Kolektif – Ulus Baker’i Okumak (2021)

Ulus Baker’in yazılarını estetikten tarihe, felsefeden sosyolojiye, farklı ilgi ve bilgi alanlarıyla etkileşime açan usta işi bir derleme.

Ulus Baker’in yazdıkları, kalıcı izler bıraktı.

2015’ten beri “Ulus Baker Okumaları” adıyla onun metinlerinden biri etrafında hazırlanan sunuşlar ve yürütülen tartışmalar, bu kitapta bir araya getirilmiş.

Çalışma bu yönüyle, Baker’in “derinlere daldıran, uzaklara götüren” yazılarının hakkını veren bir seçki niteliğinde.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Şükrü Argın, Ali Artun, Mustafa Çağlar Atmaca, Eylem Canaslan, Özge Çelikaslan ve Alper Şen, Gülsüm Depeli, Toros Güneş Esgün, Beliz Güçbilmez, Can Gündüz, Ahmet Gürata, Fulden İbrahimhakkıoğlu, Emre Koyuncu, Barış Mücen, Oktay Özel, Mehmet Şiray, Özgür Taburoğlu, Latif Yılmaz ve Hakan Yücefer.

  • Künye: Kolektif – Ulus Baker’i Okumak (2015-2019), derleyen: Onur Eylül Kara, İletişim Yayınları, sosyoloji, 352 sayfa, 2021

Lilia Zaouali – Ortaçağ’da İslâm Mutfağı (2021)

İslam mutfak geleneği tarih içinde büyük dönüşümler geçirdiği gibi, Avrupa mutfağını da derinden etkiledi.

Lilia Zaouali, Ortaçağ İslam mutfağı üzerine müstesna bir çalışmayla karşımızda.

İslam yemek kültürünün Persler, Bizans, Romalılar, Çin, Hindistan, Türk ve onlarca medeniyetle nasıl bir iletişim içinde olduğunu gözler önüne seren Zaouali, kapsayıcı bir tarih anlatısıyla dönemin yemek kültürü üzerine esaslı bir bilgi kaynağı ortaya koyuyor.

Kuzey Afrika’dan Bereketli Hilal’e ve ötelere uzanan geniş bir coğrafyada kullanılan mutfak eşyalarına, baharatlara değinen; gelenek ve göreneklerin sofra üzerindeki etkisini ele alan; gerek saraylardaki gerek evlerdeki yemek alışkanlıklarına göz atan; kültürler arasındaki yoğun etkileşimi sergileyen Zaouali ufuk açıcı ve zenginleştirici bir eser ortaya koyuyor.

174 yemek tarifi de barındıran ‘Ortaçağ’da İslâm Mutfağı’, karmaşık pişirme teknikleri ve geniş yemek yelpazesiyle dönemin Avrupa mutfağına göre katbekat gelişmiş Ortaçağ Arap mutfağını daha yakından tanımak, hatta belki sofralarımıza misafir etmek için eşsiz bir kaynak.

  • Künye: Lilia Zaouali – Ortaçağ’da İslâm Mutfağı: Kısa Bir Tarihçe Eşliğinde 174 Yemek Tarifi, çeviren: Barış Baysal, İletişim Yayınları, yemek, 192 sayfa, 2021

Serbülent Şengün – Sesini Biraz Açabilir miyim? (2021)

1980’li yılların müziğinin, kültürünün keyifle okunacak bir hikâyesi bu kitapta.

O süreci dört ülke, altı şehir, yedi okul değiştirerek yaşamış Serbülent Şengün’ün bizlere anlatacak çok şeyi var.

Küreselleşme söylemlerinin coştuğu dönemin hemen öncesini anlatan Şengün, kişisel bir pencereden ve kişisel anılar eşliğinde 1990’da biten iki kutuplu dünya sürecinin son on iki yılını aktarıyor.

Şengün, çocukluğunu 1980’li yıllarda geçiren birçok yaşıtı gibi Amerika ve Sovyetler Birliği arasında iki kutba bölünmüş bir dünyada doğan, zamanla bu kutuplardan birinin ortadan kalkıp dünyanın “küreselleşmesine” tanık olan biri.

Onu yaşıtlarından farklı kılan önemli bir özelliğiyse çocukluğundan lise döneminin sonuna kadar dört ülke, altı şehir, yedi okul değiştirmiş olması: Stockholm, Ankara, Tel-Aviv, İstanbul, Gümülcine, Nürnberg.

Birbirinden farklı birçok kültürle ve yaşam biçimiyle hemhal olan Şengün, küreselleşme öncesindeki dünyanın hikâyesini dönemin saç modelleri, giyim kuşam modaları, film ve dizileri, kahramanları, popüler eşyaları, spor etkinlikleri ve esas olarak bir tür müzikal tanıklık üzerinden aktarıyor.

