Juniçiro Tanizaki – Naomi (2013)

  • NAOMİ, Juniçiro Tanizaki, çeviren: İlker Özünlü, Jaguar Kitap, roman, 263 sayfa

NAOMI

İsmi Türkçeye Cuniçiro Tanizaki olarak da çevrilmiş Juniçiro Tanizaki ‘Naomi’de, Batı hayranı bir kadın karakter üzerinden 1. Dünya Savaşı sonrası Japonya’sının Batılılaşma serüvenini, yaşanan kültürel kırılmayı anlatıyor. Roman, bir kafede garsonluk yapan Naomi ile Kawai Joji’nin tanışmasıyla başlar. İkili arasında ilişki, bir süre sonra Batı değerlerini, kültür ve sanatını merkeze alan bir paylaşıma dönüşür. Tanizaki, Naomi karakteri üzerinden, Batılı yaşam tarzına özenen, bunu benimseyen, fakat aynı zamanda geleneksel toplumun değer yargılarından da olumsuz etkilenmiş Japon kadınlarının yaşadıklarını merkeze alıyor.

Aziz Aydın Doğan – Yiğıkili Zülküf (2013)

  • YİĞIKİLİ ZÜLKÜF, Aziz Aydın Doğan, Yaba Yayınları, roman, 391 sayfa

YIGIKILI

Aziz Aydın Doğan ‘Yiğıkili Zülküf’te, Türkiye’nin yakın tarihinden bir halk kahramanının maceralı hayatını anlatıyor. 1968’de bir kavgaya karıştıktan sonra henüz otuz dört yaşındayken öldürülen Yiğikili Zülküf, Elazığ’ın namlı kabadayılarındandı. Erken yaşlarında şehrin eğlence mekânlarının en meşhur siması haline gelen Zülküf, korkusuzluğuyla olduğu kadar yoksullara yaptığı yardımlarla da halk tarafından benimsenmişti. Doğan romanında, Türkiye’nin yakın dönem tarihinden kimi önemli olayları fon alarak, Zülküf’ün yaşadığı dönemi, isyankar kişiliğini, zorlu bir dünyada cesaretiyle öne çıkışını ve ölümünün ardındaki nedenleri anlatıyor.

Jostein Gaarder – Pirenelerdeki Şato (2013)

  • PİRENELERDEKİ ŞATO, Jostein Gaarder, çeviren: Dilek Carelius, Pan Yayıncılık, roman, 200 sayfa

PIRENELERDEKI

Jostein Gaarder ‘Pirenelerdeki Şato’da, uzun yıllara yayılan bir aşkı, dünyayı daha anlaşılabilir kılmaya çalışan felsefi sorularla örerek anlatıyor. Stein ve Solrun, otuz yıllık bir aradan sonra tesadüfen karşılaşır. Yıllar önce sarsıcı bir olayın ertesinde kopan ve ayrılığın gerçek sebebiyle hiç hesaplaşmamış aşıklar açısından bu tesadüf, aynı zamanda üstünü örttükleri gerçeklerle yüzleşme imkanı da sunacaktır. Roman, bu hikâyeden yola çıkarak karşılaşmaların gerçekte tesadüf olup olmadığı, bilimin dünyayı açıklamaya yetip yetmeyeceği ve dünyayı yöneten başka güçlerin olup olmadığı gibi kimi felsefi soruların yanıtını arıyor.

Margaret Atwood – Tufan Zamanı (2013)

  • TUFAN ZAMANI, Margaret Atwood, çeviren: Dilek Şendil, Doğan Kitap, roman, 513 sayfa

TUFAN

Margaret Atwood, kendine has bilimkurgu tekniğinin en iyi örneklerinden olan ‘Tufan Zamanı’nda, küresel bir salgından sonra hayatta kalmaya çalışan bir avuç insanın başından geçenleri anlatıyor. Uzun zamandır beklenen bir salgın, hızla bütün dünyaya yayılır ve insan türünü neredeyse yok eder. Bu salgının ardından genç dansçı Ren, Ren’in eski sevgilisi Tobby, arkadaşı Amanda ve eski bir bahçıvan olan Tobby’nin yolu kesişir. Dünyanın belirsiz bir geleceğe doğru yol aldığı, kötücül niyetli örgütlerin kol gezdiği bu zamanda, bilim, din ve doğayı kaynaştıran bir din olan Tanrı’nın Bahçıvanları’nın müritleri de yeniden örgütlenecektir.

China Miéville – Kraken (2013)

  • KRAKEN, China Miéville, çeviren: Mehtap Gün Ayral, Yordam Kitap, roman, 511 sayfa

KRAKEN

Fantastik edebiyatın ünlü yazarlarından China Miéville ‘Kraken’i, büyücülerin, suçluların, polislerin ve kahinlerin amansız bir mücadeleye giriştiği bir Londra’da geçiyor. Roman, Londra Doğal Tarih Müzesi’nde dev mürekkep balığının esrarengiz bir biçimde ortadan kaybolmasıyla açılır. Bu, geçmişten bugüne uzanmış bir kavganın gün yüzüne çıkmasına vesile olur. Yalnızca Londra’nın değil, dünyanın kaderini de değiştirmeye muktedir bu kavganın içinde, dev mürekkep balığına tapanlar tarikatı, kurbanlarının derilerine nüfuz etme becerisine sahip Dövme, usta büyücü Grisamentum ve büyücülükle mücadele etme birimleri yer almaktadır.

