Friedrich Unger – Şark Şekerciliği (2020)

Bu kitabın yazarı Friedrich Unger, Yunanistan’ın ilk kralı I. Otto’nun şekercibaşısıydı.

Unger 1835 yılında İstanbul’u ziyaret etmiş, şehirdeki helvacı ve şekercilerin çalışmalarını inceleyerek tariflerini derlemişti.

1838 yılında yayımlanan bu kitap ise, Osmanlı şekerciliği konusunda eşi benzeri olmayan bir çalışma.

Kitap, toplam 97 şekerleme ve tatlı tarifini içeriyor.

Bunların içinde de tarçınlı peynir şekeri, çağla reçeli, arşın helvası, mühürlü akide şekeri gibi başka hiçbir kaynakta tarifi bulunmayan tatlılar da yer alıyor.

Kitap, profesyonel bir şekerci tarafından yazıldığı için ayrıca büyük öneme haiz.

Unger, şekercilik sanatının en canlı olduğu devirde, başlıca icracılar ve onların çalışma mekânları hakkında çok önemli bir kitaba imza atmış.

  • Künye: Friedrich Unger – Şark Şekerciliği, çeviren: Priscilla Mary Işın ve Merete Çakmak, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 152 sayfa, 2020

Faruk Nafiz Çamlıbel – Akın (2010)

İlk kez 1932’de yayımlanan ‘Akın’, şair ve oyun yazarı Faruk Nafiz Çamlıbel’in hece ölçüsüyle yazdığı bir oyun.

İlkgençlik dizisinden çıkan kitap, Çamlıbel’i gençlerle buluşturmayı amaçlıyor.

Çamlıbel’in destan türünde kaleme aldığı oyunu, konusunu İslamiyet öncesi Türk tarihinden, Anayurt’ta iç denizin kuruması ve bölgeyi bekleyen kuraklıktan alıyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Nasıl sevebilirse üç gönül bir tek gülü

Sen de güzelliğine kul edersin üç gönlü.

Ben kendimden geçerken gülün güzelliğiyle

Gül beni seviyor mu diye düşünmem bile!..

Karşılığı beklenen sevgiye sevgi denmez,

Sevdalılar yalvarır, fakat bir şey dilenmez.”

  • Künye: Faruk Nafiz Çamlıbel – Akın, Yapı Kredi Yayınları, oyun, 72 sayfa

Artun Ünsal – Susamlı Halkanın Tılsımı (2010)

‘Nimet Geldi Ekine’, ‘Ölmez Ağacın Peşinde’, ‘Süt Uyanınca’ ve ‘Silivrim Kaymak’, Artun Ünsal’ın daha önce yayımlanan kitapları. Ünsal, yeni lezzet durağı ‘Susamlı Halkanın Tılsımı’nda ise, Türkiye kültürünün vazgeçilmez tatlarından biri olan simidi konu ediniyor.

Orhan Cem Çetin’in fotoğraflarıyla zenginleşen kitap, simidin kökenleri ve simidin tarihiyle açılıyor.

İstanbul’un gündelik yaşamında, folklorunda ve edebiyatında simit; simit ve peynirin nasıl ayrılmaz bir ikili haline geldiği; geleneksel ve modern İstanbul sokak simidi arasındaki farklar; simitte sanayi, çeşit ve pazarlama konularında kaydedilen gelişmeler ve sokak simidini nasıl bir geleceğin beklediği, kitaptaki konulardan bazıları.

Evde simit yapma konusunda ipuçlarının da verildiği kitapta ayrıca, simitlik unların ve simitlik susamın özellikleri gibi pratik bilgiler de yer alıyor.

  • Künye: Artun Ünsal – Susamlı Halkanın Tılsımı, Yapı Kredi Yayınları, yemek kültürü, 239 sayfa

Michael Dobbs – Geceyarısına Bir Kala (2010)

Michael Dobbs ‘Geceyarısına Bir Kala’da, dünyayı nükleer kıyamete daha önce hiç olmadığı kadar yaklaştıran, çalkantılı Küba füze krizini anlatıyor.

Beyaz Saray tarafından “Kara Cumartesi” olarak adlandırılan 27 Ekim 1962’yi ve Soğuk Savaş’ın dönüm noktası olan bu tarihi günün önemli aktörleri John F. Kennedy, Nikita S. Kruşçev ve Fidel Castro üzerinden adım adım izleyişi, Dobbs’un çalışmasını nitelikli kılan başlıca husus.

Aynı zamanda Washington Post muhabiri olan Dobbs, Arthur M. Schlesinger Jr.’ın “İnsanlık tarihindeki en tehlikeli an” olarak tanımladığı Küba füze krizini, Amerikan, Sovyet ve Küba kaynaklarından yeniden değerlendiriyor.

