Kyung-sook Shin – Lütfen Anneme İyi Bak (2011)

  • LÜTFEN ANNEME İYİ BAK, Kyung-sook Shin, çeviren: Belgin Selen Haktanır Us, Doğan Kitap, roman, 231 sayfa

 

Kyung-sook Shin ‘Lütfen Anneme İyi Bak’da, Koreli bir aileye mensup bireylerin kaybolan annelerine dair pişmanlıkla çerçevelenmiş sevgilerini hikâye ediyor. Çocuklarını ziyaret etmek için Seul’le gelen Park So-nyo isimli kadın, tren istasyonunda kaybolur. Roman, dört anlatıcı üzerinden bu kayıp olayının aile bireyleri üzerindeki etkilerini izler. Anlatıcılar So-nyo’nun kızı, ilk oğlu, kocası ve nihayet So-nyo’nun kendisidir. İlk üç karakterin ifadelerinin merkezinde de, bir annenin ve bir eşin hiçbir karşılık beklemeyen duru sevgisine duyulan özlem ve zamanında bunun değerini bilememenin pişmanlığı yer alır. Anlatımlarda ayrıca, aile bireylerinin karanlıkta kalmış sırları da adım adım ortaya çıkar. Yoğun üslubuyla dikkat çeken roman, derin aile ilişkilerini, ifade edilememiş sevginin yarattığı yıkımı anlatıyor.

Nicholas Stern – Yaşanabilir Bir Gezegen Projesi (2011)

  • YAŞANABİLİR BİR GEZEGEN PROJESİ, Nicholas Stern, çeviren: Gizem Altın Nance, Doğan Kitap, ekoloji, 251 sayfa

 

Nicholas Stern ‘Yaşanabilir Bir Gezegen Projesi’nde, dünyanın yakın gelecekteki felaketi olduğu söylenen küresel iklim değişikliğinin etkilerine karşı, tüm kesimleri işbirliği yapmaya davet ediyor. “Bu kitabın ana mesajı umutsuzluk değil” diyen Stern, iklim değişikliğine karşı harekete geçilmemesi halinde insanlığın karşısına çıkacak tabloyu tüm karanlığıyla ortaya koyduktan sonra, varolan sorunun makul bir harcamayla azaltılabileceğini gözler önüne seriyor. Kitap, tehlikeyi kapsamlı bir şekilde saptaması ve bunun aşılması konusunda somut, pratik ve uygulanabilir yöntemler ortaya koymasıyla önemli bir boşluğu dolduruyor diyebiliriz.

Nuriye Akman – Kim (2011)

  • KİM, Nuriye Akman, Doğan Kitap, roman, 262 sayfa

 

Nuriye Akman ‘Kim’de, olgunluk dönemlerini yaşayan bir yazarın dönüşümü ekseninde, “insan”, “ego” ve “ben” kavramlarını masaya yatırıyor. Başarılı bir yazar olan Aydın Aytaç, otuzuncu kitabının adını ‘Ben’ olarak koyar. Kendini okurlarına açtığı bu kitabında Aytaç, kitaplarını nasıl yazdığını, konularını nereden aldığını anlatır. Yazar, kitabının son düzeltilerini yapmak için sakin bir sahil kasabasına gider ve burada, kendine, insana ve hayata dair algılarla hesaplaşır. Kahramanımız, hayatında önemli yer tutacak kafe sahibi Hikmet Bey ve ahtapot avcısı Emre Usta aracılığıyla aşkı, kaderi, hayatı, insanı ve benliği sorgulayacaktır.

