René Char – Seçme Şiirler (2008)

Albert Camus’nün “Karanlık bir yıkımdan buralara düşmüş, dingin bir kaya parçası” dediği René Char, Fransız şiirinin en önemli duraklarından.

Char’ın ‘Seçme Şiirleri’nde yer alan ‘Geri Verin Onlara…’ başlıklı şiiri şöyle:

“Geri verin onlara, artık onlarda olmayanı.

Göreceklerdir yeniden, hasat tohumunun başakta

kapanıp kalışını, otların üstünde salınışını.

Öğretin onlara düşüşten yükselişe yüzlerinin

on iki ayını,

Seveceklerdir bir sonraki isteğe dek yüreklerinin

boşluğunu;

Çünkü hiçbir şey batıp gitmez ya da küllerde

kalmaz;

Ve sonunda toprağın yemişlere ulaştığını

görmeyi bilen kişi,

Sarsılmaz başarısızlıktan, yitirse bile her şeyi.”

  • Künye: René Char – Seçme Şiirler, çeviren: Samih Rifat, Yapı Kredi Yayınları, şiir, 64 sayfa

Kâzım Karabekir – Hayatım (2008)

Kâzım Karabekir’in anıları daha önce, iki ciltlik ‘İstiklal Harbimiz’ isimli eserle okura sunulmuştu.

Karabekir’in ‘Hayatım’ başlığıyla okurun karşısına çıkan bu anıları da, kendisinin çocukluk ve gençlik dönemlerini kapsıyor.

İstiklal Savaşı’nın kaderini değiştiren isimlerden Karabekir kitabında, ailesini ve çocukluk anılarını anlatırken, aynı zamanda, bir dönemin sosyal tarihini de aktarıyor.

Karabekir samimi bir dille, çocukluktaki yaramazlıklarını, babasının memuriyeti nedeniyle gittikleri Anadolu şehirlerini, Arabistan’da yaşadıkları ilginç olayları, okula başlamasını, hoca ve arkadaşlarıyla ilişkilerini, gençliğini, Harbiye’den mezuniyetini ve Balkanlar’daki ilk görevini anlatıyor.

  • Künye: Kâzım Karabekir – Hayatım, Yapı Kredi Yayınları, anı, 298 sayfa

Kolektif – Osmanlı’dan Cumhuriyete Bir Mimar: Arif Hikmet Koyunoğlu (2008)

Arif Hikmet Koyunoğlu II. Meşrutiyet’in ilk yıllarında, özellikle de Ankara’da olgunluk dönemi eserlerini vermiş bir mimar.

Etnografya Müzesi, Maarif Vekaleti ve Türk Ocakları Merkezi gibi binalarıyla bilinen Koyunoğlu’nun yaşam öyküsünü ve yapıtlarını ele alan bu kitapta, Koyunoğlu’nun anıları, mimarlık yazıları, kendi çektiği fotoğraflar ve mektuplarından bölümler bulunuyor.

İlk başlarda “Ulusal Mimarlık” akımının bir temsilcisi olan Koyunoğlu, daha sonra modern mimarlığa yaklaşır.

Hasan Kuruyazıcı’nın yayıma hazırladığı kitapta, Koyunoğlu’nun mimarlık çalışmaları kadar, maceralarla dolu hayatı da okura sunuluyor.

  • Künye: Kolektif – Osmanlı’dan Cumhuriyete Bir Mimar: Arif Hikmet Koyunoğlu, yayıma hazırlayan: Hasan Kuruyazıcı, Yapı Kredi Yayınları, sanat, 519 sayfa

Tardi – Ben René Tardi, Stalag IIB Kampında Savaş Esiri: Fransa’ya Dönüşüm (2018)

Fransız çizer Tardi’nin, babasının İkinci Dünya Savaşı sırasında esir düştüğü toplama kampında tuttuğu defterlerden yola çıkarak kaleme alıp resimlediği ‘Ben René Tardi, Stalag IIB Kampında Savaş Esiri’ adlı başarılı eseri yakın zamanda bizde de yayınlanmıştı.

Tardi söz konusu çizgiromanında, savaşı ve tutsaklığı, esir kampının insanlar üzerindeki etkilerini ve yaşanan o büyük yoksunluğu gözler önüne sermişti.

Şimdi bu güzel çizgiromanın devam çalışması da Türkçeye kazandırıldı.

