Kolektif – Pusula: Gençlere İnsan Hakları Eğitimi Kılavuzu (2008)

Avrupa Konseyi tarafından hazırlanan ‘Pusula’, gençlere insan hakları eğitimi vermeyi amaçlıyor.

Gençler için bu konuda bilinç oluşturmayı hedefleyen proje, insan haklarının yasal önlemlerle savunulmasının yetersiz olduğunu, asıl önemlisinin bunun herkes tarafından korunup kollanması olduğu anlayışına dayanıyor.

Kitapta, insan haklarının yanı sıra, yurttaşlık, çocuklar, çevre, toplumsal cinsiyet eşitliği, ayrımcılık, yabancı düşmanlığı, sağlık, küreselleşme, barış ve yoksulluk gibi konular da anlatılıyor.

  • Künye: Kolektif – Pusula: Gençlere İnsan Hakları Eğitimi Kılavuzu, çeviren: Burcu Yeşiladalı, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, eğitim, 418 sayfa

Celil Denktaş – Sosyalizmde Eğitim: Küba (2017)

Küba’da kişi başına düşen gelir, pek çok ülkeninkiyle karşılaştırıldığında komik kalır.

Fakat madalyonun diğer yüzüne baktığımızda, gelir durumu yüksek pek çok ülkenin yapamadığı şeyler, Küba’da gerçek.

Mesela hiç kimse aç, açıkta değil. Sağlık, eğitim, barınma ve eğlenme sorunu hiç yoktur.

Profesörlerin, hukukçuların ve doktorların maaşı devlet başkanının maaşından biraz yüksektir.

Bilim insanları, sanatçılar, sporcular iktidardan nemalanan yalakalar değil, gerçek bilim insanları, gerçek sanatçılar ve gerçek sporculardır.

Sadece bunlar bile, her fırsatta Küba’ya çamur atan sağcıların laflarını ağızlarına tıkmaya yeter de artar.

Cengiz Denktaş da bu kitabında, bir sosyalist ülke olarak Küba’nın birçok gelişmiş ülkeyi sollayan olağanüstü eğitim sistemini masaya yatırıyor.

Sadece bir örnek:

UNESCO tarafından BM üyelerini kapsayacak biçimde her on beş yıl için belirlenen, Herkese Eğitim kampanyasının 2000-2015 yılları ayağı sonuçları ilan edildi.

Buna göre Küba, Karayip ve diğer tüm Latin Amerika ülkeleri arasında UNESCO hedeflerini bu dönemde eksiksiz, yani tam oranla %100 tutturan tek ülke oldu.

İşte bu ve bunun gibi pek çok mucizevi detay sunan elimizdeki kitapta,

  • Küba’nın eğitim sisteminin güçlü oluşunda ülkenin tarihsel altyapısı ve ideolojik birikiminin etkileri,
  • Devrim’den sonra Küba’da başlayan çok yönlü eğitim çalışmaları,
  • Küba eğitim sisteminde kadın özgürlüğü ve siyah özgürlüğüne nasıl öncelik verilerek bunların geliştirildiği,
  • Eğitim sisteminin dine bakışı,
  • Ve okullarda bilinç, ortaklaşmacı ahlak, gönüllü çalışma ve enternasyonalizm gibi değerlerin nasıl öğretildiği gibi pek çok ilgi çekici bilgi yer alıyor.

Denktaş’ın çalışması, bir sosyalist ülke örneği olarak Küba’nın eğitim sistemini merkeze alsa da, ülkenin sağlık, politik katılım, kadın sorununun aşılması gibi alanlarda ne denli büyük gelişmeler kaydettiğini de ortaya koymasıyla önemli.

Türkiye gibi, Küba’dan kat kat zengin ülkemizin, dünyada en yüksek suç oranına sahip, kadınların ve çocukların adeta insandan sayılmadığı ülkelerin ve dünyanın en tehlikeli kentlerinin yer aldığı bir bölgede bulunduğu halde suç oranı 100.000’de 5 olan bu ülkeden eğitim sisteminin muhteşemliğinin yanı sıra öğreneceği çok şey var.

