Sevengül Sönmez (haz.) – A’dan Z’ye Sabahattin Ali (2009)

Sevengül Sönmez tarafından hazırlanan ‘A’dan Z’ye Sabahattin Ali’, Sabahattin Ali’nin kişiliğini, ilişkilerini, fiziksel özelliklerini, hayatının önemli olaylarını, yapıtlarını, hakkında yazılanları ve söylenenleri ayrıntılarıyla anlatırken, O’nun edebiyat ve sanat görüşünü, kaynaklarını, politik duruşunu, gözlem yeteneğini ve özgünlüğünü gözler önüne seriyor.

Sabahattin Ali’nin eşi Aliye Ali ve kızı Filiz Ali tarafından korunan belgelerin yanı sıra, uzun ve ayrıntılı bir kütüphane çalışmasının ürünü olan eser için, Sabahattin Ali’yi tanıyan kişilerle görüşülmüş.

Kitaptaki belgelerin büyük bölümünün, ilk kez yayımlandığını da ayrıca belirtelim.

  • Künye: Sevengül Sönmez (haz.) – A’dan Z’ye Sabahattin Ali, Yapı Kredi Yayınları, ansiklopedi, 520 sayfa

Kâzım Karabekir – Çocuk Davamız (2015)

Kâzım Karabekir Paşa, 15. Kolordu Komutanı olarak Doğu Anadolu’da görev yaparken, buradaki vilayetlerdeki binlerce şehit çocuğunun yeniden hayata kazandırılması amacıyla birçok eğitim kurumu açmıştı.

Bu dönemde yapmış olduğu çalışmaları ve raporlarını bu kitapta toplayan Karabekir, çocuk, aile ve eğitim hakkındaki görüş ve önerileriyle karşımızda.

  • Künye: Kâzım Karabekir – Çocuk Davamız, Yapı Kredi Yayınları

Sait Faik Abasıyanık – Bir Sonbahar Akşamı (2009)

‘Bir Sonbahar Akşamı’, usta yazarımız Sait Faik Abasıyanık’ın seçme öykülerini bir araya getiriyor.

Türkiye hikâyesinin temel taşlarından Sait Faik’i gençlerle tanıştırmayı amaçlayan bu seçmeler, yazarın 100. doğum yıldönümünde yayımlanan ve sağlığında basılı gördüğü bütün kitaplarını bir araya getiren ‘Öyle Bir Hikâye’den yararlanılarak, Raşit Çavaş tarafından hazırlanmış.

Yazarın sağlığında yayımlanmış dokuz hikâye kitabından seçilen hikâyelerin dokuzu, aynı zamanda Sait Faik’in o kitaplara adını vermiş hikâyeleri.

Elimizdeki seçme, asıl ününü yirmili yaşlarda yazdığı öykülerinin Varlık dergisinde yayımlanmasıyla sağlayan Sait Faik’in en iyi öykülerini genç kuşaklara sunuyor.

  • Künye: Sait Faik Abasıyanık – Bir Sonbahar Akşamı, Yapı Kredi Yayınları, öykü, 126 sayfa

Gültekin Emre – Küçük Deniz (2009)

Gültekin Emre’nin toplu şiirlerinden oluşan ‘Küçük Deniz’, şairin 1977-2006 yılları arasında yazdığı şiirlerini, yayımlanmış kitaplarını ve yayımlanmamış son dosyasını, sondan başa doğru bir araya getiriyor.

Kitapta yer alan ‘Akşam’ şiiri şöyle:

“Bir kuşun uyanmasını gördüm, gördüğü düşü

İçimde bir kıpırtı, senin sesini duydukça bu böyle

 

Evlat acısı ağacın yapraklarını bir bir yitirmesi

Çizdikçe bozulan çizgi dışı bir gün yine

 

Bir tablo hangi rengi seçsem diye bakınıyor fırçalara

Bir koridorda suskun, gülme, boş sandalyeler

 

Akşamın eli kulağında bir yük kamyonu gibi”

  • Künye: Gültekin Emre – Küçük Deniz, Yapı Kredi Yayınları, şiir, 403 sayfa

Roger Ford – Cennetten Mahşere (2018)

Osmanlı İmparatorluğu dünya ilişkilerinde 500 yılı aşkın bir süre başat bir güç oldu.

Gücünün doruğundayken üç kıtaya yayılan toprakları Basra Körfezi’nden şimdiki Cezayir’e, Avusturya sınırından doğuda Hazar Denizi’ne ve güneyde Sudan’a kadar uzanmaktaydı.

