Michael N. Forster – Herder’in Felsefesi (2023)

Johann Gottfried von Herder (1744-1803), Aydınlanma çağının büyük filozoflarından olduğu gibi, dilbilim ile antropoloji, zihin felsefesi gibi alanların doğuşunda da önemli role sahiptir.

Amerikalı ünlü felsefe tarihçisi Michael N. Forster bu çalışmada modern Batı düşüncesinin en önemli isimlerinden Herder’i (1744-1803) ve onun olağanüstü entelektüel mirasını inceliyor.

Aydınlanma Çağının bu büyük filozofunun tarih felsefesi, din felsefesi, etik, estetik, dil felsefesi ve siyaset felsefesi gibi alanlarda Alman İdealizmine ve Romantizme zemin hazırlayan fikirleri, Schelling, Hegel, Schleiermacher, Goethe, Humboldt Kardeşler, Schlegel Kardeşler, Grimm Kardeşler, Nietzsche ve Dilthey gibi önemli isimlerin çalışmalarını birinci dereceden etkiledi.

Herder’in dilbilim, çeviribilim, yorumbilim, folklor, karşılaştırmalı edebiyat, Kitab-ı Mukaddes araştırmaları, kültür antropolojisi ve milliyetçilik çalışmaları gibi birçok sosyal bilim disiplininin öncüsü olarak görülmesini mümkün kılan zengin düşünce dünyası, Forster’ın akıcı anlatımıyla ilk kez bu kitapla Türkiye’deki okurların dikkatine sunuluyor.

  • Künye: Michael N. Forster – Herder’in Felsefesi, çeviren: Hasan Aksakal, Beyoğlu Kitabevi, felsefe, 140 sayfa, 2023

Kolektif – Felsefe Nedir? (2023)

Duncan Pritchard’ın editörlüğünü yaptığı ‘Felsefe Nedir?’de, yetkin isimler felsefenin temel konularını –disiplinin muhakemeye dayalı özelliğiyle uyumlu bir biçimde– soru odaklı bir yaklaşımla irdeliyorlar.

Michael Brady, Berit Brogaard, Thom Brooks, Axel Gelfert, Tim Mawson, Thaddeus Metz, Kristie Miller, Duncan Pritchard ve Kathleen Stock felsefe disiplininin etik, metafizik, siyaset felsefesi, bilim felsefesi, estetik, din felsefesi, epistemoloji ve zihin felsefesi gibi ana meselelerini titizlikle ele alıyorlar.

Her bir bölümü açıklama kutuları, bölüm özeti, çalışma soruları, giriş ve ileri okuma önerileri ve internet kaynakları gibi detaylarla zenginleştirilmiş bu kitap, felsefeye yeni başlayan öğrenciler için temel ders kitabı olma özelliğini taşıyor.

  • Künye: Kolektif – Felsefe Nedir?, editör: Duncan Pritchard, Küre Yayınları, felsefe, 479 sayfa, 2023

Kolektif – Dışarıdan Düşünmek (2023)

Acılı topraklarda yaşıyoruz, ölüm mahalleden kapı komşumuz oldu; hastanelere barış pankartlarında yaralılar taşınıyor, ölüm severlik kurumsallaşıyor ve kitleselleşiyor…

Artık kabul edelim: Devlet ve hükümet arasına sıkışmış olan bir politika yapma tarzı “nekropolitika”yı tek seçenek olarak yeniden ve yeniden üretiyor.

Düşündüklerini bağırarak dikte ettiren kaşarlanmış siyasetçiler akan kanı durdurma yeteneklerini çoktan yitirmiş durumdalar.

“Dinsel, milliyetçi sağ”ın ve “devletsi örgütlenmelerle iktidarı ele geçirmeye talip olan sol”un düşünce biçimlerinde sorun var!

Hem de çok!

‘Dışarıdan Düşünmek’ bu durumu saptayan, daha ötesi kimi önerilerde bulunan makalelerden oluşuyor.

