Daniel Chamovitz – Bitkilerin Bildikleri (2018)

Şurası kesin ki, gündelik hayatımızda karşılaştığımız çiçek ve ağaçların son derece incelikli duyu mekanizmalarına pek dikkat etmiyoruz.

1990’lardan bu yana bitki ve insan duyuları arasındaki benzerlikler üzerine düşünen ve çalışan Daniel Chamovitz, ‘Bitkilerin Bildikleri’ adlı bu kitabı, konu hakkında sağlam bir inceleme.

Yazarın uzun yıllara yayılan deneyimlerinin ürünü olan kitabı, bitkilerin gördükleri, kokladıkları, hissettikleri, duydukları ve hatırladıkları üzerine, bitkiler hakkında bizi şaşırtacak, hatta bitkilere dair bakış açımızı kökten değiştirecek ufuk açıcı bir çalışma.

Chamovitz burada, bitki biyolojisindeki en son araştırmaları inceliyor ve bitkilerin gerçekten de duyuları olduğunu iddia ediyor.

Kitap her bölümde bir insan duyusuna odaklanıyor ve bu duyunun insanlardaki işleviyle bitkilerdeki işlevini karşılaştırıyor.

Duyusal bilginin bitkiler tarafından nasıl algılandığını, bitkiler tarafından nasıl işlendiğini ve söz konusu duyunun bitki için ekolojik içerimlerini ayrıntılı bir şekilde açıklayan Chamovitz, ayrıca her bölümde konuyla ilgili hem tarihsel bir perspektif hem de çağdaş bir görüş sunuyor.

Bitkilerin kendilerine has görme, dokunma, duyma, içalgı (propriyosepsiyon) ve bellek niteliklerine daha yakından bakmak isteyenler kitabı muhakkak edinsin.

Bu konuyla ilgilenen okurların, daha önce burada da yer verdiğimiz Stefano Mancuso ve Alessandra Viola imzalı ‘Bitki Zekası‘ adlı kitabı da beğeneceğini düşünüyoruz.

  • Künye: Daniel Chamovitz – Bitkilerin Bildikleri: Dünyaya Bitkilerin Gözünden Bakmak, çeviren: Gürol Koca, Metis Yayınları, bilim, 168 sayfa, 2018

 

Cynthia Cockburn – Buradan Baktığımızda (2009)

Feminist araştırmacı ve yazar Cynthia Cockburn ‘Buradan Baktığımızda’ isimli bu eserinde, farklı savaşlarda, kadınların militarizme karşı verdikleri mücadeleyi anlatıyor.

Cockburn kitabını, savaşı yaşayan, savaştan kurtulan, savaşı gözlemleyen ve protesto eden, içlerinde Türkiye’nin de bulunduğu on beş ülkeden yüzlerce kadının yaşam deneyimleri üzerine kurmuş.

Yazar, ziyaret ettiği her ülkede ya da kentte, önde gelen militarizm ve savaş karşıtı kadın örgüt ve ağlarından üyelerle görüşmüş ve onların içinde bulundukları politik koşulları, karşı çıktıkları şiddetin doğasını, çatışmayla ilgili analizlerini ve eylem stratejilerini okurlara sunuyor.

  • Künye: Cynthia Cockburn – Buradan Baktığımızda, çeviren: Füsun Özlen, Metis Yayınları, kadın, 324 sayfa

Anne Carson – Kocanın Güzelliği (2009)

Kanadalı şair, denemeci, romancı, eleştirmen, akademisyen ve çevirmen Anne Carson, alt başlığı ’29 Tangoda Kurgusal Bir Deneme’ olan ‘Kocanın Güzelliği’nde, anlatısal şiirin iyi bir örneğiyle okurun karşısına çıkıyor.

Carson bir yandan, tükenen bir evliliğin hikâyesini anlatıyor, öte yandan da Keats’in “güzellik hakikatir” deyişi üzerinden Platon, Bataille, Lévi-Straus ve Huizinga gibi düşünürlere atıflarda bulunuyor.