Melania G. Mazzucco – Hayat (2007)

  • HAYAT, Melania G. Mazzucco, çeviren: Alev Sümer, Doğan Kitapçılık, roman, 342 sayfa

Melania G. Mazzucco’nun ‘Hayat’ı, İtalya’dan New York’a yapılan bir göçü hikâye ediyor. İtalya’nın buhranlı 1903 yıllarında, on iki yaşındaki Diamante ile 9 yaşındaki Vita, Güney İtalya’nın bir limanından iki binden fazla bir göçmenle Amerika’ya göç edecektir. Diamante ve Vita’nın New York deneyimi, bu şehrin görkemine ve büyük karmaşasına tanık olacak; New York’un suç oranı yüksek bir bölgesinde, Prince Street’te hayatta kalma, yeni bir yaşam kurma ve Amerikalı olma mücadelesi verecektir. Mazzucco’nun romanı, 2003 yılında Strega Edebiyat Ödülü’nü kazanmıştı.

Bülent Çaplı – Dumlupınar (2007)

  • DUMLUPINAR, Bülent Çaplı, Doğan Kitapçılık, tarih, 144 sayfa

Bülent Çaplı’nın ‘Dumlupınar’ı, 1953 yılında, İsveç gemisi Naboland’ın çarpmasıyla Çanakkale Boğazı’nda batan Dumlupınar gemisini anlatıyor. İçinde seksen kişinin bulunduğu gemiden, sadece beş kişi kurtulabilmişti. Çaplı kitabı için, Genelkurmay arşivlerinden, kazadan kurtulanların tanıklıklarından, kurtarma çalışmalarında bulunanların anlatımlarından yararlanmış. Ayrıca Naboland’ın gemicilerinden Bengt Örsell ve kaza hakkında araştırmalar yapmış olan astsubay Gert-Owe Erikkson’la da söyleşi yapmış. Konunun kapsamlı araştırmasının kitabın niteliğine de yansıdığı görülüyor. Kitapta yer verilen belge ve fotoğrafların, konunun anlatımını bütünlediğini ve zenginleştirdiğini de belirtelim.

Mithat Perin – Zindana Tıkılan İktidar (2011)

  • ZİNDANA TIKILAN İKTİDAR, Mithat Perin, Doğan Kitapçılık, anı, 232 sayfa

‘Zindana Tıkılan İktidar’, 27 Mayıs darbesinin mağdurlarından Mithat Perin’in anılarından oluşuyor. Perin, 27 Mayıs sanığı bir milletvekili olarak 16 ay yaşadığı ve beş ay ağır hapse mahkum olarak ayrılıp geriye kalan cezasını çekmek üzere sevk edildiği Kayseri Bölge Cezaevi’yle ilgili anılarını anlatıyor. 27 Mayıs darbesi, halkın seçtiği bir iktidarı hedeflediği kadar, Türkiye’de askeri darbe geleneğini başlatmasıyla da, etkileri daha sonra da devam eden olaylardan. Perin’in bir döneme ışık tutan anılarında, 27 Mayıs’ın askeri darbesinin tohumlarının atılışı, Türkiye’nin NATO’yu uyarması, CHP’nin Demokrat Parti’yi kapattırması, Yassıada duruşmaları, Celal Bayar’ın intihar teşebbüsü, Yassıada’daki hakimler ve savcılar, savunma avukatları ve Menderes ile iki bakanın idam edilişi gibi önemli detaylar yer alıyor.

Kim Edwards – Diğer Yarım (2007)

  • DİĞER YARIM, Kim Edwards, çeviren: Sarp Kanşay, Doğan Kitapçılık, roman, 329 sayfa

Kim Edwards’ın ‘Diğer Yarım’ı, ikiz kardeşlerin birbirine kavuşma çabalarını hikâye ediyor. Bir kar fırtınasının tam ortasında doğan ikizlerin hayatı babalarının verdiği bir kararla alt üst olacaktır. İkizler, farklı evlerde birbirlerinden uzakta yaşamaya başlayacaktı. Roman bu aşamadan itibaren, iki kardeşin birbirini arayış öyküsüne dönüşmeye başlar. İki kardeş birbirinden çok uzakta olsa da, aralarındaki sevgi zayıflayacağına daha da büyür. Romandaki anne figürü de, bu sevgiyi sağlam kılan başlıca harçtır. İkizler ve anneleri üzerinden üçlü, sınırsız bir sevgiyi anlatan Edwards, sevginin uğrunda büyük bedeller ödense dahi, hep savunulması gerektiğini anlatmayı amaçlıyor. Roman sevgiyi temel aldığı için, oldukça şiirsel/yoğun bir dile sahip. Kentucky Üniversitesi’nde yazarlık dersleri veren Edwards Whiting ve Nelson Algren Ödülleri’nin de sahibi.

