Roberto Esposito – Communitas (2018)

Topluluğun üyelerini ortak kılan “şey” nedir ve bu şey sahiden de olumlu “bir şey” midir?

Özellikle biyopolitika teorisine katkılarıyla bildiğimiz Roberto Esposito, topluluk fikrinin siyasi ve felsefi bir bağlamda irdeliyor.

“Topluluk, politik-felsefi sözcük dağarcığına, onu bütünüyle tahrif etmeden (daha doğrusu çarpıtmadan) tercüme edilemez; son yüzyılda bunu oldukça trajik bir şekilde gördük. Bu durum siyaset felsefesinin, topluluk sorununda tam da kendi nesnesini görme eğiliminde olan belirli bir türüyle çelişiyormuş gibi görünüyor.” diyen Esposito, kavramın etimolojik kökenlerine dair kapsamlı bir analiz eşliğinde “communitas” kavramının siyaset felsefesindeki yerini de çok yönlü bir perspektifle ele alıyor.

Esposito bunu yaparken Hobbes, Rousseau, Kant, Heidegger ve Bataille’ın toplum ve topluluk üzerine fikirlerini de tartışıyor ve böylece alan için önemli bir çalışmaya imza atıyor.

  • Künye: Roberto Esposito – Communitas: Topluluğun Kökeni ve Kaderi, çeviren: Onur Kartal, İletişim Yayınları, siyaset, 248 sayfa, 2018

Kolektif – Edebiyatın Taşradan Manifestosu (2015)

Taşra-merkez ilişkisi şu ana kadar çokça tartışılmış konulardan.

Bu kitap ise, söz konusu ilişkiyi bu sefer edebiyat ekseninde yürütüyor.

Bir sempozyumda bu minvalde yapılmış konuşmalar bu kitapta bir araya getirilmiş.

Merkez edebiyatın taşra edebiyatına, taşra edebiyatının merkez edebiyatına, sinemaya ve düşünceye kattıklarını irdeleyen kitap, taşra edebiyatı ve yayıncılığının güncel sorunlarını da saptıyor.

Kitapta; Cumhuriyet romanında merkez-taşra çatışması, edebiyatta taşranın ruhu, taşrada zaman ve Yeni Türkiye sinemasında taşranın temsili gibi ilgi çekici konular tartışılıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Abdullah Ataşçı, Mehmed Said Aydın, Ethem Baran, Şükrü Erbaş, Nesra Gürbüz, Kerem Işık, Arın Kuşaksızoğlu, Necati Mert, Vedat Ozan, Ömer Solak, Asuman Susam ve Eyüp Tosun.

  • Künye: Kolektif – Edebiyatın Taşradan Manifestosu, hazırlayan: Mesut Varlık, İletişim Yayınları

Michael Baxandall – 15. Yüzyılda Sanat ve Deneyim (2015)

‘15. Yüzyılda Sanat ve Deneyim’, özelde erken Rönesans resmi, genel olarak da İtalyan resmi konusunda harika bir sanat tarihi analizi.

On beşinci yüzyıl resim ticaretinin yapısını, toplumda gelişen görsel becerilerin bir ressamın üslubunda nasıl rol oynadığını araştıran kitap, resmin üslubunun toplumsal tarih için ne kadar uygun malzemeler barındırdığını gözler önüne seriyor.

“Bir 15. yüzyıl resmi, toplumsal ilişkilerin biriktiği bir çökeltidir.” diyen Michael Baxandall, 15. yüzyıl İtalyan resmi üzerinden, belli bir dönemde yaratılmış resimlerin o dönemin toplumsal tarihini okumada bize nasıl yardımcı olacağını gösteriyor.

  • Künye: Michael Baxandall – 15. Yüzyılda Sanat ve Deneyim: Stilin Toplumsal Tarihine Giriş, çeviren: Zeynep Rona, İletişim Yayınları

Franco Moretti – Tarih ile Edebiyat Arasında Burjuva (2015)

“Burjuva” ilk kez 17. yüzyıl Fransızcasında burgeis kavramıyla ortaya çıktı ve “feodal yargıdan özgür ve muaf” olma yasal hakkını kullanan ortaçağ kasabalarının (bourgs) sakinlerini belirtmek için kullanıldı.

Ünlü İtalyan eleştirmen Franco Moretti’nin bu dikkat çekici çalışması ise, burjuvanın doğuşu, gelişimi ve gözden düşüşünü, tarih ile edebiyatın kesiştiği noktada irdeliyor.

Moretti, iktidarı ele geçirmeden önceki burjuvadan başlayarak Batı Avrupa’ya yayılmış burjuvayı, Viktorya dönemi İngiltere’sinde iktidarı sorgulanmaya başlanmış burjuvayı anlatıyor.

