Özgür Taburoğlu – Varlık İzleri (2022)

“Varlık hiçbir zaman dolaysız, kendi hâlinde açığa çıkmaz.”

Her zaman varoluşun ve varolanların arasına gömülmüş olarak izlerini belli eder.

Varlıkla yüzleşen ve ‘müstesna’ bir fail olan Dasein’a kendisini duyuran izler, onun çeşitli ruh hâllerine bürünmesine neden olur.

Varlık, ona doğru sorular soranlara, bir çeşit olay gibi açılır.

Ama aydınlandığı anda yeniden karanlığa gömülür.

‘Varlık İzleri’, klasik bir sözlük çalışması değildir, Heidegger’in yapıtına bir bakış denemesi.

Genel bir değerlendirmeden çok, ışık ve ses gibi temel fenomenler etrafında düşünürün temel kavramlarını yorumlama çabası.

Özgür Taburoğlu, Heidegger’in temel eseri ‘Varlık ve Zaman’dan önceki ve sonraki varlık anlayışlarının geçirdiği değişimlerin de işaretlerini takip ediyor.

Öncesinde kararlı ve iradeli bir duruşla varlığın önündeki perdeleri aralamaya çalışan Dasein’ın, sonrasında varlık hakkında daha çok düşündüğünü, onu seyre daldığını ortaya koyuyor.

Varlığa teknik çerçeveler, hazır görüşlerle yaklaşmanın tehlikelerini sergileyerek, ona, şiirli ve sabırlı biçimde eşlik ediyor.

  • Künye: Özgür Taburoğlu – Varlık İzleri: Işık ve Ses Heidegger’de Temel Kavramlar, Fol Kitap, felsefe, 272 sayfa, 2022

Kolektif – Kavramsal Ritimler (2021)

Edebiyat ile felsefe arasında sıkı bir ilişki vardır.

Bu nitelikli derleme de, filozofların kullandıkları kavramları merkeze alarak, filozofların edebiyata yönelik tutumlarını ve kendi düşünceleriyle edebiyat arasında nasıl bağ kurduklarını aydınlatıyor.

Felsefe edebiyatın yerini alamaz; edebiyat da felsefenin yerini tutamaz.

Edebiyat bir şey yapar, etkileri vardır; bazı sonuçlar doğurur, felsefe bu sonuçların ne olduğunu, böylelikle edebiyatın ne olduğunu anlamak ve açıklamak ister.

Fakat aslında bu, felsefenin daima önünde duran zor bir meseledir.

Zira edebiyatın sonsuz evreninde hep keşfedilecek başka yollar, anlaşılmayı bekleyen başka sonuçlar var olacaktır.

İnsana dair kavranabilir ve hissedilebilir olanı arayan bu iki faaliyet arasındaki bağlar, her zaman kavramların gücüyle eleştirel bir biçimde tartışılmayı bekleyecektir.

Elinizdeki derlemede, edebiyat ile felsefe arasındaki ilişkiler filozofların edebiyata yaklaşırken kullandıkları kavramlar merkeze alınarak tartışmaya açılmaktadır.

Derlemede bir araya getirilen metinler, filozofların edebiyata yönelik tutumlarının ne olduğunu, kendi düşünceleriyle edebiyat arasında nasıl bir bağ kurduklarını ve bu bağın genel olarak felsefe ile edebiyata yönelik kavrayışları ya da kabulleri ne şekilde değiştirdiğini göstermektedir.

Kitaba katkıda bulunan isimler şöyle: Ömer Küçük, Sercan Çalcı, Burcu Canar, Hakan Yücefer, P. Burcu Yalım, Emre Koyuncu, Mustafa Demirtaş, Uğur Ermez, Özgür Taburoğlu, Zeliha Dişçi ve Yüce Aydoğan.

  • Künye: Kolektif – Kavramsal Ritimler, editör: Mustafa Demirtaş, Nika Yayınevi, inceleme, 316 sayfa, 2021

Kolektif – Ulus Baker’i Okumak (2021)

Ulus Baker’in yazılarını estetikten tarihe, felsefeden sosyolojiye, farklı ilgi ve bilgi alanlarıyla etkileşime açan usta işi bir derleme.

Ulus Baker’in yazdıkları, kalıcı izler bıraktı.

2015’ten beri “Ulus Baker Okumaları” adıyla onun metinlerinden biri etrafında hazırlanan sunuşlar ve yürütülen tartışmalar, bu kitapta bir araya getirilmiş.

Çalışma bu yönüyle, Baker’in “derinlere daldıran, uzaklara götüren” yazılarının hakkını veren bir seçki niteliğinde.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Şükrü Argın, Ali Artun, Mustafa Çağlar Atmaca, Eylem Canaslan, Özge Çelikaslan ve Alper Şen, Gülsüm Depeli, Toros Güşen Eşgün, Beliz Güçbilmez, Can Gündüz, Ahmet Gürata, Fulden İbrahimhakkıoğlu, Emre Koyuncu, Barış Mücen, Oktay Özel, Mehmet Şiray, Özgür Taburoğlu, Latif Yılmaz ve Hakan Yücefer.

