillendiğini ortaya koyuyor. Böylece anarşizmin, çoğu zaman öne sürüldüğü gibi örgütlenmeye karşı değil, baskıcı ve merkeziyetçi örgütlenme biçimlerine karşı geliştirilmiş alternatif bir siyasal düşünce olduğunu savunuyor.

Antolojinin ilk bölümü, Max Stirner, Pierre-Joseph Proudhon, Mihail Bakunin ve Pyotr Kropotkin gibi kurucu isimlerin metinleri aracılığıyla 19. yüzyıl anarşizminin teorik temellerini inceliyor. Devamında Errico Malatesta, Émile Henry, Fernand Pelloutier, Volin, Nestor Mahno ve Buenaventura Durruti gibi farklı mücadele deneyimlerini temsil eden isimler üzerinden anarşizmin sendikalizm, devrimci örgütlenme, köylü hareketleri ve silahlı direniş gibi pratik boyutları ele alınıyor.

Son bölümlerde ise Rus Devrimi ile İspanya İç Savaşı sırasında anarşist hareketlerin üstlendiği siyasal ve entelektüel roller değerlendirilerek, hareketin tarihsel başarıları kadar karşılaştığı açmazlar da tartışılıyor.

Guérin, anarşizmin tarihini tek sesli bir gelenek olarak değil, farklı eğilimlerin, stratejilerin ve fikir ayrılıklarının iç içe geçtiği canlı bir düşünsel miras olarak yorumluyor. Böylece eser, anarşizmin yalnızca geçmişe ait bir ideoloji olmadığını; özgürlük, eşitlik, öz yönetim ve toplumsal örgütlenme üzerine günümüzde de süren tartışmalar açısından güçlü bir düşünsel kaynak olmaya devam ettiğini gösteriyor.

Daniel Guérin — Ne Tanrı Ne Efendi: Anarşizm Antolojisi
Çeviren: Fuat Orçun • Ayrıntı Yayınları
Siyaset • 544 sayfa • 2026

Daniel Guérin – Burjuvazi ve Çıplak Kollular (2024)

Daniel Guérin’in Fransız Devrimi sırasında Fransa’daki sınıf gerilimlerini incelediği çalışması ‘Burjuvazi ve Çıplak Kollular’, 31 Mayıs 1793 yılında Jirondenler’in düşmesinden itibaren ilk modern sınıf çatışmasının ortaya çıkışına tanıklık etmemize yardımcı oluyor ve burjuva devriminin jakoben liderlerine karşı baldırı çıplaklar tarafından yönetilen proleter bir devrimin tohumlarının atıldığını gösteriyor.

Eser, burjuva olarak kabul edilen önde gelen siyasi figürler ile Parisli çıplak kollular olarak adlandırdığı işçi kesim militanlar arasındaki bağlantılara dikkat çekiyor ve “tabandan terör” ile “tepeden terör” kavramlarına ışık tutuyor.

Bu şekilde Guérin, devrimi tamamlamak için baskı önlemleriyle çıplak kolluları kullanan burjuva bu figürlerin Thermidor’da nasıl düştüğünü anlamamızı kolaylaştırıyor.

Fransız Devrimi tarihine getirilen bu yeni bakış açısı, burjuva demokrasisi ile proleter demokrasi arasındaki temel farklılıkları vurgulayarak “fikir birikimimizi yeniden inşa etmemize”, “eşitlik ve özgürlük fikirlerinin gerekli sentezini” yeniden düşünmemize imkân tanıyor.

Claude Guillon’un önsözü ise komünist tarihçilerden çok sert eleştiriler alan eseri çeşitli tarihçilerin çalışmalarından yararlanarak yirminci yüzyılın ideolojik ve tarih yazımı tartışmaları içine yerleştiriyor.

  • Künye: Daniel Guérin – Burjuvazi ve Çıplak Kollular: Fransız Devrimi’nde Toplumsal Mücadeleler (1793-1795), çeviren: Beyza Başer, Ayrıntı Yayınları, tarih, 224 sayfa, 2024

Kolektif – Faşizm Üzerine (2018)

Faşizm Avrupa’da Birinci Dünya Savaşı’nın yarattığı yıkımın ardından ortaya çıktı ve tüm dünyayı kendi halklarını da kapsayan daha da yıkıcı ve canice bir savaşa sürükledi.

Peki, faşist hareketlerin doğuşunun altında hangi güçler yatar?

Küreselleşmeyle ve eski Yugoslavya’daki, Afganistan’daki, Irak’taki savaşlarla açıkça sergilenen yeni emperyalist saldırıyla nasıl bir ilişki kuruyorlar?

İşte elimizdeki bu harika derleme, bu iki soruya da tatmin edici yanıtlar veren makaleler sunmasıyla alan için altın değerinde bir kaynak.

Kitabın birinci kısmındaki yazılar, Alman faşizmi üzerine savaş sonrası Marksist akademik yazının belli başlı isimlerinden bazılarını bir araya getiriyor.

İkinci ve üçüncü kısımlar, iki savaş arası döneme odaklanıyor.

İkinci kısım, komünist hareketin önde gelen figürlerinin, İtalyan, Macar ve Alman faşizmini veya genel olarak faşizm olgusunu analiz eden yazılarını bir araya getiriyor.

Üçüncü kısım ise, faşist ideolojinin görünürde masum ve kuşku uyandırmayan yollarla insanların zihinlerini ele geçirmeye başladığı bir mecra olan “kültür” alanına bakıyor.

Derlemenin önemli katkılarından biri de, genel olarak faşizmi tarihsel bir perspektifle irdelese de, günümüzdeki faşist hareketler ve rejimlerin olasılık ve nitelikleriyle ilgili bazı soruları da ortaya koyması.

Kitapta makaleleri bulunan isimler ise şöyle: Anson G. Rabinbach, Antonio Gramsci, August Thalheimer, Bertolt Brecht, Daniel Guérin, Ernst Bloch, Georg Lukács, Georgi Dimitrov, Clara Zetkin, Kurt Gossweiler, Kurt Pätzold, Michal Kalecki, Palmiro Togliatti, Reinhard Kühnl, Robert Erlinghagen ve Tim Mason.

  • Künye: Kolektif – Faşizm Üzerine: Önlenebilir Yükseliş, hazırlayan: Margit Köves ve Shaswati Mazumdar, çeviren: Ezgi Kaya, Yordam Kitap, siyaset, 366 sayfa, 2018