Wilhelm Schmid – Dokunmanın Gücü Üzerine (2020)

Madem pandemi sürecinde hepimiz köşelerimize çekildik, tam da şimdi dokunmanın anlamı üzerine düşünmenin vaktidir.

Yaşam filozofu Wilhelm Schmid de, hayatımıza anlam katacak bir dokunma sanatının olanakları üzerine düşünüyor.

“Şeylerin ve ilişkilerin gitgide daha fazla dijitalleştiği bir zamanda, analog olan, dokunulabilir olan, tekrar ilginç hale geliyor. Dijital duyusuzlaşma, aletlerin ötesindeki duyusallığı yeniden keşfetmeye sevk ediyor.” diyen Schmid, insan için hem biyolojik hem sosyal açıdan hayati bir kavram olan dokunmayı çok yönlü bir perspektifle inceliyor.

Schmid bunu yaparken de, zorla dokunmanın neden bir şiddet eylemi olduğunu, birinin ruhuna dokunmanın ne anlama geldiğini, bebek ve çocuk gelişiminde dokunmanın hayati önemini, kucaklaşmanın kişinin bağışıklık sistemini nasıl kuvvetlendirdiğini, bir başkasına zihinsel olarak dokunmanın yollarını, korkarken ya da telaşlıyken neden farkında olmadan yüzümüze dokunduğumuzu ve bunun gibi pek çok ilginç konuyu ele alıyor.

Kitaptan diğer bir alıntı:

“Dokunmanın gücü, aynı anda hem tüy gibi hafif hem son derece tesirlidir, çünkü taze bir yaşama cesareti aşılar.”

  • Künye: Wilhelm Schmid – Dokunmanın Gücü Üzerine, çeviren: Tanıl Bora, İletişim Yayınları, kişisel gelişim, 57 sayfa, 2020

Wilhelm Schmid – Kendiyle Dost Olmak Hayatı Nasıl Kolaylaştırır? (2019)

“Şu coşkun ‘kendini sevme’ propagandası, abartılı bir narsisizme açıktır. Her şey sadece insanın kendi Ben’i etrafında dönmeye başlarsa zorluklar büyür.”

Wilhelm Schmid, bu kısa ama etkileyici kitabında, benliğe iyi bakmanın, kendiyle geçinmeyi kolaylaştırmanın ve böylece başkaları için daha geçinilir birisi olmayı olmanın bir yolu olarak kendiyle dost olmanın ne anlama geldiğini anlatıyor.

İnsanın kendi kendisiyle dostça ilişki kurmasının, sükûnetin zeminini oluşturarak kalıcı olabilecek bir özgüveni temellendirdiğini belirten Schmid, kendiyle dost olmanın tutkulu abartmalara daha az meylettiğini ve insanın kendine mesafe koymasına daha fazla imkân verdiğini söylüyor.

“Kendiyle dost insan mükemmel olmamaktan incinmez.” diyen Schmid, pek çok gözlemle de zenginleştirdiği kitabında, modern Ben’in bugün içinde bulunduğu narsisizm tuzağını ayrıntılı bir şekilde açıklıyor ve bireyin daha çekilir bir dünyada yaşayabilmesi için hayata ve en başta da kendisine dair algısını yeni baştan nasıl düzenleyebileceğini anlatıyor.

Kendini dert eden herkesin muhakkak okuması gereken bir çalışma.

  • Künye: Wilhelm Schmid – Kendiyle Dost Olmak Hayatı Nasıl Kolaylaştırır?, çeviren: Tanıl Bora, İletişim Yayınları, psikoloji, 80 sayfa, 2019

Wilhelm Schmid – Arkadaşlıktaki Saadete Dair (2015)

Kişisel çıkarın ve sınırsız bencilliğin geçer akçe olduğu çağımızda, arkadaşlık ilişkisi duygusal, manevi ve zihinsel olarak bize sunduğu vaatler nelerdir?

Wilhelm Schmid, modern hayatın yalnızlığı içinde her geçen gün daha fazla değer kazanan arkadaşlık olgusu üzerine düşünüyor.

Çevrelerindeki insanlarla daha sıkı ilişkiler kurmak ve böylece daha doygun yaşamak isteyenlere.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Modern-öncesi dönemin kırsal dünyasında, herkesle az veya çok arkadaş olmaktan kaçınamazdınız. Modern şehir dünyasında ise, arkadaşı nadir bitki misali aramanız gerekir; internet de, bütün hayal kırıklıklarının telafisi yerine geçtiği gibi, bunun için de devrededir.”

“Değerlidir arkadaşlık, çünkü modern yaşam ve çalışma dünyasında hayatı kısmen kolaylaştıran fakat kısmen de zorlaştıran işlevsel ilişkilerin karşısında bir ağırlık oluşturur.”

“Arkadaşlık özgürce seçilmiş ilişkidir en yalın haliyle, insanlar arasındaki ilişkilerin nasıl biçimlendirileceğini ve güzel biçimlendirilebileceğini, arkadaşlık içinde öğrenir ve tecrübe edersiniz.”

“Modern çağda bir özgür ilişki de aşktır, fakat âşıkların çok defa özgürlüklerinden ciddi fireleri göze almaları gerekir; bu fireler tutkularının duygusal etkilerine, gündelik hayattaki mahrem ortak yaşamın getirdiği alışkanlıklara ve ilişkinin yan oluşumlara öyle kolayca izin vermeyen müstesnalığına bağlıdır. Arkadaşlığın özgür bağı ise her türden yan ve çapraz bağlantıya izin verdiği gibi, geniş arkadaş çemberleri içinde yaşanabilir. Aşkın muzdarip olduğu modern özgürlük taleplerine daha rahat hesap verebilir arkadaşlık.”

