Koçi Bey – Koçi Bey Risaleleri (2008)

Enderun’da eğitim görmüş, bilim ve siyaset alanlarında bilgili ve zamanının seçkin isimlerinden Koçi Bey, IV. Murad’a ve I. İbrahim’e sunduğu risaleleriyle ünlüdür.

Bu risalelerden IV. Murad’a sunulanı, devlet idaresi ve saltanat işlerindeki sorunlara, geçmişteki örneklere dayanarak tedbirler sunarken, I. İbrahim’e sunulan risale ise Osmanlı devlet teşkilatına dairdir.

Risalelerde, padişahın çeşitli hallerde nasıl hareket etmesi, vezirler ve kumandanlara nasıl emir vermesi, hatta ne gibi kelimeler kullanması gerektiğine kadar birçok ayrıntı yer alıyor.

İki risalenin yer aldığı kitabın sonunda bir sözlük, kaynakça, dizin ve eserin tıpkıbasımı yer alıyor.

  • Künye: Koçi Bey Risaleleri, yayına hazırlayan: Seda Çakmakcıoğlu, Kabalcı Yayınları, tarih, 320 sayfa

Nimet Yıldırım – Farsça Dilbilgisi (2014)

Nimet Yıldırım’ın ilk yayınlandığından bugüne yoğun ilgi gören ‘Farsça Dilbilgisi’, üniversitelerin Fars Dili ve Edebiyatı bölümlerinde eğitim görenler kadar, bu kadim dile ilgi duyan her okura hitap edebilecek nitelikte bir rehber.

Dört bölümden oluşan kitapta, çok sayıda örnek eşliğinde,

  • Fars alfabesi, sesleri ve yazı işaretleri,
  • Farsça kelime türleri tanımları ve kuralları,
  • Farsçada değişik cümle türleri gibi konular yer alıyor.

Fiiller başta olmak üzere, klasik Farsça ile modern Farsça arasındaki önemli farklılıklar da, örnekleri ve Türkçe çevirileriyle kitapta bulunuyor.

Farsça öğrenmek ve onu geliştirmek için sağlam bir kılavuz.

  • Künye: Nimet Yıldırım – Farsça Dilbilgisi, Kabalcı Yayınları, eğitim, 439 sayfa

Bedia Demiriş – Latincede Fiiller (2014)

Bedia Demiriş, Latinceyi yeni öğrenmeye başlayanlar için hazırladığı ‘Latincede Filler’de, Latincenin gramerinde önemli bir yeri olan filleri özelliklerine göre gruplandırıyor; fiil çekimlerinin kip, çatı, zaman ve şahıslara göre aldığı biçimleri anlatıyor.

Kitapta, oluşturulan çekim tablolarında her bir gruptan örnek bir fiil alınarak var olan bütün kip, çatı ve zamanlarında çekim yapılıyor, bunun yanı sıra fiilerden isim ve sıfatların nasıl oluşturulduğu, kelimelerin nasıl okunduğu ve Latincede en çok kullanılan kelimelerin hangileri olduğu gösteriliyor.

Kitap, Latinceyi yeni öğrenenler için nitelikli bir başlama kılavuzu.

  • Künye: Bedia Demiriş – Latincede Fiiller, Kabalcı Yayınları, dil, 327 sayfa

Herodas – Mimoslar (2008)

  • MİMOSLAR, Herodas, çeviren: Erdal Alova, Kabalcı Yayınevi, şiir, 112 sayfa

Herodas ‘Mimoslar’ında, gülünç olayların taklit edildiği bir drama türü olan mimoslar yer alıyor. Çoğunlukla iki ya da üç kişilik küçük dramatik sahnelerden oluşan mimoslarda, günlük yaşamdan seçilen kişiler bulunuyor. Bu seçilen kişilerin, Herodas’ın derin karakter ve yetkin ahlaksal incelemeleriyle bilhassa öne çıktığını söyleyebiliriz. Herodas’ın halk dilinden aldığı sözcükleri kullanmasının, onları deyim ve atasözleriyle bezemesinin de, şiirlere, toplumun gerçekçi bir tasvirini sunmak, bir dönemin günlük yaşamına ayna tutmak gibi katkılar yaptığı görülüyor. Mısır kralı Ptolemaios Philadelphos’un İskenderiye’sinde yaşayan Herodias, aynı zamanda şair Kallimakhos’un da çağdaşı.

Niccoló Machiavelli – Prens (2013)

  • PRENS, Niccoló Machiavelli, çeviren: Buğra Poyraz, Kabalcı Yayınları, siyaset, 244 sayfa

PRENS

Niccoló Machiavelli’nin ‘Prens’i veya diğer adıyla ‘Hükümdarlıklar Hakkında’sı, dört yüz yıldır okunan bir siyaset kitabı klasiği. Machiavelli ismi olumsuz telaffuzların hedefi olsa ve bu eseri de diktatörlüğün el kitabı olarak yaftalansa da, kendisinin ideali, barbar saldırılarına karşı İtalyan birliğini kurmaktı. Machiavelli burada, hükümdarlık çeşitleri, kendi yasalarına göre yaşayan kentlerin nasıl yönetilmesi gerektiği, hükümdarlıkların güçlü olup olmadıklarının nasıl anlaşılabileceği, paralı askerler, hükümdarların sözlerini nasıl tutmaları gerektiği ve bir hükümdarın saygı görmesinin koşullarını ele alıyor.