  • Künye: Celil Denktaş – Sosyalizmde Eğitim: Küba, Ayrıntı Yayınları, eğitim, 304 sayfa

Koray Karabekiroğlu – Çocuğuma Nasıl Davranmalıyım? (2008)

Koray Karabekiroğlu’nun ‘Çocuğuma Nasıl Davranmalıyım?’ı, ebeveynleri, çocuğun ruhsal gelişimi konusunda bilgilendirmeyi amaçlıyor.

Çocuk ruh sağlığının temel kavramlarına odaklanan çalışma, çocuklardaki inatçılık, kıskançlık, okul korkusu, anne depresyonu, çocuk eğitimi gibi, temel duygu ve durumlara odaklanan yazılar barındırıyor.

  • Üstün zekâlı çocuklarda sık görülen özelliklerin neler olduğu,
  • Bebeklerin neden uyku sorunu yaşadığı,
  • Çocukta kendine güvenin nasıl geliştirilebileceği,
  • Ve hiperaktiviteyi üretici ve yaratıcı bir sürece dönüştürmek, kitapta yer alan kimi konular.

Künye: Koray Karabekiroğlu – Çocuğuma Nasıl Davranmalıyım?, Turkuaz Yayınları, psikoloji, 335 sayfa

Özgür Bolat – Beni Ödülle Cezalandırma (2016)

Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır sözündeki gibi, çocuk eğitimi konusunda da her anne-babanın kendince yöntemleri var.

Fakat çocuk yetiştirmek tümüyle bir deneme yanılma işi olmadığı için, kimi zaman ebeveynlerin çaresiz kalacağı da yüksek ihtimal.

İşte eğitim bilimci Dr. Özgür Polat da bu kitabında, çocuk eğitiminde en sık yaptığımız yanlışların neler olduğunu açıklıyor ve su sorunların nasıl üstesinden gelebileceğimiz konusunda bir alet edevat kutusu sunuyor.

Polat, ödülle cezalandırmanın en sık başvurulan çocuk terbiye yöntemlerinden biri olduğu halde, en kaçınılması gereken yöntem olduğunu belirtiyor.

Çünkü yazara göre ödül, daha en başta çocuğun motivasyonunu düşürmek gibi istenmeyen bir neticeyle sonuçlanmakta.

Bunun dışında ödülün yaratıcılığı olumsuz etkilediği, yapmacık sevgiye neden olduğu ve çocukların ileriki yaşları için ne gibi başka riskler barındırdığı, güncel bilimsel araştırmaların verilerini de barındıran kitapta irdelenen diğer konular.

Yazar bu sorunları saptamakla yetinmiyor, aynı zamanda bunları nasıl aşacağımız konusunda pratik yollar da öneriyor.

Mutlu ve başarılı çocuklar yetiştirmek isteyen her anne babanın kitaplığında bulunması gereken bir çalışma.

  • Künye: Özgür Bolat – Beni Ödülle Cezalandırma, Doğan Kitap, eğitim, 248 sayfa

Eren Kaya – Uyku Kitabı (2017)

Uyku, bebek ve çocukların gelişiminde vazgeçilmez bir öneme sahip.

Fakat ne yazık ki, bu konuda yeterince bilgi sahibi değiliz ve bu da kulaktan dolma bilgilerle hareket etmemizin başlıca nedeni.

Amerika’da bebek-çocuk bakımı konularında pek çok araştırmaya katılmış Eren Kaya da ‘Uyku Kitabı’nda, uykuyla ilgili sıklıkla yapılan yanlışların neler olduğunu ve sağlıklı bir uyku için olmazsa olmazları anlatıyor.

Kitabı önemli kılan hususların başında, uyku konusunda ebeveynlerden gelen birçok sorunun yanıtını barındırması.

Çalışma, bebeklere ve çocuklara sağlıklı uyku eğitimi verilmesi konusunda ebeveynlere önemli bilgiler ve ipuçları sunuyor.

