Orhan Şevki – Azınlık Spor Kulüpleri ve Sporcular (2018)

Futbolun “ordinaryüs”ü Lefter’i, Lefter Küçükandonyadis’i kim unutabilir!

Peki Vahram Papazyan’ı,

Tahtaperde Aleko’yu,

Büyük Garbis’i,

Buhuri’yi,

Vartan Tetikbaş’ı,

Garo Hamamcıoğlu’nu…

İşte bu harika çalışma, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte azınlık spor kulüplerini, bu kulüplerin yetiştirdiği büyük oyuncuları ve kulüplerin Türk sporunun gelişimindeki unutulmaz katkılarını gözler önüne seriyor.

Orhan Şevki, Osmanlı’da esas olarak yabancılar aracılığıyla başlayan modern spor faaliyetlerini ve bu faaliyetlerin azınlık spor kulüpleri bağlamında geçirdiği dönüşümü kayda alıyor.

Modern sporların bizde ortaya çıkış süreci çok ilginçtir.

Bunlar daha çok yabancılar aracılığıyla icra edilmiş, fakat bu faaliyetler kimi baskılarla karşılaşmış, özellikle bu alan Türk sporculara yasaklanmıştı.

Bu öyle bir boyut almıştır ki, Türk futbolcular bu yasakları delmek adına, adlarını değiştirip futbol oynamaya çalışmışlardır.

Şevki’nin bunun gibi çok ilginç bilgilerle harmanladığı kitabından, 20. yüzyılın başlarında art arda kurulmaya başlanan Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe gibi Türk kulüplerinin gelişimine dair ayrıntıları ve azınlık spor kulüplerinin çok iyi futbolcular yetiştirerek çoğunu bu kulüplere verdiğini de öğreniyoruz.

Kitap bunun yanı sıra,

  • Türk sporuna azınlık sporcularının katkılarının neden yadsınamaz olduğunu,
  • Azınlık spor kulüplerinin sayısız milli sporcu, sayısız şampiyon çıkardığı altın çağını,
  • Siyasi olayların getirdiği baskılar sonucu nüfusları yavaş yavaş azalan gayrimüslim cemaatlerle birlikte azınlık kulüplerinin de tek tek eriyişini,
  • Bu süreçten sonra maddi olanakların tükenmesi nedeniyle kulüplerin kendi yağlarıyla kavrulmayı sürdürme çabalarını,
  • Ve bunun gibi pek çok ilgi çekici konuyu irdeliyor.

Çalışma, yukarıdaki isimlerin yanı sıra, Garbis Zakaryan, Kasapoğlu, Niko Kovi, Violet Kostanda, Rober Eryol ve Lale Kohen’i yeniden hatırlamak ve anmak için çok iyi bir fırsat.

  • Künye: Orhan Şevki – Azınlık Spor Kulüpleri ve Sporcular: Osmanlı’dan Cumhuriyet’e, İş Kültür Yayınları, spor tarihi, 192 sayfa, 2018

Jonathan Wilson – Yabancı: Kalecinin Tarihi (2018)

Kaleci, takımın yerinde duramayan diğer oyuncularına baktığımızda yalnız bir adamdır.

Jonathan Wilson’un bu güzel kitabı da, bu yalnız adamın kültürel tarihi hakkında dört dörtlük bir çalışma.

Kalecinin futbol sahasındaki evrimini kapsamlı bir bakışla irdeleyen Wilson, aynı zamanda Albert Camus, Arthur Conan Doyle, Yevgeny Yevtuşenko, Julian Barnes ve Nabokov gibi, edebiyat dünyasından isimlerin kalecilikle kesişen hikâyelerini bizimle paylaşıyor.

Kitabı alan için önemli kılan bir husus da, Wilson’un bu kitap için gerçekleştirdiği iki yolculuk.

Wilson, Afrika’nın en büyük iki kalecisinin yetiştiği Kamerun’un Bassa bölgesine ve 1986 Şampiyon Kulüpler Kupası finalinde dört penaltı kurtararak tarih yazan Steaua Bükreş kalecisi Helmuth Duckadam’la konuşmak üzere Romanya’ya yolculuk etmiş.

