Sermed Tezel – Nefesin Gücü (2009)

Kendini “sadık bir Tai Chi öğrencisi” olarak tanımlayan Sermed Tezel, ‘Nefesin Gücü’ başlıklı elimizdeki kitabında, açıklamalar ve video uygulamaları yoluyla, insanın fiziksel, zihinsel ve ruhsal niteliklerini yöneten nefesin doğru bir şekilde kullanılması konusunda önerilerde bulunuyor.

Nefes aracılığıyla, bağımsız sinir sisteminin tüm fonksiyonlarının belirlenen hedefler doğrultusunda kontrol edilebileceğini söyleyen Tezel, doğru kullanılan nefesin, otonom sinir sistemini dengede tuttuğunu ve böylelikle insanın iradesi dışında başına gelebilecek kaza bela dışında, hem doktora hem de hastaneye olan gereksinimi ortadan kaldırdığını savunuyor.

Tezel, nefes konusundaki teoriler, egzersizler ve video uygulamaları yoluyla, bilincin nasıl kontrol edilebileceğini, farkındalığın nasıl kurulabileceğini ve doğal yeteneklerdeki gücün nasıl keşfedilebileceğini anlatıyor.

  • Künye: Sermed Tezel – Nefesin Gücü, Opus Yayınları, kişisel gelişim, 103 sayfa

Evrim Çalkavur ve Yavuz Durmuş – Rekabet Etmeden Yaşamak (2009)

İki yazarlı ‘Rekabet Etmeden Yaşamak’, rekabet konusunu eğitimde, öğrenimde, oyunlarda, kişisel ilişkilerde, toplumsal yaşamda, iş hayatında, doğayla ilişkide, yani yaşamın her alanındaki farklı boyutları ve sonuçlarıyla inceliyor.

Kitap, doğası gereği kazanmayı, yani diğerinin kaybetmesini hedefleyen, yarışma odaklı bir düşünce şekli olan rekabet yerine, bütüne zarar vermeyecek bir yaklaşımın nasıl mümkün kılınabileceği konusunda önerilerde bulunuyor.

Çalkavur ve Durmuş, yaratılan rakipler ya da düşmanlarla yarışmanın uzun dönemde zarar getirdiğini ve hayatın, paylaşılabilecek zenginliklere sahip bir bütün olduğunu göstermeye çalışıyor.

  • Künye: Evrim Çalkavur ve M. Yavuz Durmuş – Rekabet Etmeden Yaşamak, Remzi Kitabevi, kişisel gelişim, 133 sayfa

Petra Bock – Mind Fuck Koçluk (2015)

Kendi kendimizi niçin sabote ederiz?

Peki, buna karşı ne yapabiliriz?

Kendi kendimizi kandırmamıza neden olan kimi düşünce kalıplarının gündelik hayatta ne denli yoğun bir şekilde karşımıza çıktığını ortaya koyan Petra Bock, kimi pratik yöntemlerle bu engellerin nasıl aşılacağını, zihnin nasıl özgürleştirilebileceğini irdeliyor.

Bock bu amaçla kurduğu sisteme “mind fuck”, Türkçesiyle “beyni becermek” adını uygun bulmuş.

  • Künye: Petra Bock – Mind Fuck Koçluk, çeviren: Levent Tayla, Paloma Yayınevi

Didem Şaşmaz – Artık Mükemmeliyetçi Değilim (2015)

Eski mükemmeliyetçilerden Didem Şaşmaz, bizi, durup biraz soluklanmaya, hayata daha sakin ve dingin bir pencereden bakmaya davet ediyor.

Mükemmeliyetçi olmanın ne anlama geldiğine, hayatımıza ne gibi zorluklar getirdiğine, düşünce ve davranışlarımızı değiştirerek bunu nasıl aşabileceğimize kafa yormak isteyenler için iyi bir rehber.

  • Künye: Didem Şaşmaz – Artık Mükemmeliyetçi Değilim, Bizim Kitaplar

Kolektif – Zor Etkileşimleri Yönetmek (2009)

‘Zor Etkileşimleri Yönetmek’, kendini çapraşık bir değiş tokuş ya da konuşmanın içinde bulanların, sıkıntıdan kaçmak yerine, bunu yaratıcı bir sürece nasıl dönüştürülebileceğine odaklanıyor.

Bilindiği gibi bu sorun, insanların hayal kırıklığı, sıkıntı ve kızgınlık gibi duygularla karşı karşıya gelmelerine neden oluyor.

Kişiler arasındaki söz konusu olumsuz iletişimi tersine döndürmeyi, bunu ilişkiyi güçlendirecek bir fırsata dönüştürmeyi amaçlayan çalışma, zor etkileşimlerin neye yol açtıklarını anlatıyor; bunların nasıl yönetilebileceği konusunda önerilerde bulunuyor.

  • Künye: Kolektif – Zor Etkileşimleri Yönetmek, çeviren: Melis İnan, Optimist Kitap, iş dünyası, 101 sayfa

Sunyata Saraswati ve Bodhi Avinasha – Nilüferdeki Mücevher (2015)

Tantrik kriya yogayı on iki derslik kurs şeklinde ilgililerine sunan bir rehber.

Kitap, cinsel enerjiyi üretmekten beyin hücrelerini uyandırmaya, daha yoğun orgazma ulaşmaktan ilahi olanı fark etmeye, aşkı derinleştirmekten bedene şifa vermeye birçok uygulama barındırıyor.

