Steven Johnson – Ömrü İkiye Katlamak (2025)

Steven Johnson’ın bu kitabı, son yüz yılda insan ömrünün nasıl iki katına çıktığının şaşırtıcı hikâyesini anlatıyor. 1900’lerin başında küresel yaşam beklentisi kırklı yaşların başındayken, günümüzde birçok yerde seksenli yaşları aştığını belirten Johnson, bu devasa ilerlemenin arkasındaki faktörleri detaylı bir şekilde ele alıyor. ‘Ömrü İkiye Katlamak: Nasıl Oldu da Ortalama İnsan Ömrünü Böyle Uzatabildik?’ (‘Extra Life: A Short History of Living Longer’), bu başarının tek bir keşfe değil, işbirlikçi yeniliklere, kamu desteğine sahip sistemlere, işbirlikçi ağlara ve reformlar için mücadele eden aktivistlerin çabalarına dayandığını savunuyor.

Johnson, tıp ve halk sağlığındaki çığır açan gelişmeleri ele alırken, bunların sadece laboratuvarlarda değil, toplumsal düzenlemeler, altyapı iyileştirmeleri ve davranışsal değişiklikler yoluyla nasıl gerçekleştiğini gösteriyor. Aşılar, antibiyotikler, pastörize süt, klorlu içme suyu ve emniyet kemerleri gibi günümüzde sıradan kabul edilen pek çok şeyin, insan ömrünü uzatmada ne kadar kritik bir rol oynadığını vurguluyor. Bu gelişmelerin her birinin ardında, genellikle göz ardı edilen halk sağlığı kahramanlarının ve bilim insanlarının ilham verici hikâyeleri yatıyor.

Kitap, tarihteki büyük salgınlardan (çiçek hastalığı, kolera, İspanyol gribi gibi) alınan dersleri bugünkü COVID-19 krizi bağlamında da değerlendiriyor. Johnson, bilim insanlarının, doktorların, gönüllü deneycilerin ve aktivistlerin nasıl bir halk sağlığı devrimi başlattığını, milyonlarca hayatı kurtardığını ve insan sağlığına dair düşüncelerimizi temelden değiştirdiğini anlatıyor. Kitap, özellikle çocuk ölümlerindeki çarpıcı düşüşün ortalama yaşam süresini uzatmada büyük payı olduğunu belirtiyor.

Kitap, ilerlemenin mümkün olduğunu hatırlatmanın ötesine geçerek, halk sağlığı sistemleri benzeri görülmemiş zorluklarla karşı karşıya kalırken yaşam beklentisindeki düşüşlerden nasıl kaçınılacağı sorusunu da irdeliyor. Güncel teknolojilerin veya müdahalelerin gelecekteki krizlerin etkisini nasıl azaltabileceğine dair gözden kaçırılan fırsatlara dikkat çekiyor.

Sonuç olarak, Steven Johnson’ın bu eseri, insanlığın yaşam süresini ikiye katlaması gibi en şaşırtıcı başarılarından birini kutlarken, ortak hedeflerin ve kamu kaynaklarının kalıcı gücünü, halk sağlığı ve tıp kahramanlarının genellikle göz ardı edilen rollerini gözler önüne seriyor. Bu, insanlığın olağanüstü bir yolculuğunun ve hayatta kalma ve yenilik arayışımızın bizi nasıl dönüştürdüğünün kapsamlı bir hikâyesidir.

  • Künye: Steven Johnson – Ömrü İkiye Katlamak: Nasıl Oldu da Ortalama İnsan Ömrünü Böyle Uzatabildik?, çeviren: Çağrı Tuğrul Öztürk, Orenda Kitap, bilim, 112 sayfa, 2025

Natasha Tidd – 50 Yalanla Kısa Dünya Tarihi (2025)

Natasha Tidd’in ‘50 Yalanla Kısa Dünya Tarihi’ (‘A Short History of the World in 50 Lies’) adlı kitabı, dünya tarihini şekillendiren elli önemli yalanı inceleyerek okuyucuyu bir yolculuğa çıkarıyor. Kitap, MÖ 500’deki Pers İmparatorluğu’ndan başlıyor ve Büyük Darius’un kendi iktidarını sağlamlaştırmak için gerçeği nasıl manipüle ettiğini anlatıyor.