Allison Hoover Bartlett – Kitapları Fazla Seven Adam (2013)

  • KİTAPLARI FAZLA SEVEN ADAM, Allison Hoover Bartlett, çeviren: Seda Çıngay, Paloma Yayınevi, roman, 208 sayfa

KITAPLARI

Allison Hoover Bartlett, ilgi çekici romanında, kitap tutkusunun bir araya getirdiği bir hırsız ile dedektifin maceralarını sunuyor. Kitap hırsızı John Charles Gilkey, kendine has taktikleriyle pek çok pahalı kitabı yürütmüştür. Gilkey’i harekete geçiren şey paradan ziyade, kitaplara karşı duyduğu sonu gelmez tutkusudur. Fakat bu esnada ortaya çıkarak kaybolan kitapların izini süren ve en az Gilkey kadar kitaplara karşı takıntılı olan dedektif Ken Sanders, kahramanımızın hesaplarını yavaş yavaş bozmaya başlar. Roman sıra dışı karakterleriyle olduğu kadar, edebiyatın kimi sorunlarını merkeze almasıyla da dikkat çekiyor.

Leon Z. Surmelian – Soruyorum Size Hanımlar ve Beyler (2013)

  • SORUYORUM SİZE HANIMLAR VE BEYLER, Leon Z. Surmelian, Zülal Kılıç, Aras Yayıncılık, roman, 375 sayfa

SORUYORUM

Trabzon doğumlu şair ve yazar Leon Z. Surmelian, 1915’te çıkarıldıkları ölüm yolculuğunda anne ve babasını kaybetti. Şans eseri hayatta kalan Surmelian, korkunç yolculukta yaşadıklarını ‘Soruyorum Size Hanımlar ve Beyler’de romanlaştırıyor. Yazar şiddet, trajedi, mizah ve merhametle ördüğü romanında, Trabzon’da yaşadığı çevreyi, yıllardır burada yaşayan Ermenilerin zorla göç ettirilişini, ölüm yolculuğunda yakınlarını kaybedişini ve buradan Gürcistan’a, Sovyet Rusya’ya Ermenistan’a ve Amerika’ya uzanan hayatını anlatıyor. Surmelian’ın ölmekten kurtulduğu göç, hayatının geriye kalan tüm bölümünde silinmez etkiler bırakacaktır.

Arzu Arınel – 41. Oda: Mardinkapı (2013)

  • 41. ODA: MARDİNKAPI, Arzu Arınel, Everest Yayınları, roman, 386 sayfa

41

’41. Oda: Mardinkapı’, Arzu Arınel’in ilk kitabı. Kendisini kutluyoruz. Arınel’in hikâyesinin omurgasını, geleneksel bir ailenin çözülüşü oluşturuyor. Kırşehirli bir ailenin en büyük kızı olan Berna, henüz on altı yaşındayken bir akrabasından hamile kalır. Berna için bu süreç, içinde bulunduğu toplumun gerçekleriyle acımasızca yüzleştiği bir deneyime vesile olur. Bu trajik yüzleşme, Berna’nın ailesinden acımasızca kopuşuna ve ardından geneleve savrulmasına neden olur. Arınel’in romanı, Berna’nın genelevdeki günlerinde yaşadıklarını işlerken, hayatın uçlarda deneyimlendiği bu dünyaya dair sağlam tasvirleriyle de dikkat çekiyor.

Kadri Öztopçu – Yara (2013)

  • YARA, Kadri Öztopçu, Can Yayınları, roman, 99 sayfa

YARA

Kadri Öztopçu, şiirsel üslubuyla öne çıkan romanı ‘Yara’da, babasının ölümüyle zor dönemler geçiren karakterinin yaşadığı ikilemleri hikâye ediyor. Romanın anlatıcısı olan çocuk, başı bir türlü beladan kurtulamayan tombalacı babası nedeniyle zor dönemler geçirmektedir. Kahvehanelerin renkli siması olan bu baba, sürekli cezaevlerine düşmekte, bu yönüyle ailesine büyük acılar çektirmektedir. Fakat günün birinde, bir kahvehane kavgasında baba öldürülür. Geriye, anlatıcı ve ailesi için acılar, silinmez yaralarla dolu bir hayat kalır. Roman, Öztopçu’nun yetkin tasvirleri ve sokak dilini kullanmadaki ustalığıyla da dikkat çekiyor.

J. G. Ballard – Öteki Dünya (2013)

  • ÖTEKİ DÜNYA, J. G. Ballard, çeviren: Süha Sertabiboğlu, Sel Yayıncılık, roman, 293 sayfa

OTEKI

J. G. Ballard, bir modern hayat distopyası sunduğu ‘Öteki Dünya’da, babasının ölümünün ardındaki gizemi çözmeye çalışan Richard Pearson’ın başından geçen garip olayları anlatıyor. Reklamcı Pearson, babası öldürüldükten sonra şiddetin kol gezdiği Brooklands kasabasına gelir. Yozlaşmış modern hayatı simgeleyen bu kentin bir özelliği de, şehrin her tarafından görülen alışveriş merkezi ve burada ellerinde poşetlerle amaçsızca dönüp duran, bir nevi zombi hayatı yaşayan insanlara ev sahipliği yapmasıdır. Pearson bir süre sonra, bu garipliğin peşine düşmeye başlar ve babası ile kasaba sakinleri hakkında ürpertici gerçeklere ulaşır.