Rüya Kılıç – Hasta, Doktor ve Devlet (2020)

Osmanlı’da modern tıbbın tarihi üzerine harika bir eser.

Rüya Kılıç, Batı tıbbının 19. yüzyılda Osmanlı topraklarına girdiği, yani Osmanlı tıbbının modernleşme sürecini hasta, doktor ve devlet üzerinden izliyor.

Bir hastalık veya kronolojik kurum tarihi olmaktan çok bireyin deneyimlerine dayanmasıyla dikkat çeken çalışma, Osmanlı’nın söz konusu döneminde doktor hasta ilişkisini, kadın ve erkeklerinin hastalıkla baş etme çabalarını, bu dönemin hasta rolü ve hastalık stratejilerini çok yönlü bir bakışla irdeliyor.

Kılıç ayrıca, doktorların yeni dönemde sadece hastalıkla değil cehaletle de mücadele rolünü üstlenirken meslek etiği ve uygulamadaki güçlüklerle nasıl baş ettiklerini ve yöneticilerin iktidar stratejileri doğrultusunda hastalara karşı sergiledikleri hayırseverlik, iş verimliliği, ekonomik çıkarların gözetilmesi ve bunların güç ve statü kazanımına dair içerdiği anlamları da sorguluyor.

Yazar, bu çok yönlü ilişkiler ağını da, merhamet, itibar, minnet, hak ediş, sorumluluk ve meşruiyet gibi, şimdiye kadar üzerinde durulmamış daha geniş bir alana taşıyor ve böylece Osmanlı’nın modern tıp tarihine oldukça farklı bir yönden bakıyor.

  • Künye: Rüya Kılıç – Hasta, Doktor ve Devlet: Osmanlı Modern Tıbbında Hastalıkla Mücadelenin Bitmemiş Hikâyeleri, Kitap Yayınevi, tarih, 188 sayfa, 2020

Rüya Kılıç – İntiharın Tarihi (2018)

Rüya Kılıç, daha önce iki güzel çalışmaya, ‘Osmanlı Devleti’nde Seyyidler ve Şerifler’ ile ‘Deliler ve Doktorları’na imza atmış, psikiyatri ve psikoloji tarihi alanında çalışan bir isim.

Kılıç’ın elimizdeki özgün araştırması da, Osmanlı’nın son dönemi ile Cumhuriyette intiharın hem bireysel hem toplumsal hem de siyasi tezahürlerini açıklığa kavuşturuyor.

Kılıç’ın çalışmasını özgün kılan hususların başında ise, yalnızca toplumun ve siyasi erkin çoğunlukla intiharı kınayan tavrını değil, aynı zamanda intihar eden kişinin, yani müntehirin duygularının altındaki etkenleri de anlamaya çalışmasıdır diyebiliriz.

  • Toplum bekçileri intihara nasıl yaklaştı?
  • Neden bunların gözünde intihar, gelecek nesilleri de tehdit eden ahlaki, tıbbi ve toplumsal bir sorundu?
  • Müntehirin intiharı konuşmak istememesinin önündeki kişisel, toplumsal ve en önemlisi de ekonomik engeller neydi?

Kılıç bu soruların yanıtlarını ararken, hem müntehirin hem de kendilerini toplumsal düzenin koruyucuları olarak konumlandıranların konuya yaklaşımları arasındaki farklılıkları kapsamlı bir perspektifle ortaya koyuyor.

  • Künye: Rüya Kılıç – İntiharın Tarihi: Geç Osmanlı ve Erken Cumhuriyette İstemli Ölüm Halleri, Kitap Yayınevi, tarih, 125 sayfa, 2018

Rüya Kılıç – Osmanlıdan Cumhuriyete Sufî Geleneğin Taşıyıcıları (2009)

Ağırlıklı olarak sufilik ve sufî çevreler konularında çalışan Rüya Kılıç elimizdeki bu çalışmasında, Osmanlı tarzı sufî geleneğin Cumhuriyet Türkiye’sine nasıl ve hangi şartlarda aktarıldığını inceliyor.

Bu geçiş dönemindeki devamlılık, kırılma ve yeniden yapılanmalara odaklanan Kılıç ayrıca, laik uygulamalarını tarikat üyelerinin nasıl algıladıklarını ve buna ne tür tepkiler verdiklerini de araştırıyor.

İncelemesini, son dönem Melâmileri, Bektâşiler, Mevlevîler ve Nakşibendîler olmak üzere dört tarikat üzerinden yapan Kılıç, İslamî geleneğin bu güçlü damarı hakkında tarihsel ve güncel bir analiz sunuyor.

  • Künye: Rüya Kılıç – Osmanlıdan Cumhuriyete Sufî Geleneğin Taşıyıcıları, Dergah Yayınları, inceleme, 157 sayfa