Verena Friederike Hasel – Neden Bir Eğlence Okulunu Tercih Etmelisiniz? (2022)

Okul hayatımız, hepimizin sıkıntıdan patladığı bir süreçti ve yazık ki öyle olmaya da devam ediyor.

Verena Friederike Hasel, Yeni Zelanda’daki deneyimlerinden yola çıkarak mükemmellik yerine yaratıcılığın ve motivasyonun tercih edildiği bir okulun nasıl olması gerektiğini açıklıyor.

Çocuklarımızı 21. yüzyılın zorluklarına nasıl hazırlayabiliriz?

Bu kitapta okula başlayan ve çikolatayla ilk bilimsel deneylerini yapan çocukları, ormanda 48 saatini yalnızlığa göğüs germeyi öğrenerek geçiren lise öğrencilerini; empatiyi temel aritmetik kadar önemseyen ve çocukların hayatında bir fark yaratabileceklerine kesinlikle inanan öğretmenleri ve sabahları her çocuğu bizzat karşılayan bir okul müdürünü okuyor ve anlıyoruz.

Tabii tüm bunlar eğitim sıralamasında en ön sırada yer alan Yeni Zelanda’da oluyor.

Alman Verena Friederike Hasel, ailesiyle birlikte geçici bir süre için Yeni Zelanda’ya taşınıyor.

Psikolog ve üç çocuk annesi, dinamik kitabında, daha iyi bir okul hayalinin her yerde nasıl gerçekleşebileceğini somut terimlerle ve gerçek vaka örnekleriyle anlatıyor.

Hasel, mükemmellik yerine yaratıcılık, suçlama yerine motivasyon içeren bir eğitim sistemine olan tanıklığını bizimle paylaşıyor.

‘Neden Bir Eğlence Okulunu Tercih Etmelisiniz?’, eğitim hakkında ders vermeyen ancak eğitimin nasıl olması gerektiğini ve çocukların en yüksek faydasına olan davranış biçimlerini açıklayan önemli bir kitap.

  • Künye: Verena Friederike Hasel – Neden Bir Eğlence Okulunu Tercih Etmelisiniz?: Çünkü Eğlenceden Daha Öğretici Hiçbir Şey Yoktur, çeviren: Ufuk Tonka, Sola Unitas Yayınları, eğitim, 176 sayfa, 2022

Resmaa Menakem – Büyükannemin Elleri (2022)

Nesiller üstü travmalar bizi nasıl etkiler?

Resmaa Menakem, toplumsal ve bireysel olayların yol açtığı tahribatı travma ve beden merkezli psikoloji perspektifinden irdeliyor.

Türkiye’de birçok insan travma yaşıyor.

Travma kişisel bir başarısızlık değildir.

Her birimiz farklı travmaları yaşar ve kabul ederiz.

Kimi hediyedir kimi ise hediyeye dönüşmek üzere bekler.

Beden, içgüdülerimizin barındığı, savaştığımız, kaçtığımız veya donup kaldığımız yerdir ve bireysel/toplumsal baskıların yol açtığı travmaya karşı dayanmaya çalışır.

‘Büyükannemin Elleri’, nesiller üstü travmaların bizde oluşturabileceği etkileri analiz ediyor.

Çığır açan bu kitapta terapist Menakem, toplumsal ve bireysel olayların yol açtığı tahribatı travma ve beden merkezli psikoloji perspektifinden inceliyor.

Menakem, şu anda Minneapolis’te, özel muayenehanesinde çalışmalarına devam eden onlarca yıllık deneyime sahip bir terapisttir; travma, vücut merkezli psikoterapi ve şiddeti önleme konusunda uzmanlaşmıştır.

  • Künye: Resmaa Menakem – Büyükannemin Elleri: Travmalarımızı, Kalplerimizi ve Bedenlerimizi İyileştirmenin Yolu, çeviren: Defne Yazıcıoğlu, Sola Unitas Yayınları, psikoloji, 376 sayfa, 2022

Andy Hargreaves ve Michael Fullan – Profesyonel Sermaye (2021)

Eğitimi daha iyi hale getirmenin tek yolu öğretmenlik mesleğini onurlandırmak ve geliştirmektir.

Andy Hargreaves ve Michael Fullan’ın bu değerli çalışması, eğitim alanında birçok ülkede başarısız olan reform hareketlerinin keskin bir eleştirisi ve güçlü bir manifesto olarak okunmalı.

Yazarlar, deneyimsiz, hem ucuz ve kısa sürede umutlarını kaybeden bir öğretim kadrosuyla sonuçlanan politikalara karşı duruyor hem de öğretmenliğin geleceğini dönüştürmek için çığır açan yeni bir gündem oluşturuyor.

Fikirlere, kanıta dayalı ve stratejik olarak güçlü kitap, öğretmenlerin ve öğretmenliğin artık eskimiş argüman ve klişeleriyle mücadele etmeye ve öğretmenlik mesleğinden, onu destekleyen sistemlerden daha fazlasını talep ederek mevcut gidişatın nasıl değiştirilebileceğine dair zengin bir içerik ve metodoloji sunuyor.

Çocukların eğitimine önem verenlerin asla görmezden gelmemesi gereken bir kitap.