  • Künye: Michael Dobbs – Geceyarısına Bir Kala, çeviren: Erhun Yücesoy, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 468 sayfa

Stella Rimington – Gizli Ajan (2010)

Britanya Gizli Servisi MI5’ta, 1965 ile 1996 arasında çalışmış olan Stella Rimington ‘Gizli Ajan’ adlı polisiyesinde, başkahramanı Liz Carlye’nin yeni bir macerasını sunuyor.

MI5 istihbarat görevlisi Carlye, İslami bir kitapçıda gizli bir toplantının yapılacağı ihbarını alır.

Terörist bir hücrenin saldırı planları yaptığını hisseden istihbaratçı, durumu Terörle Mücadele şubesi yöneticisi Charles Wetherby’ye bildirir.

Kısa süre sonra Wetherby, Carlye’i, terörist hücreyle bağlantısı olabilecek bir gelişmeyi araştırmakla görevlendirir.

Daha da vahimi, İngiliz istihbaratının şubelerinden birine bir köstebek yerleştirilmiştir ve Carlye çok geç olmadan bunu açığa çıkarmak zorundadır.

  • Künye: Stella Rimington – Gizli Ajan, çeviren: Dilek Şendil, Yapı Kredi Yayınları, roman, 367 sayfa

Hüseyin Hamit – Bir Osmanlı Subayının Esaret Günlükleri (2020)

 

Hüseyin Hamit, bir Osmanlı mülazım-ı evveliyken (Üsteğmen) Birinci Dünya Savaşı’nda Kafkas Cephesi’nde Ruslara esir düştü.

Buradan Sibirya’ya ve ardından Nikolsk kampına gönderilen Hüseyin Hamit, yaklaşık iki yıllık esaretten sonra özgürlüğüne kavuşacaktı.

İşte bu kitap, Hüseyin Hamit’in büyük sıkıntılar yaşadığı ve aynı zamanda apayrı bir dünyayı ve kültürü deneyimlediği, bambaşka insanları tanıdığı esaret günlerine dair tanıklığını sunuyor.

İki defterden oluşan günlüğünde Hüseyin Hamit, Kafkas Cephesi’nde Ruslarla yapılan muharebelerde 1916 yılında Erzurum yakınlarındaki Kuzican sırtlarında esir düşmesini, Sibirya’ya olan esaret yolculuğunu, Sibirya’daki Nikolsk kampındaki esaret hayatını ve 1918 yılında esaretten kaçıp Türkiye’ye olan yolculuğunu ayrıntılı bir şekilde anlatıyor.

  • Künye: Hüseyin Hamit – Bir Osmanlı Subayının Esaret Günlükleri, hazırlayan: Serkan Erdal ve Hasan Demirci, Yapı Kredi Yayınları, anı, 248 sayfa, 2020

Alexis Gritchenko – İstanbul’da İki Yıl (2020)

Ukraynalı ressam Alexis Gritchenko, bir İtalya gezisinde, İtalyan Rönesans sanatçılarının Bizans Ortodoks sanatını miras alışlarından etkilendi.

Bu öyle bir etkilenmeydi ki, Bizans resim sanatını modern resme uyarlamaya çalışmış ve bu konuda teorik kitaplar kaleme almıştı.

Gritchenko’nun bu merakı, bununla da sınırlı kalmayacak, Bizans sanatını yerinde görmek için Aralık 1919’da İstanbul’a gelecekti.

Gritchenko İstanbul’a o kadar hayran kalacaktı ki, burada tamı tamına iki yıl kalacaktı.

Gritchenko, burada kaldığı süre boyunca, işgal döneminin zorlu şartlarına rağmen elinde not defteri, kalemi ve fırçasıyla sokak sokak gezdiği şehrin canlı limanları, pazarları, ibadethaneleri ve görkemli anıtlarında gözlemlediği hareketi eserlerine yansıttı.

Şehrin tarihi hakkında derin bilgisi olan ressamı cezbeden detaylar; surların burçları arasındaki ince farklar, batan güneşin denize ve kubbelere nasıl yansıdığı ve sokaklarda karşısına çıkan feraceli kadınların zarif ama bir o kadar gizemli yürüyüşleridir.

Tüm özellikleriyle ilgisini çeken bu şehir, kendi deyimiyle bahtsız günlerinde ona teselli kaynağı olur.

İşte bu kitap da, o dönemde tuttuğu, oldukça samimi bir üslupla yazılmış günlüklerini sunuyor.

Buradan anladığımız kadarıyla Gritchenko, Suriçi’ne hayran kalıp Pera’dan nefret etmiş.

Ayrıca kendisi burada, İbrahim Çallı gibi ressamlarla tanışmış, İşgal kuvvetleri askerleriyle karşılaşmış.

