Silva Özyerli – Amida’nın Sofrası (2019)

‘Amida’nın Sofrası’, Diyarbakır Ermenilerinin mutfak ve yemek kültürleri hakkında çok değerli bir çalışma.

Kendisi de doğma büyüme Diyarbakırlı olan Silva Özyerli, şehrin mutfak kültüründen pek çok örneği bizimle paylaşırken, aynı zamanda bu yemeklerin Diyarbakırlı Ermenilerin gündelik ve toplumsal hayatlarındaki izlerini de keyifle okunacak bilgiler, anekdotlar ve hikâyelerle harmanlayarak anlatıyor.

Yazar, burada, aile geçmişinden, eski kuşak Diyarbakırlılarla yaptığı görüşmelerden, bilhassa Ermenice yazılı kaynaklardan yaptığı araştırmalardan yararlanarak, bugün bazıları yaygın olarak bilinse de, önemli kısmı yok olmaya yüz tutmuş veya değişip dönüşmüş, bir kısmı ise tamamen unutulmuş yemekleri eskiden pişirildikleri halleriyle gün yüzüne çıkarıyor.

Özyerli’nin, aile tarihinde iz bırakmış acı tatlı olaylarla harmanlayarak geliştirdiği anlatım tarzı, Diyarbakır ve çevresinin yüz yılı aşkın tarihine alternatif bir bakışın taşıdığı imkânlara işaret ettiği için ayrıca önemli.

Dolmalardan üsküre kebaplarına, kavurmalardan perdeli ciğerlere, bastırmalardan duvaklı pilavlara pek çok tarif, burada.

  • Künye: Silva Özyerli – Amida’nın Sofrası: Yemekli Diyarbakır Tarihi, Aras Yayıncılık, yemek, 272 sayfa, 2019

Şeyhmus Diken – “Ula Fılle Hoş Geldin” (2012)

  • “ULA FILLE HOŞ GELDİN”, Şeyhmus Diken, İletişim Yayınları, biyografi, 222 sayfa

 

Şeyhmus Diken ‘Ula Fille Hoş Geldin’de, Diyarbakırlı udi Yervant Bostancı’nın hayatı üzerinden, bu kadim şehrin yakın dönem toplumsal yaşamından pek çok ilgi çekici ayrıntı sunuyor. Yervant Bostancı, Diyarbakır’ın ünlü Xançepek’inde doğmuş. 1976 yılında İstanbul’a, 1992’de de ABD’ye göç eden Bostancı’nın Diyarbakır’a dönüşü, yirmi sekiz yıl aradan sonra mümkün olmuş. Diken’in çalışması, Bostancı’nın çocukluk ve gençliğine dair anlatımlarından hareketle şehirdeki Ermeni kültürünü, onların gündelik hayatını, şehrin diğer halklarıyla ilişkilerini aydınlatıyor. Kitabın CD ekinde ise, Bostancı’nın kimi şarkılarına yer verilmiş.