Wilhelm Schmid – Anne Baba ve Büyükanne Büyükbaba Olmanın Sevinçleri Üzerine (2018)

“İnsanların birbirlerine karşı kayıtsız olmadıkları her yerde vardır aile, iki kişiyle başlayıp bitmez.”

Aile, günümüzde eski görkemini kaybetmiş durumda.

Fakat yaşam koşullarının gittikçe gaddarlaştığı bu zamanlarda bile, sığınacak bir liman olmaya devam ediyor.

Ne olursa olsun bir anne, baba, büyükanne ve büyükbaba, kötü günler geçirdiğimizde karşılıksız sevgileriyle bize kol kanat gerebilir, bizi teselli edebilir.

İşte yukarıdaki sözün sahibi, yaşam filozofu Wilhelm Schmid, bize, 21. yüzyılda çocuklu veya çocuksuz, bir veya birçok evde yerleşik, büyük bir çeşitlilikle var olmaya devam eden aileyi, onun muazzam gücünü anlatıyor.

Tam da çokyönlü olarak değiştiği, aynı zamanda kaybolabildiği ve terk edilebildiği bir tarihsel ve kişisel durumda, ailenin anlamının iyice belirgin biçimde öne çıktığını, bütün değişimlere rağmen özünün hep aynı kaldığını belirten Schmid, şöyle diyor:

“Korunup kollanmanın mekânıdır aile, olağan halde hiçbir şeyden korkmayacağınız yerdir, karşılıklı bol iyi niyete güvenebilecek ruhların meskenidir.”

  • Künye: Wilhelm Schmid – Anne Baba ve Büyükanne Büyükbaba Olmanın Sevinçleri Üzerine, çeviren: Tanıl Bora, çizimler: Turgut Demir, İletişim Yayınları, felsefe, 77 sayfa, 2018

 

Wilhelm Schmid – Düşmanlığın Faydaları (2017)

  • DÜŞMANLIĞIN FAYDALARI, Wilhelm Schmid, çeviren: Tanıl Bora, İletişim Yayınları, felsefe, 79 sayfa

Daha önce Türkçede ‘Mutsuz Olmak’, ‘Sakin Olmak’ ve ‘Arkadaşlıktaki Saadete Dair’ gibi kitapları yayımlanmış felsefeci Wilhelm Schmid’ten, yine modern felsefenin yeteri kadar gündemine almadığı bir konu hakkında düşünceler. “Düşmanlık fenomeni neden bu kadar inatçıdır?” ve “Dünyanın sadece dostlardan ibaret olamayacağı açıktır, peki ama düşmanlara herhangi bir anlam atfedebilir miyiz?” gibi soruların yanıtlarını arayan Schmid, hakikate ve huzura ulaşmak için düşmanlıktan devşirebileceğimizi belirtiyor. Anlayış, arkadaşlık ve sevgi gibi hoş deneyimlerin, neden kızgınlık, hiddet ve bazen de nefret gibi nahoş deneyimler sayesinde kendilerini daha iyi gösterdiklerine yoğunlaşıyor. Turgut Demir’in çizimleri ise, kitaba ayrı bir zenginlik katmış.