Eric G. Wilson – Melankoliye Övgü (2025)

Eric G. Wilson’ın ‘Melankoliye Övgü: Mutluluk Mitini Yıkmak ve Hüznü Kucaklamak’ (‘Against Happiness: In Praise of Melancholy’) adlı kitabı, modern toplumun mutluluk takıntısına karşı çıkıyor ve melankolinin, yaratıcılık ve derin düşünce için gerekli bir duygusal durum olduğunu savunuyor. Yazar, melankolinin olumsuz bir durum olarak görülmesi yerine, insan deneyiminin zenginleştirici bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini öne sürüyor.

Wilson, kitabında melankolinin, sanat, edebiyat ve felsefe gibi alanlarda yaratıcılığın tetikleyicisi olduğunu savunuyor. Tarih boyunca birçok sanatçının ve düşünürün, melankolik ruh hallerinden ilham alarak önemli eserler ortaya koyduğunu örneklerle gösteriyor. Yazar, modern toplumun mutluluk takıntısının, yaratıcılığı ve derin düşünmeyi engelleyebileceğini ve insanları yüzeysel bir mutluluk arayışına ittiğini savunuyor.

Wilson, melankolinin sadece bireysel bir deneyim olmadığını, aynı zamanda toplumsal bir olgu olduğunu da vurguluyor. Yazar, farklı kültürlerde melankoliye verilen anlamın ve bu duygunun toplumsal hayata etkilerinin tarihsel bir incelemesini yapıyor.

Kısacası, ‘Melankoliye Övgü’, modern toplumun mutluluk takıntısına karşı çıkıyor ve melankolinin insan deneyimi için önemli bir duygu olduğunu savunuyor. Wilson, kitabında melankolinin yaratıcılık, derin düşünce ve kişisel büyüme üzerindeki olumlu etkilerini inceliyor.

  • Künye: Eric G. Wilson – Melankoliye Övgü: Mutluluk Mitini Yıkmak ve Hüznü Kucaklamak, çeviren: Özge Onan, Doğan Kitap, inceleme, 160 sayfa, 2025

Serol Teber – Melankoli (2022)

Freud, “Uygarlığın bedeli nevrozla ödenir.” demişti.

Kendisini “Her dem günahkarlığın ve saçmalığın keyfini yaşayan bir melankolik” olarak tanımlayan Serol Teber ise bu eşsiz kitabında, ilkçağdan günümüze kadar sanatta ve edebiyatta melankoliyi inceliyor.

Toplumsal huzursuzlukların arttığı dönemlerde yaşanan güvensizlik ortamlarında sıklıkla sözü edilmeye başlanan melankoli, bir yaşam tarzı, bir ruhsal durum ve bir kişilik tipi olarak tanımlanırken, toplum düşmanlığı yaptıkları ve tanrıya başkaldırdıkları düşünülen melankolikler “akılsız deliler” olarak parmakla gösterilmişlerdi.

Tutuklanan, kliniklere kapatılan, toplama kamplarına gönderilen melankolikler aynı zamanda pek çok trajediye, romana, şiire, sanat eserine imzalarını atmışlardır.

Kendi deyimiyle “her dem günahkarlığın ve saçmalığın keyfini yaşayan bir melankolik” olan Serol Teber, ilkçağdan günümüze kadar sanatta ve edebiyatta melankoliyi inceliyor; bu kavramın nasıl doğduğunu, geliştiğini, tarih boyunca bu durum içinde olanlara nasıl yaklaşıldığını, yasaklamaları, özgürlüğü, acıyı ve Hiç’liği anlatıyor.

Topluma ayak uyduramadığı düşünülen ressam, şair, filozof ve yazarların kişisel tarihlerini ele alarak melankolinin eserlerine nasıl yansıdığını tüm detaylarıyla ortaya koyan ve bu sırada dönemin dinamiklerini titizlikle inceleyen ‘Melankoli: Normal Bir Anomali’ Albrecht Dürer, Friedrich Hölderlin, Walter Benjamin gibi dâhilerin izini sürüyor.

