Francisco J. Ayala – Ben Maymun muyum? (2021)

Evrim kuramını hiç uzatmadan, konuyu öne çıkan altı soru bağlamında açıklayan şahane bir giriş kitabı.

Francisco Ayala kısır tartışmalar yerine, evrimi bilimsel yönleriyle inceliyor.

Kitapta yanıtı aranan sorular şöyle:

  • Ben maymun muyum?
  • Evrim neden bir kuram olarak ele alınır?
  • DNA nedir ve evrim sürecine etkileri nelerdir?
  • Bütün bilim insanları evrim kuramını kabul eder mi?
  • Yaşam nasıl başladı?

Tüm bu sorularla evrim kuramına dair yaptığı açıklamaları genişleten Ayala, kitabın son bölümünde ise hem evrime hem Tanrı’ya aynı anda inanmanın mümkün olup olmadığını da ele alıyor.

  • Künye: Francisco J. Ayala – Ben Maymun muyum?: Evrim Hakkında Altı Büyük Soru, çeviren: Ferit Burak Aydar, Fol Kitap, bilim, 88 sayfa, 2021

Anne Conway – En Kadim ve Modern Felsefenin İlkeleri (2021)

Yaşadığı dönemin ilk kadın filozofu olan Anne Conway’in ‘En Kadim ve Modern Felsefenin İlkeleri’ adlı bu yapıtı, düşünürün ölümünden sonra yayımlanmıştı.

1631-1679 yılları arasında yaşamış Conway’in bu eseri, döneminin popüler felsefelerine cephe almasıyla öne çıkıyor.

Kartezyen düalizme karşı çıkan Conway, burada Spinoza ve özellikle de Hobbes’un felsefelerine sıkı eleştiriler getiriyor.

Conway’in Leibniz ve Kabalist van Helmont’un etkilerinin görülebildiği bu çalışması, Türkçede ilk kez yayımlanıyor.

  • Künye: Anne Conway – En Kadim ve Modern Felsefenin İlkeleri, çeviren: Ferit Burak Aydar, İş Kültür Yayınları, felsefe, 128 sayfa, 2021

Lev Troçki – Komünist Enternasyonalin İlk Beş Yılı (2020)

Komünist Enternasyonal’in tarihi üzerine, tam 928 sayfalık eşsiz bir kaynak.

Lenin ve yoldaşları en büyük başarılarının Enternasyonal’in kurulması olduğunu düşünüyorlardı ve bu yapının temel belgelerini yazma görevini de Troçki’ye vermişlerdi.

İşte şimdiye kadar birçoğu çevrilmemiş belgeleri de kapsayan bu yazılar, nihayet Türkçede.

Komünist Enternasyonal’in dört kongresinde de partinin manifestosunu ve diğer birçok önemli belgesini yazma görevinin verildiği Troçki, bir yandan Rusya’daki iç savaşta cepheyi karış karış dolaşırken, diğer yandan bu kitapta bir araya getirilmiş olan yazıları ve konuşmaları üretmişti.

Siyaset teorisine önemli katkılar sunan çalışma, öncesinde çevrilmemiş birçok Komintern belgesini de barındırmasıyla, tarihçiler için de çok önemli bir kaynak.

  • Künye: Lev Troçki – Komünist Enternasyonalin İlk Beş Yılı, çeviren: Ferit Burak Aydar, Alef Yayınları, siyaset, 928 sayfa, 2020

Jonah Lehrer – Proust Bir Sinirbilimciydi (2020)

‘Proust Bir Sinirbilimciydi’, sanatçıların olağanüstü sezgilerine methiye niteliğinde bir eser.

Jonah Lehrer, yeni bir baskıyla yayımlanan çalışmasında, sanat tarihine damga vurmuş sekiz isim üzerinden, sanatçıların bilim alanında kanıtlanmış olguları bilimcilerden önce sezgileriyle öngörmelerini ve bunun sanatçının kendine has yaratıcı gücüyle nasıl ilişkili olduğunu anlatıyor.

Yazar, Marcel Proust’tan Paul Cézanne’a, Auguste Escoffier’den İgor Stravinski’ye, Virginia Woolf’tan Gertrude Stein’a sekiz yazar ve sanatçının insan deneyimlerine nasıl baktığını ve bunları nasıl yorumladıklarını irdeliyor.

Lehrer’e göre Proust’un romanları belleğimizin, Cézanne’ın resimleri görme duyumuzun, Stravinski’nin müziği işitsel algımızın, Stein’ın şiirsel arayışları dil yetimizin, Woolf’un bilinçakışı metinleri de zihnimizin çalışma ilkelerini doğru bir şekilde önceden ortaya koymuşlardır.

Lehrer, bunu yaparken de sanatla bilim arasındaki katı işbölümüne de karşı çıkıyor ve bunu aşmanın bir yolu olarak da “dördüncü kültür” yaklaşımını öneriyor.