Kitap aynı zamanda, barındırdığı karekodlar sayesinde, kitabı okurken dinlenebilecek şarkılar da barındırıyor.

  • Künye: Serbülent Şengün – Sesini Biraz Açabilir miyim?: Küreselleşme Öncesi Dünyanın Müzikal Hikâyesi, İletişim Yayınları, müzik, 239 sayfa, 2021

Rita Ender – Bir Avazda! (2021)

Ne demek içinde bir insan taşımak?

Ne hissettirir insana?

Rita Ender, doğurmak gibi mucizevi bir deneyimi yaşamış kadınların tanıklıklarını sunuyor.

‘Bir Avazda!’, kadınların öncesi ve sonrasıyla doğumu nasıl yaşadığını, nasıl deneyimlediğini ortaya koymasıyla dikkat çekiyor.

Kitap, farklı toplumsal geleneklerde kadınların doğum sürecini nasıl yaşadıklarını; değişik hamilelik algılarının, doğum öncesi ve sonrası ritüellerinin, doğum kutlamalarının, batıl olan-olmayan itikatların zengin dünyasını gözler önüne seriyor.

Kitapta söyleşi yapılan isimler ise şöyle: Esin Alpan, Elmas Arus, Anna Maria Beylunioğlu Atlı, Güler Baban, Funda Şenol Cantek, Elena Cedolini, Seta Estukyan, Nüket Franco, Gönül (Birgül) Gülay, Tina İlyadu, Filiz Kerestecioğlu, Irmak Bircan, Gülsün Karamustafa, Nezihe Kayaoğlu, Nardane Kuşçu, Sevin Okyay, Leyla Onar, Manuela Ergin, Yeşim Pündük, Rosana Şapka, Duygu Tokay, Gamze Gül Özşahin, Nilüfer Taşkın, Dilan Epik Topuz, Merve Ünlü ve Jinda Zekioğlu.

  • Künye: Rita Ender – Bir Avazda!: Hamilelik Söyleşileri, İletişim Yayınları, kadın, 208 sayfa, 2021

John Keane – Yeni Despotizm (2021)

Yeni despotizmin asıl tehlikesi, bugün “demokrasi” sınıfında anılan rejimlere sızma kabiliyetidir, bu yüzden sahneyi kendiliğinden terk etmesi mümkün değildir.

John Keane, bu yepyeni tahakküm biçimlerini derinlemesine tasvir ediyor, buna karşı nasıl mücadele edebileceğimizi tartışıyor.

Dünyanın her yerinde sistemli gözetleme, polisin askerî bir güç gibi hareket etmesi, hapse atma oranlarının ve halkın toplanma hakkı üzerindeki devlet baskısının artması demokrasileri pençesine aldı.

Hukuk, demokrasi, yargı, medya, iktidar, muhalefet, rejim…

Bütün bu kavramların “bildiğimiz” anlamlarıyla toplumsal gelişmeler arasındaki makas açılıyor.

Demokratik usullerde ve prensiplerde ısrar eden kesimler, toplumsal normların dönüşümünü anlamakla normları köklü dönüşümlerle sarsan iktidar biçimleriyle mücadeleyi birlikte yürütme çabası içinde.

Keane ‘Yeni Despotizm’de bu ikili mücadeleyi verebilmenin koşulunun günümüzdeki rejimlerin ve tahakküm biçimlerinin işleyişini, kapasitesini ve mantığını anlamaktan geçtiğini öne sürüyor.

Keane, yeni despotizmin otoriterlik, totalitarizm, faşizm ve gönüllü kulluk gibi kavramlara sığmayan, “yediği şokların ardından hızla kendini toparlayabilecek kabiliyette bir hâkimiyet” türü olduğunu, bugün “demokrasi” sınıfında anılan rejimlere sızma kabiliyetiyle sahneyi kendiliğinden terk etmesinin de mümkün olmadığını hatırlatıyor.

Kitap bu yönüyle, direniş biçimleri üzerine yeniden düşünmeye de bir çağrı niteliği taşıyor.

  • Künye: John Keane – Yeni Despotizm, çeviren: İsmail Ferhat Çekem, İletişim Yayınları, siyaset, 309 sayfa, 2021

Kolektif – Yaralı Hafıza (2021)

“Oğlumun mahallede oynadığı, birlikte koştuğu çocuklara rastlıyorum bazen. (…) Berkin’i de böyle hayal etmek istiyorum, edemiyorum. Büyüdüğünde yüzünün alacağı şekli gözümde canlandıramıyorum. Hayalimde bile büyümüyor. Çocuk olarak kaldı o. (…) Oğlum öldürülmeseydi bugün nasıl bir hayatımız olurdu merak ediyorum ve bunu hiç bilemeyeceğim. Geleceği kaybettim.” –Gülsüm Elvan

‘Yaralı Hafıza’, kayıp yakınlarının çarpıcı, iç acıtıcı tanıklıklarına yer veriyor.