  • Künye: Andy Hargreaves ve Michael Fullan – Profesyonel Sermaye: Çocuklar İçin Daha İyi Bir Eğitim Mümkün!, çeviren: Burak Şen, Sola Unitas Yayınları, eğitim, 296 sayfa, 2021

Lorenzo Chiesa – Çiftleşmeden Bütünleşmeye (2021)

Lacan’ın “cinsel ilişki yoktur!” tezi üzerine çok iyi bir analiz.

Lorenzo Chiesa, Lacan’ın cinsel farkı bir eksiklik biçiminde savunma çabasını ve bunun felsefi gerçekçilik ve materyalizm üzerindeki etkilerini tartışıyor.

Lacan’a göre, sevdiğimiz için seks yaparız ancak bu sevgi aslında “Bir olma” arzusundan kaynaklanır.

Aşk, gerçek bir “bütünleşme” durumudur.

Cinsel ilişkiler de, bu imkânsızlığın üstesinden gelmeye çalışan ve fallik işlev olarak adlandırılan aşkın bir mantıkla sürdürülür.

Chiesa da, bu “Cinsel ilişki yoktur!” düsturunun Lacan adına deneysel ve tarihsel olarak psikanaliz tarafından sınırlandırıldığını ancak günlük yaşamlarımızda bu gerçeğin kendini kanıtladığını savunuyor.

Kitap ayrıca, Lacan’ın Tanrı ve mantık iddialarını da çok yönlü bir bakışla tartışmasıyla da dikkat çekiyor.

Bu yönüyle ‘Çiftleşmeden Bütünleşmeye’, hem Lacancı çalışmalara hem de çağdaş metafiziğe önemli katkılar sunmasıyla dikkat çekici.

  • Künye: Lorenzo Chiesa – Çiftleşmeden Bütünleşmeye: Lacan’ın Tanrı, Mantık ve Cinsellik İddiaları Üzerine, çeviren: Defne Yazıcıoğlu, Sola Unitas Yayınları, psikanaliz, 320 sayfa, 2019

Daniel R. DeNicola – Cehaleti Anlamak (2020)

Komplo teorilerinin ve yalan haberlerin cirit attığı bugünlerde, cehalet altın dönemlerini yaşıyor.

Sadece Boğaziçi Üniversitesi’nde olup bitenlere baktığımızda dahi, cehalet ile pervasızlığın köklü bir kuruma dahi nasıl göz koyabileceğini ve amacına ulaşmak için nasıl akla hayale gelmez adımlar atabileceğini görebiliyoruz.

Cehalet boldur ve çok da dirayetlidir.

Felsefe profesörü Daniel DeNicola da, bir nevi anlaşılamaz olanı anlamaya girişerek cehaleti keşfetmeye koyuluyor.

Cehaletin bilgiyle kurduğu karmaşık ilişkiyi daha iyi kavramamıza yardımcı olan DeNicola, düşünülenin aksine, cehaletin basit bir bilgi eksikliği olmadığını, bundan çok daha fazlası olduğunu ortaya koyuyor.

DeNicola cehaletin bir eksiklik ve boşluktan fazlası olduğunu, bilgi ile dinamik ve karmaşık etkileşimlerde bulunduğunu belirtiyor.

‘Cehaleti Anlamak’ın, 2018 yılında Amerikan Yayıncılar Birliği’nden PROSE ödülünü kazandığını da ayrıca belirtelim.

  • Künye: Daniel R. DeNicola – Cehaleti Anlamak: Bilmediklerimizin Şaşırtıcı Etkisi, çeviren: Semih Süren, Sola Unitas Yayınları, inceleme, 320 sayfa, 2020

Jonathan Gottschall – Hikâye Anlatan Hayvan (2019)

Fanteziler, romanlar, filmler, tiyatro oyunları…

Hikâye anlatmak bizim temel dürtümüzdür ve hikâye kurmak, ayrıca bunları anlatmak üzere tasarlamak, insanlığımızın dönüm noktasıdır diyebiliriz.

Jonathan Gottschall, Los Angeles Times Kitap Ödülü finalisti olan bu eserinde, çevremizi saran olayları ve kişileri hikâyeleştirmemize neden olan etkenleri incelerken psikoloji, sosyoloji, tarih, kültür ve bilim gibi farklı disiplinlerden yararlanıyor.

Sağlam bir hikâye anlatımı teorisi olarak okunabilecek kitap, hikâyelerin hayatın karmaşık sosyal problemlerini çözmemizde bize nasıl yardım ettiğini, hikâye anlatımı ile hayatta kalmamızı sağlayan diğer davranışlarla arasında nasıl sıkı bir ilişki olduğunu ve nihayet hikâye anlatmanın dünyayı daha iyi bir yer haline getirmede bize nasıl yardımcı olabileceğini irdeliyor.

Nöroloji, psikoloji ve evrimsel biyoloji alanındaki son araştırmalara dayanmasıyla da dikkat çeken kitap, bize hikâye anlatan bir hayvan olmanın ne demek olduğunu açıklıyor, daha da önemlisi hikâyelerin bizi nasıl şekillendirdiğini gözler önüne seriyor.

  • Künye: Jonathan Gottschall – Hikâye Anlatan Hayvan: Hikâyeler Bizi Nasıl İnsan Kılar?, çeviren: Defne Yazıcıoğlu, Sola Unitas Yayınları, inceleme, 256 sayfa, 2019