Bertrand Bareilles – Paris’te Bir Türk (2018)

1806 ve 1811 yılları arasında Paris’te, Osmanlı’nın fevkalade büyükelçisi sıfatıyla bulunmuş Abdürrahim Muhib Efendi’nin adı tarihçilerce pek anılmasa da, aslında önemli görevler ifa etmiş bir diplomattı.

Örneğin Muhib Efendi, Divan’ın bir elçiyi bir Hıristiyan ülkesinde bu kadar uzun zaman bırakmış olmasının ilk örneği olduğu gibi, kendisi de Fransa’da kaldığı süreçte Napolyon döneminin dışişleri bakanları Talleyrand, Champagny ve Maret ile sıkı pazarlıklara girişmiş, devamında General Sebastiani’nin İstanbul’a gönderilmesini sağlamış ve böylece Osmanlı’nın Fransa ile önemli bir müttefiklik sözleşmesinin sağlanmasına vesile olmuştu.

Bu kitabın yazarı Bertrand Bareilles ise, önceleri İstanbul’da Fransızca öğretmenliği yaparken, Abdülhamid döneminde sarayla yakınlaşmış ve bu dönemde siyasete yön veren önde gelen isimlerle yakın ilişkiler kurmuş bir oryantalistti.

Kitap, Muhib Efendi’nin siyasi ve bireysel macerasının izini sürüyor, bunu yaparken de bir döneme ışık tutuyor.

  • Künye: Bertrand Bareilles – Paris’te Bir Türk: Abdürrahim Muhib Efendi, çeviren: Birsel Uzma, Kırmızı Kedi Yayınevi, tarih, 114 sayfa, 2018

Jona Lendering – Büyük İskender (2018)

Büyük İskender, 11 Haziran 323 tarihinde Babil’de öldüğünde henüz 33 yaşındaydı, fakat ardında, gerçek anlamda bir dünya imparatorluğu bırakmış, antik dünyanın ve belki de tarihin gelmiş geçmiş en büyük askeri lideriydi.

Antikçağ Yunan hikâyelerinden, Babil hükümdarlık kayıtlarından, İran kökenli belgelerden yararlanan bu kitap ise, en kapsamlı Büyük İskender biyografilerinden biri olmaya aday.

Tarihçi Jona Lendering, uzun soluklu araştırmalarının ürünü olan kitabında,

  • Büyük İskender’in doğduğu Makedonya İmparatorluğu’nu,
  • Babası Philippos’u,
  • Yetiştiği çevreyi,
  • Hocalarını,
  • Aldığı siyasi ve askeri eğitimi,
  • Liderlik yeteneklerini,
  • Devlet yönetimine getirdiği yenilikleri,
  • Kazandığı büyük başarıların altındaki etkenleri,
  • Ve en büyük siyasi ve askeri hatalarını kapsamlı bir şekilde irdeliyor.

Lendering’in çalışması, Büyük İskender’in kişiliği, savaştığı ordular, başka devletlerle ilişkileri, kısacası bu önemli tarihi aktöre dair bilinmesi gereken pek çok önemli ayrıntıyı bizimle paylaşıyor.

  • Künye: Jona Lendering – Büyük İskender, çeviren: Burak Sengir, Kronik Kitap, biyografi, 456 sayfa, 2018

Burcu Pelvanoğlu – Hale Asaf (2018)

Burcu Pelvanoğlu’nun bu güzel ve özenli çalışması, ilk kadın ressamlarımızdan Hale Asaf’ın hayatına ve çalışmalarına odaklanıyor.

Hale Asaf, Osmanlı’nın son dönemiyle Cumhuriyet’in ilk yıllarını kapsayan kısacık hayatına az ama her biri de etkileyici eserler sığdırdı.

Bu kitap ise, Asaf’ın İstanbul, Paris, Berlin ve Bursa’da sürdüğü yaşamını, aile çevresini, bir sanatçı olarak yetişme sürecini, bohem kişiliğini ve içinde yaşadığı toplumun özgünlükleri içinde ortaya koyuyor.

Pek çok tanıklık ve çok sayıda belgeye dayanması, ayrıca daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış tablolara yer vermesi, kitabı nitelikli kılan hususların başında gelmekte.

