Ruşen Keleş ve Ayşegül Mengü – Kent Hukuku (2017)

Çevre etiği, kentbilim ve kentleşme politikaları gibi alanlarda sayısız çalışmaya imza atmış Ruşen Keleş ve Ayşegül Mengü’den, kent hukuku için bir kılavuz.

Çalışma, kent hukukunu, farklı insanların bir arada yaşadığı bir mekân olarak kenti kapsayan kurallar bütünü olarak tanımlayıp tartışıyor.

Yaşam kalitesi yüksek kentsel mekânlar yaratmak, çevre değerlerini korumak ve bireysel yarardan ziyade kamu yararını gözetmenin kent hukukunun ana konuları olduğunu belirten yazarlar, kent yönetimlerinin daha katılımcı ve hesap verebilir olmaları için yasama, yürütme ve yargı erklerine düşen görevleri de kapsamlı bir şekilde ele alıyor.

Kitap, daha yaşanabilir ve doğaya daha az zarar veren bir kent yaratmak için sağlam yasal düzenlemelerin neden vazgeçilmez olduğunu, fakat bundan da önce, yaşadıkları kent üzerinde söz hakkı sahibi olmak için yurttaşların neden edilgen değil de etkin birer yurttaş olmaları gerektiğini gözler önüne sermesiyle değerli ve önemli.

  • Künye: Ruşen Keleş ve Ayşegül Mengü – Kent Hukuku, İmge Kitabevi, hukuk, 263 sayfa

Kolektif – Zor Zamanlarda Emek: Türkiye’de Çalışma Yaşamının Güncel Sorunları (2017)

Türkiye’deki ücretli emek, dünya çapında emek aleyhine yaşanan dönüşümlerin yanı sıra, 12 Eylül darbesinden sonraki ikinci en büyük zorlu dönemini, AKP iktidarıyla birlikte yoğun olarak uygulamaya konan neoliberal politikalarla yaşıyor.

Bu değerli kitapta bir araya gelen makaleler de, 2000’li yıllardan itibaren dünyada ve Türkiye’de yaşanan gelişmeler paralelinde çalışma yaşamında gözlemlenen değişimleri farklı yönleriyle kayıt altına alıyor.

  • Sınıfsal gelir bölüşümündeki adaletsizlikler,
  • Sınıfların değişimi ve dönüşümü,
  • İşçileşme sürecinin aldığı yeni biçimler,
  • Çalışan yoksulluğunun artmasının başlıca nedenleri,
  • Göçmen işçi sorunu,
  • Sendikal haklara yönelik baskılar,
  • Güvencesiz çalışmanın beraberinde getirdiği çıkmazlar,
  • Gün geçtikçe artan işçi cinayetleri ve daha fazlası…

Türkiye’de emeğin ve çalışma şartlarının nitelikli bir fotoğrafını görmek isteyen okurların bakması gereken bir çalışma.

Kitaba yazılarıyla katkıda bulunan isimler ise şöyle: Ahmet Selamoğlu, Ahmet Haşim Köse, Aziz Çelik, Banu Uçkan Hekimler, Benan Eres, Can Şafak, Denizcan Kutlu, Gaye Burcu Yıldız, Korkut Boratav, Kuvvet Lordoğlu, Mesut Gülmez, Murat Özveri, Recep Kapar, Serdal Bahçe ve Seyhan Erdoğdu.

Künye: Kolektif – Zor Zamanlarda Emek: Türkiye’de Çalışma Yaşamının Güncel Sorunları, derleyen: Ahmet Makal ve Aziz Çelik, İmge Kitabevi, siyaset, 527 sayfa

Bekir Onur – Yeni Müzebilim (2014)

Günümüzde müzenin niteliği gibi, türleri de değişmiş bulunuyor.

Dünyada artık “özel ilgi müzeleri” olarak tanımlanan tarım, aile, çiftlik, haşhaş, esrar ve kahve gibi akla gelebilecek her şeyin müzesi var.

Bekir Onur da bu çalışmasında, söz konusu yeni müze anlayışını kapsamlı bir biçimde ele alıyor; konvansiyonel müze yaklaşımının artık neden aşıldığını açıklıyor.

Onur, müzelerin daha eşitlikçi bir toplumun kurulmasına ne gibi katkılarda bulunabileceğini, dünya çapında değişen müze anlayışını, yeni müzecilik yaklaşımındaki olmazsa olmazları ve müzelerin kültür, tarih, kimlik, küreselleşme ve toplumsal cinsiyetle ilişkisini irdeliyor.

