Kolektif – Şiddet ve Yıkıcılık (2021)

Şiddet ve yıkıcılık olgusunu intihardan savaş travmalarının aktarımına, aile içi şiddetten internette geniş bir perspektiften irdeleyen usta işi bir çalışma.

Yerli ve yabancı psikanalistlerin makalelerini barındıran bu kitap, çocuk ve ergen ruhsallığına yakından bakmak için çok iyi fırsat.

Kitapta,

  • Sigmund Freud başta olmak üzere birçok öncü psikiyatristin kendine yönelik şiddete nasıl yaklaştıkları,
  • Evlat edinilmiş ergenlerde kendine dayatılan bir şiddet türü olarak intihar girişimleri,
  • Nevrotik bir anoreksinin düzenlenişi ve öznenin bir “iyileşme çabası” olarak anoreksi,
  • Bazı anoreksiya vakalarında görülen bir ergenlik düşlemi olarak anneyi yiyip bitirme korkusu,
  • Fobilerin ergenin dünyasında kendisini nasıl ortaya koyduğu,
  • Kadın erkek ilişkisi içindeki şiddet ve yıkıcılığın dinamikleri,
  • Nesilden nesile aktarılan travmaların çocuk ve yetişkinin ruhsal alanlarını nasıl dönüştürdüğü,
  • Gelişen teknolojinin saldırganlığı nasıl tetiklediği,
  • Ve bunun gibi dikkat çekici konular ele alınıyor.

Kitaba katkıda bulunan yazarlar ise şöyle: Philippe Jeammet, René Roussillon, Tuba Tokgöz, François Marty, Rosine Perelberg, Chris Joannidis, Talat Parman, Marjorie Roques, Anne-Valérie Mazoyer, Kerime Camadan, Mary T. Brady, Filiz Torun, Sezai Halifeoğlu, Tijen Demirörs, Defne Satgan Gouban ve Neslihan Zabcı.

  • Künye: Kolektif – Şiddet ve Yıkıcılık, hazırlayan: Tijen Demirörs, Yapı Kredi Yayınları, psikanaliz, 208 sayfa, 2021

Max Frisch – Sorular, Sorular, Sorular (2021)

Max Frisch’in dehasını bir kez daha ortaya koyan, insan varoluşunun temel meseleleri üstüne kurgulanmış on dört soruşturma.

‘Sorular, Sorular, Sorular’, Frisch’in dostluk, para, evlilik, kadınlar, anayurt, mülkiyet, ölüm, ahlak ve alkol gibi meseleler hakkında sorduğu, aydınlatıcı ve eğlenceli 351 soru barındırıyor.

Esasında Frisch’in ‘Günlükler 1966-1971’ içinde yer alan ve Almancada tek kitap halinde ayrı basımı ilk kez 1987 sonunda yapılan kitabın, yazarın ölümünden sonra ortaya çıkan, ahlak, alkol, teknoloji temalı üç soruşturmanın da eklenmesiyle Kasım 2019’da yayımlanan bu genişletilmiş baskısıyla, Frisch’in bütün soruşturmaları ilk kez eksiksiz şekilde bir araya getirilmiş oluyor.

Kitapta yer alan birkaç soru:

  • Sizin ve tanıdığınız herkesin ölümünün ardından insan soyunun korunması sizin için hâlâ önemli midir?
  • İradeniz sayesinde dünyaya gelmeyen çocuklarınızın sayısı kaç?
  • Hastalık, trafik kazası ya da benzer bir nedenle ölümü içinizi umutla dolduracak siyasetçinin adı nedir?
  • Bir topluluktan mı nefret etmek daha kolay gelir size, belli bir şahıstan mı?
  • Zamanla akıllandığınıza inanmaktan ne zaman vazgeçtiniz, yoksa hâlâ buna inanıyor musunuz?
  • Özeleştiriniz sizi ikna ediyor mu?
  • Hiç kimseyi öldürmediğinizi varsayalım: Bunun gerçekleşmemiş olmasını nasıl açıklarsınız?
  • Ölmeyi mi tercih edersiniz yoksa bir süre daha sağlıklı bir hayvan olarak yaşamayı mı?
  • Evlilik kurumun kendiliğinden keşfedebilir miydiniz?

