Don Lincoln — Einstein ve Yarım Kalan Düşü (2026)

Don Lincoln bu kitabında, modern fiziğin en büyük hedeflerinden biri olan “Her Şeyin Teorisi” arayışını ele alıyor. Kitabın çıkış noktasını, Albert Einstein’ın yaşamının son yıllarında üzerinde çalıştığı fakat tamamlayamadığı birleşik kuram oluşturuyor. Lincoln’e göre fizik tarihi, doğanın farklı görünen kuvvetlerini tek bir açıklama altında toplama çabasının hikâyesini anlatıyor. Newton’un göksel ve yersel hareketleri birleştirmesi, Maxwell’in elektrik ile manyetizmayı ortak bir çerçevede açıklaması ve Einstein’ın uzayla zamanı tek bir yapıda buluşturması bu uzun yolculuğun önemli duraklarını oluşturuyor. Ancak günümüzde hâlâ tamamlanamayan temel problem, evreni yöneten tüm kuvvetleri ve parçacıkları tek bir kuramsal yapı içinde açıklayabilmekten geçiyor.

‘Einstein ve Yarım Kalan Düşü’ (‘Einstein’s Unfinished Dream’, günümüz fiziğinin en başarılı modeli olan Standart Model’i ayrıntılı biçimde değerlendiriyor. Kuarklar, leptonlar ve kuvvet taşıyıcı parçacıklar sayesinde maddenin yapısını büyük ölçüde anlayabildiğimizi gösteriyor. Buna rağmen mevcut kuramın eksik yönlerinin bulunduğunu vurguluyor. Yerçekimi Standart Model’e dâhil edilemiyor, evrendeki karanlık maddenin ne olduğu açıklanamıyor ve karanlık enerjinin kaynağı belirsizliğini koruyor. Ayrıca evrende maddenin antimaddeye neden baskın geldiği sorusu da yanıtsız kalıyor. Lincoln, bu problemlerin yalnızca teknik ayrıntılar olmadığını, fizikçileri daha kapsamlı bir teori arayışına yönelten temel işaretler olduğunu savunuyor.

Kitabın önemli bölümlerinden biri, kamuoyunda sıkça tartışılan teorilere ayrılıyor. Sicim teorisi, süpersimetri ve ek boyutlar gibi fikirler ayrıntılı biçimde inceleniyor. Lincoln, bu yaklaşımların ilgi çekici olanaklar sunduğunu kabul ediyor; ancak henüz deneysel olarak doğrulanmadıkları için kesin çözümler gibi sunulmalarına karşı çıkıyor. Bilimin yalnızca matematiksel güzellikten değil, gözlem ve deneylerden güç aldığını hatırlatıyor. Bu nedenle fizikçilerin yeni fikirler üretirken aynı zamanda bunları sınayabilecek teknolojiler geliştirmeleri gerektiğini belirtiyor. Kitap, popüler bilim eserlerinde sık görülen aşırı iyimserliğe kapılmadan, mevcut teorilerin güçlü ve zayıf yönlerini dengeli bir biçimde değerlendiriyor.

Lincoln’un vardığı sonuç, insanlığın evren hakkındaki bilgisinin etkileyici ölçüde ilerlediği fakat hâlâ çok sınırlı olduğu yönünde şekilleniyor. Karanlık madde, karanlık enerji ve kuantum kütleçekimi gibi sorunlar çözülmeden Her Şeyin Teorisi’ne ulaşılamayacağını düşünüyor. Buna rağmen araştırmaların yönünü belirleyen yeni deneylerin, parçacık hızlandırıcılarının ve hassas gözlemlerin geleceğe dair umut verdiğini vurguluyor. Kitap, kesin cevaplar vermekten çok doğru soruları sormanın önemini öne çıkarıyor. Einstein’ın yarım kalan düşü henüz gerçekleşmemiş olsa da, modern fiziğin attığı adımların insanlığı doğanın en derin yasalarına biraz daha yaklaştırıyor olduğunu gösteriyor. Bu yönüyle eser, hem çağdaş parçacık fiziğinin genel bir bilançosunu sunuyor hem de bilimin bilinmeyene doğru süren yolculuğunu anlaşılır ve eleştirel bir dille gözler önüne seriyor.