Lehrer’e göre, sahip olduğumuz iki kültürün alışkanlıklarını değiştirmemiz gerekiyor ve daha da önemlisi beşeri bilimler pozitif bilimlerle bağ kurmalıdır.

  • Künye: Jonah Lehrer – Proust Bir Sinirbilimciydi, çeviren: Ferit Burak Aydar, Ayrıntı Yayınları, bilim, 240 sayfa, 2020

Ferit Burak Aydar – Hamlet’in Bağlanan Basireti Üzerine (2020)

Edebi eser okuması, analizi sevenler Ferit Burak Aydar’ın bu güzel çalışmasını sevecektir.

‘Hamlet’in Bağlanan Basireti Üzerine’, Shakespeare’in ölümsüz yapıtı ‘Hamlet’in hayat hakkında bize neler söyleyebileceği üzerine iyi bir sorgulama.

Aydar bunu yaparken, hem eserin farklı versiyonlarını karşılaştırmayı ihmal etmiyor hem de bu ölümsüz yapıtı tarihsel ve politik anlamlarıyla birlikte yorumluyor.

Aydar, incelemesinin merkezine de iki temayı yerleştiriyor:

Bunlardan ilki, bir kahraman olarak Hamlet’in “sürünceme”si, ikincisi de Ophelia’nın erkek egemen toplum tarafından delirtilip ölmesi.

Aydar’ın kitabını zengin kılan başka bir husus ise, ‘Hamlet’ üzerine yapılmış yorumlarla da hesaplaşması.

  • Künye: Ferit Burak Aydar – Hamlet’in Bağlanan Basireti Üzerine: Hamlet ve Sürünceme, Sel Yayıncılık, inceleme, 216 sayfa, 2020

Talal Asad – Seküler Çeviriler (2020)

“Seküler olan” ile “dini olan” çerçevesindeki söylemleri keşfetmenin en iyi yollarından biri de dildir.

Bu kitabın yazarı Talal Asad ise, bu iki farklı yaşam tarzını anlamak için, bunların dilin pratiklere nasıl kök saldığı ve bu pratiklerini bize ne söylediği üzerine antropolojik bir perspektifle düşünüyor.

Asad, sekülarizmin liberal demokratik devletlerin bağlı olduğu varsayılan soyut bir eşitlik ve özgürlük ilkesinden ibaret olmayıp, örneğin hissetme, düşünme ve konuşma tarzları gibi, birtakım duyarlılıklara da sahip olduğunu belirtiyor.

Asar bu bağlamda, farklı siyasi, ahlaki ve epistemolojik dünyaların dilsel olarak birbirine çevrilebilirliğinin olanaklarını; seküler dilin, dinsel dili kendine çevirmedeki başarısını/başarısızlığını ve “Sekülerliğin dili” ile “dinsel dil”in farklı dünyalarını tartışmaya açıyor.

Asad bunu yaparken de ulus-devletten modern benliğe ve akla zengin bir kavramsal alana ve Wittgenstein’dan Benjamin’e, Gazâlî’den Roman Jacobson’a pek çok ismin düşüncelerine uzanıyor.

  • Künye: Talal Asad – Seküler Çeviriler: Ulus-Devlet, Modern Benlik ve Hesapçı Akıl, çeviren: Ferit Burak Aydar, Vakıfbank Kültür Yayınları, antropoloji, 256 sayfa, 2020

Gérard Genette – Anlatının Söylemi (2020)

Fransız eleştirmen ve edebiyat teorisyeni Gérard Genette, geliştirdiği “anlatı yöntembilimi” ile dünya çapında bilinen bir isim.

Genette’nin bu konudaki fikirlerini kapsamlı bir şekilde ortaya koyduğu eldeki kitabı ise, temel olarak anlatı teriminin en yaygın anlamına, yani kendisinin tabiriyle anlatının söylemine odaklanıyor.

“Olay-Zaman-Anlatı’’ kavram bütünlüğünü odaklanma olarak tanımlayan Genette, anlatı söylemi analizinin, daima ilişkilerin incelenmesini gerektirdiğini belirtiyor.

Yazar, buradan yola çıkarak bir yandan söylem ile naklettiği olayların ilişkisini (ikinci anlamıyla anlatı), diğer yandan aynı söylem ile onu üreten edim arasındaki gerçek

(Homeros) ya da kurmaca (Ulysses) ilişkiyi (üçüncü anlamıyla anlatı) irdeliyor.

Kitabın en güzel taraflarından biri de, bu derinlemesine incelemeyi Marcel Proust’un ‘Kayıp Zamanın İzinde’ eserini merkeze alarak yapması.

