Kadri Yıldırım – Kürt Medreseleri ve Âlimleri (2018)

Kürt medreseleri, Kürt halkının dini ve milli kültürünün şekillendiği ve geliştiği kurumlar olarak bilinir.

Eğitimin Kürtçe yapıldığı bu medreselerden şu ana kadar Selahaddîn Eyyûbî, Seydayê Xanî, Mevlana Halid, Şeyh Ubeydullah Nehrî, Şeyh Said ve Said Nursî gibi pek çok tarihi aktör yetişti.

Kadri Yıldırım’ın uzun yıllar süren çalışmalarının ürünü olan ve toplamda üç cildi bulan bu eser de, Kürt medreseleri ve âlimleri konusunda şu ana kadar yapılmış en kapsamlı çalışma.

Yıldırım kitabında, Kürt medreselerinde teori ve müfredattan beylik medreselerine ve tekkelere bağlı medreselerden hücrelere en az bin yıldır varlık gösteren bu kurumlara dair pek çok bilinmeyeni aydınlatıyor.

Kitabın ilk cildinde medreselerdeki eğitim teori ve müfredat yönleriyle irdeleniyor ve Kürt beyleri tarafından kurulmuş beylik medreselerinin nitelikleri anlatılıyor.

İkinci cilt, tekkelere bağlı medreselere, üçüncü cilt ise, Kürt bölgelerinde çokça bulunan cami ve hücrelere ayrılmış.

Yıldırım bunu yaparken, yalnızca Türkiye’yi değil, İran, Irak ve Suriye coğrafyalarını da kat ediyor, ayrıca Eyyûbiler dönemini de Kürt medrese geleneği içindeki özgün yeri bağlamında irdeliyor.

  • Künye: Kadri Yıldırım – Kürt Medreseleri ve Âlimleri, Avesta Yayınları, tarih, 3 Cilt, 1368 sayfa, 2018

Şengül Hablemitoğlu ve Filiz Yıldırım – Risk Çağı ve Gençler (2009)

İki yazarlı ‘Risk Çağı ve Gençler’, alan araştırması verilerini yorumlayarak, risk ve gençlik konularını inceliyor.

Risk kavramına, kuramlar yoluyla açıklık getirmeye çalışan yazarlar, üniversite gençliğinin güncel risk algısını ve risklere yaklaşımını örnekler üzerinden anlamayı amaçlıyor.

Alan araştırması verilerine dayanarak, gençlik döneminde kadınların, erkeklere oranla risklere daha duyarlı olduğunu tespit eden çalışma, bunların aşılması için yapılması gerekenler konusunda önerilerde de bulunuyor.

Yazarlar, gençlerin kaygılarının azaltılmasının, üniversite yıllarında onlara sağlanacak imkânların genişletilmesiyle olanaklı olduğunu söylüyor.

  • Künye: Şengül Hablemitoğlu ve Filiz Yıldırım – Risk Çağı ve Gençler, Eflatun Yayınevi, psikoloji, 168 sayfa

Marvin Marshal – Ödül Yok, Ceza Yok (2009)

Marvin Marshal ‘Ödül Yok, Ceza Yok: Bu Nasıl Eğitim?’de, anne-babalar ve öğretmenler için çocuk eğitimi konusunda, ceza ve ödül yaptırımlarının yaptırımların hangi yollara başvurabileceğimiz konusunda önerilerde bulunuyor.

Marshal çalışmasında, çocukların baskı altında kalmadan disiplinli olmalarının, sorumluluklarını artırmalarının, ilişkilerini geliştirmelerinin ve öğrenmeye özendirilebilmelerinin nasıl sağlanacağını, örnek olaylar üzerinden anlatıyor.

Kurallara uyma, uymayanlara bunu sonuçlarına katlanma ve uygun davranışlar için ödüllendirme gibi dıştan gelen yaptırımların etkisiz olduğunu savunan Marshal bu çalışmasında, çocuk disiplini konusunda farklı bir bakış açısı geliştirmeye çalışıyor.

  • Künye: Marvin Marshal – Ödül Yok, Ceza Yok: Bu Nasıl Disiplin?, çeviren: Emel Aksay, Sistem Yayıncılık, eğitim, 304 sayfa

Ayşe Seyla Ertem – R’leri Söyleyemeyen Çocuk (2015)

Uzun yıllar Almanca ve Türkçe öğretmenliği yapmış, şimdi emeklilik günlerini yaşayan Ertem’in anıları.

Ayşe Selya Ertem, Kadırga’da geçen çocukluğuna, Erenköy’ün görkemli zamanlarına, eğitim yıllarına, öğretmenlik zamanlarında tanık olduğu kimi ilginç olaylara dair anıları ile kaleme aldığı bazı şiir ve denemelerini bizimle paylaşmakta.

  • Künye: Ayşe Seyla Ertem – R’leri Söyleyemeyen Çocuk, Bizim Kitaplar

Şermin Çarkacı – Oyuncu Anne (2015)

Çocuklarla oyun oynamak zor zanaat.

Hele söz konusu olan hiç oyun oynamadığını, çabuk sıkıldığını ve ne yapacağını bilemeyen yetişkinler olunca.

Çocuklarıyla daha kaliteli vakit geçirme arayışındaki ebeveynlere hitap eden bu kitap ise, hem çocuklarla yapılacak pek çok oyun sunmakta hem de söz konusu kaygıları aşmak konusunda ipuçları vermekte.