Gökçer Tahincioğlu’nun derlediği kitapta,

  • Mehtap Ceyran, Gezi protestolarında 15 yaşında öldürülen Berkin Elvan’ın annesini ziyaretini,
  • Pınar Öğünç, Muş’un Vartinis köyünde anne babası ve yedi kardeşi eve hapsedilerek yakılmış Aysel Öğüt’le konuşmalarını.
  • Sevilay Çelenk, Silopi’de 6 ve 7 yaşında öldürülen iki çocuğun babasıyla mektuplaşmalarında konuştuklarını ve konuşamadıklarını,
  • Özlem Akcan, Liceli Şiyar Kaymaz’ın sağ kurtulduğu katliamla ilgili adalet mücadelesini,
  • Sibel Oral, 2006’da Diyarbakır’da gaz fişeğiyle vurularak yaşamını kaybeden iki çocuğun ailesiyle buluşmalarını,
  • Mehveş Evin, Dargeçit’te “kaybedilen” yakınlarının önce haberini, sonra mezarlarını ve adaleti arayan aileleri,
  • Hanife Kardelen Işık, 12 Eylül davasını,
  • Ve Pelin Buzluk da, Hrant Dink’in katledilmesinin hafızadaki izini anlatı

‘Yaralı Hafıza’, yakın tarihteki katliamların, cinayetlerin, kayıpların hafızadaki izini sürerken, o hafızanın, adalet talebinin bir kaynağı olması gerektiğini bize bir kez daha hatırlatıyor.

  • Künye: Kolektif – Yaralı Hafıza: Kayıpları ve Kıyımları Hatırlamak, derleyen: Gökçer Tahincioğlu, İletişim Yayınları, anlatı, 192 sayfa, 2021

Gençay Gürsoy – Bir Hayat Üç Dönem (2021)

İstanbul Tabip Odası ve Türk Tabipleri Birliği başkanlığını yapan Gençay Gürsoy’un bu kitaptaki anıları, Türkiye’nin son altmış yılından önemli kesitler sunan, altın değerinde bir tanıklık.

‘Bir Hayat Üç Dönem, yalnızca bir nöroloji profesörünün anılarını değil, sosyalist siyaset içinde üniversite yıllarından beri yer almış bir mücadele insanının Oltu’da başlayıp, Kars’ta, İstanbul’da ve bir dönem Avrupa’da devam eden yaşamından gözlemlerini canlı bir dille aktarıyor.

Gürsoy, toplumsal gelişmelerin darbelerle kesintiye uğrayan dönemlerini ele alıyor, yanı sıra yakından tanıma fırsatını bulduğu bazı şahsiyetlerle ilgili tanıklıklarını sunuyor.

Kitapta, sağlık politikalarında kamu yararını sürekli önde tutan duruşu ve tercihlerinin yanında eşitlik, özgürlük ve barış hedefiyle katıldığı toplumsal mücadelelerin inişli çıkışlı, çoğu zaman ağır bir şiddetle bastırılan serüvenini izliyoruz.

Siyasal mücadeleyle bilimsel faaliyetleri birlikte götürmeyi başarmış, sosyalizm idealini hiç kaybetmemiş Gürsoy’a kulak veriyoruz.

Kitaptan bir alıntı:

“Çıplak bir gerçek var karşımızda, gezegenimizde yaşamın sürdürülebilmesi ve insan sağlığının barbar piyasa ahlâkına teslim edilmemesi için, eşitlikçi, katılımcı, çevreci, dayanışmacı, barışçı bir iradi müdahale kaçınılmazdır. Bu, artık sosyalistlerin siyasi mücadele perspektifi olmasının çok ötesinde, insanlık için bir varoluş sorunu haline gelmiştir.”

  • Künye: Gençay Gürsoy – Bir Hayat Üç Dönem: Anılar, Tanıklıklar (2021), İletişim Yayınları, anı, 526 sayfa, 2021

Kolektif – Parlak Yıldızlardık O Zaman (2021)

Yeni Türkü için şarkı sözleri de yazmış Meral Özbek, Türkiye’de kültür incelemeleri alanında öncü, çok değerli isimlerdendir.

Özbek’in öğrencileri, eski dostları ve meslektaşlarının yazılarıyla katkıda bulunduğu bu güzel derleme de, sinemadan edebiyat analizine, tarihten kültürel analize ve toplumsal cinsiyet çalışmalarına uzanan makaleler barındırıyor.