Mircea Eliade – Yoga (2013)

  • YOGA, Mircea Eliade, çeviren: Ali Berktay, Kabalcı Yayınevi, inceleme, 578 sayfa

 YOGA

Ünlü din tarihçisi Mircea Eliade ‘Yoga’da, yoga tekniğinin belirli biçimleri, kuramları, uygulamaları ve tarihini kapsamlı bir bakışla anlatıyor. Yoga öğretileri, yogada özerkleşme teknikleri, yoga ve Brahmancılık, Budizm’de yoga teknikleri, yoga ve tektanrıcılık, yoga ve simya, yoga ve yerli Hindistan, yoga tekniklerinin yayılımı sonucunda Hindistan ile dünya arasındaki kültürel temaslar gibi konuları ele alan Eliade, aynı zamanda Yoga öğretileri ile ilgili Sanskrit ve Pali dilindeki çok sayıda metni de kitabına dahil ediyor. Konuyla ilgili güncel tartışmaları da barındıran kitap, yoga için önemli bir kaynak eser.

Irvin D. Yalom – Spinoza Problemi (2012)

 

Irvin D. Yalom ‘Spinoza Problemi’nde, bir yandan Spinoza’nın yaşadığı ddöneme uzanırken, öte yandan ondan üç yüzyıl sonra yaşamış Nazi ideologu Alfred Rosenberg’in iç dünyasına iniyor.

Rosenberg, henüz on altı yaşındayken, okuldaki bir konuşmada sarfettiği anti-Semitik sözler yüzünden, okul müdürü tarafından cezalandırılır.

Cezası, Alman yazar Goethe’nin otobiyografisinde, Spinoza’yla ilgili yazdığı pasajı ezberlemektir.

Irkçı Rosenberg için, çok sevdiği Goethe’nin Yahudi düşünüre hayranlığı büyük bir şoktur.

Rosenberg, yıllar sonra, Yahudilerin yok edilmesinde büyük roller üstlenirken, bu problemle yeniden yüzleşecektir.

  • Künye: Irvin D. Yalom – Spinoza Problemi, çeviren: Ahmet Ergenç, Kabalcı Yayınevi, roman, 445 sayfa

Gershom Scholem – Sabetay Sevi (2012)

  • SABETAY SEVİ, Gershom Scholem, çeviren: Eşref Bengi Özbilen, Kabalcı Yayınevi, biyografi, 857 sayfa

 

Gershom Scholem elimizdeki kitabında, “mistik mesih” olarak tanımladığı Sabetay Sevi’nin ve onun hareketinin kapsamlı bir öyküsünü kaleme almış. Sabetaycı hareketin, İkinci Tapınak’ın yıkılmasından beri Yahudilikteki en önemli Mesihçi hareket olduğunu savunan Scholem, kitabında, Sabetay Sevi ile onun peygamberi Gazzeli Nathan’ın ölümlerine kadar hareketin kapsamlı bir tarihini sunuyor. Sabetaycı hareketin arka planı, Sabetay Sevi’nin ilk yılları, Filistin’de Sabetaycı hareketin başlaması, Sevi’nin Gelibolu’da hapsedilmesi, Sevi’nin dininden dönme süreci ve hayatının son yılları, kitapta yer alan konulardan birkaçı.

David Ross – Aristoteles (2011)

David Ross’un ilk olarak 1923’te yayımlanan Aristoteles’i, kimilerince, düşünür üzerine kaleme alınmış en yetkin çalışmalardan biri olarak kabul ediliyor.

Kuşkusuz bunu sağlayan etmenlerin başında, Ross’un, Aristoteles’in düşüncesini çok kapsamlı bir bakışla ele alması.

Yani Aristoteles’in mantığını, fiziğini, biyolojisini, psikolojisini, metafiziğini, ahlakını, siyasetini, retoriğini ve poetikasını ayrı ayrı bölümler halinde açıklaması.

Düşünürün kitaplarını sırasıyla takip ederek bunlarda savunulan görüşleri, tezleri, kuramları sergileyen ve açıklayan Ross, böylece Aristoteles’in külliyatının nitelikli bir özetini ortaya koymuş oluyor.

  • Künye: David Ross – Aristoteles, çeviren: Ahmet Arslan, Kabalcı Yayınevi, felsefe, 468 sayfa, 2011

W. K. C. Guthrie – Yunan Felsefe Tarihi 1 (2011)

  • YUNAN FELSEFE TARİHİ 1, W. K. C. Guthrie, çeviren: Ergün Akça, Kabalcı Yayınları, felsefe, 528 sayfa

 

W. K. C. Guthrie’nin kaleme aldığı altı ciltlik ‘Yunan Felsefe Tarihi’nin elimizdeki ilk kitabı, Sokrates öncesi ilk Yunan filozoflarını ve Pyhthagorasçıları anlatıyor. Yunanistan’da felsefenin başladığı dönemi anlatarak çalışmasına başlayan Guthrie, sırasıyla Thales, Anaksimandros, Anaksimenes, Pythagoras, Hippasos, Petron, Arkhytas, Alkmaion, Ksenophanes ve Herakleitos gibi filozofların düşüncelerini izliyor. Felsefenin varlık bulduğu coğrafyanın kendine has özelliklerinin de irdelendiği bu kaynak kitap, Aristo’ya gelmeden önce burada özgün düşüncelerle ortaya çıkmış ve kimi pek ünlü olmayan filozofları duru bir anlatımla ele alıyor.