Willie Thompson – İnsanlık Tarihinin Dönüştürücü Güçleri (2021)

İnsanın binlerce yıllık serüveni üzerine muhteşem bir çalışma.

Willie Thompson, bilincin ortaya çıkışından geleceğimizi etkileyen çevresel felaket tehdidine pek çok çarpıcı konuyu iş, cinsellik ve iktidar temalarını merkeze alarak izliyor.

Aynı zamanda, insanların son derece belirsiz bir gelecekle nasıl başa çıkabileceklerine dair tartışmaya da katkı sağlayan kitapta,

  • Homo sapiens’in, yani insanın evrendeki ve kendi gezegeninin biyosferindeki yeri,
  • İnsan gelişiminin ilk birkaç binyılınındaki farklı insan türleri, göçleri, teknolojiler ve yaşam tarzları,
  • Günümüzden yaklaşık 10.000 yıl öncesine rastlayan ilk tarımsal dönüşüm, bunun nedenleri, sonuçları ve devam eden mirası,
  • İnsan hayatının tüm zaman ve mekânlardaki temel gerçekliği olan cinsellik, üreme ve akrabalık,
  • İktisadi ve toplumsal sömürü bağlamında tahakküm ve hiyerarşinin ortaya çıkışı,
  • Sömürü ve şiddet pratikleri,
  • Ahlak, din ve kimlik gibi, insan varoluşunun doğasına içkin olan toplumsal pratikler,
  • İkinci büyük sosyo-teknolojik dönüşümün nedenleri ve bu bağlamda Avrupa iktidarının Amerikalar, Avrasya, Sahraaltı Afrika ve Avustralasya’yı işgalinden önceki yüzyıllarda yaşananlar,
  • Avrupa tarafından dayatılan küreselleşme ve “Sanayi Devrimi” şeklinde zuhur eden dönüşümler,
  • Tarihsel gelişimi karakterize eden tahakküm ve sömürü yapılarını yıkmak için tarih boyunca gerçekleşmiş, en yakın ve küresel nitelikteki sosyalizmin de dâhil olduğu girişimler,
  • Ve bunun gibi ilgi çekici konular ele alınıyor.

Thompson ayrıca, insanların küresel çevre içindeki önemini ve bu bağlamda insanın geleceğine dair düşüncelerini de bizimle paylaşıyor.

  • Künye: Willie Thompson – İnsanlık Tarihinin Dönüştürücü Güçleri: İş, Cinsellik ve İktidar, çeviren: Aslı Önal, Runik Kitap, tarih, 400 sayfa, 2021

 

Peter Fleming – Bunlar Daha İyi Günlerimiz (2021)

Kapitalizm, dünyanın başına gelmiş en büyük kötülüktür.

Peter Fleming, işlerin iyice çığırından çıktığı bugün, güneşli güzel günlere ulaşmak için neler yapabileceğimizi anlatıyor.

Kapitalizm batıyor ve kendisiyle birlikte bizi de aşağıya doğru çekiyor.

Burada yanıtlanması gereken kritik soru şudur:

Bunun sonunda parlak bir sosyal dönüşüm mü yaşanacak yoksa yeni bir karanlık çağ mı başlayacak?

Fleming, ‘Bunlar Daha İyi Günlerimiz’de, neoliberal kapitalizmin bugün yaşadığı krizin çok daha kötü bir senaryoya yol açma ihtimalini tartışmaya açıyor.

Bizi iflah olmaz iyimserliğe kapılmamaya çağıran Fleming, şimdilik dibe vurmadığımızı, fakat çok daha kötüsünün mümkün olabileceğini ileri sürüyor.

Yazar, karamsar bir tablo çiziyor, beri yandan kurtuluşun mümkün olduğunu da özellikle vurguluyor.

Kaderciliğe ya da umutsuz bir teslimiyete düşmeden, mevcut dünyanın çeşitli hâlleri gerçekçi bir gözle nasıl çözümlenebilir?

Eli kulağındaki distopik dönüşüme karşı nasıl bir tavır alınabilir?

‘Bunlar Daha İyi Günlerimiz’, bu sorulara doyurucu yanıtlar verdiği gibi, okurunu gerçeklerle yüzleşmeye ve sorunların çözümü için elini taşın altına koymaya davet ediyor.

