Federico Finchelstein – Faşizme Heves Etmek (2025)

‘Faşizme Heves Etmek’, günümüzde yükselişe geçen ve faşizme meyleden popülist hareketleri derinlemesine inceliyor. Federico Finchelstein, bu hareketlerin tarihsel kökenlerini, ideolojilerini ve demokratik sistemlere yönelik tehditlerini detaylı bir şekilde analiz ediyor.

Finchelstein, kitabında “faşizme heves edenler” olarak tanımladığı bu yeni siyasi figürlerin, geleneksel faşist liderlerden farklı olduğunu vurguluyor. Bu yeni nesil liderler, genellikle demokratik yollarla iktidara geliyor ancak daha sonra otoriter yönetim biçimlerine kayıyorlar. Yazar, bu dönüşümün nasıl gerçekleştiğini ve bu liderlerin demokrasiyi içten nasıl çürüttüğünü açıklıyor.

Kitap, faşizmin tarihsel kökenlerinden yola çıkarak günümüzdeki popülist hareketlerin nasıl ortaya çıktığını ve bu hareketlerin ortak özelliklerini inceliyor. Yazar, bu hareketlerin temelde yabancı düşmanlığı, propaganda, siyasi şiddet ve nihayetinde diktatörlüğe giden bir yol izlediğini belirtiyor. Ancak, günümüzdeki faşist eğilimli liderlerin, geçmişteki faşist liderler gibi tam anlamıyla diktatörlük kuramadıklarını da vurguluyor.

Finchelstein, kitabında Trump, Bolsonaro ve Modi gibi güncel örnekleri inceleyerek, “faşizme heves eden” liderlerin nasıl iktidara geldiğini ve ne gibi tehditler oluşturduğunu gösteriyor. Yazar, bu liderlerin ortak özelliklerini ve kullandıkları yöntemleri ortaya koyarak, okurlara bu tür liderleri tanıma ve onlara karşı mücadele etme konusunda önemli bilgiler sunuyor.

‘Faşizme Heves Etmek’, günümüz dünyasının en önemli sorunlarından biri olan popülizm ve otoriterizm meselesine farklı bir bakış açısı getiriyor. Kitap, hem akademik bir çalışma hem de güncel siyaseti anlamak isteyen herkes için önemli bir kaynak niteliğinde.

  • Künye: Federico Finchelstein – Faşizme Heves Etmek: Demokrasiye Karşı En Büyük Tehdidi Anlamak İçin Bir Rehber, çeviren: Zeynep Şarlak, İletişim Yayınları, siyaset, 253 sayfa, 2025

Federico Finchelstein – Faşist Yalanların Kısa Tarihi (2021)

Bugün yalanlar yeniden iktidara geldi.

Gözümüzün içine baka baka, hiç utanmadan, yüzleri dahi kızarmadan yalan söylüyorlar.

Şu an yaşadıklarımız, faşizm tarihine dair hayati bir ders niteliğinde.

“Faşist siyasi güç, büyük ölçüde hakikate el konulması ve yalanların olabildiğince geniş kitlelere yayılmasından türer.” diyen tarih profesörü Federico Finchelstein, bu usta işi incelemesinde faşistlerin ideolojik yalanları yaymadaki maharetlerini gözler önüne seriyor.

Faşistlerin siyasi yalanları nasıl kullandıklarına ve hakikatten ne anladıklarına dair tarihsel bir analiz yapan Finchelstein, bunun bazen faşizm sonrası [post-fascist] bazen de hakikat sonrası [post-truth] olarak adlandırılan, içinde yaşadığımız bu dönemle oldukça yakından ilgili bir konu olduğunu belirtiyor.

Faşist siyasetteki yalanların hikâyesini anlatan tarihsel bir çerçeve sunan ‘Faşist Yalanların Kısa Tarihi’, günümüzde başvurulan siyasi yalanlar üzerine akıl yürütmemize ve bunları daha iyi kavramamıza olanak sağlıyor.

  • Künye: Federico Finchelstein – Faşist Yalanların Kısa Tarihi, çeviren: Zeynep Şarlak, İletişim Yayınları, siyaset, 148 sayfa, 2021

Federico Finchelstein – Faşizmden Popülizme (2019)

Faşizm ve popülizmin bir torbaya konulması, genellikle statükonun popülist seçeneklerin yegâne alternatifi olarak sunulmasına sebep olur.

Faşizm ve popülizm üzerine yirmi yıldır araştırma yapan ve yazan Federico Finchelstein’in bu harika çalışması, faşizm ile iktidar sahipleri arasındaki tarihsel bağıntıları popülist demokrasiler bağlamında ele alıyor.

İçinde olduğumuz yüzyıla karakterini veren dinamikler kriz, yabancı düşmanlığı ve popülizmdir. Finchelstein, bunların ne yeni ne de basitçe günümüzde yeniden doğmuş hasletler olduğunu söylüyor.

Yazar, öncelikle popülizmin zamana bağlı olarak uyarlanmasının ve yeniden kurgulanmasının tarihinin faşizmle başladığını, fakat iktidara gelmiş popülizmle devam ettiğini söylüyor.

Finchelstein tam da bu amaçla, faşizmin ve popülizmin tarihine, başka bir deyişle kökenlerine doğru aydınlatıcı bir yolculuğa çıkıyor ve bunu yaparken de, Amerikan bakış açısına ve Avrupamerkezci görüşe karşı çıkıyor.

Konuyu Avrupa’dan Amerika’ya, Asya’dan Latin Amerika’ya uzanan geniş bir coğrafyada ele alan kitabı, öncelikle popülizm ve faşizmi tarihsel bağlamı içinde okumak isteyenlerin çokça aydınlanabilecekleri bir eser olarak öneriyoruz.

  • Künye: Federico Finchelstein – Faşizmden Popülizme, çeviren: Ali Karatay, İletişim Yayınları, siyaset, 320 sayfa, 2019