Bu topraklarda hemen hiç girişilmeyen bir çabaya, “düşünce”nin kendisini sorunsallaştırmaya girişiyor.

Dolaylı ifadelerden kaçınarak, şairce, “Göte göt denir hâkim bey!” cüretkârlığında ve sarihliğinde yapıyor bunu.

Zihnimizi, bedenimizi ve duygularımızı kendisine hapseden düşünceden beslenen “temsil”in her seferinde yeniden üretilen “haysiyetsiz (= özsaygı yoksunu)” boyutunu deşifre ediyor.

Hatip’in, kürsüde bağırdığından daha az; Şair’in, kuytuda fısıldadığından daha çok olduğuna dikkat çekiyor.

Dünyaya giriş aracı olarak kullandığımız dil’in yalana kayıtlı olduğunu belirtiyor.

“Emirlerden müteşekkil bir grameri zihnimize kim ve neden işledi?” gibi sahih sorularla meşgul oluyor.

“Emir yukarıdan gelir ama aşağıdan yukarıya yeniden üretilir!” benzeri saptamalarda bulunuyor.

“Hâkim anlamların ve kurulmuş düzenin” parçası olan yazı’yı sorgulamaktan ve “devlet-dışı” olduğunu iddia eden yazar’ın ona ihanet de etmesi gerekliliğinden söz ediyor.

Yasaya boyun eğen, grameri kusursuz kullanan, terbiyeli, steril ve düzenli normal bireyin iktidarın kara kutusu olduğunu, Aşk’ı bile devletleştirdiğini örneklerle gösteriyor.

Ve “yenme-yenilme” ikileminde işleyen düşünce biçiminin tüm bu sorunların kaynağını oluşturduğuna, Gezi Parkı Şenliği’nin bu topraklardaki en “haysiyetli (= özsaygılı)” kitlesel hareket olduğuna işaret ederken; T.C.’nin 100 yıllık geçmişine Gezi Parkı Şenliği’nin 10. yıldönümünden bakmayı deniyor.

“Düşünmek (= yaratmak) temsilden çıkmaktır” diyen bir “devlet-dışı” düşünce arayışına girişmeye cesareti olanlar için.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Ali Akay, Çetin Balanuye, Melih Başaran, Can Batuhan, Cengiz Başsoy, Sercan Çalcı, Mustafa Demirtaş, Fahrettin Ege, Süreyyya Evren, Ömer Faruk, İlke Karadağ, Onur Eylül Kara, Oğuz Karayemiş, Sinem Özer, John Protezi, Emre Sünter, Daniel W. Smith ve Levent Şentürk.

  • Künye: Kolektif – Dışarıdan Düşünmek: Deleuze ve Guattari Perspektifinden Felsefe, Siyaset ve Sanat Yazıları, editör: Ömer Faruk, Yeni İnsan Yayınevi, siyaset, 584 sayfa, 2023

Alfie Bown – Keyif Almak (2023)

Dijital kültür ve psikanaliz üzerine birçok kitabın yazarı olan Alfie Bown, tam anlamıyla bir şen bilimci.

‘Keyif Almak: Candy Crush ve Kapitalizm’, bizi harekete geçiren temel parçamız olan keyif üzerine Pierre Bourdieu, Guattari, Žižek ve Benjamin gibi isimlerle eğlenceli tartışmalara girerken derinlikli çözümlemeler sunarak, kapitalizm ve onun aygıtlarıyla alay ediyor.

Tabii ki öncesinde bizimle. Bown neşesiyle keyif almak üzerine olan bütün düşüncelerimizi yerinden sarsacak güce sahip.

‘Keyif Almak’, Eleştirel Teori’den Candy Crush’a, Gangnam Style’dan Game of Thrones’a ve Football Manager’dan Hieronymus Bosch’a, hepsini bir dizi psikanalitik vaka olarak ele alıyor.

Manchester Üniversitesi’nde İngiliz Edebiyatı dersleri vermenin yanı sıra eleştirel teori ve komedi üzerine yazan Guardian’ın da silahşörlerinden Bown, modern kapitalizmin özneleri olarak, keyfimizi kendimiz değil keyfimizin bizi seçtiğini bağıra çağıra anlatıyor.

