Maryanne Wolf – Proust ve Mürekkepbalığı (2017)

Beyin okumayı nasıl öğrendi?

Bilişsel sinirbilimci ve çocuk gelişimci Maryanne Wolf ‘Proust ve Mürekkepbalığı’nda, okuyan beynin kapsamlı bir tarihini sunuyor.

Kitapta,

  • Çocukluktan itibaren beynimizin okumaya kendisini nasıl uyarladığı ve bunun zamanla nasıl dönüştüğü,
  • İlk yazının ortaya çıkışını sağlayan koşullar,
  • Sümerlilerin çocuklarına okumayı nasıl öğrettikleri,
  • Hiyeroglif yazının icadı,
  • Alfabenin ortaya çıkışı,
  • Okumanın gelişiminin başlangıçları ve dönüm noktaları,
  • Disleksili çocukların okumayı öğrenirken zorlanmalarının nedenleri,
  • Ve disleksili kişilerin özel yetileri gibi pek çok ilgi çekici konu ele alınıyor.

Yazının icadından günümüze, okuyan beynin sağlam bir tarihini okumak isteyenlere önerilir.

  • Künye: Maryanne Wolf – Proust ve Mürekkepbalığı: Okuyan Beynin Bilimi ve Hikâyesi, çeviren: Ferit Burak Aydar, Koç Üniversitesi Yayınları, bilim, 267 sayfa

Cory Doctorow – Özgür ve Bedava: İnternet Çağında Bilgi (2017)

İnternet devasa imkânlar yarattı ve yaratmakta, fakat ağların ve erişilebilirliğin yaygınlaşmasıyla birlikte telif hakları sorunu da içinden çıkılmaz bir hal aldı.

Bugün asıl yanıtlanması gereken soru şudur: “Telif hakları internet çağında nasıl korunabilir?”

İşte Cory Doctorow’un elimizdeki kitabı ‘Özgür ve Bedava’, bu soruyu yanıtlıyor ve sanatçıların bilişim çağına nasıl ayak uydurabilecekleri hakkında kimi somut önerilerde bulunuyor.

Yaratıcılığın internetle birlikte var olabileceğini belirten yazar, telif hakları konusunda gelecekte ortaya çıkacak olası durumları da tartışıyor.

  • Künye: Cory Doctorow – Özgür ve Bedava: İnternet Çağında Bilgi, çeviren: Berkan M. Şimşek, Koç Üniversitesi Yayınları, medya çalışmaları, 223 sayfa

Brian Barry – Sosyal Adalet Neden Önemlidir? (2017)

Avrupa’da bir zamanlar görkemli günlerini yaşayan refah devletleri bir bir ortadan kalktı.

Şimdi hiçbirinin esamisi okunmuyor.

Bunun bir sonucu olarak sosyal adalet sorunu gün geçtikçe daha yakıcı bir hal aldı.

İşte bu kitap, yalnızca sosyal adalet sorununu saptamakla kalmıyor, aynı zamanda bu sorunun çözümü için oldukça somut önerilerde bulunuyor.

Örneğin Brian Barry, servet ve gelir eşitsizliğini dar bir aralıkta sabitlersek en azından eğitim ve sağlık gibi alanlarda eşitliğin sağlanabileceğini belirtiyor.

Kitapta sosyal adaletin temelleri, sosyal adalet mekanizması, fırsat eşitliği, eğitim, sağlık, meritokrasi, bilimin kötüye kullanılması, kişisel sorumluluk kültü ve eşitsizliğin yarattığı patolojiler gibi pek çok ilgi çekici konu tartışılıyor.

  • Künye: Brian Barry – Sosyal Adalet Neden Önemlidir?, çeviren: Ebru Kılıç, Koç Üniversitesi Yayınları, siyaset, 322 sayfa

D. Fairchild Ruggles – İslami Bahçeler ve Peyzajlar (2017)

Bir peyzaj tarihi profesöründen İslam dünyasının bahçelerinde keyifli bir gezinti.

Fairchild Ruggles bu ilginç çalışmasında, “çehar bağ” denen, dört parçalı İslam bahçe/peyzaj planından yola çıkarak bu geometrik ilkeden yola çıkılarak ortaya konmuş onlarca örneğin izini sürüyor.

İslami peyzajın özellikleri, İslam’da bahçecilik biliminin gelişimi, toprağı düzenleme kuralları, bahçelerde ağaçların ve bitkilerin kullanım şekilleri gibi konularda aydınlanmak isteyenler için şahane bir kaynak.

  • Künye: D. Fairchild Ruggles – İslami Bahçeler ve Peyzajlar, çeviren: Nurcan Boşdurmaz, Koç Üniversitesi Yayınları, tarih, 380 sayfa

Fritjof Capra ve Ugo Mattei – Hukukun Ekolojisi: Doğa ve Toplumla Uyumlu Bir Hukuk Sistemi (2017)

Ekolojik yıkımı telafi etmek için, özel mülkiyetin tümüyle aşıldığı yepyeni bir hukuk sistemi inşa etmemiz mi gerekiyor?