  • Künye: Franco Moretti – Tarih ile Edebiyat Arasında Burjuva, çeviren: Eren Buğlalılar, İletişim Yayınları

Sosi Antikacıoğlu – Geçmişimden Sesler ve Renkler (2018)

Sosi adı, Ermenicede çınar ağacı anlamına gelir.

Sosi Antikacıoğlu’nun anılarından oluşan ‘Geçmişimden Sesler ve Renkler’ ise, çınar ağacı gibi kökleri Türkiye topraklarının en derinlerine kök salmış Ermeni bir ailenin hikâyesini anlatıyor.

“Yakın çevremizdeki insanlar aramıza ayrılık gayrılık koymadılar, bu nedenle kendimizi yabancı hissedeceğimiz batı ülkelerine göç etmedik. On bir yaşımdan itibaren en yakın arkadaşlarımın, can yoldaşlarımın çoğu Türkler oldu.”

Antikacıoğlu böyle diyor ve kitabında, hem bunun gibi iyimser durumları hem de bu topraklarda Ermeni olmanın beraberinde getirdiği acı gerçekleri, zengin gözlemler eşliğinde bizimle paylaşıyor.

Antikacıoğlu’nun Türkiye’nin 1940’larından günümüze uzanan anılarında kırımdan geçmek de var, 6-7 Eylül de var; Anadolu, Trakya, İstanbul, Şişli, Büyükada ve Boğaziçi Üniversitesi de var.

Antikacıoğlu’nun ve ailesinin hayat macerasından trajik, kimi zaman ilginç ve kimi zaman da tebessüm ettiren anılar sunan çalışma, neticede itibariyle dört dörtlük bir Türkiye anlatısı.

  • Künye: Sosi Antikacıoğlu – Geçmişimden Sesler ve Renkler, İletişim Yayınları, 270 sayfa, 2018

Süreyya Su – Hurafeler ve Mitler (2009)

Süreyya Su, halk İslam’ında senkretizmi incelediği ‘Hurafeler ve Mitler’de, Anadolu’da yaşanan Müslümanlığın, diğer inançlarla etkileşimine odaklanıyor.

On üçüncü ve on dördüncü yüzyıllarda Anadolu’daki Müslümanlık, hem Bizans’tan hem de şaman geleneklerinden etkilenmişti.

Süreyya Su, İslam-Türk heterodoksisi tarihini antropolojik bir okumaya tabi tutuğu çalışmasında, Türk tarihyazımını, bu senkretik geleneği görmezden geldiği için eleştiriyor.

Sırasıyla, Orta Asya ve Anadolu’nun İslamlaşması; Anadolu’da heterodoks İslam ve senkretizm ve 13.-14. yüzyıllarda Anadolu şehir hayatının senkretik öğelerini irdeleyen Su’nun çalışmasının ilgi çeken yönlerinden biri de, günümüzün “mahalle baskısı” kavramına odaklanıyor olması.

Su, “mahalle baskısı” tartışmasına, Foucault’nun “panoptikon” kavramı aracılığıyla Selçuklu ve Osmanlı mahallesini inceleyerek katkıda bulunuyor.

  • Künye: Süreyya Su – Hurafeler ve Mitler: Halk İslamında Senkretizm, İletişim Yayınları, inceleme, 216 sayfa

Kolektif – “Yeni Türkiye”ye Varan Yol (2018)

İlk baskısı 2014’te İngilizce yapılan bu kitap, 2002 yılında iktidara gelen AKP’nin iktisadi ve siyasi alanda hegemonya kurma sürecini kapsamlı bir şekilde irdeleyen makaleleri bir araya getiriyor.

Kitapta,

  • 1980 sonrası Türkiye’de otoriterizmin değişen biçimleri,
  • Neoliberal dönemde Türkiye’de devlet ve sermaye,
  • Yine bu dönemde Türk milliyetçilikleri arasında süren hegemonya mücadelesi,
  • AKP’nin Kürt politikası,
  • AKP iktidarında kent rantı ve kentlerin yıkımı,
  • Örgütlü işçi hareketinin sindirilmesi,
  • İslami burjuvazinin yükselişi,
  • AKP iktidarının aile, cinsellik ve toplumsal cinsiyete yansımaları,
  • Ve İslamcı hareket ile Kürt hareketi arasındaki ilişki gibi önemli konular irdeleniyor.

AKP’yi ele alan kitaplardaki temel sorunlardan biri, konuya daha çok devlet elitleri bağlamında yaklaşan, devlet merkezci bakışlarıdır diyebiliriz.

