Gül Mete Yuva – Modern Türk Edebiyatının Fransız Kaynakları (2017)

Birçok eleştirmenin fikir birliğinde olduğu gibi, modern Türk edebiyatının şekillenmesinde Fransız edebiyatının önemli bir etkisi bulunuyor.

Ahmet Hamdi Tanpınar da, ‘XIX. Asır Türk Edebiyat Tarihi’nde, bu ilişkiye sık sık değinir.

Gül Mete Yarar da elimizdeki nitelikli incelemesinde, bu etkinin nasıl kurulduğunu, önemli edebi metinlerin, kurumların ve kişilerin rollerini açıklığa kavuşturuyor.

Yazar çalışmasında, yalnızca bu ilişkiyi incelemekle kalmıyor, aynı zamanda edebiyatımızdaki Fransız etkisi bağlamında Batı’ya yönelmiş yeni bir Türk kimliğinin şekillenmesinde,  bu yazarlar ve eserlerinin ne gibi etkiler yarattığını da irdeliyor.

Servet-i Fünun ve Edebiyat-ı Cedide hareketleri bağlamında Fransız edebiyatına yönelen ilginin, başlangıçta taşıdığı endişe ve hedefleri analiz ederek açılan çalışma, ardından Fransız edebiyatıyla kurdukları ilişkiler penceresinden Halit Ziya Uşaklıgil ve Tevfik Fikret’in çalışmalarını ele alıyor.

Osmanlı/Türk modernleşmesinde Fransız etkilerini, dönem yazarlarının eserleri üzerinden izlemesiyle alan için önemli bir kaynak.

  • Künye: Gül Mete Yuva – Modern Türk Edebiyatının Fransız Kaynakları, İletişim Yayınları, edebiyat inceleme, 416 sayfa, 2017

 

Kolektif – “Biz de insanız yavrum ya!” (2014)

Nefret suçu üzerine aydınlatıcı makaleler ile vaka ve tanıklıklardan oluşan önemli bir çalışma.

Askerde öldürülen Ermeni genç Sevag Balıkçı, panzere çıktığı için polisin şiddetine maruz kalan Dilşat Aktaş, bedensel engelinden ötürü ayrımcılığa uğrayan Şafak Pavey kitaptaki birçok vaka ve tanıklıktan bazıları.

  • Künye: Kolektif – “Biz de İnsanız Yavrum ya!”, hazırlayan: Esra Açıkgöz ve Hakan Alp, İletişim Yayınları

Kolektif – İstenmeyen Çocuklar / Zarokên Nexwestî (2014)

28 Aralık 2011’de Roboskî köyünde bombalanarak öldürülen 34 köylünün katliamını hatırlama ve hatırlatma girişimi.

Rakel Dink’ten Banu Güven’e, Ehmed Huseynî’den Özgür Mumcu’ya birçok ismin katkıda bulunduğu kitap, Roboskî’nin Türkiye’nin Kürt sorununda nasıl bir kırılmaya tekabül ettiğini ortaya koyuyor.

Künye: Kolektif – İstenmeyen Çocuklar / Zarokên Nexwestî, hazırlayan: Müge Tuzcuoğlu, İletişim Yayınları

Mehmet Ö. Alkan – 150. Yılında Das Kapital: Osmanlı’dan Günümüze Türkiye’deki Serencâmı (2017)

Siyasi tarih alanındaki çalışmalarıyla bildiğimiz, aynı zamanda Tarih Vakfı başkanlığını da yürüten Mehmet Ö. Alkan’dan, Karl Marx’ın ‘Das Kapital’inin Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçteki inişli çıkışlı çeviri ve yayınlanma macerası hakkında sıkı bir inceleme.

Alkan’ın da ortaya koyduğu gibi, bu, Türkiye’de sosyalizmin de ‘Kapital’ çevirilerinin başına gelenleri de çok iyi özetleyen bir maceradır.

‘Kapital’ bu süreçte küçümsemelere, yasaklamalara, engellemelere, suçlamalara, hapisliklere, işkence ve ölümlere rağmen, sosyalist ideallerinden taviz vermeyen Türkiyeli aydınlar tarafından çevrilmiştir.

Kitapta,

  • 1912 tarihli ilk ‘Kapital’ çevirisi ‘İktisad-ı İçtimaî’,
  • Tek parti –Atatürk– döneminde ‘Kapital’ çevirileri ve yasaklanması,
  • Basındaki ünlü ‘Kapital’ polemikleri,
  • ‘Kapital’ çevirisine dair ilk eleştiri yazısı,
  • Yayınlanmayan ‘Kapital’e dava,
  • Hikmet Kıvılcımlı’nın ‘Kapital’ çevirisi,
  • ‘Kapital’in 100. yılında birinci cildin ilk tam çevirisinin yapılışı,
  • ‘Kapital’in tamamının ilk kez eksiksiz biçimde Alaattin Bilgi tarafından çevirisi,
  • Ve ‘Kapital’in Yordam Kitap tarafından yayınlanmasıyla alevlenen tartışma gibi ilginç konular ele alınıyor.