Kahramanımız bu sefer, acılı savaş esirliği günlerini ardında bırakıp ülkesi Fransa’ya dönmektedir.

Fakat aslında bu dönüş, can acıtıcı gerçeklerin sökün ettiği bir sürece dönüşecektir.

Zira eski insanların bir kısmı artık yoktur ve Fransız toplumu da kendisinin bıraktığı gibi değildir.

  • Künye: Tardi – Ben René Tardi, Stalag IIB Kampında Savaş Esiri: Fransa’ya Dönüşüm, çeviren: Goncagül Erdoğdu, Yapı Kredi Yayınları, çizgiroman, 140 sayfa, 2018

Kolektif – Diktatörlerin Çocukları (2018)

Stalin’in kızı Svetlana, Mussolini’nin kızı Edda, Franco’nun kızı Carmen, Hafız Esad’ın oğlu Beşşar Esad ve Mao’nun kızı Li Na…

Gazeteci ve tarihçilerin kaleme aldığı yazılardan oluşan bu kitap, her şeyden önce tartışılır bir isimler barındırsa da, tarihteki büyük diktatörlerin çocuklarını, onların kaderlerini anlatıyor.

Çalışma, hem harika bir tarihi kayıt hem de diktatör çocuğu olmanın nasıl büyük bedeller ödemek anlamına geldiğini açık seçik ortaya koymasıyla önemli.

Kitapta yukarıdaki isimlerin yanı sıra Çavuşesku, Kaddafi, Duvalier, Hüsnü Mübarek, Saddam Hüseyin, Mobutu, Kim İl-sung, Bokassa, Pinochet, Castro, Lukaşenko ve Rıza Pehlevi’nin çocuklarının hikâyeleri de anlatılıyor.

  • Künye: Kolektif – Diktatörlerin Çocukları, hazırlayan: Claude Quétel ve Jean-Christophe Brisard, çeviren: Olcay Kunal, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 276 sayfa, 2018

Kolektif – Arkaik Yunan Şiiri Antolojisi (2018)

Homeros’tan Arkhilokhos’a, Semonides’ten Kallinos’a, Solon’dan Sappho’ya,  Anakreon’dan Bakkhylides’e ve Pindaros’tan Korinna’ya, her biri kendi şiir tınısına sahip arkaik Yunan şiirinin önde gelen isimlerinin eserlerini barındıran harika bir antoloji.

Bu şiirleri okurken, arkaik Yunan şiirinin başvurduğu türler, icra edilişi ve bilhassa da etkisi altında kaldığı ya da etkilediği ideolojiler bağlamında epos geleneğinden neden önemli bir kopuşa işaret ettiği görülüyor.

Antolojinin derleyeni Erman Gören’in bu şiir türünü kapsamlı bir şekilde irdelediği giriş yazısıyla açılan kitap, temel alınan eleştirel basımlar, yer ve kişi adları sözlüğü, antik yazarlar ve yapıtlarıyla ilgili aydınlatıcı ek bölümlerle de zenginleşmiş.

Kitap, Kâzım Taşkent Klasik Yapıtlar Dizisi’nden çıktı.

  • Künye: Kolektif – Homerosçu İlahiler’den Pindaros’a Arkaik Yunan Şiiri Antolojisi, derleyen ve çeviren: Erman Gören, Yapı Kredi Yayınları, şiir, 592 sayfa, 2018

Andrew Gibson – Samuel Beckett (2018)

Hümanizm için, “büyük katliamların yaşandığı zamanlara saklanan bir sözcük” demiş, karakterlerini, insanı yaratılmışların efendisi olarak seçkin bir konuma yerleştiren sıfatlardan hep arındırmış Samuel Beckett’ın bir biyografisi.

Beckett’ın biyografik eserleri neredeyse hiç önemsemediğini biliyoruz.

James Knowlson ve Anthony Cronin’nin Beckett biyografileri ise oldukça ünlüdür.

Beckett’a dair pek çok noktayı aydınlığa kavuşturan söz konusu biyografilerin yanında Andrew Gibson’ın çalışması, kapsamlı olmaktan ziyade minimal oluşuyla öne çıkıyor diyebiliriz.

Kitabı özgün kılan hususların başında, Beckett’ın kişisel dünyasına, onun böylesi sıra dışı yapıtlar yaratmasının ardındaki dinamiklere, başka bir deyişle karakteriyle eserleri arasındaki ilişkiye odaklanmasıdır diyebiliriz.