Kitaptan bir alıntı:

“Günlüğüme yazmayalı epey oldu. Soğuk ve pislik yüzünden elimdeki yara geçmiyor. Çalışmamı tamamen engelliyor ve fiziksel depresyonumu keskin bir acıyla delip geçiyor. Bütün gün yağmurun altında dolaştım durdum. Çarşıda, köprünün yanı başındaki, Suriçi İstanbul’un girişinde nöbetçi gibi dikilen Yeni Cami’nin avlusunda oyalandım. Tıpkı Moskova’daki Sukhareva Kulesi gibi.”

‘İstanbul’da İki Yıl’, 7 Şubat – 10 Mayıs 2020 tarihleri arasında Meşher’de açılan “Alexis Gritchenko – İstanbul Yılları” sergisi kapsamında yayımlanmış.

Fırsat bulanların bu sergiyi gezmelerinin çok iyi bir fikir olacağını söylemeliyiz.

  • Künye: Alexis Gritchenko – İstanbul’da İki Yıl 1919-1921: Bir Ressamın Günlüğü, çeviren: Ali Berktay, Yapı Kredi Yayınları, anı, 264 sayfa, 2020

Kolektif – Edebi ve Hattı ile Ali Alparslan (2010)

‘Osmanlı Hat Sanatı’, hat sanatının yaşatılmasında ve öğretilmesinde emeği geçenlerden biri olan Ali Alparslan’ın yayımlanmış bir çalışmasıydı.

Burada Alparslan, Türklerin bu sanat dalına katkılarını; yalnız kitabi bilgilerle değil içinde bulunduğu sanat ortamından, ders aldığı Necmeddin Okyay ve Halim Özyazıcı gibi usta hattatlardan devredilen sözlü bilgilerle de zenginleştirerek anlatmıştı.

‘Edebi ve Hattı ile Ali Alparslan’ adlı elimizdeki çalışma ise, 2006 yılında aramızdan ayrılan Alparslan’ın hayat hikâyesini ve Türk sanatına verdiği hizmetleri anlatan bir inceleme ile eserlerinden yapılmış bir seçkiden oluşuyor.

Anılar ve resimlerle de desteklenen kitapta, daha çok bir ta’lîk hattatı olarak tanınan Alparslan’ın koleksiyonlarında bulunan ta’lîk, celî ta’lik, dîvânî, celî dîvânî, şikeste ve rik’a ile yazılmış eserlerinden seksen biri sergileniyor.

  • Künye: Kolektif – Edebi ve Hattı ile Ali Alparslan, hazırlayan: M. Uğur Derman, Yapı Kredi Yayınları, sanat, 126 sayfa

Matt Ridley – Kızıl Kraliçe (2010)

Matt Ridley ‘Kızıl Kraliçe’de, merkezine cinsel evrimi koyarak, insan evrimini kapsamlı bir bakışla irdeliyor.

İnsan doğasının niteliklerini araştıran Ridley, nasıl evrim geçirdiğimizi kavramadan insan doğasını anlamanın mümkün olmadığını ve insan cinselliğinin nasıl evrim geçirdiğini kavramadan da insan doğasının nasıl evrim geçirdiğini anlamanın mümkün olmadığını savunuyor.

Dolayısıyla Ridley’e göre, evrimimizin asıl teması cinselliktir.

İnsanın cinsel davranışlarıyla, başka türlerin davranışlarını karşılaştıran Ridley, cinsellik ve evrimin nedenleri hakkındaki bilimsel tartışmalara önemli bir katkı sunuyor.

  • Künye: Matt Ridley – Kızıl Kraliçe: Cinsellik ve İnsan Doğasının Evrimi, çeviren: Erhun Yücesoy, Yapı Kredi Yayınları, bilim, 450 sayfa

Kolektif – Kedi Hikâyeleri (2010)

Kediler, sadece insanların değil, edebiyatın da en sevdiği, çokça işlediği hayvanlardan.

İşte Julia Bachstein’ın derlediği ve birçok yazarın öykülerinin yer aldığı ‘Kedi Hikâyeleri’ de buna verilebilecek örneklerden biri.

Buradaki öykülerde, kimi zaman kedi gözünden insan, kimi zaman da insan gözünden kediler anlatılıyor.

E.T.A. Hoffmann, Grimm Kardeşler, Hans Christian Andersen, Mark Twain, Oscar Wilde ve Gustav Schwab, kitapta öyküleri bulunan bazı tanınmış yazarlar.

Kitaptaki öyküler, kedi ve insan dostluğunun iyi birer göstergesi olarak tanımlanabilir.

  • Künye: Kolektif – Kedi Hikâyeleri, derleyen: Julia Bachstein, çeviren: Esen Tezel, Dürrin Tunç, Aslı Genç, Begüm Kovulmaz, Nazmi Ağıl, Serhan Şimşek ve Aylin Karagöz, Yapı Kredi Yayınları, öykü, 225 sayfa