  • Künye: Burcu Pelvanoğlu – Hale Asaf: Türk Resim Sanatında Bir Dönüm Noktası, Yapı Kredi Yayınları, sanat, 232 sayfa, 2018

Ömer Sercan – Bir Ömür Birkaç Hayat: Osman Necmi Gürmen (2014)

Çok satan romanlarıyla bildiğimiz Osman Necmi Gürmen’in, Siverek’ten Paris’e uzanan inişli çıkışlı hayatından kesitler.

Gürmen’in Bucak aşiretinin reisi olan Osman Paşa’nın torunu olarak Siverek’te doğuşu, Saint Joseph Lisesi’ndeki günleri, Fransa’ya gidişi, muhabirlik yılları, ilk kitaplarını yayınlama süreci ve daha birçok detay, burada.

Yazarın hayatına daha yakından bakmak isteyenler bu kitabı kaçırmasın.

  • Künye: Ömer Sercan – Bir Ömür Birkaç Hayat: Osman Necmi Gürmen, Gölgeler Kitap

Neşe Doster – Celile (2015)

Kendini Kadıköy tarihini araştırmaya adamış Müfid Ekdal’ın 55 yıllık eşi Celile Selahiye Ekdal’ın Halep’ten İstanbul’a uzanan maceralı hayatından sayfalar.

Çocukluk ve gençlik yılları Halep’te geçen, Beyrut’ta öğrencilik yapmış, ardından İstanbul’da yaşamaya başlamış Celile Hanım’ın roman tadında hayatı, aynı zamanda bir devrin hikâyesi olarak da okunabilir.

  • Künye: Neşe Doster – Celile, Destek Yayınları

Kolektif – Annem Masume Hanım (2015)

98 yaşında vefat eden koca çınar Masume Batu Hanım’ın Osmanlı’nın son yıllarından günümüze uzanan, kendisinin kişisel hayatı için olduğu kadar Türkiye yakın tarihi için de çok önemli bilgiler barındıran anılar.

Burada kimler yok ki! Mustafa Kemal’den Cemal Reşit Rey’e, Malta sürgünlerinden Cumhuriyet’in ilanına pek çok kişi ve olay…

  • Künye: Kolektif – Annem Masume Hanım, derleyen: Leyla Batu Pekcan, Pan Yayıncılık

Sevinç Koçak ve Salim Koçak – Yaşar Kemal Nasıl Büyük İnsan Oldu? (2015)

Sevenlerinin hızla iyileşmesini umduğu büyük yazarımız Yaşar Kemal’in başarı hikâyesi, her kuşaktan insan için büyük derslerle dolu.

İki yazarlı elimizdeki kitap ise, bu sıra dışı hayatı çocukların feyz alabileceği şekilde yorumluyor.

Yaşar Kemal’in çocukluk dönemini, yetiştiği çevreyi, gazetecilik yıllarını, eserlerini yayımlama sürecini ve O’nu büyük bir yazar kılan özgünlüklerini daha iyi anlamak isteyen okurlar bu kitabı edinmeli.

  • Künye: Sevinç Koçak ve Salim Koçak – Yaşar Kemal Nasıl Büyük İnsan Oldu?, Kaynak Yayınları

Tristram Hunt – Fraklı Komünist: Friedrich Engels’in Devrimci Hayatı (2018)

Friedrich Engels, bir tekstil devi ve tilki avcısı, Manchester Kraliyet Borsası üyesi ve şehirdeki Schiller Enstitüsü’nün başkanıydı.

Öte yandan, Karl Marx’a kırk yıl boyunca maddi destek sağlayan, onun çocuklarına bakan, öfkesini dindiren ve tarihin en ünlü ideolojik ortaklığının yarısına vücut veren, komünizmin baş mimarlarından biri de yine Engels’ti.

O, ‘Komünist Manifesto’nun eş yazarı ve Marksizm adı verilecek olan hareketin eş kurucusuydu. Başkan Mao’nun Çin’inden Demokratik Almanya Cumhuriyeti’nin Stasi devletine, Afrika’daki anti-emperyalist mücadeleden Sovyetler Birliği’nin ta kendisine, bu çarpıcı felsefenin envai çeşit tezahürü 20. yüzyıl boyunca insanlığın tamı tamına üçte birini tesiri altına alacaktı.