Ardından, Julius Caesar’ın halkla ilişkilerdeki aldatıcı taktiklerinden, Orta Çağ’da büyük etki yaratan sahte belgeler olan Konstantin Bağışı ve Siyon Protokolleri gibi yalanlara odaklanıyor. Tidd, sadece siyasi ve dini alandaki yalanları değil, aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitsizliğini besleyen ve medyanın manipülasyonlarına dayanan yalanları da ele alıyor.

İngiltere’nin Boer Savaşı sırasındaki toplama kampları ve Çernobil felaketinin örtbas edilme girişimi gibi büyük çaplı siyasi ve basına yönelik yalanlar da kitapta yer alıyor. Kitap, tarihin karanlık ve gizemli yönlerini aydınlatarak, gerçeğin çoğu zaman kurgudan çok daha şaşırtıcı ve tehlikeli olduğunu gözler önüne seriyor.

Kitap, yalanların savaşların seyrini nasıl değiştirdiğini, zulümlere nasıl zemin hazırladığını ve finansal kuruluşların nasıl manipülasyonlar yaptığını çarpıcı örneklerle açıklıyor. Natasha Tidd, okuyucuyu tarihin gölgesinde kalmış bu yalanlarla yüzleşmeye ve dünyanın nasıl şekillendiğini farklı bir perspektiften anlamaya davet ediyor.

  • Künye: Natasha Tidd – 50 Yalanla Kısa Dünya Tarihi, çeviren: Sinan Akbaytürk, Orenda Kitap, tarih, 256 sayfa, 2025

Patrick Aryee – Bizi Daha Akıllı Hâle Getiren 30 Hayvan (2024)

Hayvanların sahip olduğu benzersiz özellikler insanlığın teknolojik ve bilimsel gelişmelerine ilham verdi.

Patrick Aryee, hayvanların sadece hayranlık uyandıran varlıklar olmadığını, aynı zamanda insanlığın ilerlemesinde önemli bir rol oynadığını vurguluyor.

Sivrisineklerin ağrısız iğneleri, cerrahide yeni yöntemlerin geliştirilmesine ilham oldu.

Midyelerin yapışkan özellikleri, diş dolgularından güçlü yapıştırıcılara kadar birçok alanda kullanılıyor.

Kutup ayılarının kalın kürkü, uzay keşiflerinde astronotların sıcak tutulması için yeni materyallerin geliştirilmesine ilham verdi.

Kitap, doğanın ne kadar yaratıcı ve yenilikçi olduğunu göstererek okuyucuların doğaya olan hayranlığını artırmayı amaçlıyor.

Hayvanların sahip olduğu benzersiz özelliklerin bilim insanlarını nasıl etkilediğini anlatarak, okuyucularda bilimsel merak uyandırıyor.

Günlük hayatta kullandığımız birçok teknolojinin aslında hayvanlardan ilham alındığını göstererek, teknolojinin kökenlerini daha iyi anlamayı sağlıyor.

  • Künye: Patrick Aryee – Bizi Daha Akıllı Hâle Getiren 30 Hayvan, çeviren: Doğan Mert Demir, Orenda Kitap, bilim, 296 sayfa, 2024

Matt Brown – Uzay Hakkında Doğru Bildiğiniz Yanlışlar (2024)

Uzay hakkındaki yaygın efsaneleri çürüten bu eğlenceli ve aydınlatıcı kitapla ilginç bilgiler edinin.

Yazar Matt Brown, Doğru Bildiğiniz Yanlışlar serisinin bu kitabında; gezegenimiz, evren ve “aradaki her şey” hakkında şaşırtıcı gerçekleri bir araya getiriyor!

Popüler bilim kurgu filmlerinin ve TV şovlarının etkisiyle yayılan ve solucan deliklerinden geçme hayaliyle başlayıp, asteroitleri patlatma fikrine kadar uzanan bu yanlış anlamaları inceliyor.

‘Uzay Hakkında Doğru Bildiğiniz Yanlışlar’da evrenimizle ilgili kavrayışımızı şekillendiren efsaneler, dedikodular ve yanlış alıntılarla karşılaşacaksınız.

Örneğin, uzay boşluğunda kalmanın kanınızı kaynatacağını ve vücudunuzun patlayacağınız mı düşünüyorsunuz?