  • Künye: Peter Fleming – Bunlar Daha İyi Günlerimiz: Kapitalizm Sonrasında Hayatta Kalmak İçin Bir Rehber, çeviren: Gökçenur Şehirli, Runik Kitap, siyaset, 200 sayfa, 2021

Klaus-Jürgen Matz – Dünya Tarihinin En Önemli 1000 Olayı (2021)

İnsanlığın 5000 yıllık serüveninin en çarpıcı 1000 tarihi ve kültürel olayını ele alan bir çalışma.

Klaus-Jürgen Matz’ın kitabının en güzel yanlarından biri de, dünya tarihinin önemli olaylarını uzun uzadıya anlatmak yerine, bunları bugünün ihtiyaçlarına uygun olarak özetlemesi.

Kitap, Avrupa merkezli olsa da, Avrupa dışı medeniyetlerin katkılarını ihmal etmemesiyle de dikkat çekiyor.

Burada, çivi yazısının icadından tekerleğin icadına, piramitlerin inşa edilişinden Büyük İskender’in İskenderiye’yi kuruşuna, insanlığın Ay’a ayak basışından bugünlerde bütün dünyayı alt üst eden Covid-19 salgınına 1000 tarihi olay kronolojik bir bakışla izleniyor.

  • Künye: Klaus-Jürgen Matz – Dünya Tarihinin En Önemli 1000 Olayı: Çivi Yazısının İcadından Covid-19 Salgınına, çeviren: Mehmet Yıldırım, Runik Kitap, tarih, 135 sayfa, 2021

Luise Schorn-Schütte – Reformasyon (2021)

Feodaliteyle birlikte dini iktidarların da sonunu getirmiş Reformasyon sürecinin dört dörtlük bir fotoğrafı.

Luise Schorn-Schütte, Martin Luther’in 1517 yılında yaymaya başladığı tezlerinden 1555 tarihli Augsburg Din Barışı’na kadar süren çalkantılı Reformasyon dönemini başından sonuna izliyor.

Çalışma, önce Orta Avrupa’da, daha sonra Avrupa’nın başka yerlerinde çok ciddi dini, siyasi ve toplumsal sonuçlar doğuran, hatta “ilk burjuva devrimi” olduğu öne sürülen, feodal rejimlerin ve dini iktidarların düşüşünün yanında, dolaylı yoldan Alman ulusunun doğmasının da ön adımı sayılan Reformasyon’u her açıdan ele alıyor.

Kitapta ayrıca, reform çatışmasının taraflarından olan Katolikler ve Protestanların kendi açılarından yaptıkları tarihsel analizlerin yanı sıra günümüz ideolojilerinin ve sosyal tarih anlayışlarının bakış açılarına da değiniliyor.

  • Künye: Luise Schorn-Schütte – Reformasyon: Temelleri, Seyri ve Etkileri, çeviren: Arif Ünal, Runik Kitap, tarih, 131 sayfa, 2021

Annette Weinke – Nürnberg Yargılamaları (2021)

Ekim 1945’ten Nisan 1949’a kadar süren Nürnberg duruşmaları, Nazilerin tabutuna son çiviyi çaktı.

Annette Weinke de, Hitler’in nasyonal sosyalist imparatorluğunun üst yönetim kadrosuna açılan toplam 13 davanın arka planını, işleyişini ve sonuçlarını irdeleyerek izliyor.

İkinci Dünya Savaşı’nın Müttefik Devletleri, Ağustos 1945’te Alman işgalciliğine ve nasyonal sosyalistlerin tarihte emsali görülmemiş zulüm ve soykırımlarına karşılık Londra Antlaşması’nın imzalanması ve uluslararası bir askerî mahkeme kurulması konusunda mutabakata vardı.

Nürnberg duruşmalarında Ekim 1945’ten Nisan 1949’a kadar Nazi rejiminin 200’den fazla üst düzey temsilcisi, kısmen uluslararası ceza hukuku normları temelinde, işledikleri suçlardan dolayı ayrı ayrı yargılandılar.

Weinke de bu eserinde, bir yandan tarihi önemdeki bu yargılamaların hukuki temelini anlaşılır biçimde ele alırken diğer yandan da siyasal, toplumsal ve kültürel yansımalarını tasvir ediyor.

Kitapta ayrıca Alman, İngiliz, Sovyet ve Amerikan cephelerinde hukuki süreçlerin yürütülmesindeki çelişki ve tutarsızlıklar da tarafsız gözlemlerle betimleniyor.