  • Künye: Kolektif – Ulus Baker’i Okumak (2015-2019), derleyen: Onur Eylül Kara, İletişim Yayınları, sosyoloji, 352 sayfa, 2021

Özgür Taburoğlu – Yavaşlık Felsefesi (2020)

Hız, yeryüzüyle, kendimizle ve diğer canlılarla olan ilişkilerimizi mahvediyor.

Özgür Taburoğlu da, hızlanmış varlıklar ve olaylar arasında yavaşlamanın imkânları üzerine düşünerek bir yavaşlık felsefesi inşa ediyor.

Bunu yaparken romantizmden geç kapitalizme ve avangarda, modern düşünce üzerine derinlemesine düşünen Taburoğlu, hem düşünsel hem de fiziksel anlamda bizlere ivme kazandıran, hızlandıran ve yavaşlamamızı zorlaştıran etkileri ortaya koyuyor.

Kitapta, romantizmde ifade ve iradenin önemi, geç kapitalizmde hız ve yavaşlık, Tao’nun gösterişsiz fiilleri, edebiyatta dinginlik arayışları, yürümenin felsefesi, yaşam hamlesine karşı durma felsefesi, ifade ve iradenin sonu olarak Beckett karakterleri ve yavaş eğitim gibi ilgi çekici konular tartışılıyor.

  • Künye: Özgür Taburoğlu – Yavaşlık Felsefesi: Khôra, Tao ve Aralıklar, Doğu Batı Yayınları, felsefe, 424 sayfa, 2020

Kolektif – Mekân Varyasyonları (2020)

Toplumsal mekân meselesini felsefe ve sosyal bilimlerin penceresinden irdeleyen güzel bir derleme.

Çalışmayı, insanın mekânla kurduğu ilişkiye eleştirel bir perspektiften bakmak isteyen okurların özellikle seveceğini özellikle belirtelim.

Mekâna dair farklı teorileştirme pratiklerini barındırmasıyla büyük önem arz eden kitaba katılan yazarlar,

  • Marksizm ve toplumsal mekân meselesi,
  • Henri Lefebvre’nin gündelik hayat ve toplumsal mekâna dair yaklaşımı,
  • Edward Said’in mekânsal praksisi,
  • Immanuel Wallerstein düşüncesinin mekân, epistemoloji ve sosyal bilim bağlamında yorumu,
  • Mekânın tahakkümü,
  • Gaston Bachelard’ın poetik mekânı,
  • Heidegger’de mekânsallık ve zamansallık,
  • Jean Paul Sartre’da zamansal oluş ve no-place,
  • Merleau Ponty düşüncesinde mekânın teni ve deneyimin ontolojisi,
  • Ve Ahmet Hamdi Tanpınar’da yer ve eşya ilişkisi konularını tartışıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: A. Kadir Gülen, Senem Kurtar, Pınar Yurdadön, Ömer Faik Anlı, Nehir Durna, Kaan H. Ökten, Çağatay Şahin, Dilan Alataş ve Özgür Taburoğlu.

  • Künye: Kolektif – Mekân Varyasyonları, editör: Senem Kurtar, Nota Bene Yayınları, kent çalışmaları, 312 sayfa, 2020

Kolektif – İnşaat Ya Resulullah (2016)

Birikim dergisinde yayınlandığında ilgiyle karşılanan “İnşaat Ya Resulullah” başlıklı dosyada yer almış yazılar, bu kitapta bir araya getirilmiş.

İnşaat sektörünün gelişiminin dinamiklerinden Türkiye’de kentsel ranta, kapitalist kentleşme dinamiklerinden gecekondu kulelerine ve İslâmcı neo-liberalizmde inşaat fetişine, Türk muhafazakârlığının inşaat şehvetini gözler önüne seren ilgi çekici pek çok saptama, burada.

Kitaba yazılarıyla katkıda bulunan isimler şöyle: Mehmet Atlı, Osman Balaban, Tuncay Bilecen, Tanıl Bora, Ayşe Çavdar, Erbatur Çavuşoğlu, İhsan Eliaçık, Neşe Gurallar, Sinan T. Gülhan, Mehmet Penbecioğlu, Özgür Taburoğlu ve H. Bahadır Türk.

  • Künye: Kolektif – İnşaat Ya Resulullah, derleyen: Tanıl Bora, Birikim Yayınları

Özgür Taburoğlu – Tanpınar Sözlüğü (2019)

Türkiye edebiyatı ve düşün dünyası dendiğinde, Ahmet Hamdi Tanpınar başlı başına bir ekol olarak karşımıza çıkar.

Yazar bize armağan ettiği muazzam eserlerle olduğu kadar, dillerle kurduğu ilişki, kavramları kullanma biçimi, daha doğru bir ifadeyle özgün bir dil geliştirmesiyle de bilinir.

İşte bu sözlük, Tanpınar’ın romanları ve kuramsal metinlerinde sıklıkla karşımıza çıkan maddeleri açıklayan bir başvuru kaynağı.