  • Künye: Wilhelm Schmid – Arkadaşlıktaki Saadete Dair, çeviren: Tanıl Bora, İletişim Yayınları

Wilhelm Schmid – Anne Baba ve Büyükanne Büyükbaba Olmanın Sevinçleri Üzerine (2018)

“İnsanların birbirlerine karşı kayıtsız olmadıkları her yerde vardır aile, iki kişiyle başlayıp bitmez.”

Aile, günümüzde eski görkemini kaybetmiş durumda.

Fakat yaşam koşullarının gittikçe gaddarlaştığı bu zamanlarda bile, sığınacak bir liman olmaya devam ediyor.

Ne olursa olsun bir anne, baba, büyükanne ve büyükbaba, kötü günler geçirdiğimizde karşılıksız sevgileriyle bize kol kanat gerebilir, bizi teselli edebilir.

İşte yukarıdaki sözün sahibi, yaşam filozofu Wilhelm Schmid, bize, 21. yüzyılda çocuklu veya çocuksuz, bir veya birçok evde yerleşik, büyük bir çeşitlilikle var olmaya devam eden aileyi, onun muazzam gücünü anlatıyor.

Tam da çokyönlü olarak değiştiği, aynı zamanda kaybolabildiği ve terk edilebildiği bir tarihsel ve kişisel durumda, ailenin anlamının iyice belirgin biçimde öne çıktığını, bütün değişimlere rağmen özünün hep aynı kaldığını belirten Schmid, şöyle diyor:

“Korunup kollanmanın mekânıdır aile, olağan halde hiçbir şeyden korkmayacağınız yerdir, karşılıklı bol iyi niyete güvenebilecek ruhların meskenidir.”

  • Künye: Wilhelm Schmid – Anne Baba ve Büyükanne Büyükbaba Olmanın Sevinçleri Üzerine, çeviren: Tanıl Bora, çizimler: Turgut Demir, İletişim Yayınları, felsefe, 77 sayfa, 2018

 

Wilhelm Schmid – Sakin Olmak (2014)

Hızın, hareketin egemen olduğu çağımız, sükûnete ve dinginliğe izin vermiyor. Wilhelm Schmid, içinde bulunduğumuz bu çıkmazın karşısına, hayatı kolaylaştıran ve zenginleştiren bir kaynak olarak sakinliği koyuyor.

Sakinliği nasıl geri kazanabiliriz ve onu bir erdem olarak görmek ne demektir sorularına yanıt bulmak için bakmakta fayda var.

  • Künye: Wilhelm Schmid – Sakin Olmak, çeviren: Tanıl Bora, İletişim Yayınları

Wilhelm Schmid – Düşmanlığın Faydaları (2017)

  • DÜŞMANLIĞIN FAYDALARI, Wilhelm Schmid, çeviren: Tanıl Bora, İletişim Yayınları, felsefe, 79 sayfa

Daha önce Türkçede ‘Mutsuz Olmak’, ‘Sakin Olmak’ ve ‘Arkadaşlıktaki Saadete Dair’ gibi kitapları yayımlanmış felsefeci Wilhelm Schmid’ten, yine modern felsefenin yeteri kadar gündemine almadığı bir konu hakkında düşünceler. “Düşmanlık fenomeni neden bu kadar inatçıdır?” ve “Dünyanın sadece dostlardan ibaret olamayacağı açıktır, peki ama düşmanlara herhangi bir anlam atfedebilir miyiz?” gibi soruların yanıtlarını arayan Schmid, hakikate ve huzura ulaşmak için düşmanlıktan devşirebileceğimizi belirtiyor. Anlayış, arkadaşlık ve sevgi gibi hoş deneyimlerin, neden kızgınlık, hiddet ve bazen de nefret gibi nahoş deneyimler sayesinde kendilerini daha iyi gösterdiklerine yoğunlaşıyor. Turgut Demir’in çizimleri ise, kitaba ayrı bir zenginlik katmış.

Wilhelm Schmid – Mutsuz Olmak (2014)

  • MUTSUZ OLMAK, Wilhelm Schmid, çeviren: Tanıl Bora, çizimler: Turgut Demir, İletişim Yayınları, psikoloji, 92 sayfa

MUTSUZ

Wilhelm Schmid ‘Mutsuz Olmak’ta, çağın mutluluk anlayışını sorguluyor ve okurunu, içinde mutsuzluğun da bulunduğu bütünlüklü bir hayatla yüzleştiriyor. İnsanları sürekli mutlu olmaları gerektiğine inandırmış bir çağda yaşadığımızı belirten Schmid, bunu “mutluluk diktatörlüğü” olarak tanımlıyor. Mutluluk diktatörlüğünün, mutsuz olmaya pek alan bırakmadığını ve mutluluğun insan hayatı üzerindeki mutlak egemenliğinden şüphe duyan herkesin suratına sert bir rüzgâr yediğini belirten Schmid, mutluluk üzerine fazla düşünmenin bizi nasıl doyumsuz hale getirdiğini, mutsuzluğu kabullenmemenin algımızı nasıl zehirlediğini ortaya koyuyor.