Aaron Benanav – Otomasyon ve İşin Geleceği (2022)

Kapitalist çürümenin tek gelecek olmadığına inanan herkes bu kitabı okumalı.

Otomasyonun işi ortadan kaldırdığı fikrini çürüten Aaron Benanav, robotların tüm işi yapmasını beklemekten çok neye ihtiyacımız olduğuna kolektif olarak karar verip ekonomiyi planlayabileceğimizi söylüyor.

  • Gelişen otomasyon teknolojilerinin işyerleri ve emek (piyasası) üzerindeki etkilerini nasıl değerlendirmek gerekir?
  • Küresel emek talebini baskılayan şey teknoloji kaynaklı iş yıkımı mıdır?
  • Üretimin tam otomasyonu (şayet mümkünse) bizleri kıtlık sonrası bir geleceğe ulaştırabilecek mi?

Benanav bu sorulara yanıt ararken süreğen düşük emek talebine odaklanarak son elli yılda dünya ekonomisine ve işgücüne olanların kısa bir tarihini ortaya koymaya çalışıyor.

Tarihsel ve kuramsal yolculuğunda otomasyon kuramcılarının da sıklıkla uğrağı olan bilim kurgu edebiyatını  ziyaret ediyor ve mevcut gerçekliğimizin zenginlerin korunaklı, iklim denetimli topluluklarda yaşadığı, geri kalanımızın geleceği olmayan işlerde çalışarak, akıllı telefonlarda video oyunlar oynayarak zamanımızı çarçur ettiği, sokak satıcılarının ve çekçek çekicilerinin kafalarının üzerinde uçan mikro drone’ların olduğu sıcak bir gezegen olarak distopik bilim kurgulara benzediğini belirtiyor.

Benanav, kıtlık sonrası dünyaya bizi götürecek olanın ne teknolojik ilerleme ne de teknokratik reformun olacağını, bunu ancak toplumsal yaşamın radikal bir yeniden yapılanmasını zorlayan toplumsal hareketlerin baskısının yapabileceğini belirtiyor ve tekno-belirlenimci popüler pek çok yayının düştüğü tuzağa düşmeyerek gerçek “özne”nin kim olduğunu bizlere hatırlatıyor.

  • Künye: Aaron Benanav – Otomasyon ve İşin Geleceği, çeviren: Diyar Saraçoğlu, Nota Bene Yayınları, inceleme, 138 sayfa, 2022

Christian Fuchs – Dijital Kapitalizm Çağında Marx’ı Yeniden Okumak (2021)

Kapitalizmin; iletişim teknolojilerinin, medya temsilinin ve dijitalleşmenin gücünü arkasına aldığı günümüzde, Marksizm bize nasıl bir alternatif yol önerebilir?

Tam bu sorunun yanıtını arayan Christian Fuchs, Marx’ı eleştirel bir teknoloji sosyoloğu yahut iletişim kuramcısı olarak yeniden okuyor.

Yazarın da açık bir şekilde ortaya koyduğu gibi, günümüzdeki dijital kapitalizmle mücadele etmek için, Marx’tan ilham alan yeni bir muhalif anlayışa ihtiyacımız vardır.

Fuchs, Marx’ın ‘Kapital’, ‘Grundrisse’, ‘Ekonomi ve Felsefe El Yazmaları’, ‘Alman İdeolojisi’ ve ‘Komünist Manifesto’ gibi büyük yapıtlarını merkeze alarak düşünürün dijital çağın ana temalarını öngören makine, teknoloji, iletişim ve ideoloji kavramlarını bu bağlamda yorumluyor.

Marksist medya ve iletişim kuramının özlü ve tutarlı bir çalışması olarak okunabilecek kitap, Marx’ın dijital ve iletişimsel kapitalizm çağıyla ilişkisini göstermesiyle büyük önem arz ediyor.

