Peter Singer – Hayvan Özgürleşmesi Hemen Şimdi (2024)

Çok az kitap yaklaşık 50 yıl boyunca güncelliğini korur ve ilk yayımlandığından bu yana sürekli basılmaya devam eder.

1975’teki ilk yayımlanmasından bugüne, elinizdeki çığır açıcı çalışma, milyonlarca insanı “türcülüğün” varlığına karşı uyardı ve dünya çapında, hayvanlara karşı tutumumuzu değiştirmeyi ve onlara yaptığımız zulümleri ortadan kaldırmayı amaçlayan bir harekete ilham verdi.

‘Hayvan Özgürleşmesi Hemen Şimdi’de Singer, günümüzün “endüstriyel çiftliklerinin” ve ürünlerin test edilme işlemlerinin tüyler ürpertici gerçeklerini açığa çıkarıyor, bunların ardındaki sahte gerekçeleri yok ediyor ve bize, ne kadar acı bir şekilde yanıltıldığımızı gösteriyor.

Singer, kitabın ilk yayımlandığı günden sonra ilk kez temel argümanlara ve örneklere dönüp bizi şimdiki ana getiriyor.

Baştan aşağı gözden geçirilen bu baskı, Avrupa Birliği’nde ve ABD’nin çeşitli eyaletlerinde yapılan önemli reformları da kapsıyor ancak diğer taraftan Çin’de hayvansal ürünlere yönelik talebin artması nedeniyle endüstriyel çiftçilikteki devasa genişlemenin etkisini bize gösteriyor.

Et tüketimi bugün çevreye ciddi zarar veriyor ve COVID-19’dan bile daha kötü yeni virüslerin yayılma riskini artırıyor.

‘Hayvan Özgürlüğü Hemen Şimdi’, günümüzün en derin çevresel, sosyal ve ahlaki sorununa alternatif çözümler de içeriyor.

İkna edici bir biçimde vicdanlara ve adalet duygusuna seslenen bu çağrı ona şüpheyle bakanlar için de destek vermeye hazır kişiler için de okunması zorunlu bir eser.

  • Künye: Peter Singer – Hayvan Özgürleşmesi Hemen Şimdi, çeviren: Akın Emre Pilgir, Ayrıntı Yayınları, hayvan, 368 sayfa, 2024

Valéry Giroux ve Renan Larue – Veganizm (2021)

Veganizm, hisleri olan canlıları köleleştirmeye, onlara uygulanan kötü muamelelere ve onları öldürme eylemine, mümkün olduğunca ortak olmamaktır.

Bu sebeple veganlar hayvan istismarı içeren tüm ürünlerden, tüm hizmetlerden ve tüm eylemlerden kaçınmaya özen gösterirler.

Ne mutlu ki, hayvanları köleleştirmenin temelleri ve meşruiyeti artık yüksek sesle sorgulanıyor..

Valéry Giroux ve Renan Larue’nin vegan felsefesi ve veganizmin tarihi üzerine bu enfes çalışması da, bu sorgulamada bize rehber olacak nitelikte.

Kitap, kimi zaman alay konusu olan, çoğu zamansa sanayicileri ve hayvan sömürüsünden kâr elde edenleri kızdıran veganizmi hayvanlara eziyet etmeme çerçevesinin yanı sıra, doğaya, dünyaya, bizzat insanlara olan faydaları açısından da düşünerek bu felsefeyi daha geniş bir bağlama yerleştirmesiyle dikkat çekiyor.

Kitabın ilk bölümünde, hayvan sömürüsünün güçlü bir direnişi nasıl harekete geçirdiğini görüyoruz.

İkinci bölümde, Antik Çağ’daki öncüllerinden, hayvan etiği hakkındaki en yeni gelişmelere kadar vegan felsefesinin kendine has yönleri ele alınıyor.

Akabinde günümüz veganlarının portresi çiziliyor ve onların −özellikle internetin doğuşuyla− oluşturduğu topluluk inceleniyor.

