Nebi Sümer, Melike Sayıl ve Sibel Kazak Berument – Anne Duyarlığı ve Çocuklarda Bağlanma (2016)

Bağlanma kuramı, erken dönemde ebeveyn-çocuk ilişkisinin duygusal gelişim üzerindeki etkisini anlamak amacıyla John Bowlby tarafından geliştirilmişti.

Anne duyarlığını ve çocuklarda bağlanma düzeyini Türkçeye uyarlayan bu kitap da, bağlanma kuramının özünü oluşturan erken döneme odaklanıyor.

  • Künye: Nebi Sümer, Melike Sayıl ve Sibel Kazak Berument – Anne Duyarlığı ve Çocuklarda Bağlanma, Koç Üniversitesi Yayınları

Eric R. Kandel – Sanatta ve Beyin Biliminde İndirgemecilik (2020)

Sanat ve bilimde ortak bir zemin nasıl bulunabilir?

Nobel Ödüllü Eric Kandel, hem bilimin insan algısının karmaşıklıklarını nasıl keşfedebileceğini hem de bilimin harika sanat eserlerini algılamamıza, takdir etmemize ve anlamamıza nasıl yardımcı olabileceğini gösteriyor.

Bilimin bir sanat eserini deneyimleme ve anlamlandırmadaki etkisini sorgulayan Kandel, hafızanın nörobiyolojik temellerini ortaya koyan çalışmalarını bu kez sanata uyguluyor ve bu bağlamda öznel dünyalarını renk, biçim ve ışığa damıtan modern sanatçıların nörobilimsel analizini yapıyor.

Kandel ayrıca, resim sanatının Turner, Monet, Kandinsky, Schoenberg ve Mondrian’ın eserlerinden Pollock, de Kooning, Rothko, Louis, Turrell ve Flavin’in soyut dışavurumculuğuna ulaşmak için nasıl bir indirgemeci yaklaşım içinde olduğunu ayrıntılarıyla aktararak, bu yolculuğun sonunda Katz, Warhol, Close ve Sandback’in eserlerini analiz ediyor.

  • Künye: Eric R. Kandel – Sanatta ve Beyin Biliminde İndirgemecilik: İki Kültür Arasında Köprü Kurmak, çeviri: Mehmet Doğan, Koç Üniversitesi Yayınları, bilim, 216 sayfa, 2020

Robert Pogue Harrison – Gençleşme (2016)

Anne veya babanızın lise fotoğraflarındaki hallerinin, sizin lise fotoğraflarınızdaki halinizden daha yaşlı göründüğünü fark etmişsinizdir.

Robert Pogue Harrison da, bu beklenmedik gençleşme olgusunu irdeliyor.

Yaşlı olduğumuz halde, modern dönemlerin dış görünüş ve zihniyetimizle bizi nasıl genç gösterdiğini görmek isteyenlere.

  • Künye: Robert Pogue Harrison – Gençleşme, çeviren: Merve Pehlivan, Koç Üniversitesi Yayınları

Ken Richardson – Zekânın Bilimi ve İdeolojisi (2020)

Zekâ tanımlanmış, doğuştan gelen ve testlerle ölçülebilen bir özellik midir?

Ken Richardson, zenginlerin zekâları sayesinde servet biriktirdikleri, yoksulların da söz konusu zekâdan yoksun oldukları için yokluk içinde bulundukları iddialarına dayanak oluşturan siyasi ve “bilimsel” tezlerle kıyasıya hesaplaşıyor.

Richardson, zekâ üzerine yapılan benzer çalışmalarının aksine, zekâyı aramaya sinir sisteminin mikro patikalarında başlıyor.

Zekânın değişken çevrelere uyum sağlayan, esnek, işbirliği ve iletişime önem veren özelliklere sahip olduğunu gösteren Richardson, genlerin efendi konumunu yitirdiği, işbirliği ve kültürün sonuç değil bağlama dönüştüğü bir bilişsel evrim ortamında, sinir sistemimizin de diğerlerinin sinir sistemine öylesine bağlandığını ve sınıflı, hiyerarşik mevcut toplum kadar olası bir başka seçeneğin daha ufukta belirdiğini söylüyor.