Bu kitabın en özgün katkısı ise, kapitalizmin dinamikleri, sınıfsal ve sosyo-politik güç ilişkileri ve devletin kurumsal mimarisini AKP incelemesine dâhil etmesi, başka bir deyişle AKP’nin elde ettiği politik gücü ve başarıyı neoliberal hegemonyanın inşası çerçevesinde ele alması.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi, kitap ilk olarak 2014’te, İngilizce olarak yayınlandı.

Şunu da özellikle belirtmeliyiz: Bu kitapta makaleleri bulunan isimlerin önemli bir bölümü, son zamanlarda peş peşe çıkarılan KHK’larla işlerinden atıldı.

Kitaba katkıda bulunan yazarlar şöyle: İsmet Akça, İrfan Aktan, U. Uraz Aydın, Ahmet Bekmen, Mehmet Sinan Birdal, Erbatur Çavuşoğlu, A. Ekber Doğan, M. Görkem Doğan, Yasin Durak, F. Serkan Öngel, Barış Alp Özden, Ece Öztan, Güven Gürkan Öztan, Julia Strutz ve Erdem Yörük.

  • Künye: Kolektif – “Yeni Türkiye”ye Varan Yol: Neoliberal Hegemonyanın İnşası, editör: İsmet Akça, Ahmet Bekmen ve Barış Alp Özden, çeviren: Kemal Deniz, İletişim Yayınları, siyaset, 376 sayfa

Fethi Benslama – Ölüm Siyaseti: Cihatçı “Üst-Müslümanlar” (2018)

Birçok gençte görülen kendini İslâm adına kurban etme arzusu nasıl düşünülmelidir?

Onları tutup en kötüye sürükleyen nedir?

Psikoloji, psikanaliz ve tarihsel analizden yola çıkan ‘Ölüm Siyaset’, gençleri cihat adına ölüme ve öldürmeye sürükleyen süreçleri, din-siyaset ilişkisini sorgulayarak tartışan önemli bir çalışma.

Fethi Benslama, halifeliğin kaldırılmasıyla, İslam’ın bir siyaset ideali olarak dağıldığını ve bunun ertesinde Müslüman toplumlarda büyük bir travma yaşandığını belirtiyor.

Yazar, güncel örneklerle zenginleştirdiği analizinde, bu kırılmayla birlikte, günümüzde büyük bir tehdit haline gelen cihatçı terörizmin Batı’yla karşılaşmanın yarattığı kırılmayla da birleşerek, “daha çok” Müslüman olma, bir “Üst-Müslüman” olma yarışına neden olduğunu söylüyor.

Benslama’nın burada tanımladığı şekliyle “Üst-Müslüman” aslında bir kavramdan öte, üzerinde iyice düşünülmesi gereken bir mefhum.

Benslama’ya göre, “Üst-Müslüman” tabirinin Müslümanların ve uygarlıklarının karşı karşıya kaldığı tehlikenin doğası konusunda bir gösterge değeri vardır ve yazar, kitabının son bölümünde de, Müslümanlar için başka bir geleceğin imkânlarını sorguluyor ve “Üst-Müslüman”lığın nasıl aşılacağını irdeliyor.

  • Künye: Fethi Benslama – Ölüm Siyaseti: Cihatçı “Üst-Müslümanlar”, çeviren: Orçun Türkay, İletişim Yayınları, siyaset, 101 sayfa, 2018

Nancy J. Davis ve Robert V. Robinson – Dinsel Hareketler ve Sosyal Refah (2015)

Mısır’da Müslüman Kardeşler, İsrail’de Sefarad Tevrat Muhafızları, İtalya’da Komünyon ve Kurtuluş, ABD’de Kurtuluş Ordusu…

Nancy Davis ve Robert Robinson’ın kaleme aldıkları bu çalışma, dünya çapında tanınmış, farklı ülkelerden dört dinsel hareketin dayandığı tarihsel, siyasi ve toplumsal kaynakların kapsamlı bir analizini sunuyor.

  • Künye: Nancy J. Davis ve Robert V. Robinson – Dinsel Hareketler ve Sosyal Refah, çeviren: Hasan Şen ve Balım Sultan Yetgin, İletişim Yayınları

Chantal Mouffe – Dünyayı Politik Düşünmek (2015)

Neoliberal çağda etkili muhalefet geliştirmek mümkün mü?

Chantal Mouffe, alternatifin olmadığının söylendiği günümüzde, meydan okumanın farklı yolları üzerine düşünüyor.

“Agonistik çoğulculuk” adını verdiği bir demokrasi modeli geliştiren düşünüre göre siyasal düşünebilme, radikal olumsuzluğun ontolojik boyutunun tanınmasını gerekli kılar.

  • Künye: Chantal Mouffe – Dünyayı Politik Düşünmek, çeviren: Murat Bozluolcay, İletişim Yayınları