  • Künye: Christian Fuchs – Dijital Kapitalizm Çağında Marx’ı Yeniden Okumak, çeviren: Diyar Saraçoğlu, Nota Bene Yayınları, siyaset, 160 sayfa, 2021

Paolo Gerbaudo – Maske ve Bayrak (2018)

Dünya çapında sağ iktidarlar yükselişe geçti, fakat bize umut veren en önemli husus, bu yükselişin karşısında güçlü bir direniş hattının da örgütlenmiş olması.

Bu kitabın yazarı Paolo Gerbaudo da ‘Maske ve Bayrak’ta, Dünya çapındaki sokak hareketlerini izleyerek bugünün ve yarının muhalif hareketleri için nitelikli bir çerçeve oluşturuyor.

Gerbaudo bu amaçla Tunus ve Mısır, İspanya’da Öfkeliler (Indignados), Yunanistan’da Aganaktismenoi, ABD’de Wall Street’i İşgal Et, Türkiye’de Gezi, Brezilya’da Haziran Hareketi ve Fransa’da Gece Ayakta (Nuit Debout) hareketlerini inceliyor.

Kitap, insanları meydanlara çıkaran saiklerin neler olduğunu, bu hareketlerle birlikte sokağın nasıl dönüştüğünü, aktivistlerin ne gibi iletişim araçları kullandığını, bu hareketlerin neoliberal kemer sıkma politikalarına karşı nasıl bir direniş ağı ördüğünü ve bu yeni mücadele biçiminin daha önceki toplumsal hareketlerle, özellikle de Küreselleşme Karşıtı Hareket’le nasıl benzerlikler ve farklılıklar taşıdığını ortaya koyuyor.

Bu hareketlerin ideolojisini “Yurttaşçılık” olarak tanımlayan Gerbaudo, “Yurttaşçılık”ın beslendiği iki ana damarın da neo-anarşizm ve popülizmin olduğunu belirtiyor.

Meydanlar hareketini ortaya çıkaran özgün özgün siyasal dinamikler ve bu yeni ilerici siyasetin başarıları ile karşılaştığı zorluklar hakkında aydınlanmak isteyenler bu kitabı kaçırmamalı.

Gerbaudo’nun, incelediği hareketlere dair gözlemlerinin, birebir görüşmeler yaptığı 140 kişinin fikirlerine yaslandığını, ayrıca yazarın, Gezi zamanında Türkiye’ye gelip burada protestocularla görüşmeler gerçekleştirdiğini de belirtelim.

  • Künye: Paolo Gerbaudo – Maske ve Bayrak: Popülizm, Yurttaşçılık ve Küresel Protesto, çeviren: Diyar Saraçoğlu, Kafka Kitap, siyaset, 320 sayfa, 2018

Christian Fuchs – Sosyal Medya: Eleştirel Bir Giriş (2016)

  • SOSYAL MEDYA: ELEŞTİREL BİR GİRİŞ, Christian Fuchs, çeviren: Diyar Saraçoğlu ve İlker Kalaycı, Nota Bene Yayınları, medya, 408 sayfa

sosyal-medya-elestirel-bir-giris

Facebook, Twitter ve Google gibi platformlar kapitalist birer şirket olarak bizi nasıl sömürüyor? Christian Fuchs elimizdeki ilgi çekici çalışmasında bu sorunun yanıtını eleştirel bir perspektifle yanıtlarken, sosyal medyanın etkileri ve gücü konusunda okurlarını aydınlatıyor. Sosyal medya şirketlerinde iktidar yapısı, bu platformların gizliliğimizi güvence altına alıp almadığı ve bunların ekonomik olarak nasıl ayakta kaldığı gibi birçok konuyu irdeleyen Fuchs, konuyu sosyolojik, Marksist ekonomi politik, katılım kültürü ve kamusal alan gibi tartışmalar bağlamında inceliyor. Fuchs bununla yetinmeyip, WikiLeaks ve Wikipedia gibi mecralar bağlamında, alternatif sosyal medya araçlarının nasıl olması gerektiği üzerine de düşünüyor.