Ancak 19. yüzyılın başlarında nihai çöküş başladı.

Bu hikâyenin devamını biliyoruz:

Birinci Dünya Savaşı’nda en büyük kayıpları yaşayan devletlerin başında Osmanlı gelir.

İşte askeri tarihçilik alanında dünya çapında bir otorite olan Roger Ford, tarihi yeni baştan biçimlendirmiş Birinci Dünya Savaşı’nın Ortadoğu’daki seyrini kapsamlı bir şekilde izliyor.

Ford, bugünkü Irak’ın kuruluşundan Osmanlı’nın Kafkasya’daki toprak kazanma kavgasına, başarısızlıkla sonuçlanan Gelibolu harekâtından Osmanlı’nın Filistin’deki büyük yenilgisine, Birinci Dünya Savaşı’nın hem bölge hem de küresel düzendeki seyrini adım adım izliyor.

  • Künye: Roger Ford – Cennetten Mahşere: Ortadoğu’da Birinci Dünya Savaşı, çeviren: Nurettin Elhüseyni, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 504 sayfa, 2018

José Ortega y Gasset – Quijote Üzerine Düşünceler (2018)

José Ortega y Gasset felsefesinde önemli yeri olan ‘Quijote Üzerine Düşünceler’, kendisinin sanat ve edebiyat alanındaki fikirlerinin çok yönlülüğünü ve derinliğini ortaya koymasıyla önemli.

Gasset’in henüz 31 yaşındayken yayınladığı, denemelerden oluşan kitabı, ‘Don Kişot’ eseri bağlamında bir edebiyat yapıtını özgün kılan hususları, yazarlık olgusunu, yazmak edimini ve düşüncenin beslendiği dinamiklerini irdeliyor.

“Ben, kendim ile çevremden müteşekkilim ve eğer çevremi kurtaramazsam kendimi de kurtaramam.” diyen Gasset bununla da yetinmiyor ve bir olgu olarak bu yapıttan yola çıkarak anlamın bütünlüğü, hayat, felsefe, sanat, kurtuluş, gelecek ve varoluş gibi temalar üzerine derinlemesine bir sorgulamaya girişiyor.

Düşünürün sonraları çokça göndermelerde bulunacağı ‘Quijote Üzerine Düşünceler’, Ortega y Gasset’in düşüncesinin anlaşılmasında elzem bir eser niteliğine sahiptir diyebiliriz.

  • Künye: José Ortega y Gasset – Quijote Üzerine Düşünceler, çeviren: Mehmet Sait Şener, Yapı Kredi Yayınları, edebiyat inceleme, 104 sayfa, 2018

Kâmuran Şipal – Gece Lambalarının Işığında (2009)

Kâmuran Şipal, Çağdaş Alman edebiyatından ve Franz Kafka’dan yaptığı özenli çevirileriyle bilinir.

‘Gece Lambalarının Işığında’ ise, bir öykücü olarak da bilinen Şipal’in toplu öykülerini bir araya getiriyor.

Toplu öykülerde, Şipal’in ‘Beyhan’, Elbiseciler Çarşısı’, ‘Büyük Yolculuk’, ‘Buhûrumeryem’ ve ‘Köpek İstasyonu’ başlıklı beş kitabı yer alıyor.

Orta sınıf insanlarının iç ve dış yaşamları arasındaki ilişkileri ve çatışmalarının, gerçekçi-düşçü bir yaklaşımla incelenmesi, Şipal’in öykülerinin asıl özgünlüğünü oluşturuyor.

Yazarın, ilki 1962, sonuncusu da 1988 yılında yayımlanan öykü kitapları, bu sefer de toplu bir basımla okurların karşısına çıkıyor.

  • Künye: Kâmuran Şipal – Gece Lambalarının Işığında, Yapı Kredi Yayınları, öykü, 506 sayfa

Kolektif – Doğumunun 100. Yılında Hannah Arendt (2009)

‘Doğumunun 100. Yılında Hannah Arendt’, düşünürün yüzüncü doğum yılı olan 2006 yılında İstanbul’da gerçekleşen ‘Yeni Bir Yüzyılın Başlangıcında Hannah Arendt’i Düşünmek: Şiddet Sorunu’ başlıklı uluslararası katılımlı konferansa sunulan tebliğlerden oluşuyor.

