Domenico Losurdo – Pasif Direniş (2019)

Domenico Losurdo’nun bu önemli çalışması, pasif direniş adına toplumsal siyasi bir düzen inşa etmeye kendilerini adamış kişi ve hareketleri derinlemesine inceliyor.

Kitabı özgün kılan hususların başında, pasif direniş idealinden ilham alan hareketleri anlatmakla sınırlı kalmayıp aynı zamanda bu hareketlerin başına gelen ikilemleri, ihanetleri, hayal kırıklıklarını ve hakiki trajedilerini de enine boyuna tartışması.

Kitabına, ABD’de Hıristiyan kölelik karşıtlığı ve pasifizmi anlatarak başlayan Losurdo, devamında da,

  • Pasifist kölelik karşıtlığını,
  • Gandi ve Tolstoy’un pasif direniş öğretilerini,
  • Gandi ve sosyalist hareket arasındaki ilişkiyi,
  • Sömürgecilik karşıtı hareketler ile pasif direniş hareketlerinin buluşmasını,
  • Faşizm ve İkinci Dünya Savaşı karşısındaki pasif direnişi,
  • “Siyahi Gandi” olarak Martin Luther King’i ve Afroamerikan radikalizmini,
  • Gandi’nin dünyadaki şöhretini ve pasif direniş panteonunun inşasını,
  • Ve bunun gibi önemli konuları ele alıyor.

Yazar bunların yanı sıra, nükleer felaket tehlikesi karşısında bulunan bugünkü dünyamızda, gerçekçi bir pasif direnişin imkânları üzerine de düşünüyor.

  • Künye: Domenico Losurdo – Pasif Direniş: Mitin Ötesinde Bir Tarih, çeviren: Emrullah Ataseven, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 336 sayfa, 2019

Domenico Losurdo – Tarihten Kaçış (2018)

Komünistlerin, “reel sosyalizm” deneyimine bakarak kendi geçmişlerinden kaçtıkları söylenebilir mi?

Daha açık bir ifadeyle soracak olursak, komünistler tarihlerinden utanmak zorundalar mı?

Domenico Losurdo’ya göre, özellikle Sovyetlerin yıkılışından sonra, komünistlerin savaşmak zorunda kaldığı sorunların başında kendinden nefret etmek yer alıyor.

Yazar, bu utancın hakkını teslim ediyor ve bunu aşmanın yolu olarak da Ekim Devrimi’yle başlayan sosyalizmin görkemli tarihinin eleştirel bir bilançosunu çıkarmak olduğuna inanıyor.

Losurdo, SSCB ve Çin deneyimlerine bakarak bu eleştirel bilançoyu radikal bir şekilde çıkarırken, komünistlerin her şeyden önce, kendi tarihleriyle yüzleşmeleri, ama daha da önemlisi bu tarihin içindeki ideolojik ve kültürel kazanımların daha çok ayırdına varmaları gerektiğini belirtiyor.

Losurdo, kendinden nefret etme yerine özeleştiriyi koyuyor ve bu özeleştirel tutumun komünist kimliğin yeniden kazanılmasının ön koşulu olduğunu söylüyor.

Kitap, sosyalist deneyimin temel hatalarını ortaya koyduğu gibi, sosyalist hareketin geçmişten ne gibi dersler çıkarabileceğini de tartışmasıyla, alan için çok önemli bir kaynak.

  • Künye: Domenico Losurdo – Tarihten Kaçış: Günümüzde Rus ve Çin Devrimleri, çeviren: Coşkun Erdemir, Yordam Kitap, tarih, 208 sayfa, 2018

Domenico Losurdo – Köktendincilik Nedir? (2012)

  • KÖKTENDİNCİLİK NEDİR?, Domenico Losurdo, çeviren: Selin Dingiloğlu, Yordam Kitap, sosyoloji, 95 sayfa

 

Domenico Losurdo ‘Köktendincilik Nedir?’de, ilk başta akla hemen Yakındoğu ve İslam’ı getiren köktendinciliğin tarihine odaklanıyor. Losurdo, bu kavramın ilk olarak 1. Dünya Savaşı ertesinde ortaya çıkan ve kendini genellikle “köktendinciler” (fundamentalistler) olarak tanımlayan bir hareket için, Amerikan Protestan çevrelerinde kullanıldığını söylüyor. Çalışmasında, yalnızca İslami değil, Yahudi ve Hıristiyan köktendinciliğinin tarihsel, sosyolojik ve siyasal kaynaklarını tartışan Losurdo, ayrıca, köktendinciliğin kapitalist modernleşme ve bağımsızlık hareketleri gibi olgularla ilişkisini de masaya yatırıyor.