Charlie Champbell – Günah Keçisi (2020)

Günah keçisi olgusu, Âdem ile Havva meseline kadar uzanır.

Burada günah keçisi, yasak meyveyi getiren yılandı.

Tarih boyunca, suçluluk duygumuzu başka yere yönlendirmek ve sorumluluk almaktan kurtulmak için sürekli günah keçileri ilan ettik.

Açıkçası, bunda da çok başarılı olduk.

Charlie Champbell, insanoğlunun binlerce yıl öncesinden günümüze karşılaştığı tarihsel ve sosyal felaketlerle nasıl baş ettiğini, daha da önemlisi toplumsal veya bireysel başarısızlıklarımızı yükleyebileceğimiz bir günah keçisine ne denli bağımlı olduğumuzu ortaya koyuyor.

Champbell’ın burada, tarihten aktardığı ve birçoğu bugün ulaştığımız gelişmişlik seviyesinde gülünç kaçan günah keçisi vakaları, temelde insan olarak ne kadar da az değiştiğimizi gözler önüne seriyor.

Kitaptan iki alıntı:

“Yirmi birinci yüzyılda, ne yapacağımıza, neye inanacağımıza, ne yiyeceğimize yani her şeye dair hiç olmadığı kadar çok seçenekle karşı karşıyayız. Benzer bir şekilde, işler yolunda gitmediğinde suçlanabilecek şeylere dair de çok daha geniş bir seçenek yelpazesine sahibiz. Atalarımız, kadınlar, Yahudiler veya birtakım hayvanlar gibi uzun ömürlü günah keçileriyle yetinmek zorundayken, biz hayal kırıklığına uğradığımız durumlarda çok daha yaratıcı şekilde suçlamada bulunabiliyoruz. Hiçbir koşulda yapmayacağımız tek şey ise kendimizi olduğumuz gibi kabul etmek. Daima bir şeylerin neden mükemmel olmadığına dair farklı açıklamalar bulmaya çalışıyoruz ve bunlar genellikle hiçbir anlam ifade etmiyor.”

“Hepimizi etkileyen daha büyük felaketler için sayısız komplo teorisi üretilmiştir ve hepsi de birtakım karanlık güçlere bağlanmıştır: Masonlar, İlluminati ya da dev kertenkeleler; komünistler, Yahudiler ya da Katolikler. Kişisel sorunlarımız içinse her zaman sonu gelmez açıklamalarımız vardır ve tüm sistem de daha güvenilir açıklamalar üretmek için çalışır. Günümüzde suçlama, diğer ürünler gibi satın alınabilecek ve satılabilecek bir meta haline geldi. Bunun ticaretini yapanlar da olağanüstü bir şekilde başarılı oldular.”

  • Künye: Charlie Champbell – Günah Keçisi: Başkalarını Suçlamanın Tarihi, çeviren: Gizem Kastamonulu, İthaki Yayınları, 144 sayfa, 2020

James George Frazer – Günah Keçisi (2019)

James George Frazer’ın en ilginç çalışmalarından olan bu kitap, Günah Keçisi olgusunu parçalarını oluşturan unsurlarına kadar ayırarak bu tuhaf fikrin kökenlerine iniyor.

Eski toplumlarda, kötülüğün cansız nesnelere, hayvanlara, insanlara, taş ve sopalara aktarılması geleneğini irdeleyerek başlayan kitap, devamında da,

  • Günah keçilerinin genel özellikleri,
  • Klasik Antik Çağ’da insan günah keçileri,
  • Meksika’da Tanrıyı öldürme anlayışını,
  • Satürnalya ve benzeri festivallerle günah keçisi olgusu arasındaki ilişkiyi,
  • Ve bunun gibi ilgi çekici konuları irdeliyor.

Frazer’ın çalışması, “maddi bir yükü başkalarının sırtına yükleme imkânı ile bedensel ve zihinsel rahatsızlıklarımızı bizim adımıza taşıyacak birine aktarma” olarak tanımladığı Günah Keçisi fikrini antropolojik, dini ve tarihsel açılardan irdelemesiyle çok önemli.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Bakire Meryem görüşü gerçek anlamı unutulmuş eski bir putperest geleneğine getirilmiş bir Hıristiyan yorumundan başka bir şey değildir.”

“Avrupa değerlerine hayranlık duyan bir kabile mensubu Fransız bir seyyaha yalvararak kendisine sopayla sertçe vurmasını istedi. Seyyah çıplak sırtına vurdukça adamın yüzü minnetle ışıldıyordu.”

“1857’de Bolivya’nın Aymara Adaları ile Peru’da veba salgını çıkınca, vebaya yakalananların giysileri siyah bir lamaya yüklenip üstüne de brendi serpilmiş ve hayvan hastalığı da beraberinde götüreceği umuduyla dağlara götürülüp serbest bırakılmıştı.”

“1644 yılında İskoçya’yı ziyaret eden bir kişi Leith Links’te aynı anda dokuz kanlı canlı cadının yakıldığına tanık olmuştu.”

“İnsanlar kötü ruhlara iyi ruhlardan çok daha fazla boyun eğerler. Zira korku ve suçluluk duygusu aşk ve minnettarlık duygusundan çok daha güçlüdür.”

“Günah ve ıstıraplarımızı, bunları bizim yerimize üstlenecek olan başka bir varlığa aktarma ilkel zihne özgü bir kavramdır.”

  • Künye: James George Frazer – Günah Keçisi, çeviren: İsmail Hakkı Yılmaz, Pinhan Yayıncılık, antropoloji, 408 sayfa, 2019