Birer özne olarak inşa edilmemizde kilit rol oynadığını göstermek üzere Lacan’ın fikirlerinden ilham alarak bizi keyif üzerine yeniden düşündürtüyor, ‘Keyif almak: Candy Crush ve Kapitalizm’de.

Keyfinizin hangi ideolojik amaca hizmet ettiğini veya Deleuze okumanızın Candy Crush oynamaktan ne farkı olduğunu merak ediyorsanız bu kitaptan keyif alacaksınız.

  • Künye: Alfie Bown – Keyif Almak: Candy Crush ve Kapitalizm, çeviren: Emine Ayhan, Epona Yayınları, inceleme, 119 sayfa, 2023

Onur Bilge Kula – Felsefede İlerleme ve Çağdaşlaşma Kavramları (2023)

“Tarihsiz ya da geçmişi olmayan bir ilerleme yoktur. Her ilerleme, tarihsel bilgi birikimi üzerine kurulur; ancak onun ötesine geçer. Ayrıca, geçmiş, daha önceki zamanlarda gerçekleştirilen birçok yeni başlangıcı içinde barındırır.”

Onur Bilge Kula ‘Felsefede İlerleme ve Çağdaşlaşma Kavramları’ adlı bu önemli çalışmasında, ilerleme ve çağdaşlaşma kavramlarını Kant, Hegel, Marx, Bloch, Adorno, Habermas gibi filozofların yapıtlarını irdeleyerek ele alıyor ve bu kavramların Anadolu kültür tarihi içerisindeki yeriyle de ilgili değerlendirmeler yapıyor.

  • Künye: Onur Bilge Kula – Felsefede İlerleme ve Çağdaşlaşma Kavramları, Bilgesu Yayınları, felsefe, 320 sayfa, 2023

Richard Paul ve Linda Elder – Sokratik Sorgulama Sanatı (2023)

Sokratik sorgulama, birçok yönde ve birçok amaç doğrultusunda düşünceyi yönlendirmek için kullanılabilen disiplinli bir sorgulamadır.

Bu amaçlar şunları içerir: Karmaşık fikirleri araştırmak, gerçeğe ulaşmak, konuları ve sorunları açıklamak, varsayımları açığa çıkarmak, kavramları analiz etmek, bildiklerimizi bilmediklerimizden ayırt etmek ve düşüncenin mantıksal sonuçlarını takip etmek.

Öğretmenler, öğrenciler veya aslında derinlemesine düşünmeyi araştırmakla ilgilenen herkes Sokratik sorular oluşturabilir, Sokratik diyaloga girebilir ve girmelidir.

Öğretmede Sokratik sorgulamayı kullanma amacımız öğrencilerin düşüncelerini derinleştirmek, belirli bir başlık, konu veya ders hakkındaki bilgi düzeylerini belirlemek, onlar için Sokratik sorgulamayı modellemek veya onların bir kavramı ya da akıl yürütme biçimini analiz etmelerine yardımcı olmak olabilir.

Sonuçta, öğrencilerin Sokratik sorgulama disiplinini öğrenmelerini ve böylelikle karmaşık konular üzerinde akıl yürütmede, başkalarının düşüncelerini anlama ve değerlendirmede ve kendilerinin ve diğerlerinin düşüncelerinin altında yatan dolaylı anlatımları araştırmada Sokratik sorgulamayı kullanmalarını isteriz.

İşte bu kitap, hem Sokratik sorgulamanın özünü açıklıyor hem de kendimizi bu konuda nasıl geliştirebileceğimizi açıklıyor.

  • Künye: Richard Paul ve Linda Elder – Sokratik Sorgulama Sanatı: Eleştirel Düşünme Kavramları ve Araçlarına Dayalı Düşünür Rehberi, PsikoNET Yayınları, felsefe, 144 sayfa, 2023

Fırat Mollaer – Modernlik Kehanetleri (2023)

Modernlik felsefi kuruluşunda kehanetin güçlü çağrışımlarını bilimsel kesinlik arayışıyla sınırlamıştır.