  • Künye: Bekir Onur – Yeni Müzebilim, İmge Yayınları, inceleme, 607 sayfa

Donna Rosenberg – Dünya Mitolojisi (2017)

Dünyanın her tarafından edebi değerlerini koruyan söylenceleri bir araya getiren ‘Dünya Mitolojisi’, Türkçedeki ilk baskısını bundan neredeyse yirmi yıl önce yapmıştı. Şimdi 5. baskısına ulaşan, 906 sayfalık bu dev yapıt, aradan geçen zaman içinde konuya dair en iyi kaynaklardan biri olduğunu da ispatlamış oldu.

Kitapta söylenceler, coğrafi dağılımlarına göre yedi ana bölümde toplanmış:

  • Yunanistan ve Roma,
  • Ortadoğu,
  • Kuzey Avrupa,
  • Britanya,
  • Uzakdoğu ve Pasifik adaları,
  • Afrika,
  • Ve Amerika.

Kitabın iyi düzenlendiğinin bir göstergesi de, kültürler arası karşılaştırma olanağı sağlayarak benzerlikleri ve zıtlıkları ortaya çıkarmak çıkarması. Çalışmada bu amaçla, her kültürden yaratılış, bereket ve kahramanlık söylencelerine yer verilmiş.

Her söylencenin girişlerinde tarihsel arka plan, edebi çözümleme ve söylencenin çekiciliğinin nedenleri üstüne açıklamalar da yer alıyor.

Her mitoloji meraklısının kitaplığında muhakkak bulunması gereken bir kaynak.

  • Künye: Donna Rosenberg – Dünya Mitolojisi, çeviren: Atıl Ulaş Cüce, Bengü Odabaşı, Erdal Cengiz, Erhan Kuzhan, Koray Akten, Kudret Emiroğlu, Tahir Kocayiğit ve Tuluğ Kenanoğlu, İmge Kitabevi, mitoloji, 906 sayfa

Halise Karaaslan Şanlı, İnan Özdemir Taştan ve Ülkü Doğanay – Seçimlik Demokrasi (2017)

Malumunuz Türkiye’nin demokrasi ve temel hak ve özürlükler karnesi pek iç açıcı değil.

Üç yazarlı bu nitelikli çalışma, Türkiye siyasetinden dört ismin, yani Recep Tayyip Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu, Devlet Bahçeli ve Selahattin Demirtaş’ın demokrasi söylemlerini derinlemesine irdeliyor.

Yazarlar bunu da, 30 Mart 2014 yerel seçimleri, 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimi ve 7 Haziran 2015 genel seçimlerinde bu liderlerin performanslarına bakarak yapıyor.

Söz konusu dört lider, seçim çalışmalarında temel hak ve özgürlükler ile temel demokratik ilkeleri nasıl ele aldı?

Kitap, parti liderlerinin demokrasi anlayışlarını ayrıntılı bir şekilde gözler önüne sererek hem bu soruya tatmin edici yanıtlar vermekte hem de ülkenin demokrasi konusundaki eksikliklerini ortaya koymakta.

  • Künye: Halise Karaaslan Şanlı, İnan Özdemir Taştan ve Ülkü Doğanay – Seçimlik Demokrasi, İmge Kitabevi, siyaset, 261 sayfa

Mahmut Özer – Doğa Etiği (2017)

İnsanın dünyadaki varlığı, gerçekte kendisi dışındaki türler ile doğaya karşı giriştiği pervasız katliamların, çok yönlü yıkıcılığın tarihi olarak okunabilir.

Eğer insan türüne özgü verili özel bir asalet varsa – diğer tüm varlıklarda olandan farklı ve daha üstün özel evrensel bir değer – bunun göstergesi nedir?

İşte, bu kitap, bu basit, ama basit olduğu kadar insanoğlunun dünyadaki yerini de kökten sorgulatan temel bir sorunun yanıtını arıyor.

Mahmut Özer’in nitelikli çalışması esas olarak, kimilerinin “çevre felsefesinin peygamberi” olarak tanımladığı Aldo Leopold’un tüm eserlerini ayrıntılı bir bakışla inceliyor.

Bununla da yetinmeyen Özer, Leopold’u dünyaya tanıtan günümüzün en önemli çevre felsefecilerinden J. Baird Calliott’un yorumlarına da kimi eleştiriler getiriyor.

Çalışma, çevre alanına önemli bir akademik katkı…

  • Künye: Mahmut Özer – Doğa Etiği, İmge Kitabevi, ekoloji, 295 sayfa

Elif Çongur – Ulusal Kimliği Tiyatro ile Kurmak (2017)

  • ULUSAL KİMLİĞİ TİYATRO İLE KURMAK, Elif Çongur, İmge Kitabevi, tiyatro, 190 sayfa

