Iszak Schulhof – Avrupa’da Osmanlı Damgası (2007)

  • AVRUPA’DA OSMANLI DAMGASI, Iszak Schulhof, çeviren: Elçin Kumru, Timaş Yayınları, anı, 95 sayfa

avrupada-osmanli-damgasi

Iszak Schulhof’un ‘Avrupa’da Osmanlı Damgası’ isimli bu kitabı, kendisinin 17. yüzyıldaki Budin eyaletine dair anılarını barındırıyor. 1686’da Osmanlı hâkimiyeti altında olan, Türk ve Yahudilerin çoğunlukta yaşadığı Budin, Avusturya orduları tarafından işgal edilmişti. Şehrin düşmesinden sonra, Avusturya askerleri, şehirde büyük bir katliama girişmişti. Bu katliamı anlatan hatıratın yazarı Schulhof’un kendisi de, bir Avusturya subayının eline geçse de, bir şekilde kurtulmayı başarmıştı. Kitap, bunun dışında, Osmanlı ve Avrupa devletlerinin yönetim biçimlerini de anlatıyor.

Ahmet Hamdi Başar – “Gazi Bana Çok Kızmış…” (2007)

  • “GAZİ BANA ÇOK KIZMIŞ…”, Ahmet Hamdi Başar, yayına hazırlayan: Murat Koraltürk, Bilgi Üniversitesi Yayınları, anı, 762 sayfa

gazi-bana-cok-kizmis

“Gazi Bana Çok Kızmış…”, Türkiye yakın tarihinin önemli isimlerinden Ahmet Hamdi Başar’ın anılarının birinci cildini oluşturuyor. Anıların bu cildinde, Başar’ın Meşrutiyet, Cumhuriyet ve tek parti dönemine dair anıları yer alıyor. Türkiye’nin yakın tarihinde, “Limancı Hamdi” veya “İktisatçı Hamdi” diye de bilinen Başar, İkinci Meşrutiyet döneminden 27 Mayıs askeri darbesine uzanan süreçte, Türkiye’nin sîyasi ve ekonomik gelişmelerine tanıklık etmiş, yakın tarihte yaşanan önemli olayların bizzat içinde yer almış bir fikir ve eylem adamıydı.

İsmet Üzen (haz.) – 1. Dünya Harbinde Sina Cephesi (2007)

  • 1. DÜNYA HARBİNDE SİNA CEPHESİ VE ÇÖL HATIRALARI, hazırlayan: İsmet Üzen, Selis Kitaplar, anı, 252 sayfa

1-dunya-harbinde-sina-cephesi

‘1. Dünya Harbinde Sina Cephesi ve Çöl Hatıraları’, Sina cephesinde ve çölünde görev yapanların hatıra eserlerinden, askerî harekâtların yanında, ağırlıklı olarak da bireysel faaliyetlerle ilgili olanlarına yer veriyor. Seçilen metinler,  Sina çölünde görev yapanların çöl hayatını, üzüntüleri, sevinçleri, cesaretleri, hayal kırıklıkları, mahrumiyetleri, komutanlar arasındaki rekabetleri yorumlayışları çerçevesinden veriliyor.

Halide Edip Adıvar – Türk’ün Ateşle İmtihanı (2007)

  • TÜRK’ÜN ATEŞLE İMTİHANI, Halide Edip Adıvar, yayına hazırlayan: Mehmet Kalpaklı ve S. Yeşim Kalpaklı, Can Yayınları, anı, 313 sayfa

turkun-atesle-imtihani

‘Türk’ün Ateşle İmtihanı’, Türkiye’nin hem bir kadın hem de bir yazar olarak önemli figürlerinden olan Halide Edip Adıvar’ın İstiklal Savaşı anıları ile tanıklıklarından oluşuyor. Kendisinin de onbaşı rütbesiyle görev yaptığı Kurtuluş Savaşı sırasında yaşananlar, Adıvar’ın canlı gözlemleri ve etkili anlatımıyla okura sunuluyor. Yazar, çocukluk günlerinden 1918’e kadarki anılarını ‘Mor Salkımlı Ev’ başlığıyla kaleme almıştı. Adıvar’ın bu kitabı da, kendisinin 1918’den 1923’e kadarki anılarına yer veriyor.

Ufuk Somer – Gitme Zamanı (2007)

  • GİTME ZAMANI, Ufuk Somer, Berfin Yayınları, anı, 192 sayfa

gitme-zamani

Ufuk Somer, alt başlığı ‘İki Mülkiyelinin Öyküsü’ olan ‘Gitme Zamanı’nda, acı, komik hatta trajikomik anılarını anlatıyor. Mülkiye’den mezun olduktan sonra, çeşitli bakanlıklarda on beş yıl memurluk yapan Somer, 12 Eylül darbesinden sonra kamu görevinden istifa etti. Somer, darbe döneminde doruğa ulaşan kuşaklar arasındaki iletişim kesintisini, anılarının merkezine almış. Bu anlatımın, kara mizah çerçevesinden sunulması da, kitabın en ilgi çeken yanı. Bir zamanların Mülkiye’si ve bu kurumda yaşananlar, ülkenin o dönem yaşadığı politik sıkıntılar ve bu süreçte hayata tutunmaya çalışan bir memurun tanığı ve mağduru olduğu dönüşümler, Somer’in anılarında karşımıza çıkan başlıca ayrıntılar.