Genette, ‘Kayıp Zamanın İzinde’yi, genel bir anlatının ya da roman anlatısının, otobiyografik anlatının ya da herhangi başka bir sınıf, tür ve çeşitte anlatının basit bir örneği gibi ele almıyor.

Yazara göre ‘Kayıp Zamanın İzinde’, evrensel bileşenlerden mürekkeptir, ama bunları özel bir sentezde, kendine özgü bir bütünlükte bir araya getirmiştir.

Genette bu eşsiz eseri, mecazlar, anakroni, odaklanma, paralipsis ve yinelemeli şeklinde adlandırdığı kavramlarla tartışıyor.

  • Künye: Gérard Genette – Anlatının Söylemi: Yöntem Hakkında Bir Deneme, çeviren: Ferit Burak Aydar, Ayrıntı Yayınları, inceleme, 288 sayfa, 2020

Ian Woodward – Maddi Kültürü Anlamak (2016)

Yaşamlarımıza nesnelerle sayısız karşılaşma damga vuruyor.

Bu kitap da, nesneler, metalar, insanlar, tüketim ve sembolleştirme hakkındaki klasik ve çağdaş araştırmaları inceleyip sentezleyerek çağdaş maddi kültür alanını hem teorik hem de sosyolojik ve psikolojik bağlamlarda bir daha gözden geçiriyor.

  • Künye: Ian Woodward – Maddi Kültürü Anlamak, çeviren: Ferit Burak Aydar, İş Kültür Yayınları

Patricia Springborg – Batı Cumhuriyetçiliği ve Şark Hükümdarı (2020)

Patricia Springborg’tan, Batı siyasal ve kültürel cumhuriyetçiliğinin ve Şarki despotluk geleneğinin dolambaçlı tarihsel yapılanması üzerine dört dörtlük bir inceleme.

Batı kavramının nasıl oluştuğunu ve şarkiyatçılığın kökenlerini sorgulayarak çalışmasına başlayan Springborg, Doğu ile Batı arasındaki bir zamanlar belli belirsiz olan siyasi sınırın ne zaman ve neden belirgin hale geldiğini ortaya koyuyor.

Bunu yaparken Antik Yunan’dan Rönesans’a kadar uzanan döneme odaklanan yazar, demokrasinin Batı’ya despotluğun da Şark’a ait olgular olarak nasıl kodlanmaya başladığını irdeliyor.

Batı kimliğinin temelleri üzerine verili kabulleri sorgulamasıyla özellikle dikkat çekebilecek kitap, bu bağlamda hem temel Batılı metinleri hem de geleneksel siyaset kuramı yöntemlerine sıkı eleştiriler getiriyor.

Yunan polisi’nin Batı’dan ziyade Doğu’nun bir mahsulü olduğunu da savunan Springborg Batı siyaset tarihinin merkezine şehir devletlerini değil, krallığı koyuyor.

Yazarın antik Yunan ve Roma’yı yerine ise, Mısır ve Mezopotamya’yı koyuyor.

  • Künye: Patricia Springborg – Batı Cumhuriyetçiliği ve Şark Hükümdarı, çeviren: Ferit Burak Aydar, Koç Üniversitesi Yayınları, siyaset, 392 sayfa, 2020

Terry Eagleton – Walter Benjamin ya da Bir Devrimci Eleştiriye Doğru (2020)

 

Walter Benjamin, geliştirdiği eleştirel felsefesiyle bize yol göstermeye devam ediyor.

Peki, bu eleştirinin temelindeki siyasi ve felsefi zemin nasıl işler?

Ve daha da önemlisi bu eleştiri bugün devrimci bir siyasetle nasıl ilişkilendirilebilir?

İşte Terry Eagleton’ın bu tartışması, Benjamin’in düşüncesini devrimci bir eleştirinin imkânları bağlamında adeta en küçük parçalarına kadar ayırmasıyla dikkat çekiyor.

Eagleton ilk olarak, devrimci eleştirinin bugün içinde bulunduğu çıkmazın geniş bir fotoğrafını çekerek çalışmasına başlıyor.

Yazar ardından, Benjamin’in eleştiriye dair ortaya koyduğu düşünceleri derinlemesine irdeliyor ve bu düşüncelerin devrimci siyasetle nasıl ilişkilendirilebileceğini tartışıyor.

Eagleton bunu yaparken de, barok ve alegori, aura ve meta, tarih, gelenek, devrim, Marksist eleştiri, retorik, metinsellik, Marksizm, yapısöküm, karnaval ve komedi bağlamında Bakhtin ve Brecht gibi pek çok konu ve kavramı yeniden tartışmaya açıyor.

  • Künye: Terry Eagleton – Walter Benjamin ya da Bir Devrimci Eleştiriye Doğru, çeviren: Ferit Burak Aydar, Sel Yayıncılık, felsefe, 231 sayfa, 2020