Kitap bütün bunların yanı sıra, kaleciliğe dair pek çok taktik ve teknik bilgi sunarak bizi aydınlatmasıyla da önemli.

  • Künye: Jonathan Wilson – Yabancı: Kalecinin Tarihi, çeviren: Bora İşyar, İthaki Yayınları, futbol, 412 sayfa, 2018

Eray Emin Aydemir – Yeni Dünyanın Dini Futbol (2018)

Son dünya kupasının da gösterdiği gibi futbol, tüm dünyada en fazla müride sahip dindir.

Kim bilir, belki de daha fazlasıdır.

Eray Emin Aydemir de bu kitabında, tarihsel bir bakışla, bir oyun olarak ortaya çıkan futbolun daha sonra bütün toplumları adım adım etkileyişinin ve günümüzde bir dine dönüşmesinin hikâyesini anlatıyor.

Futbolun ne zaman icat edildiği, kolektif yapısı, bireyleri ve toplumları etkilemesinin altındaki dinamikler ve bunun gibi pek çok ilgi çekici konuyu irdeleyen Aydemir, çalışmasını taraftar hikâyeleri, futbol tarihinin ilginç olayları ve efsanevi oyuncuların efsanevi tavırlarıyla harmanlıyor.

Kitap bunun yanı sıra, Umberto Eco, Albert Camus ve Eduardo Galeano’nun futbolla ilgili değerlendirmelerine de yer veriyor.

  • Künye: Eray Emin Aydemir – Yeni Dünyanın Dini Futbol, Parga Yayıncılık, futbol, 127 sayfa, 2018

David Squires – Çizgilerle Dünya Futbol Tarihi (2018)

Güzel bir futbol çizgi romanı arayanlar bu kitabı kaçırmasın deriz.

İngiliz çizer David Squires burada, dünya futbol tarihinde iz bırakmış oyuncuları ve görkemli anları resmetmiş ve böylece dört dörtlük bir futbol tarihi albümü ortaya çıkarmış.

Mizahi olduğu kadar eleştirel üslubundan da taviz vermeyen Squires, yalnızca futbol tarihinin heyecan uyandıran anlarını değil, aynı zamanda futbolun kirli yüzünü de kayda geçiyor.

Futbolseverlerin olduğu kadar, çizgi roman tutkunlarının da severek okuyacağı bir kitap.

  • Künye: David Squires – Çizgilerle Dünya Futbol Tarihi, çeviren: Barış Karacasu, İthaki Yayınları, futbol, 216 sayfa, 2018

James Montague – Oyunun Efendileri (2018)

Türkiye’de futbol ile mafya ilişkisi, öteden beri bilinen bir olgu ve sorundur.

Buna, bilhassa futbolun endüstrileşmesiyle birlikte ve hatta bunun asıl faktörü olarak, para babalarının futbolda at koşturmasını da eklediğimizde, ortaya oldukça karanlık bir tablo çıkıyor.

Peki, futbol dünyasının patronları kimler, piyasada harcanan dudak uçuklatan paraların kaynağı nereden geliyor ve bu paraları harcayanlar, futbola hangi amaçlarla yaklaşıyorlar?

James Montague’nun bu müthiş çalışması, tam da bu soruların yanıtlarını arıyor ve futbol endüstrisinde karanlıkta kalmış gerçekleri aydınlatıyor.

Bu amaçla, dünyanın farklı noktalarına yolculuklar gerçekleştiren Montague, öncelikle kulüp sahipliğinin tarihçesini irdeliyor.

Dünyadaki süper zenginlerin futbolla kurdukları ilişki, modern futbolun arkasındaki ürkütücü gerçekler ve küresel ekonomi içinde futbol ekonomisinin yeri konularında cesur bir inceleme.

Çalışma, futbolun sadece bir oyun olmadığını, kirli ilişkilerin ve çıkar hesaplarının at koşturduğu bir alan olduğunu daha iyi kavramak için birebir.

