Şebnem Şenyener – Karakter Taciri (2015)

Karmaşık insanlık hallerini polisiye entrikalarla düğümlemesiyle dikkat çeken bu roman, Şebnem Şenyener’in ‘Kalbim Çırılçıplak’ üçlemesinin ikinci kitabı.

Sıra dışı dedektifimiz Simontaut’a şimdi, süper bilgisayarlarla kapışıp insanlık onurunu kurtarmaya çalışan bir satranç şampiyonu ile adeta satranç oyunu oynar gibi cinayetlerini tasarlayan bir seri katil eşlik etmektedir.

  • Künye: Şebnem Şenyener – Karakter Taciri, Everest Yayınları

Mehmet Yaşın – Kalbi Durmuş Zamanda (2009)

‘Kalbi Durmuş Zaman’da, 1980 sonrası Türkiye şiirinin özgün isimlerinden Mehmet Yaşın’ın, zaman kavramını konu edinen çok katmanlı şiirlerinden oluşuyor.

2005-2008 arasında yazılmış şiirleri bir araya getiren kitapta, ‘Yüzündeki Işık’ başlıklı olanı söyle:

“Her sabah araba sürdüğün o yol değil bu,

nergis demeti uzatıyor her dönemeçte çocuklar

ve güneşten ellerini sallıyor

arabana binmek istercesine altıntoplar.

Dikiz aynasından seni seyreden

bir başkası gibi bakıyorsun kendi yüzüne.

Ve çalışma-odana vardığında

sekreter farketmiyor senin geldiğ’ni.

Nasılsa pencereden girivermiş beyaz bir güvercin

süzülüyor yüzündeki ışıkla

ilkyaz göğü altında bir aynaymışçasına.”

  • Künye: Mehmet Yaşın – Kalbi Durmuş Zamanda, Everest Yayınları, şiir, 104 sayfa

Alexander Kluge ve Gerhard Richter – Sürükleyen Zaman (2015)

Her ikisi de 1932 doğumlu olan yazar ve düşünür Alexander Kluge ile ressam Gerhard Richter arasında tarih, geçmiş, şimdiki zaman, mekân, mitoloji, fotoğraf ve yazıya uzanan keyifli bir sohbet.

Nietzsche’nin evinin çok yakınındaki Waldhaus Oteli’nde bir araya gelen ikili, tarihten taşıyıp getirdiklerini bizimle paylaşıyor ve ortaya enfes bir söyleşi çıkıyor.

  • Künye: Alexander Kluge ve Gerhard Richter – Sürükleyen Zaman, çeviren: Tevfik Turan, Everest Yayınları

Evelyn Waugh – Bir Avuç Toz (2015)

Bir karı kocanın aşkları, değerleri ve alışkanlıklarıyla trajik biçimde hesaplaşmasını anlatan, görkemli bir yapıt.

Lady Brenda Last’in tekdüze yaşantısına bir tepki olarak bir gençle yaşadığı kaçamak, evliliğini paramparça eder.

Kadının eşi Tony Last ise, bu sadakatsizliği yedeğine alarak hayatını kökünden değiştirme kararı alır.

  • Künye: Evelyn Waugh – Bir Avuç Toz, çeviren: Roza Hakmen, Everest Yayınları

David Graeber – Borç (2015)

 

Paranın keşfine dair şu ana kadarki tezler, bu aracın takas sistemine çare olarak yaratıldığı yönünde.

Fakat antropolog David Graeber’e göre, paranın icadından çok önce, insanlar gelişkin bir kredi sistemine sahipti, kredi sınıflı toplumun yükselişiyle ortaya çıktı ve o günden başlayarak borç ve borç affı politik tartışmaların ana konusunu oluşturdu.

Graeber ‘Borç’ta, sorgulamadan kabul ettiğimiz bu fikirleri ustalıkla tersine çeviriyor: Tarıma dayalı ilk toplumların ortaya çıkışına kadar, yani madeni ya da kâğıt paranın icadından çok daha önce, insanlar gelişkin bir kredi sistemiyle yaşayıp, mallarını bu yolla değiş tokuş ediyorlardı.

Ne olduysa sonra oldu, toplumlar alacaklı ve borçlu olarak ikiye bölündü.

Öyle ki, antik döneme ait hukuksal ve dini belli başlı eserlerin lisanını ve kavramlarını, kökü geçmişe uzanan bu borç tartışmaları şekillendirmiş, dahası, ahlaki ve felsefi temel değerlere de son biçimini vermiştir.

Öte yandan sayısız halk hareketini de tetiklemiştir.

Graeber, halklar olarak bugün hâlâ aynı savaşın pençesinde kıvrandığımızı gösteriyor.

Kitap, bunun gibi, paraya dair algımızı sorgulamamıza vesile olacak ilginç tezlerle öne çıkıyor.

  • Künye: David Graeber – Borç, çeviren: Muammer Pehlivan, Everest Yayınları

Javier Cercas – Sınırın Yasaları (2015)

Okulda dalga konusu olan, çekingen mi çekingen Ignacio Cañas’ın suç dünyasının dehlizlerinde değişen, dönüşen, tepetaklak olan hayatı.

Tesadüf eseri, Zarco ve Tere ile karşılaşan Cañas, bu iki serseriden adeta büyülenir.

Bu tanışma Cañas’a, kapkaçtan hırsızlığa ve soyguna uzanan hızlı ve tehlikeli bir hayatı armağan eder.