Son olarak da, veganizmin sadece hayvanlara eziyet etmeyi reddetmenin pratik bir sonucu olmaktan ibaret olmadığı, aynı zamanda onların özgürleşmesi için siyasi bir araç da olduğu gözler önüne seriliyor.

  • Künye: Valéry Giroux ve Renan Larue – Veganizm, çeviren: Z. Hazal Louze, İletişim Yayınları, inceleme, 104 sayfa, 2021

Derek Ryan – Hayvan Kuramı (2019)

1793’te Paris’te kurulmuş olan Ménagerie du Jardin des Plantes dünyanın en eski halka açık hayvanat bahçesidir.

Paris’teki başarının da etkisiyle, 19. yüzyıl boyunca Londra’dan Dublin’e, Amsterdam’dan Kopenhag’a, Berlin’den Brüksel’e büyük şehirlerde hayvanat bahçeleri kurulmaya başlar.

Harriet Ritvo ‘The Animal Estate’ adlı eserinde, egzotik hayvanların hayvanat bahçelerindeki tutsaklığının, sömürgeci kudretlerini sergileme arayışındaki şehir ve ulusları güçlendirmeye hizmet ettiğini söyler.

Derek Ryan’ın ‘Hayvan Kuramı’ ise, tam da bu hayvanat bahçesi sorunundan yola çıkarak düşünce dünyamızda birçok hayvanla yaşadığımız karşılaşmalar ve bunun anlamları üzerine çok güzel bir kitap.

Ryan, hayvanat bahçesi ziyaretlerinin, modern dünyada hayvanlarla karşılaşma biçimlerimize ve bu gibi karşılaşmalar sırasında ne düşünüp ne düşünmediğimize dair önemli soruları beraberinde getirdiği için anlamlı olduğunu söylüyor.

Zira insanlarla hayvanlar arasında, hayvanat bahçesinde olsun, gündelik deneyimlerimizi paylaştığımız evcil hayvanlar ya da masalarımıza gelen etle olsun, insanların sahip olduğu düşünülen türden yeterlilikler ya da değerden hayvanların yoksun olduğuna ilişkin düşüncenin uzun bir tarihi vardır.

Kitap, akademideki hayvan kuramını Nietzsche’den Donna Haraway’e, Freud’tan Peter Singer’a, Martha Nussbaum’dan Heidegger’e ve Merleau-Ponty’den Derrida, Deleuze’e disiplinlerarası bir yöntemle izliyor.

Hayvanlarla hayatın içindeki karşılaşmalarımızı daha iyi anlayabilmek için düşünce dünyamızda hayvanlarla karşılaşmalarımızın asimetrik doğasını daha iyi kavramak açısından birebir.

  • Künye: Derek Ryan – Hayvan Kuramı: Eleştirel Bir Giriş, çeviren: Ayten Alkan, İletişim Yayınları, felsefe, 238 sayfa, 2019

Tom Regan – Kafesler Boşalsın (2007)

  • KAFESLER BOŞALSIN, Tom Regan, çeviren: Serpil Çağlayan, İletişim Yayınları, hayvan hakları, 316 sayfa

Tom Regan’ın ‘Kafesler Boşalsın’ı, hayvan haklarına odaklanan bir çalışma. Hayvan hakları hareketinin önde gelen felsefi sözcülerinden biri olarak kabul edilen Regan bu çalışmasında, hayvan haklarının nasıl anlaşıldığı ve aslında nasıl anlaşılması gerektiğini ortaya koymayı amaçlıyor. Tom Regan, hayvan haklarının daha önce, “Asıl soru, ‘Akıl yürütebiliyorlar mı?’, ya da ‘Konuşabiliyorlar mı?’ değil, ‘Acı çekebiliyorlar mı?” cümlesiyle formüle edildiğini, fakat şimdi, asıl önemli olanın, hayvanların bir yaşamın öznesi olup olmadıkları olduğunu vurguluyor.