Fizikçi Fritjof Capra ile hukukçu Ugo Mattei, modernist yaklaşımın doğaya ve insana mekanikçi bir gözle yaklaştığını, şimdiye kadarki bütün tasarılarını böyle inşa ettiğini ve doğaya saygılı bir ilkeler bütününün, ancak bu mekanikçi görüşün aşılmasıyla mümkün olabileceğini düşünüyor.

Yazarlar,

  • Doğa kanunları ile hukukun antikçağdan bu yana süren birlikteliğinin bize ne gibi açılımlar sunabileceği,
  • Bilim ve hukuk arasındaki ilişkilerin nasıl yeniden tanzim edilebileceği,
  • Modernitenin mekanikçi mirasının nasıl mekanikçi bir bilim ve mekanikçi bir hukuk inşa ettiği,
  • Ve bütün bu olumsuzluklara karşı nasıl bir eko-hukuksal devrim yaratılabileceği gibi konuları tartışıyor.

Kitap, okurunu, toplumun gücünü artıracak, aynı zamanda devletler ile şirketlerin bugünkü sınır tanımaz güçlerini kısıtlayacak, ekolojik ilkeler ışığında yeniden oluşturulmuş bir düzen üzerine düşünmeye davet ediyor.

  • Künye: Fritjof Capra ve Ugo Mattei – Hukukun Ekolojisi: Doğa ve Toplumla Uyumlu Bir Hukuk Sistemi, çeviren: Ebru Kılıç, Koç Üniversitesi Yayınları, ekoloji, 251 sayfa

Eugene E. Harris – Soyağacımızdaki Maymun: İnsan Evriminin Yeni Bilimi (2017)

İnsanın evrimleşmiş olduğunu nereden anlıyoruz?

Moleküler antropoloji alanında çalışan Profesör Eugene E. Harris’in ‘Soyağacımızdaki Maymun’u, evrim kuramının buna getirdiği perspektifi ayrıntılı bir şekilde açıklamasıyla alan için nitelikli bir rehber.

Evrimi, bize en yakın tür olan maymunlarla aramızdaki benzerlik ve farklılıklar üzerinden izleyen kitap, sorularla ilerleyerek buna dair merak edilenleri aydınlatıyor.

Çalışma,

  • Geçmişte popülasyonların çöküşünün nedenlerini,
  • İnsanlarla maymunların tür olarak ayrılmaya başladığı süreci,
  • İnsan türünün bu kadar gelişmişliğine karşın maymunların neden yerinde saydığını,
  • Genomların bize insan olmaya dair neler söylediğini,
  • Modern insanın genomdaki kökenlerini,
  • Antik genomların türümüze dair sunduğu ipuçlarını,

Ve buna benzer pek çok ilgi çekici konuyu irdeliyor.

  • Künye: Eugene E. Harris – Soyağacımızdaki Maymun: İnsan Evriminin Yeni Bilimi, çeviren: Begüm Kovulmaz, Koç Üniversitesi Yayınları, bilim, 251 sayfa

Caroline Levine – Biçimler (2017)

Biçimler kültürü, siyaseti ve bilgiyi nasıl etkiledi?

Caroline Levin bu ödüllü çalışmasında, biçimi bütün, ritim, hiyerarşi ve ağ gibi dört ana bölümde irdeleyerek biçimlerin siyasal, toplumsal ve tarihsel ile olan ilişkisini gözler önüne seriyor.

Biçimlerin yalnızca sanatın konusu olamayacağını, bilakis genel olarak hayatın tümünü yansıttığını belirten Levine, felsefe ve popüler kültür, edebiyat gibi farklı alanlarda gezinerek, biçimin hayatımızı nasıl etkilediğini araştırıyor.

Levine’in çalışmasının kuramsal boyutunda Michel Foucault, Jacques Rancière, Mary Poovey ve Judith Butler gibi düşünürlerin biçimciliğe dair yaklaşımları irdeleniyor.

Yazar ayrıca, Sophokles’in ‘Antigone’si, Charles Dickens’in ‘Kasvetli Evi’ ve meşhur televizyon dizisi The Wire gibi pek çok eserin arka planında işleyen biçimsel yapıyı da ortaya çıkarıyor.

Bu ufuk açıcı çalışmanın 2015 James Russell Lowell Ödülü ile 2016 Dorothy Lee Kültür Ekolojisi Alanında Üstün Akademik Çalışma Ödülü kazandığını, ayrıca çalışmanın Flavorwire tarafından 2015’in en iyi 10 akademik yayınından biri ilan edildiğini de belirtelim.