  • Künye: James Montague – Oyunun Efendileri: Futbolun Süper Zenginlerinin Önlenemez Yükselişi, çeviren: Doruk Yurdesin, İthaki Yayınları, futbol, 352 sayfa, 2018

Chris Anderson ve David Sally – Rakamlar Oyunu (2018)

Futbolu anlamak ve izlemek için rakamların söylediklerini yorumlamaya ne dersiniz?

İki yazarlı ‘Rakamlar Oyunu’, tam da bunu ele almasıyla, her futbolseverin dikkatini çekecek türden bir çalışma.

Eski bir kaleci olan ve daha sonra futbol istatistikleri uzmanına dönüşen Chris Anderson ile davranış analisti David Sally, bize rakamların neden çok önemli olduğunu, birçok örnek ve uygulama üzerinden açıklıyor.

  • Kornerler ne ölçüde değerli?
  • Maçlarda, en çok kaçıncı gol hayati önemdedir?
  • Topa sahip olmak, gerçek galibiyeti garanti altına alır mı?
  • Bir oyuncunun değeri, rakamlara başvurularak nasıl ölçülür?

Anderson ve Sally, bu soruların yanıtlarını ararken, futbol oyununu rakamlarla nasıl izleyeceğimizi, daha doğrusu bir futbol maçını oyuncusundan teknik direktörüne, rakamların yol göstericiliğinde okuyabilmemizin yollarını adım adım anlatıyor.

Kitabın, Önder Özen’in aydınlatıcı sunumuyla açıldığını da belirtelim.

  • Künye: Chris Anderson ve David Sally – Rakamlar Oyunu: Futbol Hakkında Bildiğiniz Her Şey Neden Yanlıştır, çeviren: Egemen Özkan, İthaki Yayınları, futbol, 400 sayfa, 2018

Simon Critchley – Futbol Düşünürken Aslında Ne Düşünürüz? (2018)

Gırtlağına kadar yozlaşmış kalantorların yönettiği FIFA’yı ve kara para ile fonlanan, kirli ilişkilere batmış kulüpleri dışarıda bırakırsak, futbol dayanışmasıyla, yarattığı coşkuyla ve farklı dil ve kültürel aidiyetlerden gelen oyuncuların beraberinde getirdiği zenginlikle, çok güzel bir oyundur.

Ünlü felsefeci Simon Critchley de bu çalışmasında, felsefenin penceresinden bu güzellik üzerine derinlemesine bir bakışla düşünüyor.

Futbol düşünürken aslında ne düşünürüz?

Bu sorunun yanıtı aslında oldukça basit: Futbol, karmaşık, çelişkili, çatışmalı pek çok detayı bünyesinde barındırır ve bu nedenle futbol ile hafıza, tarih, mekân, toplumsal sınıf, toplumsal cinsiyet, aile ve kimlik arasında çok yoğun bağlar vardır.

Critchley, fenomenoloji yöntemini kullanarak, futbolun gündelik varoluşumuzdaki yerini sorguluyor.

Crictchley, futbolun dünyayı görmemize nasıl etki ettiğini irdeliyor ve zamanın, mekânın, dramanın ve futbolun farklı hallerinin harmanlandığı bir futbol poetikası sunuyor.

“Futbol bizi bir yandan cezbedip keyiflendiren, diğer yandan da deli edip iğrendiren bir oyun.” diyen yazar, keyif ve iğrenmenin bu oyuna verilen aynı ölçüde haklı iki tepki olduğunu belirterek, futbolun keyif ve poetikası üstünde duruyor, bu güzel oyunun bir fenomenolojisini yapıyor.

  • Künye: Simon Critchley – Futbol Düşünürken Aslında Ne Düşünürüz?, çeviren: Oğuz Tecimen, Metis Yayınları, felsefe, 176 sayfa, 2018

Raphael Honigstein – Dördüncü Yıldız (2018)

Alman futbolu, 90’ların sonundan itibaren çökmeye başlamıştı.

Ta ki, 13 Temmuz 2014, Dünya Kupası Finali’nde, Mario Götze’nin golüne kadar.