Weinke, bağımsız tarihçi ve Berlin Özgür Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak çalışıyor.

Weinke’nin, geçmişle yüzleşme politikaları tarihine ve Nazi soykırımlarıyla hukuki hesaplaşmalara ilişkin Federal ve Demokratik Alman devletlerinde yayımlanmış pek çok çalışması bulunuyor.

  • Künye: Annette Weinke – Nürnberg Yargılamaları, çeviren: Oğuzhan Açıcı, Runik Kitap, tarih, 134 sayfa, 2021

Marcus Llanque – Siyasi Düşünceler Tarihi (2021)

Siyasi düşünceler tarihi üzerine iyi bir giriş kitabı arayanlara bu çalışmayı muhakkak öneriyoruz.

Marcus Llanque, siyasi düşünceler ve ideolojileri ortaya çıktıkları tarihsel ve sosyolojik döneme yerleştirerek açıklıyor.

Siyasi düşüncelerin tarih boyunca insanlığa ve toplumsal süreçlere muazzam etkileri oldu.

Platon, Aristoteles, Thomas Aquinas, Machiavelli, Hobbes, Montesquieu, Kant ve Marx gibi önemli düşünürler, dünya klasikleri arasına girmenin ötesine geçip tarihin seyrini de değiştirdiler.

Bu büyük filozların eserlerine ve görüşlerine yönelen okurlar, sadece tarihi daha iyi anlamakla kalmıyor, aynı zamanda siyasi ufuklarını da genişletiyor ve hem geçmişin hem de günümüzün toplumlarını çok daha iyi yorumlayabiliyorlar.

İşte Llanque’nin bu çalışması da, siyasi düşünceler üzerine iyi bir kılavuz.

Kitap, belli çağlarda ve dönemlerdeki temel akımları ve gidişatı açıklamada özellikle başarılı olan fikirlere odaklanarak insanlığın siyasi macerasının özetini sunuyor.

  • Künye: Marcus Llanque – Siyasi Düşünceler Tarihi: İlk Çağ’dan Günümüze, çeviren: Edip Sönmez, Runik Kitap, siyaset, 136 sayfa, 2021

Felix Müller – Kelt Sanatı (2021)

Keltler, Antik Çağ’da varlık göstermiş bir medeniyet olsa da, estetiği günümüze hitap eden bir süsleme tarzına sahipti.

Kelt sanatını en iyi tanıyan isimlerden olan Felix Müller de, yeni arkeolojik çalışmalara dayanarak Kelt sanatının kendine has yaratıcı özelliklerini aydınlatıyor.

Keltler, kültürlerini bize kendi bakış açısından aktarabilecek bir tarih yazımından ne yazık ki yoksun bir halktı.

Bundan dolayı onlarla ilgili bilgileri, kendi ilgileri ölçüsünde ele alan Romalı ve Yunan yazarlardan öğreniyoruz.

Bu halk hakkında üçüncü bir kişiye güvenmeksizin bir şeyler öğrenmek istiyorsak, daha ziyade, son 20-30 yılda Alpler’in kuzeyinde önemli ilerlemeler kaydeden arkeolojik çalışmalara başvurmamız gerekiyor.

Keltlere ait takılar, gündelik araç gereçler, sikkeler, heykeller ve silahlara baktığımızda, estetiği günümüze hitap eden süsleme tarzları ve ifade biçimleri gözümüze çarpar.

İşte, uluslararası alanda Kelt sanatını en iyi tanıyan uzmanlardan biri olarak bilinen Müller de, bin yıldan fazla bir zaman diliminde ortaya çıkan Kelt sanatına, bu sanatın kendine has yaratıcı özelliklerine ve Antik Çağ’ın en büyük halklarından biri olan Keltlerin hayatında sanatın yerine ışık tutuyor.

  • Künye: Felix Müller – Kelt Sanatı, çeviren: Arif Ünal, Runik Kitap, sanat tarihi, 127 sayfa, 2021

Ethan Zuckerman – Kurumlara Niçin Güvenmiyoruz? (2021)

Kurumlara duyulan güven, bugün yerlerde.

Zira yozlaşmamış, işlevini yitirmemiş yahut zayıf düşmemiş neredeyse hiçbir kurum kalmadı.