Don Lincoln — Einstein ve Yarım Kalan Düşü: Her Şeyin Teorisi Yolunda Atılan Adımlar
Çeviren: Sinan Akbaytürk • Orenda Kitap
Bilim • 304 sayfa • 2026

Natasha Tidd – 50 Yalanla Kısa Dünya Tarihi (2025)

Natasha Tidd’in ‘50 Yalanla Kısa Dünya Tarihi’ (‘A Short History of the World in 50 Lies’) adlı kitabı, dünya tarihini şekillendiren elli önemli yalanı inceleyerek okuyucuyu bir yolculuğa çıkarıyor. Kitap, MÖ 500’deki Pers İmparatorluğu’ndan başlıyor ve Büyük Darius’un kendi iktidarını sağlamlaştırmak için gerçeği nasıl manipüle ettiğini anlatıyor.

Ardından, Julius Caesar’ın halkla ilişkilerdeki aldatıcı taktiklerinden, Orta Çağ’da büyük etki yaratan sahte belgeler olan Konstantin Bağışı ve Siyon Protokolleri gibi yalanlara odaklanıyor. Tidd, sadece siyasi ve dini alandaki yalanları değil, aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitsizliğini besleyen ve medyanın manipülasyonlarına dayanan yalanları da ele alıyor.

İngiltere’nin Boer Savaşı sırasındaki toplama kampları ve Çernobil felaketinin örtbas edilme girişimi gibi büyük çaplı siyasi ve basına yönelik yalanlar da kitapta yer alıyor. Kitap, tarihin karanlık ve gizemli yönlerini aydınlatarak, gerçeğin çoğu zaman kurgudan çok daha şaşırtıcı ve tehlikeli olduğunu gözler önüne seriyor.

Kitap, yalanların savaşların seyrini nasıl değiştirdiğini, zulümlere nasıl zemin hazırladığını ve finansal kuruluşların nasıl manipülasyonlar yaptığını çarpıcı örneklerle açıklıyor. Natasha Tidd, okuyucuyu tarihin gölgesinde kalmış bu yalanlarla yüzleşmeye ve dünyanın nasıl şekillendiğini farklı bir perspektiften anlamaya davet ediyor.

  • Künye: Natasha Tidd – 50 Yalanla Kısa Dünya Tarihi, çeviren: Sinan Akbaytürk, Orenda Kitap, tarih, 256 sayfa, 2025

Matt Brown – Uzay Hakkında Doğru Bildiğiniz Yanlışlar (2024)

Uzay hakkındaki yaygın efsaneleri çürüten bu eğlenceli ve aydınlatıcı kitapla ilginç bilgiler edinin.

Yazar Matt Brown, Doğru Bildiğiniz Yanlışlar serisinin bu kitabında; gezegenimiz, evren ve “aradaki her şey” hakkında şaşırtıcı gerçekleri bir araya getiriyor!

Popüler bilim kurgu filmlerinin ve TV şovlarının etkisiyle yayılan ve solucan deliklerinden geçme hayaliyle başlayıp, asteroitleri patlatma fikrine kadar uzanan bu yanlış anlamaları inceliyor.

‘Uzay Hakkında Doğru Bildiğiniz Yanlışlar’da evrenimizle ilgili kavrayışımızı şekillendiren efsaneler, dedikodular ve yanlış alıntılarla karşılaşacaksınız.

Örneğin, uzay boşluğunda kalmanın kanınızı kaynatacağını ve vücudunuzun patlayacağınız mı düşünüyorsunuz?

Gerçekte, vücudunuz patlamaz ve uzay giysileri olmadan hayatta kalmak mümkündür.

Astronotların sıfır yer çekimi nedeniyle serbestçe süzüldüğünü mü düşünüyorsunuz?

Aslında, Dünya’ya doğru sürekli bir düşüş hâlinde olurlar.

Ya da uzayın tamamen karanlık olduğunu mu düşünüyorsunuz?

Doğrusu büyük ölçüde yeşildir.