  • Künye: Sunyata Saraswati ve Bodhi Avinasha – Nilüferdeki Mücevher, çeviren: Can Baldan, Ganj Yayınları

Melanie Fennell – Özgüveni Keşfedin (2015)

Klinik psikolog Melanie Fennell’dan, özgüven eksikliğine çare olacak, klinik olarak kanıtlanmış bilişsel terapi teknikleri.

Kitap, okuyucuya durumlarını anlama ve yeni bilgiler edinerek, olumsuz kendilik imajının kısırdöngüsünü kırma ve kendini kabul etme sanatını öğrenerek yaşamlarını daha iyiye doğru değiştirmede yardımcı olmayı amaçlıyor.

Endişeli beklentilerinizi yeniden gözden geçirmenin, sürekli tetikte bekleyen özeleştiriyi makul bir seviyeye indirmenin yol ve yordamını merak edenlere, bu kitabı öneriyoruz.

  • Künye: Melanie Fennell – Özgüveni Keşfedin, çeviren: Nihan Azizlerli ve Miray Şaşıoğlu, PsikoNET Yayınları

Nihan Kaya – İyi Aile Yoktur (2018)

Nihan Kaya’nın ‘İyi Aile Yoktur’ adlı bu önemli çalışması, çocuklukta aldığımız yaralar üzerine derinlemesine bir analiz.

Çocukluğun, bizzat çocukluklarından yaralar taşıyan ebeveynler tarafından nasıl bir cehenneme dönüştürüldüğünü ortaya koyan Kaya, bu sorunun aşılması için öncelikle ebeveynlerin kendi çocukluk deneyimleriyle sahici bir şekilde yüzleşmelerinin neden önemli olduğunu anlatıyor.

Yazar burada, “iyi aile” kavramıyla, kurumsallaştırılan, kutsallaştırılan aile kavramını ve bunun etrafında örülen kalıp ve ezberleri kastediyor.

Yazara göre iyi aile, “iyi aile yoktur” diyebilen ailedir.

Çünkü her ebeveyn kaçınılmaz olarak çocuğuna zarar verir ve iyi bir ebeveyn olmak da ancak ve ancak bu kaçınılmaz gerçeği kabullenmek ve bu kusuru aşmakta yatar.

Ailenin kutsallaştırılmasının çocuğa verilen zararı örtbas etmede önemli rol üstlendiğini söyleyen Kaya, bunun hangi yollardan gerçekleştiğini açıklıyor ve yalnızca ebeveynlere değil, her okura, çocuğun yaşadığı dramı görmeye, çocukların bu cehennemi aşmalarına yardımcı olmaya ve böylece yaratıcı, sağlıklı ve kendine güvenen kuşakların yetişmesine vesile olmaya davet ediyor.

  • Künye: Nihan Kaya – İyi Aile Yoktur, İthaki Yayınları, psikoloji, 300 sayfa, 2018

Daniel Kahneman – Hızlı ve Yavaş Düşünme (2015)

Nobel ödüllü Daniel Kahneman’ın kaleminden, psikoloji alanında yapılan keşiflerle zenginleşmiş, zihnimizin nasıl çalıştığı konusunda zengin bir perspektif.

İstatiksel olarak düşünmenin zorluklarının neler olduğunu ve sezgilerin, düşünce ve davranışlarımız üzerindeki etkilerine daha yakından bakmak isteyenler bu kitabı çok sevecektir.

  • Sezgimize ne zaman güvenip ne zaman güvenmemeliyiz?
  • Yavaş düşünmek ne zaman daha iyidir?
  • İş ve özel yaşamımızda seçimlerimizi nasıl yapıyoruz?
  • Başımıza sık sık dert açan zihinsel hatalardan nasıl korunabiliriz?
  • Daha sağlıklı zihinsel faaliyetin tekniği nedir?

Kahneman bu ve bunun gibi soruları yanıtlarken, aynı zamanda zihnimiz hakkında pek çok aydınlatıcı konuyu da okurlarıyla paylaşıyor.

  • Künye: Daniel Kahneman – Hızlı ve Yavaş Düşünme, çeviren: Osman Çetin Deniztekin ve Filiz Nayır Deniztekin, Varlık Yayınları

Robin Norwood – Kadın Çok Severse (2009)

Robin Norwood imzalı ‘Kadın Çok Severse’, belirli ilişki bağımlılıklarına dair hikâyelerden ve bu bağımlılıkların nasıl iyileştirilebileceğiyle ilgili önerilerden oluşuyor.

Norwood, kendilerini sevecek birini arayan birçok kadının neden sonunda sağlıksız ve sevgisiz erkekler bulduklarını ve bu erkeklerin ihtiyaçlara cevap verememelerine rağmen, kadınların ilişkilerini bitirmekte neden zorlandıklarının yanıtını arıyor.

Çok sevmeyi bir sorun, hatta bağımlılık olarak tanımlayan Norwood, kadınların diğer bağımlılar gibi bundan kurtulmak için sorunun ciddiyetini kabul etmeleri gerektiğini savunuyor.

Yaşanmış öykülerden oluşan kitap, çok sevmenin kadınsal bir olgu olduğunu, erkeklerle ilişkilerinde kendilerine zarar veren kadınlara, sorunun kaynağına inmelerini tavsiye ediyor; hayatlarını değiştirmeleri için yapmaları gerekenleri sıralıyor.

  • Künye: Robin Norwood – Kadın Çok Severse, çeviren: Pınar Turanlı, Epsilon Yayıncılık, psikoloji, 344 sayfa