Ethan Zuckerman da bu ufuk açıcı çalışmasında, bizi, mevcut kurumları ıslah etmek ya da daha devrimci bir şekilde onları tamamen yıkıp yerlerine yepyeni bir şey koymak ikilemi üzerine düşünmeye davet ediyor.

‘Kurumlara Niçin Güvenmiyoruz?’, seçimler ya da geleneksel protestoların değişime öncülük edemediği yeni dünya koşullarında, kamusal yaşama katılımın nasıl teşvik edilebileceğini çok yönlü bir bakışla düşünmesiyle büyük önem arz ediyor.

Zuckerman siyaset bilimcilerin, hukuk teorisyenlerinin ve aktivistlerin çalışmaları ve deneyimlerinden hareketle, yurttaş katılımının yepyeni biçimlerini çarpıcı şekilde ortaya koyuyor.

Bildiğiniz gibi, bilhassa küresel pandemi, bütün dünyada kurumların var olan kırılganlığını bütün çıplaklığıyla açığa vurdu.

Bu değerli çalışma da, sistemin nasıl çözülüp paramparça olduğunu açıklıyor, ama aynı zamanda mevcudunun yerine yeni, daha adil ve daha dayanıklı bir sistemin nasıl inşa edilebileceğini tartışıyor.

  • Künye: Ethan Zuckerman – Kurumlara Niçin Güvenmiyoruz?: Güvenebileceğimiz Kurumlar Yaratmak, çeviren: Ali Karatay, Runik Kitap, siyaset, 267 sayfa, 2021

Karen Radner – Mezopotamya & Dicle ve Fırat Nehirlerinin Kıyısındaki Erken Yüksek Kültürler (2021)

Mezopotamya’da yaşayan insanların hayat pratikleri ve çivi yazısı ile şekillenen ve sürekli değişen siyasi yapıları üzerine harika bir çalışma.

Dicle ve Fırat arasındaki Mezopotamya topraklarının tarihini çok yönlü bir bakışla ortaya koyan Karen Radner, son arkeolojik çalışmalardan da yola çıkarak bu kadim insanlık yerleşiminin neden çok önemli olduğunu bize bir kez daha bize hatırlatıyor.

Kitapta,

  • Sümer şehir devletlerinin kendine özgü yapısı,
  • Ur’un tanrı kralları,
  • Akad İmparatorluğu,
  • Halep ve Elam arasında yükselen küçük devletler,
  • Babil tarihinde en uzun süren hanedanlık olan Kassitler,
  • Küçük bir şehir devletiyken büyük bir imparatorluğa dönüşen Asurlar,
  • Bir dünya şehri olan Babil,
  • Ve Persler, Seleukoslar ve Partlar döneminde Mezopotamya gibi önemli konular aydınlatılıyor.

Radner, kazılar ve kil tabletler sayesinde günümüze ulaşan Mezopotamya medeniyetin izlerini sürüyor ve Ur, Uruk, Asur gibi çok eski şehirler ile Akad, Halep, Babil gibi güçlü krallıkların tarihini heyecanlı olduğu kadar bilgilendirici şekilde aktarıyor.

  • Künye: Karen Radner – Mezopotamya & Dicle ve Fırat Nehirlerinin Kıyısındaki Erken Yüksek Kültürler, çeviren: Beste Hertsch, Runik Kitap, tarih, 120 sayfa, 2021

Franz-Michael Konrad – Okulun Tarihi (2021)

Antik Çağ’ın liselerinden bugün dünyanın pek çok ülkesinin eğitim sistemlerini karşılaştıran ve test eden PISA projesine, okulun evrimi üzerine çok iyi bir çalışma.

Franz-Michael Konrad, okurunu, Eski Mısır’dan ve Orta Çağ’ın manastır okullarına ve oradan günümüze uzanan aydınlatıcı bir yolculuğa çıkarıyor.

Yirminci yüzyılda Almanya’daki genel zorunlu eğitimin dinamikleri, eğitimin devlet yönetimine geçmesi, eğitimin sürekli yeni reformlarla şekillenme süreci ve PISA çalışmasının okulların geleceği için ne anlama geldiği, kitapta irdelenen kimi dikkat çekici konular.

  • Künye: Franz-Michael Konrad – Okulun Tarihi: Antik Çağ’dan Günümüze, çeviren: Eda Kulaksız, Runik Kitap, tarih, 119 sayfa, 2021