Brenda Serotte – Falcının Öpücüğü (2007)

  • FALCININ ÖPÜCÜĞÜ, Brenda Serotte, çeviren: Zeynep Seyhan, Everest Yayınları, anı, 305 sayfa

falcinin-opucugu

Brenda Serotte ‘Falcının Öpücüğü’nde, kendi ailesini ve çocuk felciyle savaşını anlatıyor. 1900’lerin başında ABD’ye göç etmiş Sefarad bir ailenin öyküsünün anlatıldığı kitap, aynı zamanda Serotte’nin köklerine doğru gerçekleştirdiği bir yolculuk anlamına da geliyor. Bu yolculuk kimi zaman İspanya’ya, kimi zaman da Kuzey Afrika’ya uğruyor. Fakat anıların, daha çok Çanakkale, Silivri, İzmir ve Ege adalarında duraklamaları, Türkiyeli okurun özellikle ilgisini çekebilecek nitelikte. Anıların çoğunluğunun Türkiye topraklarında geçtiği kitabında Serotte, Türkiye müziği, Türk kahvesi, kahve falı bakma kültürü, bayramlar ve düğünlere dair anımsadıklarını paylaşıyor.

İzzettin Silier – Eleğimin Üstünde Kalanlar (2016)

  • ELEĞİMİN ÜSTÜNDE KALANLAR, İzzettin Silier, TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Yayınları, anı

elegimin-ustunde-kalanlar

İzzettin Silier, TMMOB’un kuruluşunda rol almak ve ilk üniversiteye hazırlık eğitim kurumu olan Fen Bilimleri Merkezi’ni kurmak gibi öncü çalışmalar yapmış bir isim. Silier kitabında, Malatya’da geçen çocukluğundan inşaat mühendisliği yıllarına, Bilim Merkezi Vakfı’nı kurmasından 70 yaşından sonra başladığı dağcılığa birçok anısını renkli bir üslupla paylaşıyor.

Ingmar Bergman – Büyülü Fener (2007)

  • BÜYÜLÜ FENER, Ingmar Bergman, çeviren: Gökçin Taşkın, Agora Yayınları, anı, 306 sayfa

buyulu-fener

Yakın tarihteki ölümüyle sinema dünyasını yasa boğan Ingmar Bergman’ın anılarından oluşan ‘Büyülü Fener’in ilk baskısı 1990 yılında yapılmıştı. Kitap, Bergman’ın kendi dilinden, hem kişisel hayatına hem de sinema anlayışına dair önemli ayrıntılar barındırmasıyla, oldukça değerli bir kaynak. “Genelde dostluk kurma yeteneğim konusunda kendimi hiç hayale kaptırmıyorum. Ben gerçi sadık ama son derece kuşkucu biriyim. Eğer bana ihanet edildiğini fark edersem, ben de hemen ihanet ederim. Dışlandığımı hissedersem, ben de hemen dışlarım. Kuşku götürür ve tipik Bergman’vari bir yetenek,” diyen Bergman, çocukluğundan başlayarak, yetişkinliğini ve sinemasını anlatıyor.

Muzaffer Oruçoğlu – Muzaffer Oruçoğlu Anlatıyor (2016)

  • MUZAFFER ORUÇOĞLU ANLATIYOR, söyleşi: İbrahim Ekinci, Ayrıntı Yayınları

muzaffer-orucoglu-anlatiyor

TKP(ML) kurucuları arasında yer almış; ressam ve yazar Muzaffer Oruçoğlu’nun hayatı, Türkiye siyasal tarihinin önemli anlarıyla iç içe geçti. Oruçoğlu bu söyleşideki tanıklığında, Kars’a bağlı Zavot köyünde başlayıp ülkenin başka başka şehirlerinde devam eden ve buradan Melbourne’e uzanan hayatının dönüm noktalarını okurlarıyla paylaşıyor.

Nasuh Mahruki – Vatan Lafla Değil Eylemle Sevilir (2007)

  • VATAN LAFLA DEĞİL EYLEMLE SEVİLİR, Nasuh Mahruki, Güncel Yayıncılık, anı, 688 sayfa

vatan-lafla-degil-eylemle

Nasuh Mahruki’nin ‘Vatan Lafla Değil Eylemle Sevilir’ isimli bu kitabı, tam açılımı ‘Arama Kurtarma Derneği’ olan AKUT’un kuruluş serüvenine ve zor dönemlerde yaptığı çalışmalara yer veriyor. Özellikle 1999 depreminde yaptığı çalışmalarla, geniş yığınların takdirini kazanan ve sivil toplum çalışmalarının en iyi örneklerinden biri olarak sunulan AKUT, depremden sonraki yıllarda da çok sayıda çalışmaya imza attı. Kitap, AKUT’un serüvenine yer verirken, Mahruki’nin bir başka profesyonel deneyimi olan dağcılığına, kendisinin kişisel dünyasının gelişimine de yer veriyor. AKUT kimliği çerçevesinde, Mahruki’nin düşünsel serüvenini izlemek için iyi bir fırsat.