  • Künye: Şermin Çarkacı – Oyuncu Anne, Elma Yayınları

Talip Apaydın – Köy Enstitüsü Yılları (2009)

2009, Köy Enstitülerinin kuruluşunun 69. yıldönümü.

17 Nisan 1940 yılında bir yasayla kurulan Köy Enstitüleri, Türkiye’ye özgü eğitim kurumlarıydı. Üretime dayalı bir anlayışla kurulan enstitülerde, okuma yazmanın yanı sıra, iş eğitimi de veriliyordu.

Türkiye edebiyatının önemli kalemlerinden olan ve Köy Enstitüleri’nde yetişmiş Talip Apaydın ‘Köy Enstitüsü Yılları’ isimli elimizdeki eserinde, bu eğitim kurumunda geçen öğrencilik yıllarını anlatıyor.

Köy Enstitüleri’nin kurucusu İsmail Hakkı Tonguç’un “Enstitüye nasıl girdiniz, nasıl okudunuz, bu duruma nasıl geldiniz biriniz bunu anlatın” sözü üzerine kitabını kaleme alan Apaydın, sıcak bir dille, köyünden üstü başı yırtık, ne yapacağını bilemez halde ayrılan çocuklardan, disiplinli, çalışkan, üretken, müzikle ilgilenen, kitap okuyan, yazmaya merak saran Türkiye’nin aydınlık gençlerinin nasıl yaratıldığını anlatıyor.

  • Künye: Talip Apaydın – Köy Enstitüsü Yılları, Literatür Yayıncılık, anı, 202 sayfa

Kolektif – Bauhaus: Modernleşmenin Tasarımı (2009)

‘Bauhaus: Modernleşmenin Tasarımı’, bugünkü Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nin çekirdeğini oluşturan ve 1957 yılında Alman ve Türk Bauhausçular tarafından kurulan Tatbiki Güzel Sanatlar Okulu’nun 50. kuruluş yıldönümü dolayısıyla düzenlenen ‘Türkiye’de Mimarlık, Sanat, Tasarım Eğitimi ve Bauhaus’ sempozyumuna sunulan bildirilerden oluşuyor.

Bu bildiriler, Bauhaus düşüncesini, Türk modernleşmesi ve Bauhaus ilişkisini, Bauhaus etkisindeki eğitim programlarını ve çağdaş kültür ve Bauhaus ilişkisini kapsamlı bir biçimde irdeliyor.

Kitap, akımın, Türkiye’de çağdaş eğitimin örgütlenmesini nasıl etkilediğini gözler önüne seriyor.

  • Künye: Kolektif – Bauhaus: Modernleşmenin Tasarımı, derleyen: Ali Artun ve Esra Aliçavuşoğlu, İletişim Yayınları, 587 sayfa

Orhan Koloğlu – Osmanlıcadan Türkçeye Okuryazarlığımız (2015)

Türkçenin tarihsel gelişimi ve diğer dillerle kurduğu ilişkiler bağlamında, okuryazarlığın Osmanlı’dan günümüze geçirdiği dönüşüm.

Koloğlu, Türklerin sözlü kültürden yazılı kültüre geçiş sürecinden başlayarak Arap harfleri ve Latin alfabesine geçişin Türkçe okuryazarlığa etkilerini pek çok kaynaktan referansla tartışmakta.

  • Künye: Orhan Koloğlu – Osmanlıcadan Türkçeye Okuryazarlığımız, Tarihçi Kitabevi

Mete Sezgin ve Abdullah Karaman – Müze Yönetimi ve Pazarlaması (2009)

İki yazarlı ‘Müze Yönetimi ve Pazarlaması’, modern işletmecilik anlamında müzelerin yönetim ve pazarlamasını en etkin şekilde gerçekleştirmek için yapılması gerekenlere dikkat çekiyor.

Dört bölümden oluşan çalışmanın ilk bölümünde, müze tanımı, kavramları, Dünyada ve Türkiye’de müze tarihçesi ve müze çeşitleri gibi konular anlatılıyor.

İkinci bölüm, müzelerde modern anlamda yönetim konusunu, üçüncü bölüm müze pazarlama stratejileri ve müşteri davranışları konularını işliyor.

Kitabın son bölümünde de, İstanbul, Bursa ve Konya’da müze yöneticilerine yönelik anket çalışmasıyla sorunlar tespit edilmeye; çözüm ve öneriler sunulmaya çalışılıyor.

  • Künye: Mete Sezgin ve Abdullah Karaman – Müze Yönetimi ve Pazarlaması, Çizgi Kitabevi, işletme, 216 sayfa

Sedef Kabaş – Soru Sorma Sanatı (2009)

Sedef Kabaş ‘Soru Sorma Sanatı’nda, dünyada ve Türkiye’deki röportaj ve söyleşi geleneğini, siyaset bilimi, iletişim, hukuk, halkla ilişkiler ve psikoloji gibi farklı disiplinler aracılığıyla inceliyor.

Röportaj ve söyleşi arasındaki fark; röportajın tarihsel gelişimi; röportajın haber dünyası içindeki önemi; röportaj yapılırken dikkate alınması gereken noktalar; televizyon, radyo ve gazetede söyleşinin aldığı biçim ve içerik değişikliği, Kabaş’ın irdelediği konulardan birkaçı.

Yazarın ayrıca, Türkiye basınında söyleşi yapan gazetecilerin bilgi, tecrübe ve görüşlerinden de yararlanarak, konuya dair nitelikli, rehber bir çalışmaya imza attığını söylemeliyiz.

  • Künye: Sedef Kabaş – Soru Sorma Sanatı, Doğan Kitap, inceleme, 351 sayfa