Stavros Stavrides – Kentsel Heterotopya (2016)

Kent mekânlarının özgürleşme potansiyellerini irdeleyen ufuk açıcı bir kitap.

Stavros Stavrides, hem kentlerin yapılanışından Foucault’nun iktidar çözümlemesine sağlam bir teorik çerçeve sunuyor hem de Zapatistalar ve Atina’daki Aralık ayaklanması gibi oluşumların kapitalist kent anlayışına nasıl alternatifler sunabileceğini tartışıyor.

  • Künye: Stavros Stavrides – Kentsel Heterotopya, çeviren: Ali Karatay, Sel Yayıncılık

Michael Axworthy – Devrimci İran (2020)

Çağdaş İran üzerine iyi bir analiz okumak isteyenlere bu şahane çalışmayı öneriyoruz.

Michael Axworthy, kapsamlı kitabında, İran’ı 1979 Devrimi’nin kökenlerinden günümüze eksiksiz bir hikâyesini anlatıyor.

Axworthy, İran’ı Orta Çağ’a ait gerici bir coğrafya olarak algılayan egemen anlayışa temelden karşı çıkıyor.

Yazar, İran rejiminin sıra dışı dayanıklılığını açıklıyor ve bu dayanıklılıkta, kitle siyaseti manipülasyonunun, teknoloji ve eğitim saplantısının, İran tarihi ve kültürünün kullanımının, suistimalin ve cumhuriyetin ısrarlı modernliğinin nasıl belirleyici nitelikler olduğunu gözler önüne seriyor.

Çarpıcı değerlendirmeleriyle dikkat çeken kitap, İran’ın nevi şahsına münhasır dünyasına yakından bakmak için çok iyi bir fırsat.

  • Künye: Michael Axworthy – Devrimci İran, çeviren: Ali Karatay, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, tarih, 550 sayfa, 2020

Stephen Graham – Dikey Dünya (2020)

Stephen Graham’ın bu özgün çalışması, sınıf eşitsizliklerine yaşadığımız dikey mimarinin nasıl zemin hazırladığı üzerine derinlemesine bir sorgulama.

Zenginlerin yüksek katlı rezidanslarına ulaştıran asansörler, nasıl oluyor da dünyanın zorlu çalışma koşullarına sahip maden işçilerini yeraltının derinliklerine indirebiliyor?

Gökdelenler, gösteriş ve şiddeti nasıl aynı anda üretebiliyor?

Lüks konutlar, var olan büyük yoksulluğun üstünü hangi yollarla örtmeye çalışıyor?

Kanalizasyonlar bir toplumun sosyolojisine dair bize neler söyleyebilir?

Dünyaya ve kente, üçüncü boyut olarak tanımladığı dikey eksenle bakan, böylece var olan eşitsizlik, siyaset ve coğrafyaya farklı bir perspektiften irdelemeye koyulan Graham, bu sorulara aydınlatıcı yanıtlar veriyor.

Dünyadaki yerimiz üzerine daha derin düşünmek isteyenlerin zevkle okuyacağı bir kitap.

  • Künye: Stephen Graham – Dikey Dünya: Uydulardan Sığınaklara, çeviren: Ali Karatay, Koç Üniversitesi Yayınları, inceleme, 376 sayfa, 2020

Federico Finchelstein – Faşizmden Popülizme (2019)

Faşizm ve popülizmin bir torbaya konulması, genellikle statükonun popülist seçeneklerin yegâne alternatifi olarak sunulmasına sebep olur.

Faşizm ve popülizm üzerine yirmi yıldır araştırma yapan ve yazan Federico Finchelstein’in bu harika çalışması, faşizm ile iktidar sahipleri arasındaki tarihsel bağıntıları popülist demokrasiler bağlamında ele alıyor.

İçinde olduğumuz yüzyıla karakterini veren dinamikler kriz, yabancı düşmanlığı ve popülizmdir. Finchelstein, bunların ne yeni ne de basitçe günümüzde yeniden doğmuş hasletler olduğunu söylüyor.

Yazar, öncelikle popülizmin zamana bağlı olarak uyarlanmasının ve yeniden kurgulanmasının tarihinin faşizmle başladığını, fakat iktidara gelmiş popülizmle devam ettiğini söylüyor.

Finchelstein tam da bu amaçla, faşizmin ve popülizmin tarihine, başka bir deyişle kökenlerine doğru aydınlatıcı bir yolculuğa çıkıyor ve bunu yaparken de, Amerikan bakış açısına ve Avrupamerkezci görüşe karşı çıkıyor.

Konuyu Avrupa’dan Amerika’ya, Asya’dan Latin Amerika’ya uzanan geniş bir coğrafyada ele alan kitabı, öncelikle popülizm ve faşizmi tarihsel bağlamı içinde okumak isteyenlerin çokça aydınlanabilecekleri bir eser olarak öneriyoruz.