Künye: Max Frisch – Sorular, Sorular, Sorular, yayına hazırlayan: Tobias Amslinger ve Thomas Strässle, çeviren: Ogün Duman, Yapı Kredi Yayınları, deneme, 112 sayfa, 2021

Anonim – Kerem ile Aslı Hikâyesi (2021)

‘Kerem ile Aslı’ hikâyesinin en zengin içerik ve motiflerini barındıran Raif Yelkenci yazması, 1940’lı yıllardan beri kayıp sanılıyordu.

Ta ki bu hikâye üzerine doktora tezi hazırlamış Ali Duymaz, tam adı ‘Raif Yelkenci Nüshası Hikâyet-i Kerem Han’ olan bu hazine değerindeki yazmanın izine Fransa Millî Kütüphanesi’nde (Bibliothèque nationale de France) rastlayana kadar.

‘Kerem ile Aslı’ hikâyesi, bilindiği gibi Anadolu’da, Balkanlar’da, Azerbaycan’da ve Türk Cumhuriyetlerinin bazılarında çok tanınmış bir halk hikâyesidir.

Raif Yelkenci yazması ise, 19. yüzyılın tam ortasında istinsah edilmiş, öbür ‘Kerem ile Aslı’ nüshalarına nazaran zengin içerik ve motifleri, dili ve yazım özellikleri bakımından eşsiz bir eserdir.

Yazmanın özlü bir inceleme, çevriyazı metin, açıklayıcı notlar, dizin ve harita ile yayına hazırlanması bu halk klasiğinin araştırılma tarihine ülkemizden yapılmış önemli bir katkı.

Sevgili uğruna şehirler, dağlar, ırmaklar, fırtınalar aşan, büyüleri sihirleri bozan, hikâye bittiğinde muradına eremeyip ah çekerek yanan bahtsız Kerem, ardından külleriyle sevdiğinin de yanmasına sebep olur.

Her satırıyla, her dizesiyle halk kültürümüzü zenginleştiren ‘Kerem ile Aslı’ hikâyesi, şairler, yazarlar, sinemacılar, ressamlar, besteciler, gölge oyunu sanatçıları için geçmişte olduğu gibi bugün de ilham veren bir hazine olmaya devam ediyor.

  • Künye: Anonim – Kerem ile Aslı Hikâyesi (Raif Yelkenci Yazması), hazırlayan: Ali Duymaz, Yapı Kredi Yayınları, folklor, 192 sayfa, 2021

Kolektif – Kadınlar Kadınları Analiz Ediyor (2021)

Kadın, kadının düşmanı değil, dermanıdır.

Bu derlemede bir araya gelen metinler de, kuramsal ve klinik psikanaliz ışığında kadının toplumsal sorunlarına ve ruhsal dünyasına daha yakından bakıyor.

Kitapta bir araya getirilen makaleler, kadın cinselliği, toplumsal cinsiyet, psikanalistin cinsiyeti ve bunun aktarımdaki rolü gibi konulara odaklanıyor.

Kitapta, toplumsal cinsiyet sorunlarıyla bağlantılı olarak kadınların maruz kaldığı aile içi şiddet, ensest ve cinsel taciz gibi sorunların yanı sıra, ruhsal düzlemde kadınsı cinsellik, annelik, kadınsı ve erkeksi, eşcinsellikler gibi konular ele alınıyor.

Kuramsal ve klinik psikanaliz düşüncesiyle toplumsal alanda yaşanan meseleler arasında bağlar kuran bu metinler, psikanaliz kavramlarının gelişmesine ve güncellenmesine büyük katkıda bulunacak türden.

Çalışma, İstanbul Psikanaliz Derneği ile Psike İstanbul’un 19-20 Ekim 2019 tarihlerinde Yapı Kredi Kültür Sanat’ta gerçekleştirdikleri Kadınlar ve Psikanaliz Komitesi (COWAP) konferansındaki sunumların bir derlemesini ve 18 Ekim 2019’da İstanbul Psikanaliz Derneği ile Psike İstanbul Uluslararası Psikanaliz Çalışmaları Örgütü (IPSO) komitelerinin ortaklaşa düzenledikleri COWAP IPSO etkinliğinde sunuların yazıların bir kısmını içeriyor.