Bernhard Schlink – Eve Dönüş (2007)

  • EVE DÖNÜŞ, Bernhard Schlink, çeviren: Gülderen Pamir, Doğan Kitapçılık, roman, 328 sayfa

‘Aşk Kaçışları’, ‘Gordiyon Fiyongu’, ‘Okuyucu’ ve ‘Selb’in Ölümü’, Bernard Schlink’in Türkçe’de daha önce yayımlanmış eserleri. ‘Eve Dönüş’ isimli bu romanı ise, konusu ve kahramanlarıyla ilgi çeken bir eser. Romanın, Peter Debauer isimli anlatıcısı, çocukluğunda tanık olduğu bir olayın, hayatı boyunca etkisi altında kalacaktır. Çocukken kendisine resim yapılsın diye verilen kağıtları okuması yasak olan Debauer, günün birinde, kendini yazılardan birini okumaktan alamaz. Burada, Sibirya’dan eve dönen askerin, karısının yanında başka bir erkek bulduğu yazılıdır. Yazıdan öykünün sonunu öğrenemeyen Debauer, hikâyenin ne şekilde sonlandığını araştırmaya koyulacaktır.

James Shreve – Gen Savaşları (2007)

GEN SAVAŞLARI, James Shreve, çeviren: Özgür Atılım Turan, Doğan Kitapçılık, inceleme, 382 sayfa

James Shreve’in ‘Gen Savaşları’, “insanlığın geleceği kimlerin elinde?” sorusuyla başlayarak, son zamanlarda gen teknolojileri alanındaki gelişmelere dair kaygıları dillendirmeyi amaçlıyor. Kitap, gen araştırmaları konusunda bilim, ticaret ikileminin yarattığı hırs savaşlarını birebir vermesi yönüyle ilgi çekici. Bilim, siyaset ve büyük şirketler arasında bu konuda varolan büyük savaş, gen araştırmalarındaki ilerlemenin tehdit oluşturan yönü. Shreve’in bilim adamlarıyla beraber geçirdiği iki yıl sonunda hazırladığı çalışması, bilimdeki çıkar çatışmalarını ve genetik şifreyi çözüp bunun üzerinden rant elde etmeyi amaçlayanları deşifre etmeyi amaçlıyor.

Jale Sancak – Ansızın Gelen (2007)

  • ANSIZIN GELEN, Jale Sancak, Doğan Kitapçılık, öykü, 300 sayfa

‘Ansızın Gelen’in yazarı Jale Sancak, bilindiği gibi, Türkiye’nin önemli kadın öykücülerinden biri. ‘Bu Gece Pera’da isimli ilk öykü kitabının yayımlanmasının üzerindense neredeyse yirmi yıl geçiyor. Dokuz yıldan sonra yapılan ikinci baskısıyla okuyucunun karşısına çıkan ‘Ansızın Gelen’, altı bölüme ayrılmış çok sayıda öykü barındırıyor. Biraz da edebiyata şiirle başlamasından kaynaklı olarak, öykülerdeki anlatım şiirsel özellikler taşıyor. Öykülerdeki anlatımın akıcı olduğunu, sanırız söylemeye dahi gerek yok. Sancak öykülerinin asıl ilgi çekiciliği de, bu duygu yüklü şiirsel üsluptan ve metnin akıcılığından kaynaklanıyor. Uzun zamandır baskısı tükenen kitap, öykü severlere önerilir.