  • Uykunun evreleri nelerdir?
  • Uykunun büyüme ve gelişimle nasıl bir ilişkisi var?
  • Bebek ve çocuklarda farklı yaşlarda karşılaşılan belli başlı uyku sorunları nelerdir ve bunlar nasıl çözülebilir?
  • Bebekler ve çocuklar hangi yaşlarda ne kadar uyumalı?
  • Erken uyanmaya nasıl çözüm bulunur?
  • İkizler aynı odada uyumalı mı?

Kitapta bu ve bunun gibi pek çok soru yanıtlanıyor, ayrıca uyku eğitimlerinde yapılan doğru ve yanlışlara örnek olması açısından kimi ebeveynlerin gerçek hikâyelerine yer veriliyor.

  • Künye: Eren Kaya – Uyku Kitabı, Ağaçkakan Yayınları, sağlık, 184 sayfa

Hal Edward Runkel – Bağırmayan Anne Baba Olmak (2017)

Anne-babalar iyi bilir, çocuklar kimi zaman insanın sabrının sınırlarını zorlayacak kadar sinir etme becerisine sahip olabiliyor.

Muhtemelen onların süper gücü de bu!

Sinirlenen insansa, ne yazık ki daha sonra pişmanlık duyacağı şeyler yapar.

İşte Hal Edward Runkel bu kitabında, çocukla iletişimimizde şiddetin öne çıkmasının asıl nedeninin iletişimsizlikten kaynaklandığını belirterek bunu nasıl aşabileceğimiz konusunda kimi öneriler sunuyor.

Runkel, mucizevi reçeteler sunmaktan öte, bu gergin zamanda kendimize nasıl odaklanacağımızı ve böylece iletişim sorunlarımızı nasıl çözebileceğimizi anlatıyor.

Yazar bu amaçla bir dizi öneri sunuyor ve bu öneriler, sadece çocukla ilişkimiz için değil, genel olarak başkalarıyla iletişimimizdeki sorunları da çözebilecek türden.

  • Künye: Hal Edward Runkel – Bağırmayan Anne Baba Olmak, çeviren: Ebrar Güldemler, Aganta Kitap, eğitim, 184 sayfa

Liliane Maury – Piaget ve Çocuk (2008)

Lilian Maury, ‘Piaget ve Çocuk’ta, İsviçreli ünlü psikolog Jean Piaget’in teorileri üzerinden, çocuğun hazır bir dünya karşısındaki konumunu ve tutumunu, iletişim ve etkileşim sorunlarını ele alıyor.

Piaget, çocuğun gözleriyle iletişimi ve içerden dışarıya evreni anlatırken, bu büyüme adaylarının kendilerine has iletişim ve etkileşim süreçlerini anlamaya ve anlatmaya çalışmıştı.

Piaget yaptığı araştırmalar neticesinde, çocukta düşünce ile dil gelişiminin süreklilik içinde olmaktan çok, evrelerden ge­çerek oluştuğunu ve birey-çevre ilişkilerinde etkin bir şekilde yapılandığını saptamıştı.

Yine, çocuk zihniyetinin yetişki­nin zihniyetiyle hiçbir ilişkisinin olmadığını savunan Piaget, çocuğun mantığının kendine özgü olduğunu söyler.

Maury, Piaget’in bakış açısının günümüzdeki anlamını ele alırken, buna dair yorumlar ile eleştirilerin bir analizini sunuyor.

  • Künye: Liliane Maury – Piaget ve Çocuk, çeviren: Nurten Sarıca, De Ki Yayınları, eğitim, 118 sayfa

Aristoteles – Eğitim Üzerine (2008)

‘Eğitim Üzerine’, Aristoteles’in muhtelif kitaplarından derlenmiş konu hakkındaki görüşlerinden oluşuyor.

Bu yazılardan görüleceği gibi, Aristoteles’in sisteminde eğitim sanatı, siyaset biliminin bir parçası olduğundan, teorik ya da spekülatif değil, pratik bir bilimdir.

