Hans Magnus Enzensberger – Hammerstein’ın Suskunluğu (2018)

Savaş sonrası Alman edebiyatının usta kalemlerinden olan Hans Magnus Enzensberger, şimdi de Hitler döneminden çarpıcı bir kişiliğe sahip Hammerstein’ın ve onun sıra dışı çocuklarının hikâyesini anlatıyor.

Çok zeki, prensiplerinden asla taviz vermez ve karizmatik bir kişilik olan Kurt von Hammerstein, İkinci Dünya Savaşı öncesi Alman ordusunda başkomutandır.

Fakat Adolf Hitler’in 1933’te iktidara gelmesiyle birlikte işler bozulur.

Hammerstein, ordudaki görevini bırakmak zorunda kalır.

Öte yandan Hammerstein’ın, en az kendisi kadar asi ve maceracı çocukları da vardır.

Örneğin bunlardan biri komünizm adına ajanlık yapar, bir diğeri Hitler’e suikast tertipleyen ekibin içindedir.

Roman bu ilginç hikâyelerden hareket ederek Hitler dönemi Almanya’sına, ülkedeki bin bir zorluk baskı altında nefes almaya çalışan Nazi karşıtı muhalefete ve Hitler’e karşı ayaklanmanın pek bilinmeyen yönlerine doğru yol alıyor.

‘Hammerstein’ın Suskunluğu’nun, tarih, anı, inceleme ve kurgunun çok iyi bir bireşimi olduğunu özellikle belirtelim.

  • Künye: Hans Magnus Enzensberger – Hammerstein’ın Suskunluğu, çeviren: Regaip Minareci, Everest Yayınları, roman, 340 sayfa, 2018

İsmet Kür – Yıllara mı Çarptı Hızımız (2008)

‘Yıllara mı Çarptı Hızımız’, inceleme, araştırma, öykü, şiir, roman ve anı türlerindeki kitaplarıyla bildiğimiz İsmet Kür’ün anılarından oluşuyor.

1916’da İstanbul’da doğan Kür, yirmi bir yıl Türkçe edebiyat öğretmenliği yaptı.

Kür’ün, eski İstanbul’la başlayan anıları, hayatının önemli duraklarına uğramalarının yanı sıra, Türkiye’nin yakın tarihine dair önemli ayrıntılar da barındırıyor.

Yazar, bir yandan doğduğu ve hayatına etkide bulunan İstanbul’u anlatırken, öte yandan da buna paralel bir biçimde ülkenin yaşadığı büyük dönüşümün izini sürüyor.

İsmet Kür’ün anıları, her şeyin inanılmaz bir hızla değiştiği dünyada bizi, zamanın akışı üzerine düşünmeye çağırıyor.

  • Künye: İsmet Kür – Yıllara mı Çarptı Hızımız, Everest Yayınları, anı, 303 sayfa

Yıldız Sertel – Nâzım Hikmet ile Serteller (2008)

Yıldız Sertel’in ‘Nâzım Hikmet ile Serteller’ isimli bu çalışması, Nâzım Hikmet ile Sabiha ve Zekeriya Sertel ilişkisindeki bilinmeyenleri anlatıyor.

Sertel ailesi, Nâzım Hikmet 1950’de açlık grevi yaptığı sırada, Viyana’da Dünya Barış Kongresi’nde veya değişik Avrupa ülkelerinde bulunduğunda, sürekli şairin yanında olmalarıyla bilinir.

Yıldız Sertel kitabında, Nâzım Hikmet’in Laz İsmail ile ilişkisini, Sovyetler Birliği’nde karşılaştığı güçlükleri ve TİP’i desteklemesi gibi bilinmeyen konuları aydınlatıyor.

Ayrıca Nâzım Hikmet’in Bizim Radyo’yu, Sertellerle birlikte nasıl kurduğuna dair ayrıntıların da, ilk olarak bu kitapta okurun karşısına çıktığını belirtelim.

  • Künye: Yıldız Sertel – Nâzım Hikmet ile Serteller, Everest Yayınları, anı, 297 sayfa

George Monbiot – Yaban Yaşam (2018)

Çevreyle ilgili felaketlere duyarlıyız ve kuşkusuz bu konuda pek haksız da sayılmayız.

Neticede işler her gün daha kötüye gidiyor ve özellikle şehir hayatında yaşayan bizler, yoğun kalabalıklarla, yetersiz, sağlıksız barınma ve beslenme koşullarıyla, arapsaçına dönmüş bir trafikle boğuşuyoruz.

Ekolojist George Monbiot’nun ‘Yaban Yaşam’ı ise, her şeyden önce bizi doğayla yeniden ilişki kurmaya çağırıyor ve yaşanabilir bir çevre için neden daha ümitli olmamız gerektiğini ortaya koyan hakikatleri anlatıyor.

Monbiot, kara ve denizlerimizdeki bozulmuş ekosistemleri yeniden düzenlemenin imkânsız olmadığını, ayrıca bu yönde yürütülen programların günümüzde azımsanmayacak oranda artış gösterdiğini söylüyor.

Son bilimsel verilere dayanmasıyla dikkat çeken çalışmasında Monbiot, doğanın onarılabilir olduğunu, yaban yaşamı destekleyecek ve bunda ısrarlı olacak bir ekoloji yaklaşımın geleceğimizi kökten değiştireceğini belirtiyor.

  • Künye: George Monbiot – Yaban Yaşam: Karayı, Denizi ve İnsan Yaşamını Yeniden Yabanlaştırmak, çeviren: Muammer Pehlivan, Everest Yayınları, ekoloji, 350 sayfa, 2018

Hugo Chavez – Örümcekçinin Hikâyeleri (2014)

Mart 2013’te hayatını kaybeden, ülkesi Venezuela’da olduğu kadar dünya çapında da önemli izler bırakmış Hugo Chavez’in anıları.