İşte futbol yorumcusu Raphael Honigstein, Alman futbolunun bu çöküşten sonra nasıl bir geri dönüş yaptığını ve bu başarının ardındaki muazzam emeği gözler önüne seriyor.

Bunun basit bir başarıdan ziyade, üzerinde uzun süre çalışılmış bir stratejinin ürünü olduğunu belirten Honigstein, tüm futbol severlerin zevkle okuyacağı bu kitabında,

  • Almanya’nın futbolda neden başarısız olduğunu,
  • Göçmen aile çocuklarının Alman milli takımında önemli başarılar ortaya koymalarını,
  • Bayernli ve Dortmundlu oyuncuların ezeli rekabetini,
  • Ve bunun gibi, Alman futbolu tarihindeki belli başlı dönüm noktalarını kayıt altına alıyor.

Kitabın, Honigstein’ın gözlemlerinin yanı sıra röportajlarla zenginleştiğini de ayrıca belirtelim.

Künye: Raphael Honigstein – Dördüncü Yıldız: Alman Futbolunun Kendini Yeniden Keşfi ve Dünyayı Fethi, çeviren: Bora İşyar, İthaki Yayınları, futbol, 344 sayfa, 2018

Haluk Kesim – Alayına Gider… (2008)

Haluk Kesim, koyu bir Beşiktaş hayranı.

Kendisinin ‘Alayına Gider…’ başlıklı bu kitabı da, Beşiktaş’a eleştirel bakan metinlerden oluşuyor.

Kesim, 29 Ocak 2007’de yapılan Beşiktaş kongresinde, kulübe ikinci sefer başkan seçilen Yıldırım Demirören’i ve onun dönemini ele aldığı yazılarında, bu zaman aralığında olup bitenleri, Demirören’e dair eleştirilerini kitabında bir araya getiriyor.

Kesim, Demirören’in Beşiktaş aşkının kulübe zarar verdiğini savunuyor.

Zira Kesim, şampiyonluğa aç Beşiktaş’ta, Demirören’in şampiyonluğu hedeflediğini, fakat başkanın kendini ispat etme ve takdir edilme isteğinin, tehlikeli bir biçimde kulübe zarar verdiğini iddia ediyor.

  • Künye: Haluk Kesim – Alayına Gider…, İskenderiye Yayınları, futbol, 232 sayfa

Jonathan Wilson – Futbol Taktikleri Tarihi (2017)

Jonathan Wilson’ın, asıl adı ‘Inverting the Pyramid’ olan bu ödüllü kitabı, futbol taktiklerinin tarihsel gelişimi hakkında tam bir klasik.

Bir anlamda futbolun evrimi olarak okunabilecek çalışma, futbol taktiklerinin tarihsel ve kültürel dönüşümünü ortaya koymasının yanı sıra,

  • Güney Amerikalıların, kendilerini yüzyıllarca sömüren Batı’ya karşı futbol üzerinden kişiliklerini yeniden yaratmalarını,
  • Avrupa futbolunda bireysel yeteneğin takım ruhuna sindirilmesini,
  • İskoçların pas oyununu tüm dünyaya kabul ettirmelerini,
  • Futbolun kültürel ve siyasi yönlerini,
  • Futbolun milliyetçi iktidarlar tarafından bir araç olarak kullanılmasını,
  • Kapitalist dünyada futbolun endüstrileşmesini,
  • Futbolun sınıfsal boyutunu,
  • Efsanevi futbol taktiklerini yaratan efsanevi oyuncuları,
  • Ve bunun gibi, futbolu kurgulama, oynama ve yorumlama biçimimizi kökten değiştiren pek çok önemli gelişmeyi irdeliyor.

Britanya Spor Kitapları En İyi Futbol Ödülü kazanan kitabı, futbol konusunda düşünenlerin özellikle ve özellikle okuması gerekiyor.

  • Künye: Jonathan Wilson – Futbol Taktikleri Tarihi, çeviren: Deniz Arslan, İthaki Yayınları, futbol, 592 sayfa, 2017