Descartes kesinlik araştırmasında meşhur “cin”i başından savarken kâhinin yerini modern bilim adamı/filozof alır.

Ne var ki Descartes’ın kendisi de bir modernlik kehaneti ortaya koyar: Modernlik şaşmaz yasalarla düzenlenen, doğanın nesneye dönüştüğü, şeylerin ve toplumun apaçık olduğu bir kesinlikler evrenidir.

Bunu, modern toplumun ilk eleştirmenlerinden Rousseau’nun kehaneti takip eder: Modernlik, tarihin “tamahkâr bir tüccar” gibi ilerlemesiyle yüreğin yabancılaştığı bir bozulma dünyasıdır.

Eski bir efsane olan Faust, Goethe’nin kaleminde tam da bu kehanetleri takiben modernliğin hep inkâr ederek ilerleyen ruhuna dönüşmüştür.

Goethe ve Alman romantiklerini modern ruhun zaman/tarih aracılığıyla kaçınılmaz bir biçimde yabancılaşarak ilerlediğini söyleyen Hegel takip eder.

Marx’ın katı olan her şeyin buharlaştığı modern-kapitalist topluma dair unutulmaz kehaneti de kendinden önceki modernlik kehanetlerinin mirasçısıdır.

Baudelaire şiirindeki zaman sıkıntısı, Madam Bovary’nin baştan çıkarılması bu modernlik kehanetlerini söylemsel olarak pekiştirir.

Weber, modern rasyonaliteyi formüle eder: Dünyanın büyüsünün bozulması.

Simmel, metropolün tinsel hayatını anlatırken bu kehanetleri alır ve toplumsal bir ruhla yeniden işler.

Benjamin ise bütün bu modernlik kehanetlerini mesiyanik bir ruhla toplar ve modernliğe karşı yeni bir bakış açısına evirir.

Eğer modern bir toplumda yaşıyorsak modernlik kehanetleri bizi halen ilgilendiriyor demektir.

  • Künye: Fırat Mollaer – Modernlik Kehanetleri: Felsefe, Siyaset ve Estetik, Lejand Yayınları, felsefe, 352 sayfa, 2023

 

Alper Öztaş – Bookchin Kuramının Marksist Eleştirisi (2023)

“Özgürlükçü sosyalist” bir temelde “ekolojik bir toplum” yaratma iddiasında olan Bookchin kuramı, “diyalektik doğalcılık” olarak adlandırdığı yöntemi üzerinden Marksizmi de eleştirerek düşünce alanımıza girdi.

Kürt özgürlük hareketinin sahiplenmesi ile Bookchin kuramı daha da yoğun olarak tartışılır oldu.

Bu kısa kitapta, Bookchin kuramının temelleri, Marksizmin bilimsel referansıyla eleştiriliyor.

Kuramsal bir tartışmanın önü açılırken hem Bookchin’in yanılgısı serimleniyor hem de Marksist kuram, kaba materyalizm örtüsünden sıyrılıp kullanılıyor.

Alper Öztaş’a göre, yeni bir toplumsal kuruluş, Bookchin’in söylediği gibi, “hiyerarşinin” ortaya çıkmasıyla başlayan “özgürlük-tahakküm” çatışmasının içinde devinen bir mücadelenin eseri olmayıp, “üretimin gelişmesindeki belli tarihsel evrelere bağlı olarak” oluşan sınıfların savaşımı içinde verilen mücadelenin eseri olacaktır.

Kitapta, Bookchin’in, kuramını oluştururken ayağını bastığı bu düşünsel zeminin yanlışlığı açıklanmaya ve diyalektik tarihsel materyalizm ekseninde doğru kuramsal perspektif kurulmaya çalışılıyor.