Bu seçeneği katılımcı, eşitlikçi, kapısı herkese açık bir dünya olarak kavramsallaştıran yazar, buradan hareketle genetiğe ve beyne yönelik indirgemeci bakışı sorguluyor.

“Önümüzdeki görev zorlu, fakat insanlık tarihi bu tür ideolojilerin alaşağı edildiği örneklerle dolu!” diyen Richardson, zekâ konusunda kaderciliği ve karamsarlığı defetmeye yardımcı olacak sağlam bir alternatif sunuyor.

  • Künye: Ken Richardson – Zekânın Bilimi ve İdeolojisi: Genler, Beyin ve İnsanın Potansiyeli, çeviren: Mehmet Doğan, Koç Üniversitesi Yayınları, bilim, 360 sayfa, 2020

Sue Donaldson ve Will Kymlicka – Zoopolis (2016)

Hayvan haklarını temel adalet ve insan haklarıyla ilişkilendiren önemli bir tartışma.

Sue Donaldson Donaldson ve Will Kymlicka, hayvan haklarına yeni bir perspektif kazandırma amacıyla, ilkin siyasal topluluğun doğasını açıklıyor, ardından ona içkin vatandaşlık, adalet ve insan hakları fikirlerini hayvan hakları alanına uyarlıyor.

  • Künye: Sue Donaldson ve Will Kymlicka – Zoopolis, çeviren: Mine Yıldırım, Koç Üniversitesi Yayınları

Mark Fisher – Tuhaf ve Tekinsiz (2020)

Tuhaf ya da tekinsiz olanı nasıl tanımlarız?

Hiçbir şey olmaması gerekirken bir şeylerin olması mı?

Yoksa bir şeyler olması gerekirken hiçbir şeyin olmaması mı?

AKP’li Ali İhsan Yavuz, İstanbul seçimlerinin iptal edilmesi gündemdeyken “Hiçbir şey olmasa bile kesin bir şey oldu” diyerek aslında hangi derin felsefi soruna parmak basmıştı? (!)

Bize garip olanı çağrıştıran tuhaf ve tekinsiz, Mark Fisher’e göre, birbiriyle yakından ilişkilidir ve daha da önemlisi, 20. yüzyıla damgasını vuran birer üretim biçimidir, yani film ya da kurgu biçimi, kavrayış biçimi, hatta nihayetinde bir var olma biçimidir.

Fisher bunu yaparken de, H.P. Lovecraft, H.G. Wells, M.R. James, Christopher Priest, Joan Lindsay, Nigel Kneale, Daphne du Maurier, Alan Garner ve Margaret Atwood gibi yazarlar ile Stanley Kubrick, Jonathan Glazer, David Lynch ve Christopher Nolan gibi yönetmenlerin eserlerini derinlemesine irdeleyerek tuhaf ve tekinsiz olan üzerine derinlemesine bir felsefi sorgulamaya girişiyor.

  • Künye: Mark Fisher – Tuhaf ve Tekinsiz, çeviren: Berkan M. Şimşek, Koç Üniversitesi Yayınları, felsefe, 136 sayfa, 2020

Selim Erdem Aytaç ve Susan C. Stokes – Ne Değişir ki? (2020)

Her şeye rağmen, siyasete katılım neden önemlidir?

Erdem Aytaç ve Susan Stokes, insanların oy kullanıp kullanmamaya, protestolara katılıp katılmamaya nasıl karar verdiklerini irdeleyerek bu soruya ilgi çekici yanıtlar veriyor.

Kitap, seçmenleri sandıktan caydırmaya yönelik uygulamaların neden bazen geri teptiğini, göstericilere karşı sert polis müdahalesinin nasıl olup da küçük protestoları ulusal hareketlere dönüştürebildiğini, politikacılar ve aktivistlerin insanları harekete geçirmek için duyguları nasıl kullandığını kapsamlı bir şekilde ortaya koyuyor.