Jeffrey Andrew Barash, Jacques Taminiaux, Hans-Helmut Gander, Thomas Dürr, Sanem Yazıcıoğlu ve Seçkin Sertdemir’in kitapta yer alan tebliğleri, Hannah Arendt’in düşüncesinin çeşitli veçhelerini ele alırken, düşünürün akademik çevrelerde alımlanışına da tanıklık ediyor.

Kitap, düşünce tarzıyla konuları yeniden konumlandırarak, felsefede yenilik yapmış Arendt’i çok boyutlu tanımak için iyi bir fırsat.

  • Künye: Kolektif – Doğumunun 100. Yılında Hannah Arendt, hazırlayan: Sanem Yazıcıoğlu, Yapı Kredi Yayınları, felsefe, 228 sayfa

Sébastien Dupont – Psikanaliz Hareketinin Kendini İmhası (2018)

Psikanalizin görkemli zamanlarının üzerinden çok zaman geçti.

Fransa’da kuramın “altın çağ”ı 1960’larda başlar.

Fakat 1980’lerden başlayarak psikanalize tepkiler artış göstermeye başladı, üstüne üstlük bilişsel psikoloji ve sinirbilim tarafından psikanaliz bilimsel olarak tartışma masasına yatırıldı.

İşte psikolog ve aile terapisti Sébastien Dupont da bu kitabında, psikanalizin etkisini ve çekiciliğini kaybetmesinin altındaki etkenleri çok yönlü bir bakışla irdeliyor.

Baştan söyleyelim, Dupont burada, psikanaliz karşıtı olarak kendini konumlandırmaktan ziyade, psikanalizin teorideki canlılığını ve pratikteki inandırıcılığını nasıl kazanabileceği üzerine düşünüyor.

Ve bu amaçla, ilk olarak zengin olduğu kadar muğlak yönlere de sahip “psikanalitik söylemi” açıklığa kavuşturmaya çalışıyor.

Yazar bunu yaparken, hem kendisinin psikanaliz çevresindeki öznel deneyimlerini hem de danışabildiği psikanaliz yazınını temel alıyor.

Dupont ayrıca, hareketin evrimi hakkında inceleme ve izlenimlerini kendisiyle paylaşan psikanalitik yönelimli pratisyenlerin ve hastaların tanıklıklarından da sıklıkla yararlanmış.

Çağdaş psikanaliz düşüncesindeki büyük eğilimleri merak eden ve “arka plana zumlamak” isteyen okurların ilgisini çekebilecek bir kitap.

  • Künye: Sébastien Dupont – Psikanaliz Hareketinin Kendini İmhası, çeviren: Öncel Naldemirci, Yapı Kredi Yayınları, psikanaliz, 140 sayfa, 2018

 

Orlando Figes – Nataşa’nın Dansı (2018)

Modern Rusya tarihi üzerine birçok çalışma bulunuyor.

Fakat bu büyük ülkenin kültürel tarihi hakkında pek fazla bilgiye sahip değiliz.

Oysa Rusya, tek bir ulusal kültürden ibaret olmayıp, farklı sosyal bileşenlere sahip, politik açıdan da oldukça çeşitli bir yapı sergiler.

Öte yandan, Rus kültürünün altın çağında da, Rusya’nın Doğulu mu yoksa Batılı mı olduğu konusu, ülkenin önde gelen birçok aktörünün aklını meşgul eden önemli sorulardan biriydi.

İşte Rus tarihi konusunda önde gelen isimlerden Orlando Figes’in, yeni bir baskıyla yayınlanan bu kitabı, Rusya’nın çok yönlü, zengin ve hep çelişkilerle dolu olmuş kültürel tarihi hakkında derinlemesine bir inceleme.

Üst sınıfın Avrupai kültürü ile köylü sınıfının Rus kültürünün karşılaştırılması üzerinden ilerleyen kitap, Rus toplumunun gerçekçi bir fotoğrafını çekmesiyle önemli.

Fikir ve davranışlar tarihini, Rus tarihinin kültürel ve sanatsal dönüşümleri, Rusya ve Avrupa arasındaki karmaşık etkileşimi akademik olmayan bir dille aktaran ‘Nataşa’nın Dansı’, Rus kültürüyle ilgilenmek isteyen her seviyeden okura hitap ediyor.

  • Künye: Orlando Figes – Nataşa’nın Dansı: Rusya’nın Kültürel Tarihi, çeviren: Figen Dereli, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 592 sayfa, 2018