Carson’un, ilk baskısı 2001’de yapılan bu derinlikli eseri şöyle başlıyor:

“Her yara kendi ışığını saçar / der cerrahlar / Bütün lambalarını söndürsen evin / pansuman yapabilirmişsin yaraya / kendinden ışıyanla (…)”

  • Künye: Anne Carson – Kocanın Güzelliği, çeviren: Aslı Biçen, Metis Yayınları, şiir, 152 sayfa

Costas Douzinas – Krizde Felsefe ve Direniş (2015)

Yunanistan’ın Syntagma meydanını işgal eden göstericiler, AB ve IMF’nin dayatmalarına geçit vermedi.

Costas Douzinas da bu görkemli direnişten hareketle krizin siyasi, ahlaki ve semiyotik yönlerini inceliyor, toplumsal sağlığın ve siyasi değişimin motoru olarak itaatsizlik ve direnişin imkânlarını sorguluyor.

  • Künye: Costas Douzinas – Krizde Felsefe ve Direniş, çeviren: Tulga Buğra Işık, Metis Yayınları

Funda Çoban – Sokak Siyaseti (2015)

Sıradan insanlar politik süreçlere nasıl ve hangi araçlarla katılırlar?

Bu sorunun yanıtını ararken, siyasetin gündelik inşasının sokağın içinde şekillendiğini belirten Funda Çoban, Gezi Direnişi’ni de içeren kapsamlı bir analiz eşliğinde, sokak siyasetinin diğer kolektif eylem ve toplumsal hareket biçimleriyle temas ve farklılık noktalarını tartışıyor.

  • Künye: Funda Çoban – Sokak Siyaseti, Metis Yayınları

Yakın Ertürk – Sınır Tanımayan Şiddet (2015)

Kadına yönelik şiddet, sadece kadınları ilgilendiren bir mesele değildir: bütün toplumu terörize eder, özgür olanı cezalandırır.

Peki kadına yönelik şiddet, günümüzde genel olarak yaygınlaşan şiddet olgusundan bağımsız mıdır?

Yakın Ertürk, bu sorunu yapısal eşitsizlik ilişkileri çerçevesinde bir insan hakkı ihlali olarak kavramsallaştırıyor ve hem cinsiyet eşitsizliğine ilişkin paradigma ve politikaları irdeliyor hem de küresel kadın hareketinin yakın tarihinin bir panoramasını sunuyor.

Uzun yıllar Birleşmiş Milletler Kadına Yönelik Şiddet Özel Raportörlüğü görevinde bulunan Ertürk, farklı ülkelerdeki saha tecrübesinden yola çıkarak bugün sınır tanımaksızın küresel bir olgu haline gelmiş kadına yönelik şiddetin geniş kapsamlı bir analizini yapıyor.

Dünya kadınlarının küresel bir güce dönüşen hak mücadelelerinin nasıl uluslararası bir kadın hakları hukuku oluşturduğunu da irdeleyen Ertürk, uygulamalarda neyin başarılıp neyin başarılamadığını, kazanımları ve eksiklikleri, süregiden kuramsal tartışmaları ele alıyor, bunun yanı sıra var olan sorunları da saptayarak hem yeni kuşak feministlerin mücadelesi için, hem sosyal bilimciler için eşsiz bir kaynak çalışmaya imza atmış.

  • Künye: Yakın Ertürk – Sınır Tanımayan Şiddet, Metis Yayınları

Kolektif – Türkiye’de Farklı Olmak (2009)

‘Türkiye’de Farklı Olmak: Din ve Muhafazakârlık Ekseninde Ötekileştirilenler’ başlıklı bu araştırma, hatırlanacağı gibi, 19 Aralık 2008’de kamuoyuna açıklanmış ve büyük yankı uyandırmıştı.

Araştırma, dindarlık ve muhafazakârlık arasındaki yakın ilişkiyi derinlemesine irdelemeye ve Anadolu kentlerinde farklı kimlik ya da yaşam tercihleri olan kişilerin, din ve muhafazakârlıktan kaynaklanan baskı ve ötekileştirme ile karşı karşıya kalıp kalmadıklarını saptıyor.