Evrenin nasıl işlediğine dair bu bilgilendirici kitap, size yanlış bilgiler labirentinde yol gösterecek bir rehber niteliğinde.

Uzaylılarla karşılaşıp karşılaşmayacağımızı (SETI, 2040 yılına kadar dünya dışı yaşamın kanıtlarını elde edeceğimizi ileri sürüyor!), bir kara deliğin merkezinde ne olduğunu veya neden Merkür’ün Güneş Sistemi’ndeki en sıcak gezegen olmadığını merak ediyorsanız, bu kitapta doyurucu cevaplar bulacaksınız.

Popüler bilimdeki yanlışları açığa çıkaran ‘Uzay Hakkında Doğru Bildiğiniz Yanlışlar’, evrenimiz hakkında keyifli ve eğlenceli bir bakış sunuyor.

  • Künye: Matt Brown – Uzay Hakkında Doğru Bildiğiniz Yanlışlar, çeviren: Sinan Akbaytürk, Orenda Kitap, bilim, 160 sayfa, 2024

Matt Brown – Hayvanlar Hakkında Doğru Bildiğiniz Yanlışlar (2024)

Develerin hörgüçlerinde su depolanır hatta saksağanlar da parlak nesneleri çalmaya bayılırlar.

Ya da biz hep böyle sandık.

Peki ya gerçekten böyle değilse?

Matt Brown, Doğru Bildiğiniz Yanlışlar serisinin bu kitabında, kendine özgü üslubuyla hayvanlar hakkındaki çeşitli efsaneleri inceliyor ve arkasındaki gerçekleri bir bir ortaya çıkarıyor.

Lemminglerin intihar etmek için kendilerini uçurumlardan attıkları efsanesinden yarasaların kör olduğu efsanesine, kafasını kuma sokan devekuşlarından hep dört ayak üzerine düşen kedilere, evcil hayvanlarımız hakkındaki zengin bilgilerden ürpertici sürüngenlere ve büyük memelilere kadar bu kitap hayvan kavramına ait çok sayıda gerçeği gözler önüne seriyor.

Ayrıca alışılmadık beslenme şekillerine ve filmlerde başrolü kapmış bazı hayvanların ne kadar yanlış formlarda gösterildiklerine dair ek bilgiler de var.

Eğlenceli yaklaşımıyla bu kitap, hayvanlar hakkında çocukluğumuzdan beri süregelen efsane ve hikâyeleri neşeyle çürütüyor ve sizlere keyifli ve bilgilendirici bir okuma sunuyor.

  • Künye: Matt Brown – Hayvanlar Hakkında Doğru Bildiğiniz Yanlışlar, çeviren: Sinan Akbaytürk, Orenda Kitap, hayvan, 160 sayfa, 2024

Paul Murdin – Gezegenlerin Gizli Yaşamı (2024)

Güneş sisteminin genellikle bir saat veya planetaryum gibi mükemmel bir düzen ve uyum içinde olduğunu düşünürüz.

Evet, doğrudur ama sadece çok kısa zaman aralıklarında böyledir.

Daha geniş bir zaman penceresinden baktığımızda gezegenler ve uyduların hiç de öyle olmadığını, bir sürü düzensizliğin yaşandığını ve heyecan verici bir yaşamları olduğunu görürüz.

Örneğin, Satürn’ün uydusu Titan’da, tıpkı Dünya’da yaşam ortaya çıkmadan önceki gibi sıvı metan dolu göller ve tepelerle vadiler bulunduğunu pek çoğumuz bilmeyiz ya da Merkür’ün en utangaç gezegen olduğunu; Mars’ın en büyük volkanının Dünya’nınkinden 100 kat daha büyük olduğunu; en derin kanyonunun Arizona eyaletindeki Grand Canyon’dan 10 kat daha derin ve kırmızı değil de mavi renkte olduğunu bilmeyiz.

Ve daha pek çok şeyi…

Yaşamını astronomi çalışmalarına adayan ve sınırsız bir merakla beslenen Paul Murdin’in bu büyüleyici yeni kitabı; gezegenler, uydular ve güneş sistemindeki konumumuz hakkında ayrıntılı bir keşif sunuyor ve gezegenlerle ilgili tüm sorularınıza yanıt veriyor.