İşte Tristam Hunt’ın bu nitelikli çalışması, bu önemli tarihi kişiliğin, çocukluğundan yetişkinliğine uzanan hayatının kapsamlı bir biyografisini sunuyor.

Hunt bunu yaparken, kendi tarihini yapmış ve bizlerin tarihini şekillendirmeye devam eden Engels’in hayatının dönüm noktalarını saptamakla kalmıyor, O’nun tutkularını ve arzularını, kişisel nefretlerini ve bireysel kaprislerini, hatta itici güçlerini ve onların tarihsel nedenlerini çözüyor.

  • Künye: Tristram Hunt – Fraklı Komünist: Friedrich Engels’in Devrimci Hayatı, çeviren: Mehmet Ratip ve Işın Eliçin, İletişim Yayınları, biyografi, 390 sayfa, 2018

Soner Tuna ve Turgay Fişekçi – Çizgilerle Nâzım Hikmet (2018)

Nâzım Hikmet, hem şiirleri hem hakikate ve halka duyduğu sorumluluk duygusu ve hem de duruşuyla iz bırakmış müstesna bir kişiliktir.

Bu kitap da, çok güzel hazırlanmış bir Nâzım Hikmet çizgili biyografisi.

Metinlerini şair Turgay Fişekçi’nin çizimlerini ise Soner Tuna’nın yaptığı çalışma, babası Hikmet Bey ve annesi Celile Hanım’dan başlayarak, Nâzım Hikmet’in doğumundan ölümüne uzanan hayatının baştan sona hikâyesini sunuyor.

Kitap, Otobiyografi adlı şiirinde “1902’de doğdum

doğduğum şehre dönmedim bir daha

geriye dönmeyi sevmem,” demiş Hikmet’in Selanik’te doğumundan Bahriye Mektebi yıllarına, İstiklal mücadelesine katılmak için gittiği İnebolu’da sosyalist fikirlerle tanışmasından Mustafa Kemal’le kesişen yollarına, dönemin Türk şiiriyle giriştiği hesaplaşmadan kendi şiir anlayışını kuruşuna ve cezaevi yıllarından sürgün yıllarına uzanan hayatını adım adım izliyor.

Nâzım Hikmet en az şiirleri kadar etkileyici bir hayat yaşadı.

Nâzım Hikmet’in kimi şiirleriyle de zenginleşen bu kitap, şairin bu sıra dışı hayatının dönüm noktalarını aydınlatmasıyla bir başucu kitabı olmaya aday.

  • Künye: Soner Tuna (Çizgiler) ve Turgay Fişekçi (Metinler) – Çizgilerle Nâzım Hikmet, Yordam Kitap, biyografi, 327 sayfa, 2018

Alois Prinz – Ulrike Meinhof (2009)

Alois Prinz ‘Ulrike Meinhof’ta, 1970’li yıllarda Federal Almanya Cumhuriyeti’ne savaş ilan etmiş, birden fazla cinayetle suçlanmış, Kızıl Ordu Fraksiyonu’nun kurucularından Ulrike Marie Meinhof’un fırtınalı hayatını anlatıyor.

Oldenburg’da doğan Meinhof, 60’ların başında sosyalist bir Alman dergisinin editörlüğünü yapan orta sınıf bir Alman hayatı yaşıyordu.

Fakat kısa süre sonra radikalleşmeye başlayan Meinhof, 1970’lerde Andreas Baader’le birlikte RAF’ı kurup yeraltına inecek ve bu süreç kendisini, 1976 yılındaki şüpheli ölümüne götürecekti.

Prinz, Meinhof’un bu çalkantılı ve trajik hikâyesini tarafsızlığını ve soğukkanlılığını koruyarak anlatmaya çalışıyor.

Kitap,1960-1980 arası Almanya’nın sağlam bir fotoğrafını çekmesiyle de önemli.

  • Künye: Alois Prinz – Ulrike Meinhof: Üzgün Olmaktansa Öfkeli Olmayı Yeğlerim, çeviren: Süheyla Kaya, Versus Kitap, biyografi, 253 sayfa