Araştırma, Şerif Mardin’in gündeme getirdiği “mahalle baskısı” tartışmasını somutlaştırmayı, bunun kime yöneltildiğini anlamayı amaçlıyor.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’de Farklı Olmak: Din ve Muhafazakârlık Ekseninde Ötekileştirilenler, araştırma grubu: Binnaz Toprak, İrfan Bozan, Tan Morgül ve Nedim Şener, Metis Yayınları, siyaset, 211 sayfa

Orhan Koçak ve Yücel Göktürk – Turgut Uyar ve başka şeyler (2018)

Orhan Koçak ile Yücel Göktürk’ün ilk kez Bir+Bir Dergisi’nde yayınlanan bu söyleşileri, hakikaten kitabın alt başlığının da hakkını verdiği gibi, birçok konuya açılan çok zengin bir diyalog sunuyor.

Şimdi ikinci baskısına ulaşan kitap, Turgut Uyar’ın şiirini merkeze alarak cinselliğe, demokrasi ve devrime, İkinci Yeni’ye, ODTÜ’ye, romana, varoluşçuluğa, yenilgiye ve daha pek çok konuya uzanıyor.

Söyleşi bunun yanı sıra, Walter Benjamin’den Sartre’a, Marcuse’ten Žižek’e Ulus Baker’den Deleuze’e pek çok düşünürün fikirlerini de kat ediyor.

Tabi söylemeye dahi gerek yok; burada Edip Cansever, Orhan Veli, Cemal Süreya, Melih Cevdet ve Ece Ayhan gibi Türkiye şiirine yön vermiş pek çok aktör de karşımıza çıkıyor.

‘Turgut Uyar ve başka şeyler’ çok iyi bir söyleşi kitabı olmasının yanı sıra, şiir, edebiyat, felsefe ve siyasetin yetkin bir bireşimi olarak muhakkak okunmalı.

  • Künye: Orhan Koçak ve Yücel Göktürk – Turgut Uyar ve başka şeyler: A’dan Z’ye Bir Konuşma, Metis Yayınları, şiir eleştiri, 133 sayfa, 2018

Mustafa Erdem Özler – Erdem Devesi (2009)

Mustafa Erdem Özler’i, daha önce yayımlanan ‘Kelebekli Zaman’ isimli şiir kitabıyla biliriz.

Özler, ‘Erdem Devesi’ başlıklı elimizdeki dosyasıyla da 2008 Cemal Süreya Şiir Ödülü’nü aldı.

Kitaba adını veren şiirden bir alıntı:

 

“anne çöl pişmedi mi hâlâ

 

baktıkça zayıfladı yollar

baktıkça taşların diline düştüm

peşinden gittim sesimin

kuşların vaktini çaldım

 

kuyulara atılmış günahları çıkardım

suçunu bağışladım kirimin

ben kimim ki

heyelanla yıkadım ellerimi

 

acıkınca kuru kelime yedim

haram sularını içtim sözlerimin

seğirdi zaman ipini eğirdi

kısalan ömrünü giydim sabrımın

 

eskiden atlar okşardı saçlarımı

yokluğunu bahçeler toplardı (…)”

  • Künye: Mustafa Erdem Özler – Erdem Devesi, Metis Yayınları, şiir, 69 sayfa

Siegfried Kracauer – Film Teorisi (2015)

Film teorisi tarihinde dönüm noktası sayılan, her şeyden önce mecranın “özgüllüğü” ile ilgili sorunları ele alan dikkat çekici bir kitap.

Siegfried Kracauer’in bu kitabı, sinema üzerine düşünmek konusunda çoktan kült bir kitap haline gelmiş durumda ve ilk kez bu baskıyla birlikte Türkçeye kazandırılmış oluyor.

Filmin fotoğraftan nasıl doğup geliştiği, fotografik filmin içsel doğası, tarih ve fantazinin sinemada kendine yer buluşu, deneysel film, teatral hikâye gibi konularda muazzam bir inceleme.

  • Künye: Siegfried Kracauer – Film Teorisi: Fiziksel Gerçekliğin Kurtuluşu, çeviren: Özge Çelik, Metis Yayınları