Uzodinma Iweala – Sınırsız Canavarlar (2007)

  • SINIRSIZ CANAVARLAR, Uzodinma Iweala, çeviren: Kıvanç Güney, Merkez Kitaplar, roman, 135 sayfa

sinirsiz

Nijeryalı bir ailenin oğlu olarak 1982 yılında dünyaya gelen Uzodinma Iweala, genç yaşına rağmen, şu ana kadar birçok ödül almış bir yazar. Yazarın ilk romanı olan ‘Sınırsız Canavarlar’ da, 2006’da Barnes&Noble Ödülü, ilk romanlara verilen Los Angeles Times Sanat Ödülü ve Sue Kaufman Ödülü’nü kazanmıştı. Iweala’nın kurgusu, isimsiz bir Afrika ülkesinde, vahşi bir savaşın içine çekilmiş olan çocuk askerleri hikâye ediyor. Bu çocuklardan biri olan Agu, korkunç bir iç savaşın içinde karşılaştığı açlık, şiddet, tecavüz ve ölümle dolu bu dünyada hayatta kalma mücadelesi verecektir. Iweala, çocuk kahramanı Agu’nun gözünden savaşın korkunçluğunu anlatıyor.

Oktay Rifat – Bir Kadının Penceresinden (2007)

  • BİR KADININ PENCERESİNDEN, Oktay Rifat, Yapı Kredi Yayınları, roman, 199 sayfa

bir-kadinin

Oktay Rifat’ın ‘Bir Kadının Penceresinden’ isimli bu romanının ilk baskısı 1975 yılında yapılmıştı. Roman, mekânı olan İstanbul’da, üç çocuk annesi, evli bir genç kadınla, genç ve evli bir devrimci erkek arasındaki yasak aşkı hikâye ediyor. Bu yasak aşkla çerçevelenen roman, aynı zamanda, o dönemin azgelişmiş Türkiye’sine de ayna tutuyor. Aydınların önemli roller üstlenmesi ve dönemin çalkantılı siyasi havası nedeniyle, romanda, söz konusu azgelişmişlik sorunu da tartışmaya açılır. Böylece, Rifat’ın, Selim ve Filiz karakterleri arasındaki yasak aşkı ve bu aşkın trajik sonunu hikâye eden romanı, Türkiye’nin yakın tarihine dair toplumsal veriler de barındırmış oluyor.

Cahit Tanyol – O Zaten Yoktu (2007)

  • O ZATEN YOKTU, Cahit Tanyol, Altın Kitaplar, roman, 272 sayfa

o-zaten

Bir süre önce yayınlanan ‘Çankaya Dramı’ ile hatırlanacak Cahit Tanyol’un ‘O Zaten Yoktu’ isimli bu kitabı da, bir roman çalışması. Romanın baş kahramanı, Mahmud Aziz isimli bir lise öğretmenidir. Uzun yıllar edebiyat öğretmenliği yapan Mahmud Aziz, yıllar sonra günlüğünün sayfalarına geri döner. Fakat bu sayfalarda, gençliğinde yaşadığı ve hâlâ unutamadığı bir aşkın izine rastlar. Aziz öğretmenlik yaparken, derslerine giren Edibe isimli öğrencisine âşık olmuştur. Fakat daha sonra ailelerden kaynaklı sorunlar nedeniyle evlenemezler. Mahmud Aziz, gençliğinin unutamadığı bu öyküsünü hatırlarken, bir yandan da kendisiyle kıyasıya yüzleşecektir.

Petra Hammesfahr – Sessiz Kiracı (2007)

  • SESSİZ KİRACI, Petra Hammesfahr, çeviren: Saadet Tomak, Epsilon Yayıncılık, roman, 295 sayfa

sessiz-kiraci

Petra Hammesfahr’ın ‘Sessiz Kiracı’sı, psikolojik gerilim türüne iyi örneklerden birini oluşturuyor. Bilindiği gibi, daha önce Türkçe’de ‘Son Kurban’ isimli romanı yayınlanan Hammesfahr, kadın polisiye yazarlığının en iyi temsilcilerinden biri olarak kabul ediliyor. Bu son romanı ise, Wolfgang Weber Hayvan Evi adlı pet-shop dükkânında yolu kesişen kahramanları ve bu kahramanlar etrafında dönen bir cinayeti anlatıyor. Pet-shop’un üst katındaki dairede yaşayan yaşlı adam; her gün dükkânın vitrini önünde hayvanları seyreden bir kız çocuğu ve yıllar önce eşini kaybetmiş, geçmişinin korkulu rüyalarının etkilerinden kurtulamayan bir kadın, romanın öne çıkan karakterleri.

Jonathan Harr – Kayıp Tablo (2007)

  • KAYIP TABLO, Jonathan Harr, çeviren: Taner Gezer, Sonsuz Kitap, roman, 264 sayfa

kayip-tablo

‘Kayıp Tablo’nun baş kahramanı, sanat tarihi öğrencisi Francesca Cappelletti. Francesca, Barok sanat akımının ilk büyük sanatçısı olan Michelangelo Merisi da Caravaggio’nun kayıp bir tablosunun peşine düşer. Harr’ın kurgusu, Francesca’nın tozlu bir arşivde araştırma yaparken, ressamın uzun yıllardır aranan bir kayıp tablosunun izine rastlamasıyla başlar. Francesca, yakaladığı izden hareketle, tablonun yüzlerce yıllık tarihini ve Avrupa boyunca sürdürdüğü yolculuğu ortaya çıkarır. Tabloya ulaşmasını sağlayacak başlıca isim ise, İrlanda’da çalışan restoratör Sergio Benedetti’dir. Tarihi unsurlarla oluşturulan romanın, polisiye kurgusuyla da dikkat çektiğini söyleyelim.