Elif Çongur, 686 sayılı son OHAL Kanun Hükmünde Kararnamesi’yle, Ankara Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü’nden atılan yedi akademisyenden biri. Bilen bilir, DTCF’nin Tiyatro bölümü hem hocası ve öğrencisiyle efsanedir hem de yetiştirdiği isimlerle ülke tiyatrosuna büyük katkılar sunmuştur. Çongur ‘Türk Tiyatrosunun Kimlik İnşasındaki İşlevi’ alt başlığını taşıyan bu kitabında, ulusal kimliğin inşa edilişini ve tiyatronun bundaki rolünü kapsamlı bir bakışla irdeliyor. Osmanlı İmparatorluğu’nda kimlik sorununu ele alarak kitabına başlayan Çongur, Cumhuriyet’in kuruluşunun ardından kültür, sanat ve tiyatronun ulusal kimlik inşasında nasıl kullanıldığını inceliyor. Türkiye tiyatrosunda modernleşmenin dinamikleri, ulusal kimlikte “öteki”nin konumlanışı ve ulusal kimlik inşasında oyun kişileri, kitapta yer alan diğer ilgi çekici konular.

Konca Yumlu ve Özlem Belkıs (der.) – Kadın ve Siyaset (2017)

  • KADIN VE SİYASET, derleyen: Konca Yumlu ve Özlem Belkıs, İmge Kitabevi, kadın, 172 sayfa

Kadınların siyasetteki varlıkları, uzun bir mücadelenin ve çabanın ürünü. Bir yönünü Doğu’ya bir yönünü Batı’ya dönmüş Türkiye’de de bu mücadele kimi zaman kıyasıya yaşandı, yaşanıyor ve yaşanmaya da devam edecek. Alanında uzman birçok yazarın makalelerinin yer aldığı bu kitap da, kadın ve siyaset bağlamında kadın çalışmaları alanına önemli bir katkı sunuyor. Erken Hıristiyanlıktan Erken Bizans dönemine, ilk Türk devletlerinden Osmanlı ve Cumhuriyet’e uzanan geniş bir zaman diliminde hareket eden yazılar, kadının siyasette var olabilme çabasına tarihsel bir perspektiften bakıyor. Kitapta yazıları yer alan isimler ise şöyle: Dilek Maktal Canko, Arzu Aytekin, Özlem Atalan, Elif Süyük Makaklı, Esin Candan, Semiha Özalp Günal, Defne Erzene Bürgin, Yusuf Yalçın, Gülnur Erciyeş ve Nazife Aydınoğlu.

Pınar Melis Yelsalı Parmaksız – Türkiye’nin Modernleşmesinde Kadınlar (2017)

Türkiye’nin modernleşmesinde kadınların vazgeçilmez rolleri oldu. Özellikle Cumhuriyet’in ilanından itibaren, hiçbir zaman yeterli derecede olmasa da kadınlar hem kamusal alanda hem iş dünyasında hem de siyasette daha görünür hale geldi.

İşte bu kitap da, 1839’dan günümüze uzanarak kadınların Türkiye modernleşmesindeki yerini aydınlatıyor.

Pınar Melis Yelsalı Parmaksız’ın oylumlu kitabı, bu süreci siyasal liderlerin eşleri üzerinden izliyor.

Mevhibe İnönü, Berin Menderes, Rahşan Ecevit ve Semra Özal, bu isimlerden bazıları.

Parmaksız, kimi zaman bu kadınların kendi açıklamalarına kimi zaman da yakın çevrelerinden insanların onlara dair anlatımlarına dayanarak, siyasi liderlerin eşlerinin hayat hikâyelerini veriyor.

Kitap, Türkiye’de toplumsal cinsiyete dair kimliklerin ve ilişkilerin dönüşümüne daha yakından bakmak için iyi bir fırsat.

  • Künye: Pınar Melis Yelsalı Parmaksız – Türkiye’nin Modernleşmesinde Kadınlar, İmge Kitabevi, kadın, 254 sayfa

Kolektif – Radikal Medya (2017)

  • RADİKAL MEDYA, Genéve Gil, John D. H. Downing ve Tamara Villareal Ford, çeviren: İnan Özdemir Taştan, Oğuzhan Taş ve Ülkü Doğanay, İmge Kitabevi, medya, 511 sayfa

radikal-medya

Alternatif medya araçları, toplumsal dönüşüm yaratma amacıyla nasıl kullanılabilir? Üç yazarlı bu oylumlu kitap, konuya dair kapsamlı bir kuramsal arka plan eşliğinde radikal medya projelerinden belli başlı örnekler vererek bu konuda iyi bir perspektif sunuyor. Radikal medya günümüzde neden hayati öneme haiz sorusuna tatmin edici yanıtlar veren kitap, danstan grafitiye, videodan internete, sokak tiyatrosundan kültür parazitine, performans sanatından yeraltı tiyatroya, radikal medya araçlarının tarihsel niteliklerini gözler önüne seriyor. Siyasal, toplumsal ve kültürel muhalefet yapmanın zengin imkânlarını daha iyi kavramak isteyenlere.