Chavez, söylediği anda kayda geçirilmiş, özel sohbetlerinden derlenmiş kitabında, yoksul bir halk çocuğu olarak büyümesini, gençliği ve okul yıllarını, askerliği ve devrimciliğini anlatıyor.

  • Künye: Hugo Chavez – Örümcekçinin Hikâyeleri, çeviren: Berna Talun Üğüten, Everest Yayınları

Hans Fallada – Küçük Adam Ne Oldu Sana? (2018)

Hans Fallada’nın başyapıtı ‘Küçük Adam Ne Oldu Sana?’, yeni bir çeviriyle Türkçede.

Fallada, 1932 yılında basılmış romanı nedeniyle “Nazi karşıtı faaliyet” suçlamasıyla bir süre hapsedilmişti.

Ayrıca ‘Küçük Adam Ne Oldu Sana?’, metni olduğu haliyle yayınlamaktan korkan yayıncısı tarafından sansür edilmişti.

Romanın tam 85 yıl sonra, özgün haliyle ilk kez yayınlandığını belirtelim.

2018’in en güzel haberlerinden biri bu olsa gerek.

Roman, Nazi rejiminin gittikçe güç kazandığı, İkinci Dünya Savaşı öncesindeki Almanya’da geçiyor.

Büyük bir ekonomik çöküşün yaşandığı ülkede, özellikle yoksul kesimler için hayatta kalmak mucize demektir.

Bu küçük insanlardan biri olan Johannes Pinneberg de, üç kişilik ailesine onurundan taviz vermeden bakabilmek için çabalamaktadır.

Fakat hayat acımasızdır ve sefalet dört bir yanı sarmaktadır.

Nitekim ailenin yaşam koşulları, bir süre sonra açlık sınırına dayanacaktır.

Johannes Pinneberg, bir yandan Nazizmin hızla yükselişe geçtiği, haksızlıkların pervasızca arttığı bu şartlarda ailesiyle birlikte hayatta kalmaya, içinde büyüyen öfkeye ve çaresizliğe söz geçirmeye çalışacaktır.

‘Küçük Adam Ne Oldu Sana?’, bilhassa gerçekçi oluşu ve karşımıza capcanlı, derinlikli karakterler çıkarmasıyla tam bir şaheser.

  • Künye: Hans Fallada – Küçük Adam Ne Oldu Sana?, çeviren: Ahmet Arpad, Everest Yayınları, roman, 550 sayfa, 2018

Orhan Kemal – Senaryo Tekniği ve Senaryolar (2008)

Orhan Kemal, Türkiye edebiyatına roman, öykü ve tiyatro türünde eserler vermesinin yanı sıra, kuşkusuz, sinemaya verdiği emekle de bilinen bir isim.

Orhan Kemal, başlangıçta senaryoya, daha çok geçim kaygısıyla başlamış olsa da, Türkiye sinemasının en güzel senaryoları onun kaleminden çıkma.

İşte Orhan Kemal, rehber bir kitap niteliğindeki bu eserinde, senaryo yazımı konusunu kapsamlı bir şekilde anlatıyor.

Orhan Kemal’in ‘Murtaza’ ve ‘Yörük Ali Efe’ senaryolarını da barındıran kitap, senaryo yazım tekniği konusunda hem nitelikli olması hem de ülke sinemasının sorunlarını yakından inceleme fırsatı bulmuş yazarın deneyimlerini barındırmasıyla dikkat çekiyor.

  • Künye: Orhan Kemal – Senaryo Tekniği ve Senaryolar, Everest Yayınları, sinema, 318 sayfa

Geoff Dyer – Zona (2014)

Sinema dâhisi Andrey Tarkovski’nin, görsel ve felsefi zenginliğiyle ünlü Stalker’ını plan plan analiz eden bir anlatı.

Bu sahnelerin kendisine anımsattıklarıyla yola koyulan Geoff Dyer, filmin ilginç çekim öyküsünü anlatıyor, Stalker’ın sinema tarihindeki yerini tartışıyor ve film aracılığıyla ortaya konan felsefi, varoluşsal soruların yanıtlarını arıyor.

  • Künye: Geoff Dyer – Zona, çeviren: Cem Alpan, Everest Yayınları

Simon May – Aşkın Tarihi (2014)

İnsanlığın tarihiyle yaşıt aşkın, Antik çağdan modern dünyaya uzanan hikâyesi.

Simon May, Ahit’te Batılı sevginin nüveleri, aşk kültüründe trubadurların etkisi, Rönesans’ın aşk anlayışında yarattığı dönüşüm gibi konuları ele alırken, Platon, Spinoza, Rousseau, Schopenhauer ve Nietzsche gibi düşünlerin aşk yorumlarını da irdeliyor.

  • Künye: Simon May – Aşkın Tarihi, çeviren: Yeşim Seber, Everest Yayınları

Stefan Zweig – İnsanlık Tarihinde Yıldızın Parladığı Anlar (2014)

Stefan Zweig’tan, on dört tarihsel olaya adanmış, incelikli denemeler.

Pasifik Okyanusu’nun keşfi, Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethi, özgürlük marşı Marseillaise’in bestelenmesi, Napolyon’un Waterloo yenilgisi ve Goethe’nin Marienbad Ağıdı’nı kaleme alışı Zweig’ın usta kaleminin işlediği bazı konular.

  • Künye: Stefan Zweig – İnsanlık Tarihinde Yıldızın Parladığı Anlar, çeviren: Ahmet Arpad, Everest Yayınları