  • Künye: Andrew Gibson – Samuel Beckett, çeviren: Orhan Düz, Yapı Kredi Yayınları, biyografi, 192 sayfa, 2018

Timothy E. Gregory – Bizans Tarihi (2008)

Timothy E. Gregory, Ohio State Üniversitesi’nde Bizans Tarihi ve Klasik Arkeoloji profesörü olarak görev yapıyor.

Gregory, görsel zenginliğiyle de öne çıkan ‘Bizans Tarihi’ isimli bu kitabında, Bizans İmparatorluğu’nun tarihi serüvenini, en parlak dönemlerini ve gerileyişini anlatıyor.

Dolayısıyla kitabın, imparatorluğun MS 306’dan, Konstantinopolis’in 1453’teki düşüşüne kadarki seyrini, nitelikli gözlemler eşliğinde izlediğini söyleyebiliriz.

Bizans dünyasında heretikler, travesti rahibeler, manastır hayatı, imparatorlar ile sıradan Bizanslıların yaşantısı ve saraylı kadınlar, Gregory’nin kapsamlı analizinde, okurun karşısına çıkan konulardan birkaçı.

  • Künye: Timothy E. Gregory – Bizans Tarihi, çeviren: Esra Ermert, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 358 sayfa

Deniz Bağrıaçık – Sorsana, Bizi Sevmiş mi? (2017)

Bir arkadaşımızın yanında yabancı bir dostunu görünce merakımız depreşir.

Acaba o yabancı bizi sevmiş midir?

Yeterince sıcakkanlı, yeterince misafirperver miydik?

Yemeklerimiz nasıldı?

Bizim hakkımızda neler düşünüyor?

Deniz Bağrıaçık, çok orijinal bir fikirden yola çıkan çalışmasında, Türkiye’de yaşayan “yerleşik yabancılar”ın ülkemize dair görüş ve değerlendirmelerini ortaya koyuyor.

Şu an bizde yaşamlarını sürdüren Amerika ve Avrupa’nın yanı sıra, Afrika, Japonya, Avusturalya, Yeni Zelanda, Ortadoğu, Latin Amerika gibi pek çok ülke ve farklı meslek gruplarından birçok kişiyle birebir görüşmelerle oluşan kitap, bu şehre sınırsız tutku duyanlar kadar, kaosta savrulanlar, Türk erkeklerinden yakınanlar, Türklerin çalışkanlığına, misafirperverliğine hayran kalanlar, bireylerin kent hayatında bile aile ilişkilerinin bu denli birbirine bağımlı olmasına hayret edenler ve Türk kadının cesaretine saygı duyanlara kadar çok geniş çerçevede ve zengin bir Türkiye portresi sunuyor.

Bu çalışma, öncelikle yabancıların gözünden bir Türkiye analizi okumak isteyen, başkalarının bizim hakkımızda tam olarak ne dediğini merak edenlere hitap ediyorsa da, aynı zamanda, tarafsız gözlem ve değerlendirmeler barındırmasıyla, şu an burada yaşayan yabancıların da Türkiye’yi daha iyi tanımasına vesile olacak.

  • Künye: Deniz Bağrıaçık – Sorsana, Bizi Sevmiş mi?, Yapı Kredi Yayınları, kültür, 224 sayfa, 2017

Hubert Reeves – Gökyüzü ve Yaşama İlişkin Yazılar (2008)

Astrofizikçi Hubert Reeves’in ‘Gökyüzü ve Yaşama İlişkin Yazılar’ı, dünya-evren-insan ilişkisini duyarlı ve duru bir dille anlatıyor.

Reeves’in kitabında öne çıkan vurgu, insanların endüstriyel üretim etkinliklerinin ve açgözlülüklerinin, çevreye ve diğer canlı türlerine verdiği büyük zararlar.

Dünyanın sonsuz olmadığını söyleyen Reeves, insanların çılgınlıkları sonucunda, ozon tabakasının delinmesi, sera etkisi ve kutup buzullarının erimesi konularını anlatıyor.

Evrende yalnız olup olmadığımız konusunu da irdeleyen Reeves ayrıca, daha önceki iklim değişikliklerinden ve insanların yaptıklarından dolayı yok olan canlı türlerini de anlatıyor.

  • Künye: Hubert Reeves – Gökyüzü ve Yaşama İlişkin Yazılar, çeviren: Olcay Kunal, Yapı Kredi Yayınları, bilim, 139 sayfa