Gerçekte, vücudunuz patlamaz ve uzay giysileri olmadan hayatta kalmak mümkündür.

Astronotların sıfır yer çekimi nedeniyle serbestçe süzüldüğünü mü düşünüyorsunuz?

Aslında, Dünya’ya doğru sürekli bir düşüş hâlinde olurlar.

Ya da uzayın tamamen karanlık olduğunu mu düşünüyorsunuz?

Doğrusu büyük ölçüde yeşildir.

Evrenin nasıl işlediğine dair bu bilgilendirici kitap, size yanlış bilgiler labirentinde yol gösterecek bir rehber niteliğinde.

Uzaylılarla karşılaşıp karşılaşmayacağımızı (SETI, 2040 yılına kadar dünya dışı yaşamın kanıtlarını elde edeceğimizi ileri sürüyor!), bir kara deliğin merkezinde ne olduğunu veya neden Merkür’ün Güneş Sistemi’ndeki en sıcak gezegen olmadığını merak ediyorsanız, bu kitapta doyurucu cevaplar bulacaksınız.

Popüler bilimdeki yanlışları açığa çıkaran ‘Uzay Hakkında Doğru Bildiğiniz Yanlışlar’, evrenimiz hakkında keyifli ve eğlenceli bir bakış sunuyor.

  • Künye: Matt Brown – Uzay Hakkında Doğru Bildiğiniz Yanlışlar, çeviren: Sinan Akbaytürk, Orenda Kitap, bilim, 160 sayfa, 2024

Matt Brown – Hayvanlar Hakkında Doğru Bildiğiniz Yanlışlar (2024)

Develerin hörgüçlerinde su depolanır hatta saksağanlar da parlak nesneleri çalmaya bayılırlar.

Ya da biz hep böyle sandık.

Peki ya gerçekten böyle değilse?

Matt Brown, Doğru Bildiğiniz Yanlışlar serisinin bu kitabında, kendine özgü üslubuyla hayvanlar hakkındaki çeşitli efsaneleri inceliyor ve arkasındaki gerçekleri bir bir ortaya çıkarıyor.

Lemminglerin intihar etmek için kendilerini uçurumlardan attıkları efsanesinden yarasaların kör olduğu efsanesine, kafasını kuma sokan devekuşlarından hep dört ayak üzerine düşen kedilere, evcil hayvanlarımız hakkındaki zengin bilgilerden ürpertici sürüngenlere ve büyük memelilere kadar bu kitap hayvan kavramına ait çok sayıda gerçeği gözler önüne seriyor.

Ayrıca alışılmadık beslenme şekillerine ve filmlerde başrolü kapmış bazı hayvanların ne kadar yanlış formlarda gösterildiklerine dair ek bilgiler de var.

Eğlenceli yaklaşımıyla bu kitap, hayvanlar hakkında çocukluğumuzdan beri süregelen efsane ve hikâyeleri neşeyle çürütüyor ve sizlere keyifli ve bilgilendirici bir okuma sunuyor.

  • Künye: Matt Brown – Hayvanlar Hakkında Doğru Bildiğiniz Yanlışlar, çeviren: Sinan Akbaytürk, Orenda Kitap, hayvan, 160 sayfa, 2024

Paul Murdin – Gezegenlerin Gizli Yaşamı (2024)

Güneş sisteminin genellikle bir saat veya planetaryum gibi mükemmel bir düzen ve uyum içinde olduğunu düşünürüz.

Evet, doğrudur ama sadece çok kısa zaman aralıklarında böyledir.

Daha geniş bir zaman penceresinden baktığımızda gezegenler ve uyduların hiç de öyle olmadığını, bir sürü düzensizliğin yaşandığını ve heyecan verici bir yaşamları olduğunu görürüz.

Örneğin, Satürn’ün uydusu Titan’da, tıpkı Dünya’da yaşam ortaya çıkmadan önceki gibi sıvı metan dolu göller ve tepelerle vadiler bulunduğunu pek çoğumuz bilmeyiz ya da Merkür’ün en utangaç gezegen olduğunu; Mars’ın en büyük volkanının Dünya’nınkinden 100 kat daha büyük olduğunu; en derin kanyonunun Arizona eyaletindeki Grand Canyon’dan 10 kat daha derin ve kırmızı değil de mavi renkte olduğunu bilmeyiz.

