Sinan Alper — Yanlış Bilgi Üzerine (2026)

Sinan Alper’in ‘Yanlış Bilgi Üzerine adlı çalışması, yanlış bilginin yalnızca bilgi eksikliğinden kaynaklanmadığını; insan zihninin işleyişi, toplumsal dinamikler ve dijital çağın iletişim biçimleriyle yakından bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor. Yazar, sahte haberlerden komplo teorilerine, paranormal inançlardan sahte bilimlere kadar uzanan geniş bir alanı bilimsel araştırmalar ışığında inceleyerek neden hepimizin yanlış bilgiye açık olabileceğini açıklıyor.

Kitap, öncelikle yanlış bilginin ne olduğu ve hangi ölçütlerle ayırt edilebileceği sorusuna odaklanıyor. Bilimsel düşüncenin temel ilkeleri olan yanlışlanabilirlik ve parsimoni (yalınlık) kavramları üzerinden, iddiaların nasıl değerlendirilmesi gerektiği gösteriliyor. Böylece okura yalnızca yanlış bilgiyi tanıtmak değil, onu sorgulayabilecek eleştirel düşünme araçları kazandırmak amaçlanıyor.

Alper, “post-truth” çağında duyguların ve kimliklerin çoğu zaman olgulardan daha etkili hâle geldiğini vurguluyor. Yanlış bilginin yalnızca kasıtlı manipülasyonlarla değil, insanların ait oldukları grupları koruma, mevcut inançlarını doğrulama ve belirsizlik karşısında anlam arama eğilimleriyle de güç kazandığını gösteriyor.

Kitabın dikkat çekici bölümlerinden biri, yanlış bilginin evrimsel psikolojisine ayrılıyor. Yazar, insan beyninin mutlak gerçeği bulmak için değil, hayatta kalmayı ve toplumsal iş birliğini kolaylaştıracak biçimde evrimleştiğini savunuyor. Bu nedenle doğru olmayan bazı inançların bile belirli koşullarda uyum sağlayıcı olabileceğini; gerçeği değerlendirme biçimimizin sosyal ilişkiler, grup aidiyeti ve ortak hareket etme ihtiyacı tarafından şekillendirildiğini tartışıyor.

Eser, yanlış bilgiye inanmayı etkileyen ulusal ve bireysel faktörleri de inceliyor. Eğitim düzeyi, bilişsel önyargılar, siyasal kutuplaşma, kurumsal güven ve kültürel ortam gibi değişkenlerin yanlış bilgiye açıklığı nasıl etkilediği araştırma bulgularıyla ele alınıyor. Böylece yanlış bilginin tek bir nedene indirgenemeyecek karmaşık bir olgu olduğu gösteriliyor.

Son bölümde sosyal medya ve yapay zekâ teknolojilerinin yanlış bilginin üretimini ve dolaşımını nasıl hızlandırdığı değerlendiriliyor. Ancak yazar, çözümün yalnızca teknolojik denetimden ibaret olmadığını; eleştirel düşünme becerilerinin geliştirilmesi, bilimsel yöntemin anlaşılması ve sağlıklı kamusal tartışma kültürünün güçlendirilmesi gerektiğini savunuyor.

Sonuç olarak ‘Yanlış Bilgi Üzerine’, yanlış bilginin psikolojik, toplumsal ve teknolojik kökenlerini birlikte ele alan; komplo teorileri, sahte haberler ve sahte bilimlerin neden ikna edici görünebildiğini bilimsel verilerle açıklayan kapsamlı bir başvuru niteliği taşıyor. Okuru yalnızca yanlış bilgiyi tanımaya değil, kendi düşünme süreçlerini de sorgulamaya davet eden önemli bir çalışma.

Sinan Alper — Yanlış Bilgi Üzerine: Sahte Haberler, Komplo Teorileri, Paranormal İnançlar ve Sahte Bilimler
• Akademim Yayıncılık
Psikoloji • 132 sayfa • 2026

Kolektif – Salgın, İklim, Toplum (2022)

Covid-19 salgını, şu an pek görmek istemesek de aslında çoktan hayatımızı kökten dönüştürmüş durumda.

Bu özenli derleme de, salgının ekonomik ve sosyal etkileri ve geleceğimizi nasıl dönüştüreceği çok yönlü bir bakışla ele alınıyor.

Küçücük bir virüsün kibir, gösteriş dolu, her şeye kadir ve muktedir olduğu düşünülen kapitalist dünyamızı fos çıkarışını izlerken sürekli bundan bir şeyler öğrenmeliyiz demiştik.

Bugün sormalıyız: Öğrenebildik mi?

Ne öğrendik?

İstanbul Politikalar Merkezi COVID-19 salgınının başladığı 2020 başından günümüze, web üzerinde, salgın koşullarında dünyanın, toplumların ve bireylerin durumunun değerlendirildiği çok sayıda panel düzenledi.

Bu panellerden hazırlanan ‘Salgın, İklim, Toplum’da ilk günlerden başlayarak salgının dünyadaki ve özellikle Avrupa Birliği ve Türkiye’deki ekonomik ve sosyal etkileri, olağanüstü kriz koşulları altında insan davranışları, salgın ile iklim krizinin birlikte ilerleyişi, devletlerin ve uluslararası kurumların salgını yönetmedeki başarı ve başarısızlıkları, aşılama, komplo teorileri, salgının ekonomi politiği, göçmenler ve işsizler, salgın koşullarında sosyal güvenliğin, eşitlik, adalet ve temel özgürlüklerin durumu, bütün dünyada dijitalleşmenin artışı ve iş süreçlerindeki değişim ve Türkiye bağlamında din ile siyaset arasındaki ilişki tartışılıyor.

Çoğu katılımcı, yaşadığımız bu sıradışı deneyimden öğrenebileceğimiz çok şey olduğunu, gelecekteki salgınlarla ve gittikçe derinleşen iklim değişikliğinin getireceği ekolojik krizlerle başa çıkabilmek için bu deneyimimizi adaletli ve eşitlikçi bir dünya düzenine doğru seferber etmemiz gerektiğini düşünüyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: E. Fuat Keyman, Selim Badur, Senem Aydın-Düzgit, Evren Balta, Ümit Şahin, Kâmil Yılmaz, Işıl Arıcan, Yağız Üresin, Pelin Oğuz, Cem Güneri, Çiğdem Nas, Nebi Sümer, Emre Erdoğan, S. Adil Sarıbay, Erdoğan Özmen, Sinan Alper, Ayşenur Dal, Onurcan Yılmaz, Fikret Adaman, Zafer Yenal, Sinan Erensü, Hande Paker, Gökşen Şahin, Akgün İlhan, Murat Türkeş, Tuğba Öztürk, Galip Dalay, Çağlar Keyder, Atila Eralp, Nilgün Arısan-Eralp, Feyzi Baban, Pınar Uyan Semerci, Işık Özel, Mustafa Kutlay, Alper Kaliber, Yusuf Leblebici, Galip Yalman, Gökçe Uysal, İnsan Tunalı, Ateş Altınordu, Umut Azak ve Ayşe Çavdar.

  • Künye: Kolektif – Salgın, İklim, Toplum: Nasıl Bir Dünyada Yaşayacağız?, hazırlayan: Ayşe Köse Badur, Metis Yayınları, sağlık, 448 sayfa, 2022