Türkiye, Brezilya, Ukrayna ve Amerika başta olmak üzere pek çok ülkeden anket verileri ve mülakatlarla zenginleşmesiyle ayrıca önem arz eden çalışma, bireylerin siyasette kolektif eylemlere katılımının dinamiklerini aydınlatmasıyla büyük önem arz ediyor.

Aytaç ve Stokes, bunun yanı sıra, kişiler için siyasete katılımın maliyetleri olduğu bazı durumlarda katılmamanın da maliyetleri olabileceği düşüncesini de tartışmaya açıyor.

Kitap bu bağlamda, katılmamanın psikolojik olarak rahatsızlık verici ve dolayısıyla maliyetli olabileceği fikri gibi, seçimlere ve protestolara katılımla ilgili mevcut kuramların açıklayamadığı birçok duruma ışık tutuyor.

  • Künye: S. Erdem Aytaç ve Susan C. Stokes – Ne Değişir ki?: Seçimlere ve Protestolara Katılımı Yeniden Düşünmek, çeviren: Merve Arkan, Koç Üniversitesi Yayınları, siyaset, 232 sayfa, 2020

Edward O. Wilson – Yarım Dünya (2020)

Bu dünyayı insan türü için cennete çevirelim derken, yalnızca biyosferin oluşmasının 3,8 milyar yıl sürdüğü koca bir gezegeni yok etmekle karşı karşıyayız.

Peki, bu durumdan çıkmamızın bir yolu var mı?

Ekonomik büyüme, dizginlenmemiş tüketim, sağlık ve bireysel mutluluk dışında bu dünyaya bakabileceğimiz başka bir pencere var mı?

Edward Wilson, ‘Yarım Dünya’da, şu an karşı karşıya bulunduğumuz büyük ekolojik felaketin üstesinden gelmemiz için ahlaki düşüncede temel değişiklikler yapmamız gerektiğini, en başta da insan dışındaki canlıları da esas alacak köklü bir değişimin neden artık geciktirilemeyecek bir zorunluluk olduğunu açıklıyor.

Wilson, bu amaçla acil bir çözüm sunuyor: Ancak gezegenin yarısını veya daha fazlasını ihtiyat olarak bir kenara ayırarak, çevrenin yaşayan kısmını kurtarabilir, kendi varlığımızı da sürdürebilmemiz için gereken dengeyi sağlayabiliriz.

Künye: Edward O. Wilson – Yarım Dünya: Gezegenimizin Hayatta Kalma Mücadelesi, çeviren: Sami Oğuz, Koç Üniversitesi Yayınları, ekoloji, 236 sayfa, 2020

Robert Aunger ve Valerie Curtis – Kontrollü Güç (2016)

Evrimsel biyolojinin rehberliğinde, insan davranışlarının dönüşümünün sıkı bir incelemesi.

İnsanın çevresini kontrol edebilme yetisinin onu diğer türlerden nasıl ayırdığından davranışlarımızın nesiller boyunca nasıl değiştiğine pek çok soruyu yanıtlayan kitap, kendimize daha yakından bakmak için iyi bir fırsat.

  • Künye: Robert Aunger ve Valerie Curtis – Kontrollü Güç, çeviren: Ayşegül Turan, Koç Üniversitesi Yayınları

Wolfgang Streeck – Satın Alınan Zaman (2016)

Enflasyon, kamu borçlanması ve finans piyasalarının şişmesi sonucunda kapitalist ülkelerde 1970’lerden bu yana büyümenin gerilediğini, eşitsizliğin arttığını ve borçların katlandığını gözler önüne seren bir kitap.

Wolfgang Streeck, kapitalizmin demokrasiye giderek bağışıklık kazanmasıyla yaşanan demokrasi krizini de tartışıyor.

  • Künye: Wolfgang Streeck – Satın Alınan Zaman: Demokratik Kapitalizmin Gecikmiş Krizi, çeviren: Kerem Kabadayı, Koç Üniversitesi Yayınları