Künye: Mehmet Ö. Alkan – 150. Yılında Das Kapital: Osmanlı’dan Günümüze Türkiye’deki Serencâmı, İletişim Yayınları, tarih, 179 sayfa, 2017

Heinrich Schliemann – Kahramanlar Çağının İzinde: Heinrich Schliemann ve Troya Kazıları (2017)

Bizler Heinrich Schliemann’a yabancı değiliz.

Schliemann, Troya ve Miken’in keşfedilmesi yönündeki öncü çabalarıyla bilinen bir isim.

Fakat kendisine dair bildiğimiz bir diğer gerçek de, Troya’dan önemli miktarda tarihî eseri yağmalayarak Almanya’ya kaçırmasıydı.

Ayrıca Schliemann, bir yandan saygın bilim kuruluşlarına üye kabul edilmesiyle öte yandan arkeolojik bilgisinin amatör olduğu iddialarıyla uzun süre tartışmalara konu oldu.

Hulki Demirel’in derleyip çevirdiği elimizdeki harika kitap da, Schliemann’ın kişiliğine, yetiştiği dünyaya, temsil ettiği anlayışa, çalışmalarına ve ona dair süregelen tartışmalara yer veren, kendisi hakkında kapsamlı bir çalışma.

Suavi Aydın’ın Schliemann’ın Alman arkeoloji geleneği içindeki yerini tartışan yazısıyla açılan kitap, dönemin nitelikli bir fotoğrafını çekiyor.

O zamanki Batı Anadolu hakkında canlı gözlemler barındırmasıyla da dikkat çeken kitap, yalnızca arkeoloji alanında çalışan veya bu alanla ilgilenenler için değil, romantik zamanlardan maceracı bir arkeoloğun sıra dışı dünyasına daha yakından bakmak isteyen her okur için iyi bir fırsat.

  • Künye: Heinrich Schliemann – Kahramanlar Çağının İzinde: Heinrich Schliemann ve Troya Kazıları, derleyen ve çeviren: Hulki Demirel, İletişim Yayınları, 280 sayfa, 2017

Kemal Selçuk – Rüyadaki Kadın (2017)

Kemal Selçuk yeni romanı ‘Rüyadaki Kadın’da, bir erkek ile kadın arasında, sınırları kimi zaman bulanıklaşan, fazlasıyla girift hale gelen ilişkiyi anlatıyor.

Hikmet, altmışını aşmış emekli bir edebiyat öğretmenidir ve şimdilerde düzeltmenlik yapmakta, aynı zamanda okuma gruplarında vakit geçirmektedir.

Ayla ise, bankacıdır ve yaptığı işe o kadar yabancılaşmıştır ki, bunun üstesinden gelebilmek için mesai saatlerinde gizlice içki içmektedir.

Günün birinde, hayatından memnun olmayan, kendi karmaşalarıyla boğuşan bu iki insanın yolu kesişir.

Kısa süre içinde, Hikmet ve Ayla arasında derin bir arkadaşlık bağı oluşur.

Fakat bu, ilginç bir ilişkidir.

Zira bu, yoğun bir dostluktan aşka kadar uzanan, kimi yanlış anlamalara açık bir ilişkidir.

  • Künye: Kemal Selçuk – Rüyadaki Kadın, İletişim Yayınları, roman, 209 sayfa, 2017

Stefan Plaggenborg – Tarihe Emretmek (2014)

Kemalist Türkiye, faşist İtalya ve sosyalist Sovyetler Birliği’ni ortaya çıkaran karmaşık tarihsel örgüler nelerdi ve bu iktidarlar nasıl bir devlet ve toplum tasarımına sahipti?

Stefan Plaggenborg bu muhteşem çalışmasında, hem üç ülkeyi birbiriyle ilişkilendirerek ele alıyor hem de bu iktidarların 19. yüzyıldaki köklerini detaylıca tartışıyor.

  • Künye: Stefan Plaggenborg – Tarihe Emretmek, çeviren: Hulki Demirel, İletişim Yayınları

Kolektif – Türkiye’de İktisadi Düşünce (2017)

Türkiye’de iktisadi düşüncenin gelişimi hakkında farklı konu ve perspektifleri bir araya getiren sağlam bir derleme.

Kitabın yazarları bunu yaparken, Türkiye’deki iktisadi düşüncenin gelişiminde dış dünyadan gelen fikirlerin belirleyiciliğini, Türkiye’de ortaya çıkan iktisadi düşüncenin dış dünyaya etkilerini ve iktisadi düşüncenin kitlelere yayılma yollarını irdeliyor.

