Gilles Deleuze – Anlamın Mantığı (2020)

‘Anlamın Mantığı’, bundan tam 51 yıl önce yayımlandığında büyük etki yaratmış, psikanaliz tartışmalarına çok özgün boyutlar getirmişti.

Gilles Deleuze, bizde yeni baskısı yapılan bu klasikleşmiş yapıtında, ağırlık merkezini yüzey mi derinlik mi tartışmasından yana koyuyor ve bunu da Lewis Carrol ve Antonin Artaud bağlamında yapıyor.

Düşünür burada,

  • Ölçülü şeylerle deli-oluş arasındaki Platoncu ayrım,
  • Cisimler ya da şey durumlarıyla cisimsiz sonuçlar ya da olaylar arasındaki Stoacı ayrım,
  • Nedensel ilişkinin ikiye bölünmesi,
  • Yalıtık olarak tekrar ortaya çıkma,
  • Dizisel biçim ve heterojen diziler,
  • Tekillikler ve olaylar,
  • Sıradan oyunların kuralları,
  • Paradoksal öğenin özellikleri,
  • Sağduyunun doğası ve paradoks,
  • Yemek-konuşmak ve şizofrenik dil,
  • Şizofreni ve yüzeyin çöküşü,
  • Dilin ilksel düzeni ve ikincil örgütlenmesi arasındaki ayrım,
  • Hakiki bir oluşumun koşulları,
  • Ben’in ve bireyleşme merkezinin olmadığı bir aşkınsal alan,
  • Anlam ve önerme,
  • Stoacılık ve Zen,
  • Dilin örgütlenmesi,
  • Yüzeyin kuruluşuyla ilişkisi içinde Oidipusçu girişim,
  • Fantazm ve olay,
  • Cinsellik ve dil,
  • Nevrotik aile romanı bağlamında psikanaliz ve edebiyat,
  • Ve bunun gibi pek çok ilgi çekici konuyu tartışıyor.

O zamanlar Lacan’ın öğrencisi olan Félix Guattari’yi de derinden etkilemiş bu yapıt, Deleuze’un özgün düşünce dünyasına yakından bakmak için çok iyi fırsat.

  • Künye: Gilles Deleuze – Anlamın Mantığı, çeviren: Hakan Yücefer, Norgunk Yayıncılık, felsefe, 371 sayfa, 2020

Jacques Derrida – Yazı ve Fark (2020)

“Kitap labirenttir. Çıktım derken, daha da dalıyorsun. Kurtulmanın imkânı yok. Yapıtı paramparça etmen gerek.” – Jabès

‘Yazı ve Fark’, Jacques Derrida’nın önde gelen yazar ve düşünürlerle ilgili, 1959-1960 arasında yaptığı yoğun okumalarını sunuyor.

Burada, Derrida’nın modern düşünceyi derinden etkilemiş Rousset, Foucault ve Descartes, Jabès, Levinas, Artaud, Freud, Bataille ve Lévi-Strauss üzerine fikirleri yer alıyor.

Kitap, söz konusu düşünürlerle ilgili özgün değerlendirmeler sunmasının yanı sıra, genç Derrida’nın daha sonra ortaya koyacağı felsefe sistemi hakkında önemli ipuçları da veriyor.

Burada güç ve alımlama, deliliğin tarihi, şiddet ve metafizik, fenomenoloji, vahşet tiyatrosu, temsilin kapanımı, beşeri bilimlerin söyleminde yapı gibi felsefenin önemli konularını tartışan Derrida, geleneğin, modern düşüncenin içine nasıl güçlü bir şekilde kök saldığı ve metafizik düşüncenin yazıyı neden dil tasavvurunun dışında bıraktığı üzerine derinlemesine düşünüyor.

Yazı üzerine uzun soluklu bir fenomenolojinin ürünü olarak okunabilecek kitap, felsefe ve sosyal bilimler kadar edebiyata ilgi duyan okurları da cezbedecek türden.

  • Künye: Jacques Derrida – Yazı ve Fark, çeviren: P. Burcu Yalım, Metis Yayınları, felsefe, 400 sayfa, 2020

Jacob Rogozinski – Ben ve Ten (2018)

Ben dışsal gerçeklik tarafından üretilen bir yanılsama mıdır?

Önde gelen çağdaş Fransız düşünürlerinden Jacob Rogozinski’nin bu kitabı, “ben” konusuna geniş bir çerçeveden bakmasıyla önemli.

Rogozinski kitabına, iki ego katili olarak tanımladığı Heidegger ve Lacan’ın düşüncelerini irdeleyerek başlıyor ve oradan da Descartes, Husserl, Merleau-Ponty ve Artaud’un fikirlerine uzanarak ben ile ben-olmayan arasındaki farkı çok yönlü bir bakışla tartışıyor.

Yazar bunu yaparken de, fenomenolojinin ve psikanalizin zengin mirasından olabildiğince yararlanıyor, ayrıca yaşam, ölüm, aşk ve nefret gibi varoluşun temel sorularıyla sıkı bir yüzleşmeye girişiyor.

Kitaptan alıntı:

“Yaşamın benim yaşamım olmaktan çıktığı ve kolektif bir antiteye aktarılmak üzere egonun içkinliğinden koparıldığı andan itibaren faşizmi uzaklarda aramamıza gerek kalmaz.”

“Direnmek bir ben’in değil, bir biz’in işidir: Bir halkın, bir sınıfın ya da diyelim ki bir çokluğun işidir.”

  • Künye: Jacob Rogozinski – Ben ve Ten: Ego-Analize Giriş, çeviren: Melis Aktaş, Pinhan Yayıncılık, psikoloji, 392 sayfa, 2018

Antonin Artaud – Tarahumaralar Ülkesine Yolculuk (2015)

Istırap ile düşünceyi harmanlayan, acı çekmeyi destana dönüştüren Antonin Artuad’dan, bir Kızılderili kabilesi olan Tarahumaraların arasında geçirdiği günlerin görkemli dökümü.

Başta medeniyet olmak üzere, Batı düşüncesi ve kültürü, değerler, ahlak, eril ve dişil güçler, zaman ve mekân üzerine yeniden düşünmek için.

  • Künye: Antonin Artaud – Tarahumaralar Ülkesine Yolculuk, çeviren: Bahadır Gülmez, Everest Yayınları

Hal Forster – Zoraki Güzellik (2011)

  • ZORAKİ GÜZELLİK, Hal Forster, çeviren: Şebnem Kaptan, Ayrıntı Yayınları, sanat, 255 sayfa

 

Çağdaş sanat kuramının önemli isimlerinden Hal Forster’in, sanat tarihi alanında önemli çalışmalarından olan ‘Zoraki Güzellik’i, gerçeküstücülük akımının kapsamlı bir analizini yapıyor. Gerçeküstücülük ve tekinsiz olan arasında bir bağlantı olduğunu iddia eden Forster, ilk önce, gerçeküstücülüğün psikanalizle karşılaşmasını açıklıyor; bunu da, Freud’un tekinsiz ve ölüm dürtüsü kuramları bağlamında yapıyor. Forster ardından, bu kavramsal çerçeveyi esas alarak Andre Breton, Max Ernst, Man Ray, Salvador Dali, Giorgio de Chirico, Alberto Giacometti ve Antonin Artaud gibi en önemli gerçeküstücü sanatçıların çalışmalarını değerlendiriyor.