Aristoteles’e göre, insan ruhu iki katlı veya çift yönlü bir doğaya sahip olduğundan, eğitimin de çift yönlü bir amacı olmalıdır.

Buna göre, eğitim öncelikle devletin refah ve mutluluğunu yükseltecek bir kişiliği yoğurmayı hedefler; ikinci olarak ruha, pratik ihtiyaçlar giderildiğinde mümkün hale gelecek olan serbest zamanı, doğru bir şekilde değerlendirmeyi öğretir.

  • Künye: Aristoteles – Eğitim Üzerine, yayına hazırlayan: John Burnet, çeviren: Ahmet Aydoğan, Say Yayınları, eğitim, 189 sayfa

H. Hasan Yılmaz – Suçlu Çocuk Yoktur (2008)

Hasan Yılmaz, ‘Suçlu Çocuk Yoktur’da, toplum içinde suça itilmiş çocuk sorununa odaklanıyor.

Türkiye’de suça itilmiş çocukların azımsanmayacak bir sayı oluşturmaları, Yılmaz’ın çalışmasını,  önemli ve değerli kılıyor.

“Çocuklar bilgisayar gibidir, ne yüklersek çıktı olarak onu alabiliriz,” diyen Yılmaz, var olan sorunu saptayıp, bu kötü durumun aşılabilmesi yönünde eğitiminin neden çok elzem olduğunu vurguluyor.

Çocukların gözlemlenmesi ve çocuklarda değer bilincinin oluşturulması için neler yapılabileceğine kafa yoran Yılmaz, günümüz ailelerinin asıl sorunlarından olan sevgisizliğin nasıl aşılabileceği konusunda da öneriler sunuyor.

  • Künye: H. Hasan Yılmaz – Suçlu Çocuk Yoktur, Sistem Yayıncılık, çocuk, eğitim, 233 sayfa

İbrahim Şimşek – Köy Enstitüsünden Öğretmenliğe, Öğretmenden Öğrenciye (2017)

Köy Enstitülerinin ne denli büyük bir devrim anlamına geldiğini geçen zamanla birlikte daha iyi anlıyoruz.

İbrahim Şimşek de, yolu Köy Enstitüleriyle kesişmiş ve bu ekolün ortaya koyduğu toplumsal, kültürel ve eğitsel dönüşüme birebir tanık olmuş.

İbrahim Şimşek, Ihlara Vadisi’nde Cumhuriyet’in ilk yıllarında, dört çocuklu bir ailenin oğlu olarak doğdu.

Okula çok geç başladı. Zira köyünde ne okul, ne de öğretmen vardı.

Şimşek geç de olsa, meşhur İvriz Köy Enstitüsü’nde eğitim almayı başarır.

Burası, kendisini yeni şeyler öğrenmek ve onları başkalarıyla paylaşmak için öylesine teşvik eder ki, Şimşek bu tutkusunu sonraki kuşaklara aktarmak amacıyla öğretmen olmaya karar verir.

Daha sonra Anadolu’nun farklı yerlerinde görev almaya başlar Şimşek.

Şimşek’in, ülkenin 1930’lardan 1970’lere uzanan dönemiyle iç içe geçen anıları, hem bir eğitimcinin meslek hayatı boyunca yaşadıklarını aktarıyor hem de Köy Enstitüleri deneyimini birinci elden paylaşıyor.

Bu kitap, yalnızca eğitim alanında denenmiş, başarılı olmuş, fakat iktidarın daha sonra korkup yasaklayacağı bir eğitim sistemini anlatmıyor, aynı zamanda ülkenin 1930’lardan bugüne uzanan bir panoramasını da sunuyor.

Şimşek, Atatürk’ün devrimci çizgisine sonuna kadar inanıyor ve bu inançla yazıyor.

  • Künye: İbrahim Şimşek – Köy Enstitüsünden Öğretmenliğe, Öğretmenden Öğrenciye, İş Kültür Yayınları, anı, 400 sayfa