Ve daha pek çok şeyi…

Yaşamını astronomi çalışmalarına adayan ve sınırsız bir merakla beslenen Paul Murdin’in bu büyüleyici yeni kitabı; gezegenler, uydular ve güneş sistemindeki konumumuz hakkında ayrıntılı bir keşif sunuyor ve gezegenlerle ilgili tüm sorularınıza yanıt veriyor.

  • Künye: Paul Murdin – Gezegenlerin Gizli Yaşamı: Güncel Bir Güneş Sistemi Kullanım Kılavuzu, çeviren: Sinan Akbaytürk, Orenda Kitap, bilim, 224 sayfa, 2024

Matt Brown – Dünya Hakkında Doğru Bildiğiniz Yanlışlar (2023)

İnsanlık dünyadaki yaşamın sırrını çözme yolunda epeyce yol almış gibi görünüyor.

Acaba gerçekten de öyle mi?

Aslında, sürekli değişen gezegenimizde keşfedilecek ve açıklanamayan hâlâ çok şey var.

‘Doğru Bildiğimiz Yanlışlar’ serisinden olan bu kitap, dünyanın fiziksel ve sosyal yapısına dair inançlarınızı alt üst edecek ve gezegenimizin coğrafyası, doğası, ülke ve şehirleri hakkındaki şaşırtıcı gerçekler karşısında sizleri hayrete düşürecek…

Dünyanın yuvarlak olduğunu mu düşünüyorsunuz?

Tekrar düşünün!

Aslında kutuplarda daha basıktır.

Sahra’yı dünyanın en büyük çölü olarak mı biliyorsunuz?

Değil, sorunun cevabı Antarktika’dır.

Google Maps yardımıyla keşfedilen kayıp yağmur ormanlarından, yılın sadece altı ayı Fransa’ya ait olan adaya kadar Dünya gezegenine dair birçok şey içeren bu neşeli rehber, Orta Doğu’nun ortasında ne olduğunu merak edenler için vazgeçilmez bir okuma serüveni…

Kitap, Dünya hakkında hep inandığımız şaşırtıcı efsaneleri çürütüyor.

  • Künye: Matt Brown – Dünya Hakkında Doğru Bildiğiniz Yanlışlar, çeviren: Sinan Akbaytürk, Orenda Kitap, inceleme, 160 sayfa, 2023

Brian Clegg – Ne Olduğunuzu Düşünüyorsunuz? (2023)

Popüler bilim ustası Brian Clegg’in ‘Ne Olduğunuzu Düşünüyorsunuz?’u, sizi siz yapan şeyin biliminde okurlarını eğlenceli bir tura çıkarıyor.

Atom seviyesinden, yaşam ve enerjiye, genetikten kişiliğe kadar, sizi oluşturan milyarlarca parçacığın nasıl ortaya çıktığının peşine düşüyor.

  • Kesinlikle kraliyet soyundan geliyorsunuz, Avrupalı atalarınız varsa Charlemagne mutlaka sizin soy ağacınızda yer alıyor.
  • Vücudunuzdaki hidrojen, Büyük Patlama’dan hemen sonra, yaklaşık 13,5 milyar yıl önce yaratıldı.
  • Vücudunuzdaki elementler yaklaşık 125 £ değerindedir.
  • Bilinçli zihniniz, beyninizin yaptıklarının yalnızca küçük bir kısmıyla ilgilenir.
  • Sizi siz yapan şeyin yaklaşık yüzde 50’si genetik ve epigenetiktir; yine de genlerinizin yüzde 96’sını bir şempanzeyle (ve 60’ını bir muzla) paylaşıyorsunuz.
  • Sizi olduğunuz kişi yapan şeyin büyük bir kısmı (bir dinozorun soyundan gelmenin aksine) yaklaşık 65 milyon yıl önce gerçekleşen dünya üzerindeki kozmik çarpışmaydı.

‘Ne Olduğunuzu Düşünüyorsunuz?’, bizi biz yapan şeyin tam kalbine inen, bunu da aydınlatıcı ve eğlendirici bir üslupla yapan iyi bir çalışma.