  • Künye: Javier Cercas – Sınırın Yasaları, çeviren: Süleyman Doğru, Everest Yayınları

Antonin Artaud – Tarahumaralar Ülkesine Yolculuk (2015)

Istırap ile düşünceyi harmanlayan, acı çekmeyi destana dönüştüren Antonin Artuad’dan, bir Kızılderili kabilesi olan Tarahumaraların arasında geçirdiği günlerin görkemli dökümü.

Başta medeniyet olmak üzere, Batı düşüncesi ve kültürü, değerler, ahlak, eril ve dişil güçler, zaman ve mekân üzerine yeniden düşünmek için.

  • Künye: Antonin Artaud – Tarahumaralar Ülkesine Yolculuk, çeviren: Bahadır Gülmez, Everest Yayınları

David Graeber – Demokrasi Projesi (2018)

Bir zamanlar dünyanın dört bir tarafında heyecan yaratmış demokrasi, bugün yalnızca imtiyazlı azınlığın, yani para babalarının çıkarlarına öncelik veren bir sistem haline gelmiş durumda.

David Graeber ilgi çekici çalışması ‘Demokrasi Projesi’nde, demokrasinin Antik Yunan’dan bugüne geçirdiği dönüşümün kapsamlı bir hikâyesi ekseninde, özellikle “Wall Street’i İşgal Et!” (Occupy Wall Street!) gibi çığır açıcı hareketlerin demokrasiyi daha iyi yönde dönüştürme potansiyelini tartışıyor.

Graeber burada, ağırlıklı olarak zengin yüzde 1’lik kesimin çıkarlarından yana tavır koyan, halkın geriye kalan yüzde 99’luk kesiminin sorunlarıyla ilgilenmeyen Amerikan demokrasisine odaklanıyor.

Graeber’e göre, bu ülkede demokrasi bir umut olmaktan çıkıp halkın geleceğini karartan bir sisteme dönüşmüştür.

Yazar, demokrasinin bu krizden kurtulmasının tek yolunun, haklarının bilincinde ve örgütlü olan bir toplum olduğunu düşünüyor.

Bu bağlamda Antik Yunan’da demokrasi fikrinin gelişimi, ABD’nin kuruluşu ve 20. yüzyılda demokrasinin karşı karşıya geldiği çıkmazlar gibi demokrasi tarihinin dönüm noktalarını derinlemesine irdeleyen Graeber, oydaşma, eşitlik ve katılımcılık üzerine inşa edilmiş yeni bir toplumun geleceği nasıl kurabileceğini anlatıyor.

  • Künye: David Graeber – Demokrasi Projesi: Tarihçe, Bunalım, Hareket, çeviren: Burak Esen, Everest Yayınları, siyaset, 294 sayfa, 2018

Hans Fallada – Köylüler, Kodamanlar ve Bombalar (2018)

Hayatı Naziler tarafından mahvedilen Hans Fallada, her biri apayrı bir lezzet veren muhteşem romanlarıyla bu iktidarı farklı yönleriyle işlemişti.

‘Köylüler, Kodamanlar ve Bombalar’ ise, Nazi iktidarının hemen öncesinde, büyük ekonomik sıkıntılarla can çekişen Almanya’nın harika bir fotoğrafını çekiyor.

1928 yılının Almanya’sında, Büyük Buhran’ın beraberinde getirdiği yıkım, halka acımasız vergiler olarak yansır.

Küçük bir Alman kentinde de, açlık ve yoksullukla boğuşan halk huzursuzdur ve kısa bir süre sonra bu huzursuzluğun ateşlediği toplumsal bir ayaklanma meydana gelir.

Roman, asıl olarak bu ayaklanmayı kullanan siyasi bir komplonun ve bu komploda rol alan kişiler ve kurumlar etrafında dönüyor.

Zira bu komplo, ülkeyi adım adım Hitler iktidarına hediyece edecek denli etkili olacaktır.

Fallada, bu komplonun nasıl oluşturulduğunu ve siyasilerin, basının, işçi ve köylü temsilcilerinin bu komploda nasıl rol aldıklarını gerçekçi ve dürüst bir bakışla ortaya koyuyor.

Roman, bizi, dost ve düşmanın birbirine karıştığı, herkesin diğerinden şüphelendiği, kontrollü muhalefetin halkın tepkisini dizginlediği, el altından kirli ittifakların kurulduğu ve bütün bunların koca bir ülkeyi hızla uçuruma doğru sürüklediği 1928 yılının Almanya’sına götürüyor.

Fallada’nın hikâyesi o kadar gerçekçi ki, romanda yaşananların birçoğunun, bugünün Türkiye’sinde yaşananlarla çok benzer olduğunu görüyoruz.

O yüzden ‘Köylüler, Kodamanlar ve Bombalar’ın asıl gücü, böylesi zamanlar üstü bir güce sahip oluşudur diyebiliriz.

  • Künye: Hans Fallada – Köylüler, Kodamanlar ve Bombalar, çeviren: Ahmet Arpad, Everest Yayınları, roman, 860 sayfa, 2018

Stig Dagerman – Alman Sonbaharı (2015)

‘Alman Sonbaharı’, Nazilerin iktidardan düşmesinin ardından giderek içine çekilmiş ve sonrasında büyük bir bunalımla boğuşan Alman toplumunun görkemli bir tasviri.

1946’da gazeteci olarak Almanya’da bulunmuş Stig Dagerman, Nazi iktidarına destek vermiş Alman toplumuna dair verili önyargıları bir kenara bırakıyor, savaşın insanlıktan çıkardığı kadınların, erkeklerin ve çocukların hikâyelerini muhteşem bir tasvirle okurlarına sunuyor.

  • Künye: Stig Dagerman – Alman Sonbaharı, çeviren: Ali Arda, Everest Yayınları