  • Künye: Serol Teber – Melankoli: Normal Bir Anomali, Okuyanus Yayınları, psikoloji, 392 sayfa, 2022

Darian Leader – Depresyon, Yas ve Melankoli (2018)

Depresyon, yas ve melankoli konusunda farklı görüş ve uygulamalar mevcut.

Fakat bunların, söz konusu sorunların çözümü konusunda bariz yanılgılar barındırdıkları da bilinir.

Peki, depresyonla nasıl başa çıkabiliriz?

Örneğin yüzeysel kimi semptomlar, aslında ruhumuzdaki hangi büyük sorunlara işaret eder?

Depresyon, yas ve melankoli konularında hem aydınlatıcı hem de pratik bir çalışma arayanlara Darian Leader’ın tam da yukarıdaki sorulara tatmin edici yanıtlar veren bu eserini öneriyoruz.

Leader’a göre yas tutmak ve melankoli, depresyonun kalbinde yatar.

Fakat bu gerçeği hakkıyla kavrayamadığımız için hem bu sorunla yüzleşme hem de onu aşma konusunda sıkıntı yaşarız.

Leader, öncelikle kayıp deneyimine verdiğimiz tepkilere bakarak bu durumu çözümlüyor ve eğer bu gerçeğin daha çok bilincinde olursak, yıkıma yol açabilecek duyguların kıskacından kurtulabiliriz.

Büyük çağdaş düşünürlerin depresyon, yas ve melankoliye dair görüşlerinin kapsamlı bir incelemesini de sunan Leader, yas tutma uğraşında oldukça aydınlatıcı bir esere imza atmış.

  • Künye: Darian Leader – Depresyon, Yas ve Melankoli, çeviren: Ayça Göçmen, Encore Yayınları, psikanaliz, 200 sayfa, 2018

Hélène Prigent – Melankoli (2009)

Melankoli, özellikle Batı kültürünü tarih boyunca en çok meşgul eden konuların başında gelir.

İşte Hélène Prignent, melankolinin kapsamlı bir tarihini verdiği bu rehber kitabında, antik mezar taşlarından başlayarak, Dürer, Valentin, Goya, Delacroix, Friedrich, Munch, Redon, Hopper ve Kiefer gibi isimlerin yapıtlarında melankoliye uzanıyor.

“Bugün melankoli sözcüğünü de içeren bunalım, her dönemin üstüne bir taş eklediği, iki bin yıldan daha yaşlı, eski bir anıtın yüzeyindeki pastan başka bir şey değil aslında,” diyen Prignent, tarih boyunca melankoli’nin aldığı “kara safra”, “kutsal hastalığı”, acedia, spleen, nevrasteni ve bunalım gibi farklı adların ve merkezinde Dürer’in ünlü gravürü Melancolia I’ın bulunduğu zengin ikonografinin izini sürüyor; melankolinin yaratıcılıkla ilişkilendirilmesi ve sahip olduğu sürekliliğin nedenlerini irdeliyor.

  • Künye: Hélène Prigent – Melankoli: Bunalımın Başkalaşımları, çeviren: Orçun Türkay, Yapı Kredi Yayınları, psikoloji, 159 sayfa

Eugenio Borgna–Melankoli (2014)

Eugenio Borgna’dan, insani ve psikolojik, metafizik ve klinik, gündelik ve edebi bir deneyim olarak üzerine çok şey söylenmiş melankoliye özgün bir yaklaşım.

Yazar, melankoliyi klinik bir bakışla ele alıp bunun semptomatolojik yönlerine odaklanmaktan ziyade, melankolinin psikopatolojik ve antropolojik yönlerine odaklanıyor.

  • Künye: Eugenio Borgna – Melankoli, çeviren: Meryem Mine Çilingiroğlu, Yapı Kredi Yayınları