  • Künye: Brian Clegg – Ne Olduğunuzu Düşünüyorsunuz?: Benzersiz Olmadığınızı Kabul Etmelisiniz, çeviren: M. Murtaza Özeren, Orenda Kitap, bilim, 248 sayfa, 2023

Edward D. Melillo – Kelebek Etkisi (2022)

Böceklerin varlığı, tiksinti duygusu ile tüylerimizi diken diken edebilir ancak günlük hayatta gözden kaçırdığımız birçok şeyden de onlar sorumludur.

Parlak bir elmayı ısırdığımızda, bir kemanın yankılanan notalarını dinlediğimizde, giyindiğimizde, diş implantı ya da manikür yaptırdığımızda esasında büyük bir böcek ordusunun meziyetlerinden yararlanıyoruz.

Böceklerin ürettiği ham maddeleri üretmek için ne kadar çabalarsak çabalayalım (örneğin; ipek, şellak, kırmız) ürettiğimiz bu yapay maddeler en iyi ihtimalle ortalamanın çok altında, en kötü ihtimalle ise toksik olduğu kanıtlanmıştır.

Bu araştırmalar ortaya koyuyor ki yakın gelecekte böcek dünyası ile karşılıklı bağımlılığımız bir zorunluluk olarak varlığını sürdürecektir.

Edward D. Melillo, insanlarla böcekler arasındaki ayrılmaz ve büyüleyici bağları gösteren canlı bir dünya tarihini ortaya koyuyor.

Çağlar boyunca, yalnızca bu canlılarla bir arada yaşamakla kalmadık aynı zamanda modern tıp, biliminin önemli keşifleri ve dünyanın gıda arzının geleceği için onlara güvendik.

Böcekler olmasaydı, küresel endüstrinin tüm sektörleri durma noktasına gelir ve modern yaşamın temel özellikleri ortadan kalkardı.

Bu kitap, canlıların varoluşumuzun çerçevesini nasıl değiştirdiği ve şekillendirmeye devam ettiği konusunda aldatıcı bir değerlendirme sunuyor.

  • Künye: Edward D. Melillo – Kelebek Etkisi: Böcekler ve Modern Dünyanın Oluşumu, çeviren: Gökçen Yılmazlı, Orenda Kitap, bilim, 296 sayfa, 2022

Darrel Bricker ve John Ibbitson – Boş Gezegen (2022)

Yarım yüzyıl boyunca istatistikçiler, âlimler ve siyasetçiler her gün biraz daha artan küresel nüfusun, sonunda dünya kaynaklarını tüketeceği uyarısında bulunmuşlardı.

Uzmanların iddialarına göre küresel nüfus, artmak şöyle dursun ani bir düşüşe doğru dört nala koşuyor.

Bu düşüş, birçok ülkede daha şimdiden başlamış durumda.

John Ibbitson ile Darrel Bricker ‘Boş Gezegen’ isimli eserlerinde azalmış küresel nüfusun birçok faydayı da beraberinde getireceğini söylüyorlar: Daha az sayıda çalışan daha yüksek maaş talebinde bulunabilecek, çevre sorunları düzelecek, açlık riski bile ortadan kalkacak, ayrıca gelişmekte olan ülkelerdeki düşen doğum oranları kadınlar için daha fazla güç ve otonomi manasına gelecek.

Ama ufukta muazzam karışıklıklar da görünmüyor değil.

Bunun etkilerini Avrupa’da ve Asya’nın bir kısmında -yaşlanan nüfus yapıları ve iş gücü azalışları ekonomiyi zayıf düşürür ve kamu sağlığı ile sosyal güvenlik üzerinde yıkıcı talepler doğurur- hâlen görmekte olduğumuzu da söyleyebiliriz.

Özenle araştırılarak ortaya konmuş ve saygı uyandıran bir eser diyeceğimiz ‘Boş Gezegen’, önleyemeyeceğimiz ama istediğimiz takdirde şekil verebileceğimiz bir gelecek vizyonu ortaya koyuyor.

  • Künye: Darrel Bricker ve John Ibbitson – Boş Gezegen: Küresel Nüfus Çöküşü Şoku, çeviren: Kadri Mustafa Orağlı, Orenda Kitap, inceleme, 312 sayfa, 2022