  • Künye: Kolektif – Kadınlar Kadınları Analiz Ediyor, derleyen: Elda Abrevaya ve Melis Tanık Sivri, Yapı Kredi Yayınları, psikanaliz, 136 sayfa, 2021

Evangelinos Misailidis – Tamaşa-yi Dünyâ ve Cefakâr u Cefakeş (2021)

Her şeyden önce eşsiz bir dil hazinesi olan ‘Tamaşa-yi Dünyâ ve Cefakâr u Cefakeş’, Türkçenin ilk romanlarından.

Daha da önemlisi, Karamanlı Türkçesinin en büyük abidelerinden biri olan roman, aynı zamanda yazıldığı dönemin kozmopolit hayatını çarpıcı bir şekilde yansıtıyor.

Evangelinos Misailidis’in 1872 yılında yayımladığı romanı, başkahramanı Aleko Favini’nin İstanbul’da başlayıp Romanya, Rusya, İtalya, İngiltere ve Fransa’da devam ettikten sonra Yunanistan’da son bulan ve yıllar boyu bin bir türlü macera ile oradan oraya savrulmakla geçen fırtınalı hayatını kendine has üslubuyla anlatıyor.

Roman, geçtiği ülkelerin o devirdeki halleri, türlü türlü âdetleri, bazıları hâlâ yaşayan önyargıları ve boş inançları hakkında barındırdığı birbirinden ilginç bilgilerle de nadide bir kaynak.

Latin alfabesiyle ilk defa 1987 yılında Robert Anhegger ve Vedat Günyol tarafından kısmen sadeleştirilmiş ve bazı kısımları çıkarılmış halde yayımlanan roman, Peri Efe’nin titiz çalışması sonucu bugün açıklamalı tam metin olarak okurla yeniden buluşuyor.

  • Künye: Evangelinos Misailidis – Tamaşa-yi Dünyâ ve Cefakâr u Cefakeş, hazırlayan: Robert Anhegger, Vedat Günyol ve Peri Efe, Yapı Kredi Yayınları, roman, 808 sayfa, 2021

Anonim – Homerosçu İlahiler (2021)

‘Homerosçu İlahiler’, eski Yunan dini ve mitolojisi konusunda eşsiz bir kaynaktır.

Burada, her biri Yunan tanrılarına yönelik “heksametron” veznindeki otuz üç “hymnos”tan (ilahi/neşide) oluşan bir külliyat yer alıyor.

Bunların Homerosçu ilahiler olarak tanımlanmasının nedeni de Homeros’a atfedilmeleri.

Hepsi tanrılara yönelik bir çağrıyla başlayan ve bir elvedayla tanrıyı uğurlayarak sonlanan ilahiler Yunan dini ve mitolojisi kadar, mitsel coğrafya tasavvuru ve ayrıca Homeros çağından itibaren sürdürülen icra geleneğine dair kilit önemde olması.

İlahiler, Erman Güran’ın özenli çevirisi ve zengin notlarıyla Türkçeye çevrilmiş.

  • Künye: Anonim – Homerosçu İlahiler, çeviren: Erman Gören, Yapı Kredi Yayınları, şiir, 144 sayfa, 2021

Derya Bengi ve Erdir Zat – 100. Yılında Cumhuriyet’in Popüler Kültür Haritası – 1 (2020)

Üç cilt halinde tasarlanmış, Cumhuriyet’in yüz yıllık popüler kültür haritasını çıkaran eşsiz bir çalışma.

Derya Bengi ve Erdir Zat’ın muazzam çabalarıyla hayat bulan kitabın elimizdeki ilk cildi ise, Cumhuriyet’in 1923-1950 zaman aralığına odaklanıyor ve tek partili dönemden, Atatürk’lü, İnönü’lü yıllardan hikâyeler ve hatıralarla zenginleşiyor.

Bir nevi yakın tarihin kültürel belleğinin kaydını tutan çalışma, bu dönemde toplumsal yaşamda gözlemlenen büyük değişimi ve bu değişimin popüler kültürdeki, folklordaki yansımalarını kayıt altına alıyor.

Kitabı önemli kılan hususlardan biri de, bütün bu kültürel zenginliği ortaya koyduğu gibi, Cumhuriyet tarihinde siyasetin ana istasyonlarına uğramayı da ihmal etmemesi.