Özgür Taburoğlu burada, “akis”ten “âlem”e, “aksülamel”den “boşluk”a, “fert”ten “hamle”ye, “muhayyile”den “musiki”ye, yazara ait yaklaşık üç yüz simgeyi kapsamlı bir şekilde açıklıyor.

Tanpınar’ın dünyasına daha iyi girmek isteyen her okurun elinin altında bulunması gereken bir sözlük olarak şiddetle tavsiye olunur.

  • Künye: Özgür Taburoğlu – Tanpınar Sözlüğü: Şahsi Bir Masalın Simgeleri, Doğu Batı Yayınları, sözlük, 347 sayfa, 2019

Kolektif – Öykülerden Yansımalar (2009)

‘Öykülerden Yansımalar’, bu yıl beşincisi düzenlenen Gila Kohen Öykü Yarışması’nda jüri üyelerinin ödül ve mansiyona layık gördüğü öykülerden oluşuyor.

Yarışmanın jürisi Feridun Andaç, Liz Behmoaras, Stella İlyazer, Tülay Gürler ve Mario Levi’den oluşuyordu.

Kitapta öyküleri bulunan isimler şöyle: Ercan Y. Yılmaz, Hayati Çitaklar, Melahat Yıldırım, Ali Çağlar, Eşref Karadağ, Haydar Eren Akın, Hande Baba, Demet Çaltepe, Zeynep Çolak, Önay Eriş, Nil Güney, Çetin Kalman, Eşref Karadağ, Bensu Kaya, Selahattin Kibar, Vivian Kohen, Alberto Modiano, İbrahim Şaşma, Özgür Taburoğlu, Atiye Güner Tümüklü, Melahat Yıldırım, İvon Siva, Berk Diler, Giray Türkmen, Rafi Kohen ve Aylin Çiprut.

  • Künye: Kolektif – Öykülerden Yansımalar: V. Gila Kohen Öykü Yarışması, Gözlem Yayıncılık, öykü, 367 sayfa

Kolektif – Ütopyalar (2018)

Türkçede ütopyalar üzerine yazılmış çok yönlü ve zengin bir kaynak arayanlar bu kitabı kaçırmasın.

Türkiye’nin son on beş yılda yaşadığı dönüşümler, en iyi ütopyalarla yarışacak kadar muazzam.

Bu kitap da, Erken Cumhuriyet dönemindeki gelecek tahayyüllerinden siborglara ve ütopyalardan distopyalara pek çok önemli konu ele alınıyor.

Çalışmanın en önemli katkılarından biri de, bir yandan ütopyaları ele alırken, diğer yandan da özellikle siyasal psikoloji ekseninde topluma dair kolektif arzuları, ‘Yeni Türkiye’ gibi politik fantezileri, toplumsal ortak paydaya dair hayalleri ve özlemleri tartışması.

Kitap, KHK ile üniversitelerindeki işlerinden atılan akademisyenler ile onlara destek veren akademisyenlerin kurduğu Kocaeli Dayanışma Akademisi’nin (KODA) düzenlediği ve Mülkiyeliler Birliği’nin katkılarıyla gerçekleşen bir konferansa dayanıyor.

Kitabın yazarları ise şöyle: Meral Akbaş, Polat S. Alpman, Kazım Ateş, Ayşe Devrim Başterzi, Aksu Bora, Nihan Bozok, Olga S. Hünler, Kadir Dede, Yücel Demirer, Demet Şahende Dinler, Emre Erdoğan, Gökçe Zeybek Kabakcı, Onur Eylül Kara, Özge Kelekçi, Burak Özsoy, Çağla Karabağ Sarı, Pınar Uyan Semerci, Özgür Taburoğlu, Nilgün Toker ve Tolga Ulusoy.

Künye: Kolektif – Ütopyalar, derleyen: Aksu Bora ve Kadir Dede, İletişim Yayınları, inceleme, 391 sayfa, 2018

Özgür Taburoğlu – Resim, Söz ve Yazı (2013)

  • RESİM, SÖZ VE YAZI, Özgür Taburoğlu, Doğu Batı Yayınları, inceleme, 343 sayfa

RESIM

Özgür Taburoğlu ‘Resim, Söz ve Yazı’da, farklı imge yaratma biçimlerini aydınlattığı gibi, imgenin bozulmasına neden olan kültürel, sanatsal ve siyasal etkenleri de irdeliyor. Taburoğlu, birçok düşünür ve sanat kuramcısının fikirlerini izleyerek, geleneksel resimlerde çizgi, renk ve boşluk; imajın pornografisi; Lacan’da imgesel düzey; beden imgeleri; arketiplerin görünme biçimleri; retoriğin yarar ve zararları; gerçeklik arayışı olarak dil oyunları; akademide sözlü bilgi arayışları; tipografi sonrası dünyada resim, söz ve yazı; eski şiirde muhayyilenin yeri ve kapitalist dünyada imgenin oluşturulmasını tartışıyor.