  • Künye: Federico Finchelstein – Faşizmden Popülizme, çeviren: Ali Karatay, İletişim Yayınları, siyaset, 320 sayfa, 2019

Ali Karatay – Demir Çelik Karabük: Bir İşçi Kentinin Hikâyesi (2018)

Çeliğe can verenlerin ülkesi Karabük hakkında çok güzel bir çalışma.

Ali Karatay, Türkiye’nin ilk ağır sanayi merkezi olan Karabük’ün siyasal ve sosyal/sınıfsal evrimini ve bu evrimin ardındaki etkenleri kapsamlı bir şekilde ortaya koyuyor.

Kitapta,

  • Cumhuriyet’in Karabük ve Karabük Demir Çelik Fabrikası’nda cisimleşen ekonomi-politiği,
  • Fabrika işçilerinin yaşam koşulları,
  • Karabük burjuvazisinin doğuşu,
  • Karabük’te işçilerin sendikayla tanışması,
  • 1950’li yılların Karabük’ünde siyaset,
  • 1960-1981 arasında Karabük işçi sınıfının durumu ve işçi hareketi,
  • Karabük’ün ve Karabük işçisinin darbeyle imtihanı,
  • Siyasi cephede Karabük ve 12 Eylül,
  • Karabük’ün çelik işçisinin sağcılığı, solculuğu, köylülüğü ve muhafazakârlığı,
  • Ve Karabük işçisinin sağcılığının temel nedenleri gibi konular ele alınıyor.

Ali Karatay’ın çalışmasının çerçevesini, bir işçi kenti olarak Karabük’ün siyasi duruşunun ve sınıf mücadelesinin yakın tarihi süreç içindeki evrimi oluşturuyor.

Dolayısıyla kitap, Karabük’ün bu kimliğiyle uyumlu siyasi-sınıfsal eğilimleri ve refleksleri neden göstermediğini tartışmasıyla da önemli bir boşluğu dolduruyor.

  • Künye: Ali Karatay – Demir Çelik Karabük: Bir İşçi Kentinin Hikâyesi, İletişim Yayınları, şehir, 464 sayfa, 2018

Kalyan Sanyal – Kapitalist Kalkınmayı Yeniden Düşünmek: İlkel Birikim, Yönetimsellik ve Postkolonyal Kapitalizm (2017)

Postkolonyal kapitalist gelişmenin siyasal iktisadına dair sağlam bir tartışma.

Marx ilkel birikimi, ilk üreticiyi –köylü veya zanaatkâr– üretim araçlarından ayıran bir süreç olarak tasvir etmişti.

O’na göre, zanaatkâr sermayenin dolaşımına dâhil edilirken, emeğini istihdam etmenin her türlü aracından yoksun kalan köylü, kapitalist üretimde ücretli emekçi haline gelir.

Burada en önemli nokta şu: İlkel birikim sürecinde üretim araçlarını kaybeden bütün bu ilk üreticiler kapitalist üretimin bünyesine dâhil olmadığında durum nedir?

İşte Kalyan Sanyal da, kapitalist üretim alanına hiç sokulamayan ve ister istemez sermaye dışı bir unsur olarak var olması gereken artı emek gücü havuzunun, başka bir deyişle kapitalizmin dışladıklarının ve marjinalleştirdiklerinin izini sürüyor.

Dışlama ve marjinalleştirmenin kapitalist gelişimin ayrılmaz bir parçası olduğunu düşünen Sanyal, postkolonyalizm bağlamında azgelişmişliğin kapitalist kalkınmanın bizzat içinden kaynaklandığını savunuyor.

‘Kapitalist Kalkınmayı Yeniden Düşünmek’ ayrıca, ilkel birikim, yönetimsellik, postkolonyal kapitalist örgütlenme, kapitalist kalkınma ve küresel kapitalist ağa entegrasyon gibi güncel kavramları, üçüncü dünya ülkeleri bağlamında tartışmasıyla da önemli bir eser.

  • Künye: Kalyan Sanyal – Kapitalist Kalkınmayı Yeniden Düşünmek: İlkel Birikim, Yönetimsellik ve Postkolonyal Kapitalizm, çeviren: Ali Karatay, Metis Yayınları, iktisat, 320 sayfa

Kojin Karatani – Dünya Tarihinin Yapısı (2017)

  • DÜNYA TARİHİNİN YAPISI, Kojin Karatani, çeviren: Ali Karatay, Metis Yayınları

dunya-tarihinin-yapisi

Karatani’nin ilk kez Transkritik adlı kitabında giriştiği sermaye-ulus-devlet sistemi irdelemesi, bu kitapla daha geniş bir alana uzanıyor. Marksizm, tarihi, üretim tarzları, yani kimin üretim araçlarına sahip olduğu perspektifinden ele alır. Karatani ise bunu bir adım ileriye taşıyarak meseleyi mübadele tarzlarına göre değerlendiriyor.