Her kitaplıkta bulunması gereken, arşivlik bir eser.

  • Künye: Derya Bengi ve Erdir Zat – 100. Yılında Cumhuriyet’in Popüler Kültür Haritası – 1 (1923 – 1950): “Her Savaştan Bir Yara”, Yapı Kredi Yayınları, kültür, 400 sayfa, 2020

Kolektif – Karialılar (2020)

Efsanevi deniz kavimlerinden olan Karialılar üzerine konuyla ilgilenen herkesin kitaplığında bulunması gereken devasa bir çalışma.

Kitap, Karia Bölgesi’nin prehistorik çağlara tarihlenen en erken yerleşimlerinden Geç Osmanlı Dönemi’ne uzanan arkeolojik ve tarihi geçmişi hakkında bugüne dek yapılmış çalışmaları ve güncel araştırmaları sunuyor.

Türkçe ve İngilizce yayımlanan kitap, Karia’nın farklı dönemlerini, o döneme damgasını vurmuş değişimleri ana hatlarıyla ortaya koyuyor.

Tek bir yerleşimi, kutsal alanı veya belirli bir maddi kültür unsurunu derinlemesine inceleyen bölümler ise bölgenin kültürel çeşitliliğine pencere açıyor.

Karia’nın bugün halen ilgi çekici bir turizm cenneti olmasının sebebi mavi koyları, uzun kumsalları ve temiz su kaynakları kadar, kadim geçmişinden gelen maddi kültür kalıntılarının zenginliği ve çeşitliliğidir.

İşte bu çalışma da, bizi, bölgenin arkeolojik ve doğal servetinin paha biçilemez değeri üzerinde düşünmeye davet ediyor.

  • Künye: Kolektif – Karialılar: Denizlerden Kent Kuruculara, hazırlayan: Olivier C. Henry ve Ayşe Belgin-Henry, çeviren: İpek Dağlı Dinçer ve G. Bike Yazıcıoğlu, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 544 sayfa, 2020

John Williams – Augustus (2020)

‘Stoner’ romanıyla büyük beğeni toplayan John Williams, şimdi de bir tarihsel roman şaheseriyle karşımızda.

Williams, tamamladığı son romanı olan ‘Augustus’, Roma İmparatorluğu’nun kurucusu Octavius Sezar’ın, yani Augustus’un gençlikten yaşlılığa uzanan hikâyesini mektuplar ve başka belgeler aracılığıyla anlatıyor.

Roman yalnızca “dünya imparatoru” Augustus’un değil, aynı zamanda Roma’nın sürgün devlet adamlarının, komplocuların, askerlerin, şairlerin, kölelerin, kadınların, kısacası o dönemde yaşamış pek çok kişi ve kesimin hikâyesi olarak okunabilir.

Roman, hem karakter zenginliği, hem de gündelik hayata dair ayrıntılarıyla dikkat çekiyor.

  • Künye: John Williams – Augustus, çeviren: Özlem Yüksel, Yapı Kredi Yayınları, roman, 296 sayfa, 2020

Talat Parman – Ergenliğin Tutkusu (2020)

Ergenlik, bireye, ailesine, çevresine ve genelde topluma açık bir biçimde erişkin olmak için ayrılığı kabullenmenin zorunlu olduğunu gösterir.

Talat Parman’ın deyişiyle ergenlik sürecinde, ergenin ailesinin, çevresinin ve toplumun ortaya koyduğu tüm tepkiler, özünde bu çözülme yani ayrılık olgusuna tutkulu bir karşı çıkıştan ibarettir.

İşte bu kitap da, ergenlik dönemini tutku boyutunu merkeze alarak irdeleyen makaleler sunuyor.

Parman burada, ergenliğin mitlerini; öğrenmenin ruhsallıktaki yansımalarını; okulda öğretmen, veli ve öğrencilerin kendi aralarındaki ilişkilerde ortaya çıkanları ve ergenlikte cinsellik, cinselliğin yaşam boyu gelişimini çok yönlü bir bakışla irdeliyor.

  • Künye: Talat Parman – Ergenliğin Tutkusu, Yapı Kredi Yayınları, psikanaliz, 136 sayfa, 2020