Per Petterson-Reddediyorum (2014)

REDDEDIYORUM

Norveç edebiyatının önde gelen isimlerinden Per Petterson ‘Reddediyorum’da, iki kişinin uzun yıllara yayılan arkadaşlığı üzerinden bir dostluk, şiddet ve yıkım hikâyesi sunuyor.

Tommy ve Jim çocukluk arkadaşıdır.

Tommy’nin annesi onları terk etmiş, babanın çocuklarıyla kurduğu tek ilişki biçimi ise, onlara uyguladığı sonu gelmez şiddettir.

Annesiyle birlikte yaşayan Jim ile Tommy arasında, görünüşte güçlü bir ilişki vardır.

Fakat günün birinde, ilk başta önemsizmiş gibi görünen bir olay, bu arkadaşlığı büyük bir yıkıma sürükleyecektir.

Bu kopuş, iki arkadaşın aradan otuz beş yıl geçtikten sonra tesadüfen karşılaşacakları ana kadar sürecektir.

Petterson’dan geçmişin silinmeyecek izleri, unutamama ve intikam hakkında bir hikâye.

  • Künye: Per Petterson – Reddediyorum, çeviren: Banu Gürsaler Syvertsen, Metis Yayınları, roman, 241 sayfa

Ray Bradbury – Uğursuz Bir Şey Geliyor Bu Yana (2013)

  • UĞURSUZ BİR ŞEY GELİYOR BU YANA, Ray Bradbury, çeviren: Ayşe Gorbon, İthaki Yayınları, roman, 358 sayfa

UGURSUZ

Fantastik, bilimkurgu tarzında romanlarıyla bilinen Ray Bradbury, bir korku-gerilim hikâyesiyle okurlarının karşısına çıkıyor. Hikâyenin merkezinde, sakin bir kasabada yaşayan çocuklar Jim ile William’ın, eğlenceden çok korkuyu, gerilimi vaat eden lanetli bir karnavalın kasabaya uğramasından sonra yaşadıklarını anlatıyor. Karnavalın üyelerinden bay Elektro, cüce, kahin kadın ve bay İskelet, maharetlerini bir bir sergiler. Fakat karnavalın başındaki isimlerden Bay Dark, diğer adıyla Resimli Adam, asıl korkutucu figürdür. Zira bu adam, kasabalıların en çaresiz noktalarını yakalayıp onların ruhuna nüfuz edebilmektedir.

Jens Lapidus – Kolay Para (2013)

  • KOLAY PARA, Jens Lapidus, çeviren: Murat Sağlam, Domingo Yayıncılık, roman, 455 sayfa

KOLAY

Aynı zamanda İsviçreli meşhur bir savunma avukatı olan Jens Lapidus, mesleki gözlemlerinden hareketle kaleme aldığı ‘Kolay Para’da, suç dünyasının farklı basamaklarında ayakta kalmaya çalışan karakterlerinin gerilimli maceralarını anlatıyor. Stockholm’ün organize suç dünyasının içinde bulunan Jorge, Mrado ve JW’nin ortak özelliği, kolay para kazanmanın peşinde olmalarıdır. Kahramanlarımız bu amaçları için sıra dışı planlar hazırlarken, aynı zamanda suç dünyasının azılı isimleriyle de kıyasıya bir mücadeleye girişecektir. Bu kovalamacada her karakterin yolu hem birbirleriyle hem de Büyük Patron Radovan ile kesişecektir.

Octavia Butler – Yavru Kuş (2013)

  • YAVRU KUŞ, Octavia Butler, çeviren: Algan Sezgintüredi, Aylak Kitap, roman, 324 sayfa

YAVRU

Biz de pek tanınmayan Octavia Butler, bilimkurgu yazınının usta isimlerinden biri. Yazar, ölümünden bir yıl önce yayınlanan ve Türkçeye ilk çevrilen kitabı olan ‘Yavru Kuş’ta da, insanın anlam arayışını sorguladığı bir modern vampir hikâyesi sunuyor. Hafızasını yitiren Shori Matthews, günün birinde hayatına dair acımasız bir gerçekle yüzleşir. Shori’nin tüm ailesi, korkunç bir saldırıda hayatını kaybetmiştir. Aynı zamanda genetiğiyle oynanmış bir vampir olan Shori, geçmişiyle ilgili sırların peşine düşer. Fakat kahramanımız, ailesini yok eden kişilerin izini sürerken, kendisine dair acımasız gerçeklerle de yüzleşecektir.

Julien Green – Leviathan (2013)

  • LEVIATHAN, Julien Green, çeviren: Işın Gürbüz, Everest Yayınları, roman, 298 sayfa

LEVIATHAN

Julien Green, genellikle Fransa’nın taşrasında geçen romanlarında, din ve inanç konularındaki ikiyüzlülüğü, günah, suçluluk ve cinsel saplantı gibi konuları işler. Yazar, 1929 yılında yayınlanan ‘Leviathan’da ise, yeni taşındıkları kasabada bir burjuva ailesine özel öğretmenlik yapan Paul Guerét’nin, burada çamaşırcılık yapan Angéle ile yaşadığı yasak aşkı hikâye ediyor. Mutsuz bir evlilik yaşayan Guerét, yaptığı işten de sıkılmaktadır. Günün birinde öğretmen, burada çamaşırcılık yapmakta olan Angéle ile yakınlaşır. Aralarında yaşanacak tutkulu ilişki, bir süre sonra Guerét’yi saplantılı, yıkıcı bir ruh haline doğru sürükler.