Gündelik hayatın içindeki sınıf mücadelelerinin, toplumsal cinsiyet meselelerinin, insan varoluşunun canlı görünümlerini sunan kitapta, “Erkeklik Sözleşmesi” şarkıcı Bergen’in çilesi üzerinden çözümleniyor; sinemadaki öğretmen tiplemelerinin bize neler anlattığına bakılıyor; edebiyat ve sinema yapıtlarında belleğin, duyguların kendilerine nasıl yer bulduğu irdeleniyor ve kadınlık deneyimlerinin seyri izleniyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Nilgün Abisel, Umut Tümay Arslan, Narin Bağdatlı, Hülya Bulut, Aylin Sayın Gönenç, Sibel Kır, Eser Köker, Feryal Saygılıgil, Seval Şahin, Bahadır Vural, Egemen Yılgür ve Levent Yılmazok.

  • Künye: Kolektif – Parlak Yıldızlardık O Zaman: Kültür Çalışmaları (Meral Özbek’e Armağan 1), derleyen: Tülin Ural ve Bahadır Vural, İletişim Yayınları, kültürel çalışmalar, 288 sayfa, 2021

Pierre Bourdieu – Genel Sosyoloji (2021)

Bu kitap, Pierre Bourdieu’nün özgün sosyolojisini daha iyi kavramak için harika bir fırsat.

Bourdieu’nün Collège de France’ta 1981-1983 arasında verdiği dersleri sunan kitap, sosyolojik düşünmenin, sosyolojik yöntemin manifestosu niteliğinde.

Kitapta,

  • Sosyolojinin konusunun ne olduğu,
  • Sosyolojik araştırmanın temel ilkeleri,
  • Sosyolojik aklın hileleri,
  • Gerçeklik ve gerçekliğin temsilleri,
  • Gruplar arasındaki sınırların manipülasyonu,
  • Simgesel sermayenin kurumsallaşması,
  • Sosyoloji için metafizik zorunluluklar,
  • Hane içi libidonun duygusal aktarımları,
  • Ve bunun gibi pek çok ilgi çekici konu ele alınıyor.

Bourdieu, bunları yaparken de, çalışmalarının odağında bulunan habitus, alan ve sermaye kavramlarından yararlandığı gibi, tezlerini örneklerle de destekliyor.

Bu derslerinde, bir pratik kuramı geliştirmeyi, bilimin öznesi ile nesnesi arasındaki ilişkinin bir analizini yapmayı hedefleyen Bourdieu, teorisinin temel kavramlarının birbirine eklemlenişini ve bu kavramları bir araya getiren ilişkilerin yapısını irdeliyor.

  • Künye: Pierre Bourdieu – Genel Sosyoloji: Collège de France Dersleri (1981-1983), çeviren: Zuhal Emirosmanoğlu, İletişim Yayınları, sosyoloji, 540 sayfa, 2021

Ferdan Ergut – Tarihin Hakikatleri (2021)

Tarih nedir?

Ferdan Ergut, tarihçiliğin dünyada geldiği düzeyi merkeze alarak Türkiye ve dünya tarihinden örnekler eşliğinde, tarihi edebiyattan felsefeye uzanan bir çerçevede tartışıyor.

Özellikle tarih öğrencilerine hitap eden çalışma, sosyal bilimlerin tarihselleşmesi gerektiğini savunduğu kadar tarihin de sosyal bilimselleşmesi gerektiğini savunmasıyla da sosyoloji, siyaset bilimi, iktisat, felsefe öğrencilerinin de ilgisini çekecek nitelikte.

Kitabın ilk bölümü “Tarih nedir?” sorusunu tartışıyor ve tarihsel bilginin doğasını yalnızca tarihçilerin yazdıklarından yola çıkarak değil edebiyatı ve felsefeyi de yardıma çağırarak yanıtlıyor.

İkinci bölüm, bizi hakikate götüren belgeler ve tarihçi ilişkisini merkeze alarak bir yandan geçmişte olmuş bitmiş “tarih” ile tarihçinin anlattığı “tarih” arasındaki zorlu ilişkiyi tartışıyor.

Kitabın üçüncü bölümü, anlatısal tarih, toplumsal tarih, kültürel tarih, mikro tarih konularını; dördüncü bölüm de analitik tarih konusuna ayrılmış.

Ergut çalışmasının beşinci ve son bölümünde ise, “Nasıl bir tarih?” sorusuna yanıt arıyor.

Yazar burada da, tarihin kötüye kullanımı ile farklılıklarımızla birlikte ortak bir gelecek inşasında yardıma çağırabileceğimiz başka bir tarihin mümkün olup olmadığını irdeliyor.

  • Künye: Ferdan Ergut – Tarihin Hakikatleri, İletişim Yayınları, tarih, 407 sayfa, 2021