  • Künye: Caroline Levine – Biçimler, çeviren: Didem Dinçsoy Koç Üniversitesi Yayınları, edebiyat inceleme, 237 sayfa

Bryan Sykes – Adem’in Laneti: Erkeklerin Olmadığı Bir Gelecek (2017)

İnsanlığın başında, erkek diye bir bela var.

Şiddet, saldırganlık, açgözlülük… Ne ararsan, onda.

Genetik bilimi alanında çalışmalar yapan Bryan Sykes de bu kitabında, erkeğin olmadığı, daha doğrusu bildiğimiz anlamda erkeklikle çerçevelenmiş cinsiyetlerin olmadığı bir dünya üzerine kafa yoruyor.

Genetik bilimindeki güncel araştırmalar ve evrim kuramından yola çıkan Sykes, aşağıdaki ilgi çekici sorulara yanıt arıyor:

  • Kadınlık genleri erkeklik genlerinin soyunu kurutabilir mi?
  • Kadınlık genlerinin baskın oluşu insanlık için nasıl bir gelecek anlamına geliyor?
  • Erkekteki saldırganlığın genetik nedenleri var mı?
  • Eşcinsellik geni olabilir mi?
  • Cinsel yönelim tam olarak ne zaman belirlenir?
  • Balıklardan cinsellik konusunda öğreneceğimiz neler var?

Künye: Bryan Sykes – Adem’in Laneti: Erkeklerin Olmadığı Bir Gelecek, çeviren: Aylin Onacak, Koç Üniversitesi Yayınları, bilim, 246 sayfa

Kolektif – Ana Babalık (2017)

Ana-babalık konusunu farklı perspektifleriyle inceleyen, alana dair zengin akademik içeriğiyle öne çıkan ‘Ana Babalık’, güncellenmiş bir baskıyla karşımızda.

Kitap, aralarında Bekir Onur, Çiğdem Kağıtçıbaşı, Nebi Sümer ve Sait Uluç’un da bulunduğu 22 araştırmacının katkılarıyla ortaya çıkmış.

Türkiye’de ana babalık çalışmalarının gelişimi,

Çocukluğun ve çocuk yetiştirmenin tarihsel dönüşümü,

Çevre ve sosyoekonomik faktörler ile ana babalık arasındaki ilişki,

Batı Avrupa’daki Türk göçmen ailelerde ana babalık,

Ana babalık ve bağlanma,

Dil ve iletişim becerilerinin gelişiminde ana baba etkileri,

Ana babanın kontrol davranışlarının ergenliğe etkileri…

Bu ve bunun gibi pek çok konunun irdelendiği kitap, hem psikoloji, sosyal bilim ve eğitim alanlarında çalışanlar hem de alana ilgi duyanlar için önemli bir kaynak.

  • Künye: Kolektif – Ana Babalık, derleyen: Bilge Selçuk ve Melike Sayıl, Koç Üniversitesi Yayınları, psikoloji, 427 sayfa

Peter Fleming – Çalışmanın Mitolojisi (2017)

İnsanlığın geneline hiçbir faydası dokunmadığı, hatta çoğunluğun zararına olduğu halde, kapitalizm neden varlığını sürdürebiliyor? Bunu sağlayan dinamikler neler?

Hakikaten iddia edildiği gibi, yaşamak için bu kadar insafsızca çalışmak zorunda mıyız?

‘Çalışmanın Mitolojisi’, tam da bu sorulara yanıt verdiği için değerli.

İşletme ve toplum profesörü Peter Fleming, kapitalizmin ideolojik dokunulmazlığının başlıca nedeninin, çalışmanın hâlâ hayatta kalmayla ve sözüm ona zorunluluklarla karıştırılması olduğunu, bunun da neoliberal kurnazlıkla tasarlanmış bir yanıltmaca olduğuna inanıyor.

Kapitalizmin neoliberal dalavereler sayesinde fazla mesai, vardiyalı çalışma ve esnek çalışma gibi dayatmalarla kendini yeniden ve yeniden ürettiğini belirten Fleming, buna karşı yeni bir çalışma perspektifi geliştirmemiz gerektiğini söylüyor.

Yazarın da söylediği gibi, aslında her şeyin başı direniş!

İşte kitap da, bu direniş olanaklarını gözler önüne sermesiyle önem kazanıyor diyebiliriz.

Pekâlâ, insan onuruna yaraşır ücretler alabilir, devlete ve şirketlere karşı haklarımızı savunabileceğimiz güçlü örgütlenmeler yaratabilir, haftada en fazla 3 gün ve azami 20 saat çalışabiliriz.

İşin en güzel tarafı ise, bunlardan hiçbirinin ütopya olmaması. Fleming’in eseri de bunun mümkün olduğunu ispatlamasıyla önemli.

  • Künye: Peter Fleming – Çalışmanın Mitolojisi, çeviren: Ebru Kılıç, Koç Üniversitesi Yayınları, siyaset, 263 sayfa