  • Künye: Alper Öztaş – Bookchin Kuramının Marksist Eleştirisi, Doruk Yayınları, felsefe, 168 sayfa, 2023

Benjamin Fondane – Varoluşsal Pazartesi (2023)

1898-1944 yılları arasında yaşamış olan şair, dramaturg, filozof, edebiyat eleştirmeni ve avant-garde sinemacı Benjamin Fondane’ın ‘Varoluşsal Pazartesi’ adlı kitabı ilk kez 1945 yılında Gallimard tarafından yapılan bir derleme içinde yayımlanmıştı.

Romanya doğumlu Fondane, 25 yaşında Fransa’ya yerleşerek avant-garde sanat çevrelerine dahil olmuş, bir süre sürrealistlere de yakınlık duymuştu.

Şiir ve felsefî düşüncenin birbirini desteklediğini ancak şiirin, irrasyonel ve gerçeküstü olanla daimî bir bağ içinde olduğunu savundu.

Üretimde bulunduğu tüm alanlarda doktrinlerle, sıkı tanımlanmış ekollerle ve politik hareketlerle arasına mesafe koydu.

Yaşadığı döneme damga vuran sanatsal ve entelektüel akımların etkisinde olsa da kendine ait, radikal bir yaklaşım sergiledi.

Son dönemlerini Nazi rejiminden kaçarak geçiren ve yaşamı Auschwitz’deki bir gaz odasında son bulan Fondane, tutuklanarak sınır dışı edilmesinin hemen öncesinde editörüne yolladığı ve felsefî mirası olarak görülen ‘Varoluşsal Pazartesi’de Camus, Sartre, Heidegger gibi filozofların düşüncelerini tartışmaya açarak dönemin varoluşçu felsefesi ile hesaplaşır.

Bu felsefenin önde gelen isimlerinin görüşlerini karşılaştırırken var olanın özgürlük sorununu, onun Aklın/Tinin belirleyiciliği altında ezilmesi üzerinden ele alır.

Rasyonalitenin sınırlarını tartışırken aynı zamanda Kierkegaard, Dostoyevski, Nietzsche, Şestov, gibi kendisini besleyen isimlerin düşüncelerini sorgular, aralarındaki kesişim noktalarına ve önemli ayrımlara dikkat çeker.

“Seni bekleyen görkemli bir Pazartesi var. Anlamlı bir söz! Ancak Pazar hiç bitmeyecek ki!”

Kafka’nın Günlükler’inden bir epigrafla başlayan bu metinde Fondane, pek çok varoluşçu filozofu Yasa, Akıl, İnanç, Tin gibi bir aşkınlık karşısında bireyi/var olanı feda etmekle eleştirir.

Fondane, bu durumda tam da “varoluşçu bir Pazartesi” gününe doğru yol alan; “insanın tarih için değil, tarihin insan için yapıldığı”; var olanın/tekilin özgürlüğünün, mutlak bir akıl tarafından kısıtlanmayıp, istisna haline gelerek kendi yazgısını eline aldığı yeni bir felsefe önerir: Tarihin bitmeyen Pazar Gününe karşı Kafka’nın yine de hasretle beklediği Varoluşsal Pazartesi.

  • Künye: Benjamin Fondane – Varoluşsal Pazartesi, çeviren: Aslı Favaro, Livera Yayınevi, felsefe, 154 sayfa, 2023

Oğuz İnel – Pharmakon (2023)

‘Pharmakon’ felsefenin merkezinde yer almış kimi kavramları yeniden yorumlayan ilgi çekici bir eser.

Oğuz İnel kaygının doğası, ölüm korkusu, arzunun paradoksu ve aşk kavramlarını mitoloji ve bilimden de ilham alarak irdeliyor.

Yazar, söz konusu kavramları iki bölümde inceliyor.

Birinci bölümde aşk, arzu, ölüm ve kaygı, ikinci bölümde ise zaman, Tanrı ve özgürlük kavramları üzerinde durulmuş.

Birinci bölümdeki kavramlar “varoluşsal”, ikinci bölümdekiler ise “metafizik” kavramlar.

  • Künye: Oğuz İnel – Pharmakon, Doruk Yayınları, felsefe, 128 sayfa, 2023