Çalışmada ele alınan kimi konular şöyle:

  • Osmanlı iktisat düşüncesinde bir kalkınma stratejisi olarak örnek alma,
  • Mehmet Sadık Rıfat Paşa bağlamında, 19. yüzyılda kameralist fikirlerin Osmanlı’ya etkileri,
  • List’in iktisadi fikirlerinin Osmanlı’nın son yılları ile Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki “Türkleştirme” politikalarına etkileri,
  • Kemalizmin ekonomi politiğinde önemli bir sayfa olan “Güdümlü ekonominin” nitelikleri,
  • Kadro yazarlarının perspektifinden Osmanlı ve Türkiye tarihinde derebeylik rejimi,
  • “Yeni toplum düzeni” arayışında Peyami Safa ve Fransız liberalleri,
  • Wilhelm Röpke çevirilerinin Türkiye’de üniversite çevrelerine etkileri,
  • Murat Sertel ve Korkut Boratav’ın özyönetim modelleri…

Görüldüğü gibi, daha önce pek ele alınmamış konuları tartışan kitabın, bu yönüyle alana özgün bir katkı sunduğunu belirtmemiz gerekiyor.

Kitaba yazılarıyla katkıda bulunan isimler ise şöyle: Seven Ağır, Alper Duman, Ercan Eren, Burak Gürbüz, Alp Yücel Kaya, Kaan Öğüt, M. Erdem Özgür, Eyüp Özveren, Metin Sarfati, Ahmet Sönmez ve Cenk Yaltırak.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’de İktisadi Düşünce, derleyen: M. Erdem Özgür, Alper Duman ve Alp Yücel Kaya, İletişim Yayınları, iktisat, 328 sayfa, 2017

Volker Kutscher – Islak Balık: Gereon Rath’ın İlk Vakası (2017)

Birinci Dünya Savaşı’nın ertesinde, içine kapanık, karmaşa içinde bir Almanya…

Bu dönemde kurulmuş Weimar Cumhuriyeti de, maalesef var olan sıkıntılara çözüm üretmekten uzak…

İktidar boşluk kaldırmaz ve dolayısıyla şimdi Nazilerin iktidarı adım adım yaklaşmaktadır…

Tam da bu dönemde geçen ‘Islak Balık’, başkahramanı Komiser Gereon Rath’ın gizemli bir cinayetin izini sürüşünü hikâye ediyor.

Berlin’de, sıradan denebilecek suçlarla uğraşan Komiser Rath, bu esnada kendini ucu derin ilişkilere bağlanacak bu dosyayla karşı karşıya bulur.

Şimdi hızla örgütlenen Naziler, komünistlere karşı amansız bir sokak savaşı yürütmekte, muhalifleri acımasız cinayetler ve suikastlarla hedef almaktadır.

Komiser Rath, işlenen bu cinayetin ardındaki gizemleri aydınlatmaya çalışırken, karanlık ve pervasız Nazi örgütlenmesini açığa çıkarır.

“Buda” lakaplı cinayet masası şefi Gennat, ilginç polis sekreteri Charlotte, sıra dışı mafya üyesi Marlow gibi karakterleriyle de dikkat çeken ve dönemin Almanya’sına dair gerçekçi bir fotoğraf sunan romanı, sağlam tarihi polisiye sevenler kaçırmamalı.

  • Künye: Volker Kutscher – Islak Balık: Gereon Rath’ın İlk Vakası, çeviren: Cem Sey, İletişim Yayınları, roman, 480 sayfa, 2017

 

Allen W. Wood – Karl Marx (2017)

Karl Marx, iktisat, tarih ve toplumsal teori alanlarında öylesine büyük entelektüel dönüşümler yarattı ki, kendisinden sonra gelen düşünürlerin ilk yüzleşmesi gereken, asla görmezden gelemeyecekleri bir isim oldu.

Felsefeci ve sosyolog Allen Wood’un ilk baskısı 1981’de yapılan ve daha sonra da genişletilip güncellenen bu önemli kitabında, 19. yüzyılın bu en büyük filozoflarından birinin düşüncelerini felsefi ve eleştirel bir perspektifle izliyor ve daha da önemlisi, Marx’ın düşüncelerinin yanlış yorumlanışlarını açıklığa kavuşturuyor.

Yirmi birinci yüzyılda Marx’ı okumanın anlamını, Marx’ın modern felsefe tarihindeki yerini, Marx ve Adam Smith arasındaki bağı, Marx’ın kapitalizm karşısındaki ikircikliğini ve Marksizm ile reel dünya arasındaki ilişkiyi analiz ederek çalışmasına başlayan Wood,

  • Yabancılaşma,
  • İnsanın özü,
  • Tarihsel materyalizm,
  • Sınıflar,
  • Hak ve adalet,
  • Marksizm ve ahlâk,
  • Felsefi materyalizm,
  • Diyalektik yöntem,
  • Ve kapitalist sömürü gibi, Marx’ın ve Marksizmin alanına giren pek çok konuyu tartışıyor.

Tarafgirlikten uzak bir bakışla Marx’ın düşüncelerini bir uçtan diğer uca kat etmesiyle önem arz eden kitap, bunu yaparken Marx’ın anlaşılması bilhassa zor ve müphem bir yazar olmadığını da gözler önüne seriyor.

  • Künye: Allen W. Wood – Karl Marx, çeviren: Dilek Yücel ve Barış Aydın, İletişim Yayınları, felsefe, 424 sayfa