  • Künye: Paul Murdin – Gezegenlerin Gizli Yaşamı: Güncel Bir Güneş Sistemi Kullanım Kılavuzu, çeviren: Sinan Akbaytürk, Orenda Kitap, bilim, 224 sayfa, 2024

Matt Brown – Dünya Hakkında Doğru Bildiğiniz Yanlışlar (2023)

İnsanlık dünyadaki yaşamın sırrını çözme yolunda epeyce yol almış gibi görünüyor.

Acaba gerçekten de öyle mi?

Aslında, sürekli değişen gezegenimizde keşfedilecek ve açıklanamayan hâlâ çok şey var.

‘Doğru Bildiğimiz Yanlışlar’ serisinden olan bu kitap, dünyanın fiziksel ve sosyal yapısına dair inançlarınızı alt üst edecek ve gezegenimizin coğrafyası, doğası, ülke ve şehirleri hakkındaki şaşırtıcı gerçekler karşısında sizleri hayrete düşürecek…

Dünyanın yuvarlak olduğunu mu düşünüyorsunuz?

Tekrar düşünün!

Aslında kutuplarda daha basıktır.

Sahra’yı dünyanın en büyük çölü olarak mı biliyorsunuz?

Değil, sorunun cevabı Antarktika’dır.

Google Maps yardımıyla keşfedilen kayıp yağmur ormanlarından, yılın sadece altı ayı Fransa’ya ait olan adaya kadar Dünya gezegenine dair birçok şey içeren bu neşeli rehber, Orta Doğu’nun ortasında ne olduğunu merak edenler için vazgeçilmez bir okuma serüveni…

Kitap, Dünya hakkında hep inandığımız şaşırtıcı efsaneleri çürütüyor.

  • Künye: Matt Brown – Dünya Hakkında Doğru Bildiğiniz Yanlışlar, çeviren: Sinan Akbaytürk, Orenda Kitap, inceleme, 160 sayfa, 2023

Henri Pirenne – Avrupa Tarihi (2022)

Avrupa tarihini merak edenlerin muhakkak edinmesi gereken bir çalışma.

Henri Pirenne, Roma’nın yıkılışından Feodalizm’e, İslam’ın Avrupa üzerinde kurduğu baskıdan Papalık hegemonyasına kadar Avrupa tarihinin pek çok yönünü aydınlatıyor.

Büyük Orta Çağ tarihçisi Pirenne’in, Kavimler Göçü’yle başlayıp Rönesans, Reform ve XVI. yüzyıl Avrupa panoramasıyla sona eren süreç hakkında verdiği derslerden yola çıkarak hazırladığı kitabı, ilk defa 1936 yılında yayımlandı.

Birinci Dünya Savaşı’nda hapsedildiği Alman esir kampında kaleme aldığı bu çalışma, Avrupa tarihine siyasi, sosyal ve ekonomik dinamikleri göz ardı etmeksizin bir bütün olarak yaklaşıyor.

Konulara ayrıntılı ve tarafsız yaklaşımı sayesinde önce Fransa’da daha sonra tüm Avrupa’da takdir kazanan Pirenne, çalışmasında, tarih öğrencilerine dönemin net bir panoramasını sunmayı ve akademi dışı okurların kalıplaşmış ve bozuk Avrupa tarihi algılarını düzeltmeyi hedeflemişti.

Kısa zamanda birçok dile çevrilen bu eser sayesinde modern Avrupa tarihi çalışmaları şekillenmiş, yeni yaklaşımlar, Pirenne’in Avrupa tarihi tahayyüllerinin sırtında yükseldi.

Roma’nın yıkılışından Feodalizm’e, İslam’ın Avrupa üzerinde kurduğu baskıdan Papalık hegemonyasına kadar Avrupa tarihinin pek çok yönüne odaklanan bu kitap, Sinan Akbaytürk’ün özenli çevirisiyle raflarda.

  • Künye: Henri Pirenne – Avrupa Tarihi: Kavimler Göçü’nden XVI. Yüzyıla Kadar, çeviren: Sinan Akbaytürk, Selenge Yayınları, tarih, 440 sayfa, 2022